Öğrenmenin bireysel ve örgütsel anlamda çok önemli hale geldiği günümüz iş dünyasında; öğrenme yöntemlerinde de gelişen teknoloji ve değişen ihtiyaçlar doğrultusunda, yaygın olarak kullanılan eğitim ve öğretim metotlarında değişiklikler olmaktadır. Genelde öğrenci ve öğretmenin aynı zamanda ve aynı mekanda olmasını gerektiren ve öğretmenin hem kaynak hem de idareci rolünü üstlendiği geleneksel öğrenim biçimleri (sınıf eğitimi) bu gelişmeler karşısında artık yetersiz kalmakta, günümüzün başka sorumlulukları yada kişisel tercihlerinden dolayı belli bir zaman ve mekanda olamayan öğrencilerin de öğrenme ihtiyaçlarını karşılamamaktadır.
Tablo 2’de Geleneksel Öğretim Anlayışı ile E-Öğretim anlayışının karşılaştırılması:
FAKTÖR GELENEKSEL ÖĞRETİM E-ÖĞRENİM
Zaman Bağımlı, süreli Bağımsız, yaşam boyu
Mekan Bağımlı, kısıtlı Bağımsız, teorik sınırsız
Transfer Teknolojiye bağımlı değil Teknolojiye bağımlı
Hız Yavaş Hızlı
Öğrenim ortamı Kontrol altında, kurallı, yüz-yüze, süre sınırlı Kontrolsüz, kuralsız, öğrenci öğreticiden uzakta, süre sınırsız
Yetenek-kalite Öğretmenin öğretim yeteneği, bilgi ve beceri düzeyine; öğrencinin öğrenme hızına bağımlı Öğretim ve öğrenim yeteneğine bağımlı değil, en değerli materyal herkese sağlanabilir
Esneklik Esnek değil, yeniden yapılandırılamaz Esnek, kişiye, zamana, amaca bağlı olarak yeniden yapılandırılabilir.
Etkinlik Durum ve koşula bağlı Durum ve koşula bağlı
Ölçeklendirme Çoğunlukla hayır Evet, 1-1000 arasında fark yok
Yararlanma Kısıtlı, belirli sayıda öğrenci Teorik olarak sonsuz, yaygın
Yatırım Pahalı (binalar, maaşlar, yönetim) Göreceli ucuz (çalışma yapmalı)
İşletim Pahalı/Ucuz Ucuz (30 öğrenci/ögrt.elemanı)
Tablo 2: Geleneksel öğretim ile e-öğrenimin karşılaştırılması (Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Elektronik Eğitim Fakültesi Dergisi Cilt:II, Sayı:II,
http://efdergi.yyu.edu.tr) E-ÖĞRENME ve TÜRKİYE AÇISINDAN SORUNLAR, ÇÖZÜM ÖNERİLERİ, Yrd.Doç.Dr.İbrahim GÖKDAŞ, Öğrt.Gör.Murat KAYRİ
İşte internet; öğrenci-öğretmen-ders buluşmasını sağlayan bir teknoloji olarak bu mekan ve zaman kavramını öğrenme süreçlerinden alarak farklı yerlerdeki birey ve grupların da öğrenme faaliyetlerine katılmasını olanaklı hale getirmiştir.
Pek çok kurum ve organizasyon, bilgisayar ağları ve internet’i bir eğitim teknolojisi olarak kullanmaktadır.
İnternet ya da intranet (şirket içi yerel ağ) üzerinden çalışan belli bir zamandan ve mekandan bağımsız ağ tabanlı öğrenme progamları “e-öğrenme” adını almaktadır. 1 E-öğrenme aslında, internet teknolojileri aracılığı ile öğreten ve katılımcının aynı zamanda ve aynı ortamda bulunmalarına gerek kalmadan gerçekleştirilen eğitim faaliyetlerinin tümünü kapsar ve 1880’li yıllardan beri toplumların gündeminde olan uzaktan eğitim modeli’nin bir versiyondur.
Uzaktan eğitim ilk ortaya çıktığında, büyük kitlelerin öğrenme gereksinimleri açısından potansiyel çözüm olarak görüldü. Film, radyo, televizyon gibi iletişim araçları bu kavramın oluşmasını sağladılar. Buradaki en büyük avantaj "iyi" bir ders vericiyi binlerce defa kopyalayarak öğreniciye hem ses, hem de görüntü olarak ulaştırmaktı. Kitabın sadece görüntü olarak ulaşmasından daha zengin bir ortam elde edilmişti. Sınıfın getirdiği fiziksel yakınlık ortadan kalkmış ama zamansan bağımlılık devam ediyordu. Başarı içi yayın saatini kaçırmamak gerekiyordu ve bunlar tek yönlü bilgi aktaran mekanizmalar olduğundan öğrenim sürecinde tarafları doyuramıyordu. 2
Süreci daha iyi anlamamız için uzaktan eğitimin temel gelişim evrelerini incelelmiz gerekmektedir. Bunlardan birinci evre mektupla öğretim modelidir. İkinci evre basılı materyaller, radyo ve televizyon gibi araçların biri birlerini destekler yapıda kullanıldığı çoklu ortam modelidir. Üçüncü evre tele öğrenme (senkron) modelidir. Dördüncü evre ise internetin devreye girmiş olduğu esnek öğrenme modelidir. 3
Uzaktan öğretimin önemli sıkıntıları olarak kabul edilen sınırlı etkileşim, güncellemede yavaşlık, farklı kaynaklara ulaşamama, gereksinim duyulan yerde ve zamanda hizmet alamama, bireysel farklılıklara odaklanamama v.b. bilgisayar ağları yardımıyla büyük ölçüde giderilmiştir.4 İşte tam bu noktada şunu söyleyebiliriz ki internet'in ve web tabanlı ortamın gücünden yararlanarak sınıf eğitimi ile uzaktan eğitimin tüm avantajlarını bir araya getiren ve başka yeni avantajları da sunan e-Öğrenim (e-Learning) ortaya çıktı.
Günümüz öğrenme ihtiyaçlarına cevap veren E- Öğrenme (e-Learning) kavramının temelde iki ana alt başlığı bulunmaktadır.
1-Asenkron (Kişilerin bilgisayar başında kendi kendilerine eğitim almaları)
a) Kişinin kendi kendine internet ve CD-ROM vasıtasıyla kurslar alması
b) Videoya çekilen sınıflar
c) İşitsel-görsel olarak web üzerinde yapılan sunumlar
d) Online tartışma grupları
2-Senkron (Eş zamanlı olarak bir grup öğrenci ve konu öğretmeninin, canlı olarak bilgisayar ortamında, bir sınıfta buluşmaları)
a) Sanal sınıflar
b) İşitsel (Audio) ve görsel (video) konferanslar
c) İnternet üzerinden telefon bağlantısı
d) Çift taraflı (interaktif) ve canlı uydu yayınları
Eğitim bilimcileri tarafından yapılan çalışmaların sonuçlarına göre, asenkron eğitim materyalinin pedagojik olarak yeterli kalitede olması ve öğrencinin konuyu öğrenme isteğinin bulunması durumunda, öğrenci kendi kendi yapacağı çalışma ile konunun yüzde 80'ini öğrenebilmektedir. Geriye kalan yüzde 20'lik öğrenme ise, senkron olarak, bir öğretmen eşliğinde yapılan eş zamanlı çalışmalar ve etkileşimle gerçekleşmektedir.
e-Learning uzaktan eğitim sisteminin başarılı olabilmesi için, eğitimin hem senkron, hem de asenkron yapıda sunulacak şekilde planlanması gerekmektedir. 5
Peki e-öğrenme sürecinin son yıllarda yaygınlaşmasını ve önemli bir eğitim metodolojisi olarak gelişmesini etkileyen ve şekillendiren trendler nelerdir?
Bu trendlerin başında teknolojik altyapıda meydana gelen değişimler gelmektedir. Kişinin bilgi teknolojilerine herzaman ulaşılabilirliği, elektronik öğrenmenin, küçük ölçekli ve hatta coğrafi olarak çeşitli yerlere dağılmış işletmeler için bile önemli bir alternatif olarak ön plana çıkmasına yol açmıştır.
İkinci önemli gelişme, iş yaşamında yaşanan gelişmelere paralel olarak insan kaynağının gelişiminde bilginin önemli bir yer edinmesidir. Bu gelişme işletmenin beşeri kaynaklarının daha iyi yönetilmesi ihtiyacını ön plana çıkartmıştır. Çalışanların daha iyi yönetilimesi ve yönlendirilmesi, başarılı eğitim uygulamalarına bağlıdır. Çalışanlara tam zamanında ve ihtiyaçlarına uygun eğitimleri sunması, kişiselleştirilmiş eğitim imkanını yaratmasını sağlamıştır.
Bu konuda üçüncü trend, bilgiyi ilgilendirmektir.İşletme yönetimleri, işletmenin beşeri kaynaklarının faydası ve yerinde kullanılabilirliği ve onun öz yetenekleri üzerine odaklanmıştır.
E-öğrenme ile ilgili olarak dördüncü ve son trend, öğrenme mimarisi ve öğrenme strandartları konusunda Eğitim Yönetim Sistemleri’nin ( Learning Management Sytem) kullanılabilirliğini ve kurulmasının sağlanmasını teşkil etmektedir.
Yukarıdaki tüm bu gelişme sağlayıcı trendlerin yanında; gizlilik(mahremiyet), maliyetler, dil sorunları, yerelleşme (bölgeselleşme) kültür farklılıkları bu süreci korkutan önemli faktörler olarak ön plana çıkmaktadır.
Şunu da eklemek gerekir ki e-öğrenme süreci gelişimine, çalışan - yönetim arasındaki bakış farklılıkları da etki etmektedir. Yöneticiler, online eğitim isterler, çünkü bu verimi arttırıp, işgücü zamanını azaltan bir yöntemdir ve seyahat masrafını önleyip, mesai dışında alınmaktadır.
Çalışanlar ise, özellikle ofis dışında olmaları, rutin yaşamdan uzaklaşma olanağı sağladığı ve diğer çalışalarla normal zamanda bulamadıkları iletişim olanaklarını sağlaması gibi nedenlerle daha çok sınıf eğitimini tercih ederler. 6
İşleme yönetiminin, işletme içinde E-öğrenme yatırımına karar vermeden önce bu öğrenim sisteminin avantaj ve dezavantajlı yanlarını incelemesi gerekmektedir.
E-Öğrenme Yönteminin Avantajları
1-İş sonuçları üzerindeki etkileri
• Eğitim maliyetleri azalmaktadır.
• Çalışanların iş ortamından uzakta kalma süresi kısalmaktadır.
• Müşteri eğitimleri kolaylaşmaktadır.
Palm Computing
Palm bilgisayarlarda, el yazısını tanıma özelliği var. Yalnız bu tanıma alışagelmiş harfler yerine “graffiti” adı verilen özel karakterlerle olmaktadır. Bu değişikyazı stili yeni kullanıcıları ve potansiyel kullanıcıları endişelendirmekte idi. Potansiyel kullanıcıların % 30’u bu yeni stili öğrenemeyecekleri endişesi ile ürünü satın almamayı tercih etmekte idi.
Palm bunun üzerine web sitesine küçük bir eğitim programı yükleyerek potansiyel kullanıcılara “graffiti” nin metin girişinicne kadar kolaylaştırdığını ve çabuk öğrenildiğini göstermiş oldu. Bu sayfanın tıklanma oranı, Palm’ın müşteri potansiyelinin çok daha fazla olduğunu ortaya koydu.
• Daha fazla çalışana daha hızlı eğitim verilmesidir.
Kpmg Danışmanlık
. Yeni kabul edilen e-iş startejisi gereği büyük çaplı kültürel değişime ihtiyaç duyuldu.
. 8.000 çalışanın eğitimi için 12 hafta harcandı, daha sonra 22.000 çalışan aynı yöntemle eğitildi.
. Klasik eğitim yöntemleriyle şirketin kendi eğitim personeliyle bu değişimi gerçekleştirmek 7 yılalabilirdi; şirket dışından yardım alındığında bu süreç 3 yıl sürebilirdi.
. Eğitimlerden sonra e-işten elde edilen gelir % 50 arttı.
• Eğitim sürekli bir fonksiyon haline gelmektedir.
2-Eğitim Fonksiyonu üzerindeki etkileri
• Eğitim bölümünün rolü değişir.
Eski sistem
Eğtim ihtiyacı yönetici tarafına belirlenir Eğtim birimi, gerekli planlama ve çalışmaları yaparak süreci başlatır.
Yeni sistem
Eleman, kendi için gerekli eğitim ihtiyacını kendisi belirler Üstlerine iletir -- Eğtim birimi, gerekli planlama ve çalışmaları yaparak süreci başlatır.
• Eğitim daha standart hale gelmektedir. Çok sayıda kişi aynı standart programa katılmaktadır. Dolayısıyla eğitimcilerden kaynaklı farklılıklar ortadan kalkar.
• Eğitimin içeriği zenginleşir.
• Öğrenme derecesi artar. İnteraktif öğrenme yöntemi başarısı sınıf eğitimine göre % 6 daha yüksektir.
• EYS’leri katılımcıları izlemeyi kolaylaştırıyor.
• EYS: Hangi eğitime kayıt yaptırıldı, eğitimleri kaç ders izlediler, tamamlayıp tamamlamadıkları, sınavlardaki notlarının çok kolay izlenmesini sağlar.
3- Çalışanlar üzerindeki etkileri
• Öğrenme sorumluluğunu çalışanlara bırakır.
Eğitim süresi, sınıf eğitimine göre %30-70 arasında azalmıştır.
• Eğitimin kalitesi artar.
E-öğrenme sürecini zorlayan unsurlar:
• Eğitim alan çalışanların elektronik ortamda öğrenmeye alışkın olmamaları.
• Bant genişliği. İnternet teknolojilerinin etkin kullanımında bant genişliği çok önemlidir. Bant genişliliğinin düşük olması, ses, animasyonlar, film gibi unsurların kullanımını kısıtlayabilmektedir.
• Yüzyüze iletişim eksikliği, çalışanların e-öğrenmeye direnç göstermesine neden olabilir.
• Şirketin mevcut öğrenme kültürünün incelenmesi ve e-öğrenmeyi destekleyecek şekilde yeniden yapılanması.
(Öğrenme kültürü; Şirkette eğitimin bir vakit kaybı mı olarak mı yoksa önemli bir aktivite olarak mı görüldüğü, çalışanların öğrenme istekleri ve öğrenmeyi işlerinin bir parçası olarak görmeleri, öğrenme ve kişisel gelişimin üst yönetim tarafından desteklenip desteklenmediği.) 7
E-öğrenmeyi olumsuz etkileyen faktörler:
Faktörler Yüzde %
Maliyetlerin Yüksekliği 44
Yönetim desteğinin eksikliği 43
Çalışanlarda motivasyon eksikliği 19
İnternet erişiminn olmayışı 15
Sistemin yetersizliği 14
Tablo 4: E-Öğrenmeyi Olmusuz Etkilyen Faktörler, Yazıcı, S.,E-Öğrenme (İnsan Kaynakları Eğitiminde Stratejik Dönüşüm), Alfa Yayınları
Yukarıdaki faktörleri inceleyen bir işletmenin, e-öğrenme yatırımı kararını verdikten sonra izleyeceği süreç nasıl olacaktır.?
Şirket genelinde e-öğrenme modelinin uygulanması ve çalışanların e-öğrenme ile tanışmaları, hazır e-öğrenme içerikleri sayesinde çok kısa sürede gerçekleştirilebilmektedir. Öte yandan, şirket ihtiyaçlarına uygun olarak üretilmiş ve özelleştirilmiş e-öğrenme içerikleri de hiç kuşkusuz, uygulamanın başarısında önemli bir rol oynamaktadır. Ancak çalışanların ve dolayısıyla kurumun e-öğrenme, sürekli öğrenme gibi kavramlarla tanışmaları ve e-öğrenme kültürünün kurum içinde yerleşmesi için, mutlaka şirkete özel üretilmiş eğitim içeriklerine ihtiyaç yoktur.
Bugün, kişisel ve profesyonel gelişimden, finansa, satış ve müşteri ilişkilerinden bilişim teknolojileri konularına kadar çok sayıda konuda geliştirilmiş, kullanıma hazır e-öğrenme içeriklerini bulmak mümkündür. Bir iki hafta içinde, şirkette özel bir e-öğrenme sitesi kurulabilir ve çalışanlar hazır e-öğrenme içeriklerine ulaşabilirler.
Başlamak için her şey tamam mı? : İşletme uygulama önünde bulunması muhtemel engelleri belirlemeye yönelik, stratejik bir değerlendirmenin yapılması projenin sağlıklı olabilmesi için gereklidir. Ancak öncelikle e-öğrenme sürecinde karşımıza çıkacak, e-öğrenme projesinin omurgasını oluşturan kurumlar için hayati bir öneme sahip kavram olan Eğitim Yönetim Sistemi’nin ne olduğuna bakalım;
EĞİTİM YÖNETİM SİSTEMİ (LEARNING MANAGEMENT SYSTEM): Farklı zamanlı veya harmanlanmış eşitimde öğrencilerin ders seçimi ve derse kaydolmasına, içeriklerin sunulmasına, ölçme ve değerlendirme yapılmasına,kullanıcı bilgilerinin izlenip raporlanmasına olanak sağlayan bir yönetim yazılımıdır. EYS’lerin işlevlerini basit şekilde şöyle sıralayabiliriz;
• E-öğrenme içeriklerini kullanıcıya sunar,
• Kayıt işlemlerini yürütür,
• Kullanıcılar ve eğitmenler arasında iletişim ve etkileşimi sağlar,
• Ölçme ve değerlendirme yapar,
• Kullanıcı eğitim bilgilerini takip eder,
• Raporlar 8
E-ÖĞRENME HAZIRLIK AŞAMASI: İşletme detaylı bir hazırlık yoklaması yapmadan önce, uygulama önünde bulunması muhtemel engelleri belirleyemeye yönelik, stratejik bir değerlendirmenin yapılması, projenin sağlıklı olabilmesi için gereklidir.
1) Yönetim Desteği: Öncelikle üst yönetimin ve yöneticilerin projeye inanması ve tam destek vermesi gerekmektedir. Desteğin sadece bütçe ile sınırlı kalmaması, tüm çalışanların, e-öğrenme projesinin ve sonuçlarının üst yönetim tarafından takip edildiğini bilmesi de gereklidir. Bu çalışanların programa motivesi açısından önemlidir. Çalışanların, e-öğrenmenin şirket için yeni bir eğitim modeli ve işlerinin bir parçası olduğunu bilmeleri, projeye olan ilgilerini ve katılımlarını artıracaktır. Üst yönetimin, projeyi takip eden ve içerikleri başarıyla tamamlayan çalışanları takdir etmesi, beklenen desteğin bir diğer boyutudur.
Çalışanın kendi yöneticisi tarafından da takip edilmesi, e-öğrenme materyallerine yönlendirilmesi ve motivasyonun sağlanması da gereklidir. Bu sayede e-öğrenme, iş yapma biçiminin bir parçası haline gelebilecek ve süreklilik kazanacaktır. Yönetici desteği, sürekli öğrenen ve gelişen bir kurum kültürü yaratmanın çok önemli bir adımıdır. Ayrıca eğitim departamnının yetenekleri de buarda önemlidir.
2) Internet Erişimi: Çalışanların, iş yerinden veya evden internete erişebiliyor olması gerekir. Internete bağlanabilen ve Internet Explorer versiyon 5.0 veya üst versiyonlara sahip bir bilgisayar yeterli olacaktır. Sesli eğitimleri dinleyebilmek için ses kartı ve hoparlör/kulaklık da gereklidir. 9
3) Faaliyet gösterdiğiniz çevre (müşteri tatmini, nitelikli satış gücü gibi).
4) Kullanacağınız içerik: Kültürel ve dil bakımından farklılaşmalar, içeriğin yapısı.
5)Öğrenecek kişilerin özellikleri: Coğrafi dağılımları, eğitime bakış açıları, teknolojiye uyum yetenekleri.
6)Takip- değerlendirme yöntemleri sürecin tanımlanmış olması, stratejik açıdan değerlendirilmedilir. 10