insankaynaklari.com içerik ekibi
Hızlanan teknolojik gelişmeler, değişen yönetim şekilleri, küreselleşme sonucunda farklılıklar arasında artan iletişim, artan rekabet ortamı özellikle 1990 sonrasında farklı çalışma biçimleri ve esnek değişimlere yol açmıştır.
İş tanımı köklü değişikliklere uğramamakla beraber, işin tanımlandığı yer ve zamanda farklı yapılanmalara gidilmiştir. Bu çalışma biçimlerinden en ön plana çıkanlarından biri, özellikle ILO'nun 1997 yılında dönemsel iş yasağını kaldırması sonucu, kuşkusuz dönemsel (geçici) çalışma şekli olmuştur. Kendine has avantajlarıyla beraber çalışanlar için bazı dezavantajlar yaratsa da; özellikle kriz dönemlerinde değişen arz-talep dengeleri sonucunda dönemsel çalışma biçimi önem kazanmaya ve tercih edilmeye devam etmektedir.
Dönemsel çalışma nedir?
Kriz ortamında özellikle belirginlik kazanan dönemsel çalışma şekli, özellikle yeni mezun gençler, iş deneyimi kazanmak isteyenler, işsizlik dönemlerini az zararlı atlatmak isteyenler, sektör ya da iş değiştirmek isteyenler için basamak olarak kullanılıyor. Türkiye’de askerlik tarihi yaklaşan gençler içinde, dönemsel çalışma zaman kazanmak için önemli bir alternatif oluşturuyor. Bir günden daha uzun zamanlara kadar uzanan dönemsel çalışma şekli, şirketler tarafından da proje bazlı ya da yoğunluk anlarında bir alternatif olarak kullanılıyor. Dönemsel işlerden daimi işlere geçiş oranının yüksek olması da, şirketlerin bu süreci bir değerlendirme süreci olarak kullandığını da gösteriyor.
Hızlı değişen sosyo-ekonomik şartlar, bireylerde ve ailelerde de değişimi zorunlu kılmaktadır. İş-hayat arasındaki dengenin her geçen gün önem kazanması, maddi güçlenme ve kendine zaman ayırma gibi unsurlar, yeni istihdam yöntemlerini daha tercih edilir kılmıştır. Özellikle kadınlar tarafından daha iş-hayat dengesini kurmak için tercih edilen dönemsel çalışma, kadınların iş gücüne katılmasını kolaylaştırmaktadır. Dönemsel çalışma tarzı, aynı zamanda emekli olup çalışma hayatına bir süre daha devam etmek zorunda olan ya da isteyen insanlar için de ciddi bir alternatif oluşturmaktadır.
Dönemsel çalışmanın, iş piyasalarında önem kazanması ve vasıflı eleman alımında da kullanılması sayesinde, kavram kariyer planlama da önem kazanmıştır. Uzun vadeli kariyer planının bir parçası haline, bir basamağı haline gelen dönemsel çalışma bu anlamda geçici değil kalıcıdır. Geçici iş pozisyonları, yeni işe girip deneyim kazanmak isteyenlerin yanında, kariyerinin ortasındaki yöneticilerin de sağladığı esneklik anlamında ilgisini çekmektedir.
Türkiye’de dönemsel çalışma
Türkiye’de son 10 yılda dönemsel çalışma daha sık tercih edilen bir çalışma biçimi olmuştur. 4857 sayılı Yeni İş Kanunu’nda dönemsel çalışma şekli kısmi süreli çalışma gibi geçici istihdam türü ve yarı zamanlı çalışma şekline dönük olarak düzenlenmiştir. Bu kuşkusuz, esnek zamanlı çalışma şeklinin ekonomiye kazandırılması anlamında önemli bir adımdır ama hala daha tanım eksiklikleri mevcuttur.
4857 sayılı kanunun 9. maddesi, iş sözleşmeleri için türü ve çalışma şekline göre belirleme serbestisi getirir:
“MADDE 9 - Taraflar iş sözleşmesini, Kanun hükümleriyle getirilen sınırlamalar saklı kalmak koşuluyla, ihtiyaçlarına uygun türde düzenleyebilirler. İş sözleşmeleri belirli veya belirsiz süreli yapılır. Bu sözleşmeler çalışma biçimleri bakımından tam süreli veya kısmî süreli yahut deneme süreli ya da diğer türde oluşturulabilir.”
Aynı kanunun 10. maddesi, süreksiz işi ‘nitelikleri bakımından en çok otuz iş günü süren iş’ olarak tanımlarken; sürekli işi ‘otuz günden fazla devam eden iş’ olarak belirler. Süreksiz işlerin düzenlenmesini Borçlar Kanunu hükümlerine bırakırken, sürekli işler için 4857 yazılı kanunun uygulanmasını ön görür.
Yeni İş Kanunu, dönemsel çalışma şeklinin çerçevesini; 11, 12 ve 13. maddeler ile çizer:
“
MADDE 11 – İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir. Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Esaslı nedene dayalı zincirleme iş sözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini korurlar.
MADDE 12 -
Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan işçi, ayırımı haklı kılan bir neden olmadıkça, salt iş sözleşmesinin süreli olmasından dolayı belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan emsal işçiye göre farklı işleme tâbi tutulamaz. Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçiye, belirli bir zaman ölçüt alınarak ödenecek ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatler, işçinin çalıştığı süreye orantılı olarak verilir. Herhangi bir çalışma şartından yararlanmak için aynı işyeri veya işletmede geçirilen kıdem arandığında belirli süreli iş sözleşmesine göre çalışan işçi için farklı kıdem uygulanmasını haklı gösteren bir neden olmadıkça, belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışan emsal işçi hakkında esas alınan kıdem uygulanır.Emsal işçi, işyerinde aynı veya benzeri işte belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan işçidir. İşyerinde böyle bir işçi bulunmadığı takdirde, o işkolunda şartlara uygun bir işyerinde aynı veya benzer işi üstlenen belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan işçi dikkate alınır.
MADDE 13 - İşçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşme kısmî süreli iş sözleşmesidir. Kısmî süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan işçi, ayırımı haklı kılan bir neden olmadıkça, salt iş sözleşmesinin kısmî süreli olmasından dolayı tam süreli emsal işçiye göre farklı işleme tâbi tutulamaz. Kısmî süreli çalışan işçinin ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatleri, tam süreli emsal işçiye göre çalıştığı süreye orantılı olarak ödenir. Emsal işçi, işyerinde aynı veya benzeri işte tam süreli çalıştırılan işçidir. İşyerinde böyle bir işçi bulunmadığı takdirde, o işkolunda şartlara uygun işyerinde aynı veya benzer işi üstlenen tam süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan işçi esas alınır. İşyerinde çalışan işçilerin, niteliklerine uygun açık yer bulunduğunda kısmî süreliden tam süreliye veya tam süreliden kısmî süreliye geçirilme istekleri işverence dikkate alınır ve boş yerler zamanında duyurulur.”
Dünyada dönemsel çalışma
Dünyada, dönemsel çalışma gitgide önem kazanan bir şekil olmakla birlikte, bunun yansımalarını 17 Mayıs 1967’de Paris’te kurulan Geçici (özel) İş Bulma Kurumları Konfederasyonu’nun (CIETT) yayınladığı istatistiklerde görebiliriz. CIETT’in istatistiklerine göre 1998 yılında, CIETT üyesi olan ülkelerde, 1998 yılında, her gün ortalama 6 milyon insan sağlanan dönemsel işlerde çalışmaktadır. Açıkça görülebilir ki, dönemsel ve esnek çalışma şekilleri hızla büyüyerek istihdama ve ekonomiye katkı sağlamaktadır.
Dönemsel çalışma, dünyada gitgide önem kazanan bir trend olmaktadır. Esnek çalışma şekilleri, iş piyasasının gerçek ihtiyaçlarını karşılar; bu anlamda da insan kaynakları birimlerinin ilgisini çeker. Dönemsel çalışma şeklinin avantajları;
- İşsizliği azaltmak,
- Daha düşük eğitim seviyesine sahip olanlara çalışma alanları oluşturmak,
- Elemana ihtiyaç duyan sektörler için yeni kaynaklar yaratmak,
- Esnek çalışma saatlerini tercih eden ve yeni iş-hayat dengesi isteyen insanları istihdama katmak (gençler, emekliler, kadınlar),
- İş deneyimi olmayanlara iş deneyimi ve deneyim çeşitliliği kazandırarak bireysel kariyer planlarına destek olmak,
- Kayıt dışılığı engellemek, şeklinde özetlenebilir.
Türkiye’de insan kaynakları birimlerinin rolü
Türkiye’de her geçen gün önem kazanan dönemsel çalışma şekli kuşkusuz insan kaynaklarının dönemsel eleman seçimi için uygulayacakları stratejiler ve eğitim düzenlemeleriyle birlikte bütünlük kazanacaktır. İnsan kaynakları birimleri, rekabet ortamlarında işe alım sürecindeki stratejilerinin etkinliği ve iş gücünün verimliliği ile ön plana çıkabilirler. Bu anlamda esnek çalışma şekilleri vazgeçilemez bir boyut kazanma yolunda ilerlemektedir.
Türkiye'de Esnek işgücünün son 10 yılda hızla büyümesinin arkasındaki en önemli faktörler, işverenlerin yaklaşımındaki değişimler ve insan kaynakları birimlerinin doğru zamanda gereken kişiyi bulma şeklinde gelişen stratejileridir. Global rekabetin, ülke ekonomilerini etkilemeye başlamasıyla birlikte, müşterileriyle daha direk ve etkili ilişkiler kurmaları gerektiğini gören firmaların hizmet ve iletişim stratejilerindeki değişiklik, dönemsel çalışmayı daha da önemli kılmıştır. Dönemsel çalışma, iş bulmakta zorlanan nitelikli iş gücünü ve farklılık yaratma anlamında değişik grupları da ekonomiye katabilmiştir.
Gelecek yıllarda, hızla değişen küresel ekonominin ülkeler üzerinde bıraktığı rekabetçi etkisiyle beraber tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de, dönemsel ve esnek çalışma şekilleri hem nitelik hem de nicelik açısından önem kazanmaya devam edecek ve artış gösterecektir.