Eğitim Gerekli mi?
Ebru YAMAN
NMT Danışmanlık ve Eğitim Merkezi
Burada eğitimden anlamamız gereken tabii ki ilk, orta ve üniversite eğitimi değil. Bu eğitimler zaten toplum kuralları gereği para kazanabilmemiz ve hayatta var olabilmemiz için bir çoğumuzun mecburiyetten, az bir kısmımızın ise gerçekten isteyerek aldığı eğitimlerdir.
Bizim burada dikkati çekmek istediğimiz eğitimler ise, kariyerimiz ve hatta yaşadığımız sürece tamamen kendi seçtiğimiz alanda; kendi isteğimizle, kendimizi geliştirmek adına aldığımız ya da almamız gereken sürekli kişisel gelişim eğitimleridir. Tabii ki günümüz Türkiye' sinde bir çok kişi kendi seçtiği alanda çalışmak imkanını yakalayamıyor. İdeal olan herkesin kendisine uygun olan, gerçekten severek, teknik yeterliliklerinin yanı sıra gönlünü de koyarak çalışabileceği bir iş bulması... Ama bu gerçekten çoğu zaman hiç kolay olmuyor. Bize sunulan imkanların dışında bir çoğumuz kendi yeteneklerimizin de farkında olamıyoruz. Ya da isteklerimizle, yeteneklerimiz aynı noktada kesişemiyor. Aslında bir alanda kariyere başlamadan önce kendimiz üzerinde böyle bir keşif yapmamız en doğru olanı.
Bunu yaparken izleyebileceğimiz yollardan birisi çok farklı alanlardaki bir çok eğitime katılmak olabilir. Çünkü salt bilgiye bir çok kaynaktan ulaşılabilmesine rağmen eğitim ortamlarında, potansiyelimizi fark edebilir ve daha çok nelere ilgi duyabildiğimizi anlayabiliriz. Yeni mezun ve iş hayatına yeni başlayacak olan herkese, kendileriyle hiç de uyuşmayacak bir çok alanda zaman kaybetmek yerine öncelikle kendileriyle ve yetenekleriyle ilgili bir çok özelliği bu eğitimler sayesinde keşfetmeleri ve ondan sonra kariyerine başlamalarını önerebiliriz. Bu şekilde, seçtikleri alanda başarı, tahminlerinden bile daha çabuk bir şekilde onları bulacaktır.
Şimdi bir de hali hazırda çalışan kitleye bakalım. Bir çoğu çalıştıkları alanı ya da mesleği aslında çok da fazla kendileri seçmemiştir. Ya üniversite seçme sınavında o bölümü kazanmışlardır ya da üniversite den mezun olunca bambaşka bir alanda iş bulabildikleri için o alanda çalışmaya başlamışlardır. Ama hiçbir zaman "her şey için çok geç" değildir. Her zaman, çok çeşitli eğitim imkanlarından faydalanarak çalıştıkları şirket içerisinde ya da tamamiyle başka bir alanda , değişik bölümlere kayabilme fırsatları vardır.
İş hayatında belli bir grup ise , eğitim imkanları sunabilen ve sürekli eğitime inanan firmalarda çalışmaktadırlar. Bu firmalar onlara bir çok konuda eğitim imkanı sağlar. Ancak bu eğitimlerin bir çoğu hafta sonuna rastladığı için ve kişilerde biraz önce bahsettiğimiz gibi çalışmak istedikleri alanlarda çalışmadıkları için, bu eğitimlere hiç gönüllü olmazlar. Ya katılmazlar ya da sadece ait olma baskın geldiği için mecburiyetten katılırlar. Ve bu büyük fırsattan yararlanma şansını kaçırırlar.
Oysa ki alınan her eğitim gelişim için pek çok artı değer katacaktır. Mesleki, sektörel ya da kültürel anlamda bir adım daha ileriye gidilmesini sağlayacaktır. Sürekli bir değişim içerisinde olan dünyayı yakalama fırsatı verecek ve belki de işimizde çok daha pratik ve etken olmamızı sağlayacaktır. Bu yolla işimizi daha çok sevebilecek, motivasyon kazanabilecek, kendi potansiyelimize ve işimize ait bir çok yeni şey keşfedebileceğiz. Belki de yaşamımızda bambaşka pencereler de açılabilecektir. Tek gereken ise eğitimlere biraz daha gönüllü katılmak, olumlu bakmak ve öğrenmeye açık ve istekli olmaktır.
Bir çoğumuz da eğitimlere hiç istemese bile en azından özgeçmişim de güzel durur diye katılmaktadır. Aslında bu bir yere kadar doğru bir düşüncedir. Çünkü gerçekten alınan eğitimler, katılınan seminerler, iş görüşmesinde çok önemlidir. Görüşmeci, özgeçmişte gördüğü bu eğitimler sayesinde adayın sürekli olarak kendini geliştirme eğiliminde biri olduğunu düşünecektir. Bir başka bakış açısı ise firma bu adaya eğitim aldırdığına göre mutlaka çok değerli bir eleman olmalı düşüncesidir.
Ancak şöyle bir gerçek de var. Eğer görüşmeler insan kaynakları yöneticileri tarafından yapılıyorsa, bu yöneticilerin sizlere özgeçmişinizde yazan eğitimler hakkında birkaç soru sorarak bu eğitimlerden gerçekten fayda sağlayıp sağlamadığınızı ve eğitimlere bakış açınızı çok net bir şekilde anlayabiliyor olmalarıdır.
İş görüşmelerinde en etkili olan ise yeni mezun kişilerin daha iş yaşamına atılmadan tamamen kendi istekleri ve imkanları ile aldıkları eğitimlerdir. Bunlar özgeçmiş üzerinde gerçekten çok etkili olmaktadır. Çünkü o adayın kendini sürekli olarak geliştirebileceğini, sektörel ya da kişisel yeterlilikler alanında değişen dünyayı yakalayabileceği gibi son derece olumlu izlenimler edinilmesini sağlayacaktır.
Dünyanın çok hızlı bir değişim içerisinde olduğu hepimizce bilinen ve yadsınamayacak bir gerçek, bu durumda kesinlikle bilmemiz gereken, hangi sektörde ve hangi şartlar altında çalışıyor olursak olalım bu hızlı değişim ve gelişimi yakalamamız gerektiğidir. Unutmamalıdır ki bu değişim ve gelişimi yakalayamayan kişilerin bir süre sonra iş dünyasında yapabilecekleri hiçbir şey kalmayacaktır. Arkadan gelen ve bu değişimi yaşayarak sürekli gelişen yeni nesil onları çok hızlı bir şekilde sollayıp geçecektir. Ayakta kalabilmek ve varlığını sürdürmek isteyen tüm çalışanların yapmak zorunda oldukları tek bir şey vardır ki; o da sürekli olarak farklı konularda bir çok eğitim alarak kişisel gelişmelerini sürdürmeleridir.
Herkesin sevdiği bir işi bulabilmesi ve sürekli kişisel gelişim eğitimlerini aralıksız bir şekilde sürdürebilmesi dileğiyle...
http://kariyerakademi.net