Uluslararası kalkınma sürecinde hızla yol alarak Türkiye’yi yeni ufuklara taşıyabilmek için kaliteden ödün vermeden insana yatırım yapmanın gerekliliğine dikkat çekmek isteyen KalDer ve Peryön bu bağlamda 3. İnsan Kaynakları Kongresi temasını İKALİTE olarak belirledi.
MAN Türkiye insan kaynakları, Eurest Sofra A.Ş. ve
www.insankaynaklari.com 'un sponsorluğunda düzenlenen kongrede kendi alanlarında çok değerli konuşmacılar yer aldı.
İK açılımının “İnsan” ve “Kalite” üzerine yapıldığı bu kongrede Duygusal Zeka ve Liderlik, Kaliteli İK Uygulamaları ve EFQM Mükemmellik Modeli; Küresel Rekabet Karşınında İnsan Kalitesinin Önemi ve Yaşamda Kalite konulu paneller düzenlendi.
Kongre Peryön Ankara Şubesi yönetim kurulu başkanı Özden Aslan’ın, kaliteyi “katılım, adanmışlık, liyakat, iletişim, takım çalışması ve etik“ olarak tanımlamasıyla başladı. Daha sonra KalDer Ankara Yönetim kurulu başkanı Ayşe Sevgör, Ankara’daki en büyük etkinlik olarak nitelendirdiği İnsan Kaynakları kongresinin bu yılki konusunun mükemmelliğe varan yolculuk olan, toplam kalite yönetimi olarak belirlendiğine ve bu bağlamda çalışanı değil çalışanla yönetimin önemine dair bir kongre hazırlandığına değindi.
Oturum, Eczacıbaşı Topluluğu Genel Koordinatörü Dr. Erdal Karamercan’ın Duygusal Zeka ve Liderlik üzerine olan etkileyici paneliyle açıldı.
Toplumda lider arayışının ve hatta açığının olduğunu dile getiren Karamercan, “Globalleşme ile birlikte gelişen iletişim kanalları sayesinde süreçler artık kurumlara daha rahat adapte edilebildiği gibi, kolay taklit ediliyor; dolayısıyla kurumlar farklılaşamıyor. Sonuca götürecek olan farksa liderlik kavramından geçiyor” diyerek liderliğin önemini vurgularken iyi bir liderin her şeyden önce zeki olması gerektiği gerçeğine dikkat çekti.
Akademik zeka(IQ) için “okuldan mezun eder” derken, duygusal zekanın (EQ) “hayattan mezun ettiğini” öne süren Karamercan; özbilincin, kendini anlamanın, duygularını ve ilişkilerini yönetebilmenin duygusal zekayı geliştirebileceğine ve daha iyi bir lider olma yolunda kişiyi ilerletebileceğine inandığını belirtti. Kendini harekete geçirmenin, iç motivasyonun öneminin ve aktif dinleyerek daha sosyal bir toplum olunabileceğinin üzerinde duran Karamercan, problemlerin % 90’ının aktif dinlemeyle çözülebileceğini savundu.
Bir liderin yakın tavrının, çalışanı ömür boyu kazanabileceğine ve gülmeyi becerebildiğimizde sosyal başarıya da hızla ulaşabileceğimize değindi.
“İlla kriz ortamında lider olmak gerekmez, hepiniz bir lidersiniz” diyerek vizyon sahibi her bireyin, EQ’ sunu geliştirip çift yönlü bir iletişimle, statükoculuktan uzak olmak kaydıyla, ortak akıl ve beklenti oluşturabildiği sürece bir lider olabileceğine değindi. Özellikle üzerinde durduğu noktaysa, IQ nun kalıtımsal olduğu ve değiştirilemeyeceği ancak EQ nun geliştirilebileceği; liderlerin, çalışanlarından daha düşük IQ ya ama mutlaka daha yüksek EQ ya sahip olabileceği gerçeğiydi.
İnsanların hala sadece resmine bakarak bile etkilendikleri Atatürk’ün liderlik vasfına değinen Karamercan, bu konuşmasıyla katışımcılardan alkış topladı.
Kongrede ele alınan konular ise aşağıdaki gibiydi: