VER ORDAN BİR EĞİTİM - TUZLU OLSUN
Uzm. Psikolog Hakan ÇELİK
İNSANBİLİM
İşletmelerin gelişiminde, insana verilen değerin artmasıyla beraber, insana yatırım hızlandı. İşletmeler, kah eğitim olsun da torba dolsun, kah bütçeden eğitim için ayrılan parayı harcayalım, "hadi bir iletişim eğitimi alalım" düşünceleriyle eğitimler almaya başladılar. Tabiki bunu her şirket yapmıyor. Ama yapanları saymakla bitmez. İnsan yatırım, en büyük insan bizim insan, insan kaynaktır, kaynağımız insan, takım oluşturalım………..vs nidalarıyla eğitimler alınmaya, verilmeye çalışılıyor.
Bir sürü aksaklık arasında burada dikkati çeken konu "hadi bakalım sen aslansın, takımı hedefe ulaştıralım, şirketi büyütelim, kurum kültürü oluşturalım…..gibi ara nağmelerle eğitimler de veriliyor. Bunlara benim tabirimle gaza getirici eğitimler de denilebilir. Eveet bunlar gerekli olmasi lazım. Ama bir insana siz ne kadar, iletişim, motivasyon, takım çalışması, lider yönetici…. Eğitimler verirseniz verin, eğer o insanın çocuğunun okul sorunu varsa, eşiyle kavgalıysa, annesinin sağlık sorunu varsa siz o insandan beklenen verimi alamazsınız. O insanın hayatla geçinme tarzını geliştirmek zorundasınız. Sadece iş hayatıyla değil hayatla geçinmeyi öğrettiğiniz takdirde çalışanlardan her zaman daha fazla verim almak mümkündür.
Kişilerin sadece iş hayatı yoktur. Evet evde eşiyle geçirdiği zamandan daha fazla zamanı iş yerinde değerlendirmektedir. Fakat her zaman etkileri birbirini olumlu veya olumsuz yönde kamçılamaktadır. İnsan farklı ortamlarda farklı rollere bürünürler, bu kişilik farklılaşması değildir. Anne babamızın yanında çocuk, eşimizin yanında sevgili, iş ortamında yönetici, …….vs. ister istemez farklı işlevler halinde yaşanan olumlu veya olumsuz süreçler birbirini etkilemektedir.
Sonuçta bir insana işinde ne kadar çok eğitim verirseniz verin eğer onu bir bütün olarak görmezden gelipde sadece işi baz alarak değerlendirirseniz sonuç çok doğru olmayacaktır. Doğru olup olmadığını, veya sonucun nasıl olacağını gerçekleştirmeden bilemezsiniz. En azından hatta mutlaka eski uyguladığınız sistemden daha iyi sonuçlar alacağınız kesindir. Bu aynı zamanda çalışanlarınızın da size olan güvenini arttıracaktır. Çünkü siz onu sadece işinde değil tüm yaşamında düşündüğünüzü ispat etmiş olacaksınız. Bu sadece çalışanlara bir şey ispat etmek için değil, sizin onlardan daha fazla verim almanız için de gerekli bir süreçtir.
Bu bahsi geçen eğitimler nasıl olmalıdır, hangi aşamada, nasıl verilmelidir, gibi soruları gelecek yazılarda bulacaksınız. Ama başlığa sadık kalmak, yani çıkış noktamızı sıcak tutmak niyetiyle yaklaştığımzıda konu bizi eğitim almış olmak için alınan eğitimlere getiriyor. Bir eğitimden çıkarken "adam ne güzel anlattı be, gerçekten dedikleri doğru" demek çok iyi bir yaklaşım olmasa gerek, ama insan ister istemez bunu da arıyor galiba biraz şovmen, biraz ukala, biraz oyuncu derken iyi eğitimci tarifi kayıyor, stand-up şovuna.
Aslında eğitim seçerken, almak isterken belirli kıstasları koymak gerekli. Nedir bunlar;
Biz neden bu eğitimi alacağız,
Kimlere vereceğiz,
Sonuçta ne olacak,
Sonucu nasıl ölçeceğiz,
Eğitimcinin vasıfları nelerdir. Özellikle kişisel gelişim eğitimlerini sizce elektrik ve makine mühendisleri mi vermeli acaba ? Yoksa eğitim notlarını okur gelir herkes anlatır. (Burada teknik eğitimler söz konusu değildir.)
Sonuçta eğitim verilecek, sonuç istenecek, karşılık beklenecek kişi insandır.
En önemlisi de eğitimleri nasıl belirleyeceğiz, kim seçecek, eğitim katalogları arasından hoşumuza giden eğitim isimlerini mi alacağız ?, yoksa şirketimizde iletişimsizlik var diye, iletişim eğitimi mi alacağız ? Aslında her şey ölçme değerlendirme işlevine bağlı bir süreç, acaba kaç santim, kaç kilo, nasıl bir eğitim ?
En iyisi ver ordan bir eğitim yağlı hem de tuzlu olsun.
Yazının birinci bölümünü bitirirken asıl işlevin ölçme olduğu üzerinde durmuştuk. Ne olursa olsun, hangi işe başlarsak başlayalım. Ölçmeden biçmeden başlamamalı. İhtiyaçlarımızı, alacağımız eğitimleri saptarken bile ölçmeli ve karara öyle ulaşmalıyız. Peki nasıl belirleyeceğiz. Eğitim firmalarının kataloglarından ismini beğendiğimiz eğitimleri mi seçeceğiz, tabi ki hayır. Hangi eğitimlere ihtiyaç olabileceğini saptayan ölçekler var. Bunları uygulayabilirsiniz,
Hangi eğitimi alacağımıza dair ölçtük, biçtik, değerlendirmeyi yaptık ve karar verdik, pekii sonra ne yapacağız. Bu eğitimi veren firmalarla iritibata geçerek bu konudaki ihtiyacınız onlara aktarabilirsiniz. Bu eğitime dair amaç ve içerik isteyebilirsiniz. Ama tekrar dikkat edin. Eğitim firmalarının önünde bu eğitime dair bir içerik vardır. Bunu size karşı da aspirin gibi kullanmasına izin vermeyin. Örnek iletişim mi, hangi alanda, hangi departmanda, hangi seviyede bu eğitime ihtiyacınız olduğunu belirtin ki buna uygun bir eğitim içeriği hazırlayabilsinler. Bizim elimizde bir macun var her derde deva, asla boyle bir şery mümkün değildir. Her işletmenin kurum kültürü farklı olabildiği gibi, sorunları çözme ve pozisyona göre idame etme prosedürü farklıdır. Sizi tanımasına fırsat verin.
Eveet eğitimin adını koyduk, içerikler tespit edildi. Peki eğitimi kim verecek. Her basamak önemliydi ama bence en önemli ayaklardan birisi burası. Eğitimimiz iletişim eğitimi; peki kim verecek bu eğitimi ? İşte yurdum insanının en komik görüntülerinden birisine daha bu aşamada rastlayacaksınız. Çok beğendiğiniz, içeriğine bayıldığınız, reklamlarından dolayı heryerde popüler olarak bahsi geçen bir firmadan çok iyi teklif aldınız. Ama bir de ne göresiniz iletişim eğitimini veren kişinin özgeçmişinde buna benzer hiç böyle bir şey yapmamış. Makine mühendisi, değil iletişim eğitimi, daha önce hiç bir eğitim bile vermemiş bir kişi size yönlendiriliyor. Siz siz olun eğitimi verecek kişinin CV'sini mutlaka isteyin ve iyi inceleyin. Çünkü alacağınız eğitim bir teknik eğitim değilki neden makine mühendisine verdiresiniz. İletişim farklı bir konu, teorik bazda incelemenin yanında pratik olarak insanı iyi tanımak ve bu davranışları yapmasının arka planda sebeplerini bilmek gerekliliği vardır. O zaman Dişiniz ağrıyorken, beyin cerrahına gitmeye ne dersiniz.
Bu sorunu aslında geçen yazıda da küçük bir sözle geçmiştim. Nedir bu uzmanlık alanı. Bugün eğitimlerin önemi, insana verilen önemin artmasıyla paralellik göstererek arttı. Bu alana bir hayli paralar yatırılıyor. Bu da eğitim alınacak olan firmaları daha özenle seçmeye itmesi gerekiyor. Doğru eğitimi doğru kişilerden almanın getirdiği olumlu yansımalar, işletmeye artı bir değer kazandıracaktır.
pastadan pay kapma telaşı ile, uzmanlık alanı olmaksızın, insanı tanımaktan uzak, hedefi olmayan her konuda eğitim verme isteği ile yola çıkan eğitim firmaları yarardan çok hem maddi hem de manevi olarak kurumu kayba uğratmaktadırlar.
Bunun en son gazabına ben uğradım. Tatilde bir turla yurtdışı seyahatine ciktim. Ama onlar bu işin, yani o ülkenin uzmanı değilllermiş. Sadece son yillarda o ülkelere gitmek popüler olduğu için, onlarda o ülkeye tur düzenlemişler ve başımıza da rehber değil, hatta tercüman bile olmayan birisini koymuşlar. Bu ve buna benzer olayları duyduğuma göre bir çok kişi, bir çok turla yaşamış bu tatilde. O sebeple iyi araştırmak gerekiyor. Öğrendiğime göre her acentanın uzmanlaştığı bir ülke varmış. Onları tespit etmek gerekiyor. Yoksa uzman olduğu yerin yanında sunduğu popüler ülkeye gitmek isterseniz başınıza neler geldiği ortada.
Yukarıdaki benzer olayı da asıl konumuza uyarlamak çok kolay. Asıl uzmanlık alanı dışında çalışmalar geçit vermemek gerekiyor. Bilgi çağına giden yolda doğru bilgiyi doğru kaynaktan almak gerekliliği ortadadır. Bilgiye sadece ulaşmak da yeterli değildir. Artık onu kullanmadıktan sonra hiç bir yarar getirmemektedir.
Vee en sonunda iletişim eğitimini nereden, hangi eğitimciden alacağımızı seçtik, eğitimi aldık, peki sonra. Eğitim sonrası mutlaka ölçme ve değerlendirmesini de yapmak gerekmektedir. Hemen sonra yapılacak bir değerlemenin dışında kurum içinde bu eğitimi alanlar arsında yapılacak bir çalışmayla da ne kadar verimlilik elde edildiğini tespit etmek mümkündür.
Aslında bunları söylemek kolay değil mi ? Ama gelde uygula. Bize, yurdum insanına kolaya kaçmak işine gelmektedir. Hatta eğitim siparişleri telefonla verilerek, iş bitirilmektedir. Yani o kadar kolay ki restaurant'ta yemek siparişi vermek gibi. Parasını bile hiç sormadan,
Ver ordan bir eğitim hem tuzlu, hem de yağlı olsun.
http://kariyerakademi.net