Geri Git   İnsan Kaynakları Akademisi > iNSAN KAYNAKLARI > ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ

Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Bu Konuda Ara Görünüm Modları
  #1 (permalink)  
Eski 08-01-2006, 10:14 AM
Simge Velipaşalar Simge Velipaşalar  çevrimdışı
Super Moderator
 
Giriş: Mar 2006
Mesaj: 483
Varsayılan İşsizlikle Mücadelede ve İstihdam Sorununun Çözümü

“İŞSİZLİKLE MÜCADELEDE VE İSTİHDAM SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNDE YAPMAMIZ GEREKEN DAHA ÇOK ŞEY VAR”

Murat BAŞESGİOĞLU
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı



İşsizlik sorunu ve istihdamda yaşanan ciddi sıkıntılar ülkemiz için oldukça kritik bir konu haline gelmiştir. Sorunun yarattığı sıkıntıyı toplumumuzun hemen her kesimi günlük yaşamında hissetmekte, rahatsızlıklar çeşitli yollarla dile getirilmektedir. Elbette işin odağında yer alan bir Bakanlık olarak eleştirinin hedef noktası durumunda kalmaktayız. İnsanlarımız haklı olarak bizden kısa vadede çözüm beklemekte, sorunun çözümü uzadıkça da umutsuzluklar, kırgınlıklar, haklı-haksız eleştiriler ortaya çıkmaktadır.

Aslında, yüzde 11-12’lerde seyreden işsizlik sorununun bugünden yarına çözülecek bir sorun olmadığını hepimiz bilmeliyiz. Avrupa’nın en gelişmiş ekonomileri de dahil olmak üzere dünyanın hemen tüm ülkelerinde bir işsizlik ve istihdam sorunu yaşanmaktadır. Ancak yapısal sorunların bizde çok da ağır basması ve sosyal güvenlik mekanizmalarının yeterince gelişmemiş olması nedeniyle işsizlik ve istihdam sorunu ciddi bir toplumsal tahribata, yoksulluğa, sosyal dışlanmaya, bireysel ve toplumsal yıkıma yol açmaktadır.

Ülkemizde uzun yıllar işsizliği çözecek sürdürülebilir bir ekonomik büyüme sağlanamamıştır. Büyüme ve ekonominin istihdam yaratma kapasitesi yüksek enflasyon, artan kamu açıkları ve yüksek faizler, oynak döviz kurları, siyasi ve ekonomik istikrarsızlık ve krizler nedeniyle çok zayıf bir performans göstermiştir. Aynı zamanda, hızlı nüfus artışı ve tarım sektöründeki çözülme, kadın istihdamının düşüklüğü, işgücünün eğitim düzeyinin düşük olması ve işgücü piyasasının yapısal özellikleri (istihdam üzerindeki vergi yükleri, yatırım maliyetleri, kayıtdışı istihdam) sorunu iyice çözümü zor hale getirmiştir.

Genelde Hükümet, özelde Bakanlık olarak göreve geldiğimizden bu yana işsizlik sorununun halkımızın en önemli ve öncelikli sorunlarından biri olduğu bilinciyle hareket ediyoruz. İşsizlik mücadelede alt-yapı koşullarının oluşturulması bağlamında çok önemli çalışmalarda bulunduk. 2002 yılında yüzde 7.4, 2003 yılında yüzde 5.9, 2004 yılında yüzde 9.9, 2005 yılında yüzde 7.6’lık gibi rekor büyümeler gerçekleştirilmiştir. Sürdürülebilir büyümenin garanti altına alındığı bir makroekonomik ortamın sağlanmasının yanında, başta İş Yasası olmak üzere çalışma yaşamına ilişkin birçok yasanın çıkarılması ve kurumsal dönüşümler-yeniden yapılanmalar, enflasyon ve faizlerdeki ciddi düşüşler, özel sektöre ve yabancı sermayeye sağlanan kolaylıklar, belli illere yatırım teşvikleri, istihdam üzerindeki vergi yüklerinin azaltılması gibi birçok uygulama kısa sürede gerçekleştirilmiştir. İstihdam odaklı yapısal reformlara devam edeceğiz. Halen istihdam maliyeti, zorunlu istihdam, kıdem tazminatı, İşsizlik Sigortası Fonu ve işgücü piyasasının yasal katılıkları konusunda bir paket çalışma yapıyoruz.

Fakat tüm bu gelişmelerin istihdama yeterince ya da istediğimiz kadar yansımadığı doğrudur. Bunun başlıca sebebi artık hepimizin bildiği gibi krizden sonra yaşanan çalışma saatleri ve verimlilik artışıdır. Emeğin verimliliği üzerinde de durmamız gerekir. 1972-1999 yılları arasında ortalama yüzde 3.8 artan emek verimliği, son dört yılda ortalama yüzde 10’ların üzerine çıkmıştır. Bunun yanında kapasite kullanım oranlarının artışı ve istihdam yerine makine-teçhizat alımına yönelinmesi de istihdam odaklı büyümeyi engellemiştir.

Aslında, 2004 yılından bu yana tarımdışı sektörlerde istihdam artışı görülmeye başlanmıştır. Şubat 2006 döneminde tarımdışı istihdam geçen yılın aynı dönemine göre 829 bin kişi artmıştır. Ancak, çalışma çağındaki nüfusun geçen yılın aynı dönemine göre 1 milyon 36 bin kişi artması ve tarım sektöründe çalışan sayısının 1 milyon 63 bin kişi azalması işsizlik oranımızın düşmesini engellemektedir. Dolayısıyla hem tarımdaki hızlı çözülüş hem de işgücünün istihdama yakın bir tempoda artmaya devam etmesi işsizlik oranının ve sayısının düşmesini engellemektedir.

Makro-ekonomik istikrarın ve ekonomik büyümenin, yatırımların ve işyerlerinin kapasite kullanımlarının artırılmasının mekanik olarak işsizlik ve istihdam sorunumuzu tek başına çözemeyeceği gittikçe daha fazla anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, yatırımı teşvik edici makro tedbirler, piyasaları düzenleyen yasal çerçeve, istihdam yaratan ekonomik büyüme ile birlikte seçilen model ve politikaların istihdam yaratma potansiyelleri büyük önem taşımaktadır. Artık istihdam yaratmak; birçok sektördeki ekonomik performansa ve bu yeni sektörlerin önünü açan aktif işgücü politikalarına, ülkedeki yatırım havasına, işgücünün mesleki eğitimine, sosyal güvenlik sistemine ve daha birçok işgücü piyasası politikalarına bağlıdır.

İstihdam yaratacak politikaların başarısı aynı zamanda mevcut iş piyasasının tüm ayrıntılarıyla bilinmesine bağlıdır. Burada, öncelikle işgücü piyasamızın temel karakteristiklerini bilmek zorundayız. Neyi, nasıl, nerede, ne zaman ve kimlere yönelik olarak gerçekleştireceğimizi bilmeliyiz. O yüzden İŞKUR koordinatörlüğünde işgücü piyasamız üzerine önemli çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Ulusal Gözlemevi çalışmalarımız devam etmektedir. Bu konuda hazırlanan Ulusal Gözlemevi Ülke Raporu her yıl güncellenmektedir. Avrupa İstihdam Stratejisine uyum çalışmaları da bize önemli mesafeler kaydettirmiştir. Bu konuda İstihdam Durum Raporu hazırlanmış, Ortak Değerlendirme Belgesi çalışmaları ise sonuçlanmak üzeredir. Önümüzdeki dönemde Avrupa İstihdam Stratejisi kapsamında hazırlanacak Ulusal İstihdam Eylem Planı ile aktif istihdam politikaları daha etkin şekilde uygulanacaktır.

Öte yandan hızla gelişen hizmetler ve sanayi sektöründe, nitelikli ve eğitimli işgücü talebi artmaktadır. Tarım sektöründen kopan işgücü genelde niteliksiz ve eğitimsiz olduğundan işgücünün mesleki eğitimi büyük önem taşımaktadır. Ülkemizdeki eğitim ve istihdam arasındaki ilişkinin güçlü ve sağlıklı kurulması, mesleki eğitimin işgücü piyasasının gereklerine cevap verir hale getirilmesi ve mesleki eğitimin sayısal olarak da yeterli düzeye çıkarılması Bakanlığım ve Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere Hükümetimizin temel hedeflerinden biridir.

Mesleki eğitimin bir diğer boyutu da uluslararası kabulü olan bir sertifikalandırma sistemidir. Avrupa Birliği başta olmak üzere gelişmiş ülkeler, değişen işgücü piyasası ihtiyaçları doğrultusunda meslek standartlarını belirleyecek, sınav ve belgelendirmeyi yapacak bir kurumsallaşmayı işgücü piyasasının hizmetine sunmaktadırlar. Bakanlığı devraldığımızdan bu yana bu konunun öneminin farkında olarak çalışmalarımızı yeniden yoğunlaştırdık. Bu nedenle Ulusal Mesleki Yeterlikler sisteminin oluşturulması amacıyla hazırlanan kanun tasarısı taslağı devlet, işçi ve işveren kesimleri ile uzlaşma sonucu hazırlanarak TBMM’ne gönderilmiştir.

Öte yandan, mevcut makro-ekonomik istikrarı ve ekonomik büyümeyi istihdam dostu haline getirmemiz kamu ve başta işveren ve işçi temsilcilerimiz olmak üzere tüm tarafların bu sorunu birlikte omuzlama isteğine bağlıdır. Sorunu, bütüncül olarak ele alarak ve tüm tarafların katılımından ve fikirlerinden doğan ortak çözümlerle halledebiliriz.

http://www.tisk.org.tr

__________________
Simge Velipaşalar
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Saat 10:30 AM.


Powered by vBulletin Version 3.0.7
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by 3.0.0