Yalnız Mesajı Göster
  #2 (permalink)  
Eski 07-03-2006, 10:34 PM
Simge Velipaşalar Simge Velipaşalar  çevrimdışı
Super Moderator
 
Giriş: Mar 2006
Mesaj: 483
Varsayılan

Sendikaların işçi sağlığı iş güvenliğine yönelik olarak işyeri düzeyindeki diğer olanaklarını üç başlık altında toplayabiliriz:

İşyeri Sendika Temsilcileri

İşyeri Komiteleri ve İşçi Sağlığı İş Güvenliği Kurulları

Kalite Kontrol Çemberleri Uygulamalarında İşçi Sağlığı İş Güvenliği Çalışma Grupları

1. İşyeri Sendika Temsilcileri: Sendikanın işveren karşısında işyerindeki temsilcisi ve o işyerindeki üyelerle sendika arasındaki köprüdür. İşyeri, yöre, bölge vs düzeyde kurulacak danışma organlarında da görev alabilirler. Bu işlevlerinin yanında, işyerinde iş yasalarının ve toplu iş sözleşmesinde öngörülen çalışma koşullarının izlenmesinde de işlevlidirler. Ancak yalnızca temsilci oldukları dönemde iş güvencelerinin arttırılmış olması, bu önlemin yeterli olmasına olanak vermemektedir. Ayrıca, yeterli araç, gereç, eğitim olanağı, uzman vb desteklerinden yoksun oluşları da işyeri temsilcilerinin işçi sağlığı iş güvenliği alanında etkin çalışmasına engel olmaktadır.

2. İşyeri Komiteleri ve İşçi Sağlığı İş Güvenliği Kurulları : İşçi komisyonları olarak da adlandırılabilen bu tür komiteler, çeşitli ülkelerde, işçi hareketinin bir unsuru olarak değişik biçimlerde ve adlarda ortaya çıkabilmektedirler. Bağımsız işçi hareketinin bir ürünü olarak ortaya çıkmışlardır. Belirli yıllarda, sendikal yapılanmanın işyeri düzeyinde temel organları da olabilmektedir. Ayrıca, sendikal yapılanmalar da doğrudan kendileri işyerlerinde, bu tür örgütlenmelere gidebilmektedirler.


Sürekli olarak 50 ve daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde kurulan İşçi Sağlığı İş Güvenliği Kurulları'nda üyelik görevini ve bu ölçekten küçük işyerlerinde de, bu kurulun yapması gerekenleri üstlenen yine işyeri sendika (işçi) temsilcileridir. Ülkemizde, işçi temsilcilerinin işçi sağlığı iş güvenliğine ilişkin ödevlerinin yeterince yerine getirilmediğinin en önemli iki kanıtı, toplu iş sözleşmeleri ile işçi sağlığı iş güvenliği kurulu karar defterleridir. Çok az sayıdaki toplu iş sözleşmeler dışında, işçi sağlığı iş güvenliği konusundaki somut istemlere yeterince yer verilmemiştir. İşyerlerinde işçilerin sağlığını bozucu koşulların varlığında, konunun, işçi temsilcisi tarafından, Kurul gündemine getirilmesi gereklidir. Temsilcinin görüşleri ve oyu azınlıkta bile kalsa, karar defterlerinde "aykırı oy yazıları"na rastlanması gerekmektedir. Oysa, şimdiye değin aykırı oy yazısı konulan İşçi Sağlığı İş Güvenliği Kurulu kararına rastlanmamıştır. Bu da yargımızı doğrulamaktadır.10

İşçi Sağlığı İş Güvenliği Kurulları, işyerlerinde bu konuda çalışan tüm görevlilerin katılımı ile gerçekleşmektedir. Şu görevlilerden oluşmaktadır:

İşveren temsilcisi

İş güvenliği ile ilgili teknik kişi

İşyeri hekimi

Sosyal danışman (yoksa personel ile ilgili kişi)

Sivil savunma görevlisi

Ustabaşı temsilcisi

Sendika (yoksa işçi) temsilcisi.

Görüldüğü gibi burada bir platformdan sözetmek olasıdır. İşyerinde çalışanlar belirli aralarla yasa gereği biraraya gelmekte ve yine yasalarca öngörülen bir programa göre aralarında iletişim ve işbirliği kurmaktadırlar. Bu çalışmanın en somut ürünleri de, şöyle sıralanabilir:

İşyerindeki somut işçi sağlığı iş güvenliği sorunlarının çözümüne ilişkin öneriler,

İşyerindeki sağlık risklerini ve bunlara karşı alınması gerekli somut önlemleri içeren İç Yönetmelik'in hazırlanması,

İşçiler için eğitim programının hazırlanması,

İşyerindeki ağır ve ölümlü kazalardan sonra, durumun yinelenmemesi için bu acı olaydan çıkarılacak derslerin ve alınacak önlemlerin ortaya konulması vb.

1994 yılında görülen 92.087 iş kazasıyla 1.280 meslek hastalığından, 1.191 'i ölümle ve 3.209 'u sürekli işgöremezlikle sonuçlanmıştır. Bu durumda, 4.400 inceleme gerektiren olgudan, orta-büyük ölçekli işyerlerinde meydana gelenlerinde, işçi sağlığı iş güvenliği kurulu değerlendirmesinin bulunması gerekmektedir. Böyle bir değerlendirmenin yapıldığına ilişkin hiçbir kanıt yoktur. Sendika düzeyinde de böylesi bir araştırmaya gidildiği duyulmamıştır.

İşyeri düzeyindeki çalışmaların, merkezi ölçekte kontrol ve desteklenmesi gereklidir. Kaldı ki, "aynı işverene bağlı işyerlerinin Kurul raporlarının 6 ayda bir işveren tarafından uzmanlarına inceletilmesi ve ortak politikalar belirlenmesi" zorunluğunun da işletildiğine ilişkin bugüne kadar bir-iki uygulama dışında kanıt bulunamamaktadır. İşçi sendikalarının bu çalışmayı izlemesi ve dahası bu çerçevede alternatif toplantı ve belge ortaya koymaları gerekmektedir. Ne yazıkki, buna ilişkin kanıtlar da elde edilememektedir.

3. Kalite Kontrol Çemberleri Uygulamalarında İşçi Sağlığı İş Güvenliği Çalışma Grupları: Kalite kontrol çemberleri uygulamasında oluşturulan gruplar (çemberler), asıl olarak verimlilik, maliyet, kalite kontrol gibi doğrudan üretime yönelik olmakla birlikte, işçi sağlığı iş güvenliği ile diğer idari ve sosyal konularda bu tür grup çalışmalarına gidilebilmektedir. Örneğin Brisa A.Ş. lastik fabrikasında yürütülen kalite kontrol çember çalışmalarının % 50'sinin verimlilik, % 23'ünün kalite, %16'sının maliyet, %8'inin işçi sağlığı iş güvenliği, % 3'ünün de yönetsel ve sosyal konularda gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, fabrika yönetimi ile sendikanın işyeri temsilcileri arasında yapılan ayalık toplantılarda aylık üretim programları, enerji, hurda, verimlilik konularında alınacak önlemlerin yanısıra işçi sağlığı iş güvenliği ile ilgili iyileştirme çalışmalarının konu edildiği belirtilmektedir. 1112

Sonuç :

Değişen ve evrenselliği yakalamaya yönelen dünyada, işçilerin dünyaya bakışları ve beklentileri de değişmektedir. Artık, kaliteli yaşamın tek silahı 'ücret' değildir. İşçiler giderek daha artan oranlarda, demokrasinin, toplumsal güvence-sağlık gibi sosyal devlet işlevlerinin önemini kavramaktadırlar. Bu gelişmeler, günümüzde sendikaların da işlevlerini etkilemektedir. Özellikle 2000'li yıllarda sendikalar, daha büyük oranda toplumsal güvence sistemleriyle, çalışma ortamlarıyla ve sağlık-güvenlik hizmetlerinin sunumuyla yakından ilgilenecektir.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde de, Türkiye'de işçi sendikalarının savaşımına baktığımızda, ne yazıkki, bunun filizlerine sıklıkla rastlayamadığımızı saptamış bulunuyoruz.

Uluslararası işçi sınıfı hareketinin, bu alanda 20.Yüzyıl başlarından beri artan oranlarda gösterdiği devingenliğin, Uluslararası Çalışma Örgütü ve diğer belgelere yansıyan bu birikimi, ülkemiz sendikacılığına yansımamıştır. Bunu insanımızda varolan, 12 Mart ve 12 Eylül askeri darbelerinin de yoğun biçimde destekleyip geliştirdiği, günü-birlikçi olan ve sorgulayıcı olmayan yaklaşım tarzının ürünüdür.

Sendikalar işçi sağlığı iş güvenliği işlevlerini yerine getirmekte yetersizlik içinde kalmışlardır. Bunun nedenlerine şöylece değinebiliriz:

"İş kazalarına ve meslek hastalıklarına yol açan koşullar" , "meslek hastalıklarının erken belirtileri" , işçiler tarafından aile çevrelerinden ya da günlük yaşantılarından elde edilecek bilgiler değildir. Bunlardan pek azı deneyimle elde edilebilir ki, o da dar-boyutlu kalır. Ohalde, işçilerin, işçi sağlığı iş güvenliği konusunda bilgi edinebilmeleri için, dışa-bağımlılıkları vardır. Ya yalnızca yasaların öngördüğü gibi işveren tarafından eğitilecekler; ya da buna ek olarak sendikaları tarafından haklarını kullanabilmelerini sağlamak amacıyla belirli bilgilerle donatılacaklardır. Ne yazıkki, ülkemizde, her ikisi de, nicelik ve nitelik yönünden yeterli düzeyde yapılmamıştır.

Sendika yönetimleri ile tabanları arasında, dinamik ve sürekli iletişime dayanan bir ilişki kurulamamıştır. Böylesi bir ilişkinin örgüt okulu, örgüt belleği ve bilim merkezi gibi ögelerle tamamlanmasıyla, örgütteki bu dinamizmin deneyimle bütünleşmesi de sağlanabilirdi. Bunların olmamasının yansıması olarak, sendikalar, kalıplaşmış yönetim kadrolarıyla, örgüt-içi demokrasinin yeterince işleyemediği, hantallaşan yönetsel yapılarının etkisiyle işçi sınıfının toplumsal-ekonomik çıkarlarında uzaklaşmaktadır.

Sendikalar, ücret-dışı konularda, kendilerini işyerinin vazgeçilmez bir parçası olarak kanıtlama çabası içine girmemişlerdir. Bu çaba eksikliği, ülkemizdeki sendika eğitim süreçleriyle, üyelerin çeşitli düzeylerde sendikal eylemlere katılım süreçlerine bakışı da şekillendirmiştir. Sendikaların işyeri üretim süreçlerinde de vazgeçilmez olduğunu kanıtlayabilecek en önemli silah olan işçi sağlığı iş güvenliği, böylece, sendikalarca kullanılmamıştır. Bugün küreselleşen dünyada sendikaların fazlalık olarak görülmesine karşı, sendikaların güç toplayabilmesi de güç olmaktadır.

Ülkemizde, sendikalar, geniş parasal kaynaklarını üretken alanlara yatırmamaktadırlar. Ülkemizde, İş Yasası'nın 60.yılında bile, ülke çapında yaygın ve kolayca ulaşılabilir "işçi sağlığı iş güvenliği laboratuvarı" bulunmamaktadır. Konfederasyonlar düzeyinde düşünüldüğünde, bunu karşılayabilecek kaynaklar vardır. Bu üretken yatırım, bir yandan işyerlerindeki sağlık ve güvenlik koşullarını geliştirirken, bir yandan da bir "işveren yükümlülüğü" olması dolayısıyla, "işveren ödentileri" ile kendi döner sermayesini de oluşturabilirdi.

Bilim merkezi, laboratuvar ve danışman gibi teknik olanaklardan yoksun bırakılan sendikaların, ne işyerlerine yönelik ne de ülke düzeyinde etkili bir işçi sağlığı iş güvenliği politikası oluşturmaları beklenemezdi. Tek tük ayrıksı durumlar da, egemen çoğunluk ve tavır içinde, kendisini ortaya koyamamıştır.

İşyeri düzeyinde kurulu işçi sağlığı iş güvenliği kurullarının işlevli kılınması ve ülke ölçeğinde, üçlü yapıya (tri-partite) dayanan ve uzmanlarla desteklenen bir UD İşS-İşGK uygulaması ile bütünleştirilmeliydi. Konunun teknik yönünü bu yolla çözmek de olasıdır.

Sendikaların katılım olanaklarına sahip olduğu SSK'da da, çeşitli hizmet ve denetim işlevlerinin , bir eylem programı doğrultusunda kullanılmaması; hem SSK'yı, hem de olumsuz koşullu işyerlerini, yüzgüldürücü gelişmelerden yoksun bırakmıştır.

Bugüne değin yapılmamış ama ivedilikle gerçekleştirilmesi gereken, Toplu İş Sözleşmeleri'nin belirli odaklarda toplanıp, işçi sağlığı iş güvenliği yönünden değerlendirilmesi ve yönlendirilmesidir. Bunun yanısıra, toplu iş sözleşmesi dışı araçların da geliştirilmesidir.

Ne yazıkki, 1947 yılından başlayarak, kesintisiz (12 Eylül dönemi dışında) ve olanakları genişleyerek gelen sendikal hareketimiz, işçi sağlığı iş güvenliği alanında kendisinden beklendiği gibi çağdaş uygarlık düzeyini yakalayamamıştır.

1A.Gürhan Fişek: Çok-Bilimli Eksende İşçi Sağlığı İş Güvenliği , Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi (Prof.Dr.Turan Güneş'e Armağan) Cilt : 50 Sayı : 3-4 1995

2S.TAŞKENT : İnsan Haklarının Uluslararası Dayanakları - Basisen Eğitim ve Kültür Yayınları No.27 İstanbul 1995 s.366.

3A.Gürhan Fişek: "İşçi Sağlığı ve İşçi Sendikalarının İşlevleri" -Çerçeve Bildiri- 2.Ulusal İşçi Sağlığı Kongresi (4-7 Nisan 1988, Ankara) Kitabı, Türk Tabipleri Birliği Yayını, Haziran 1991 s.198.

4Y.Günday, İşçi Sağlığı İş Güvenliği'nde İşyeri Temelli İşçi Örgütlenmeleri Yönünden Sendikaların İşlevleri (İstanbul, Bursa ve Gebze'de Petrol-Kimya-Lastik İşkolunda 35 İşyerinde Araştırma Bulguları) Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi 1996 (Yayınlanmamış)

5M.Çetinkaya, Bildiri, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Sempozyumu, 4-10 Mayıs 1991, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İşçi Sağlığı Daire Başkanlığı, Ankara, 1992, s.98

6A.Gürhan Fişek: Ulusal Düzeyde İşçi Sağlığı İş Güvenliği Kurulu - Çalışma Ortamı Dergisi, Temmuz-Ağustos 1994 Sayı:15 s.12

7Petrol-İş: Sendikalar, Yapıları, Çalışmaları - Eğitim Notları, Kitap-1, Petrol İş Yayını 29, Temmuz 1993 s.117-126.

8A.Gürhan Fişek : 16 Yıl Ara ile Toplu İş Sözleşmelerinde İşçi Sağlığı İş Güvenliği (1978-80 ve 1994-96) -Yayına hazırlanıyor-

9DİSK : İşçi Sağlığı İş Güvenliği, Daha Fazla Kar Daha Fazla Kan, DİSK Yayınları 31, {1979}.

10Yazarın kişisel gözlem, görüşme ve deneyimleri ile kurduğu iletişimler.

11Ş.Necef: Yeni Üretim Organizasyonları ve Emeğin Değişen Konumu, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Doktora Tezi, İstanbul 1994. s.16

12D.Lostar: Brisa'da İş Güvenliği Politikası ve Komiteler, Çalışma Ortamı Dergisi, Mart-Nisan 1996 Sayı : 25 s.40

http://www.isguvenligi.net

__________________
Simge Velipaşalar
Alıntı Yaparak Cevapla