insankaynaklari.com içerik ekibi
"Yine işe geç kaldım! Bir de şu trafik olmasa", "Bugün işe giderken ne giysem acaba? Pantolon ceket beyaz gömlek mi? Yoksa pantolon ceket mavi gömlek mi?", "Çocuklar bu akşam sizinle yemek yiyemeyeceğim, mesaiye kalmam lazım"...
Ne kadar da tanıdık diyaloglar değil mi, birçok çalışanın ev ve işyeri çerçevesi arasında gidip geldiği kimi zaman isyan ettiği durumlar.. Ama artık günümüzde, bir yandan teknolojinin gelişmesiyle diğer yandan yeni yönetim anlayışlarının oluşmasıyla beraber bireysel ve sosyal kimi ihtiyaçların gittikçe eksikliklerinin hissedilmesi nedeniyle esnekleşen hatta yeniden yapılanan çalışma biçimleri, iş hayatının getirdiği bu gibi zorlukları yok denecek kadar düşük seviyeye indiriyor. Böyle bir süreç sonunda ortaya çıkan esnek çalışma biçimleri çalışanlara sağladığı avantajların yanı sıra işverenin de kazançlı çıkmasını sağlıyor.
Peki nelerdir bu esnek çalışma biçimleri ve bunlara bu kadar popülarite kazandıran özellikleri? Şüphesiz ki en büyük özelliğini, iş yapılması açısından bağlı olunan şirketten kopmadan fakat aynı yer ve aynı zaman sınırından uzak gelişen iş yaşamı diye tanımlamak yanlış olmaz. Zaman ve mekanda değişikliğin söz konusu olması, bir anlamda aynı iş yerinde belirli bir zaman sürecinde fiziksel bir mevcudiyetin zorunlu olmaması bu çalışma şekillerinin tercih edilmesinde en önemli etken rolü görüyor. Çalışmaya başlama zamanının çalışanlar tarafından belirlenmesi ve üretecekleri işin kendi insiyatiflerine bırakılması bu çalışma şekline bir ayrıcalık daha kazandırıyor.
Böylece kişiler kendilerini en çok verimli hissettikleri zamanlarda işe başlıyor, dolayısıyla kendilerini daha enerjik ve dinç hissedip işleriyle daha fazla ilgileniyor.
Bunun sonucunda yükselen moral işlerine daha da çok ilgi duymalarını sağlıyor; yüksek ilgi ise işlerini başarma ve verimlilik oranlarını arttırıyor. Esnek çalışma biçimlerini tercih edilir hale getiren bir başka özellik de işe geç kalma sorununu ortadan kaldırması ve bundan doğan stresin çözümlenmesidir. Kazanılan zamanın çalışan tarafından sosyal faaliyetlerde kullanılması ise bir başka artıdır.
Teknolojinin hız kazanması sonucunda değişiklikler yaşayan çalışma biçimleri, son dönemlerde farklılığını en çok ofis-ev sentezinde gösteriyor. Ofis-evler, iş yeri merkezinden ve diğer çalışanlarla bire bir yüz yüze iletişimden uzak fakat yeni teknolojinin sağladığı elektronik iletişim araçları sayesinde işyeriyle bağların sağlandığı çalışma ortamı olarak tanımlanabilir. Tanımlamadan da anlaşılacağı gibi ofis-ev çalışma biçiminde çalışanlar kendi evlerini işyerleri olarak kullanırlar. Bilgisayar, telefon, internet, faks gibi tekniklerle donatılması sonucunda gerçek bir işyerinin teknik donanımından farkı kalmayan 'akıllı evler' her bakımdan çalışanın ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri açısından ofis ortamını aratmayacak niteliklere ulaşmış durumdadırlar. Tabi bu uygulamanın niteliği, çalışan ve işverene sağladığı avantaj ve dezavantajlar gözönüne alınarak belirlenebilir.
Çalışanların cephesinden ofis-evleri değerlendirecek olursak, uygulamanın birçok avantajlar sunduğu görülüyor: İş programının esnekliğiyle ailevi önceliklerin öne alınması ve çalışanların aileleriyle daha da fazla zaman geçirmelerine olanak tanınması, çalışanların kendilerine zaman ayırmalarını ve aile ve iş sorumluluklarını dengede tutmalarını sağlıyor. Çalışanların işe başlamak için en verimli anlarını kendileri seçmeleri açısından maksimum verimle çalışmaları maksimum kazanca sahip olmalarını da yanında getiriyor. Bununla birlikte ulaşım, yemek gibi masraflarının azalması dolayısıyla bu gibi masraflardan arıtılmış olarak elde edilen maksimum kazanç ekonomik durumlarının düzelmesine de yardımcı oluyor. Belki de çalışanlar tarafından ofis-ev uygulamasının en beğenilen yönü olan kıyafet kolaylığı fiziksel ortamları rahatlatması bakımından en büyük avantajı sağlıyor. Kendini çalışma ortamında oldukça rahat hisseden çalışan, hem isteklilik adına hem de üretim adına daha fazla motivasyon sağlayabiliyor.
Ofis-evlerin çalışanlar açısından dezavantajları: İş yerleri bir bakıma toplumun sosyalleştiği, insanların bire bir iletişimlerinin geliştiği ortamlardır. Fakat ofis-ev uygulamalarında çalışanlar iş arkadaşlarından ve etkileşimden uzak kalabiliyorlar ve bu durumda sosyalleşmeleri belki de gerçek iş hayatına entegre olmaları zorlaşıyor.
İşveren açısından ofis-ev uygulamasının avantajları: Çalışanların ev ortamlarıyla iş ortamlarını birleştirmesi sonucu ortaya çıkan avantajlarla verimliliğin ve etkinliğin artması, merkez işyerinin alan bakımından rahatlaması, devamsızlık ve işe geç kalma sorununun tamamen ortadan kalkması. Tabi bu çalışma biçiminde bir takım dezavantajlar da işvereni karşılıyor. Özellikle çalışanın kontrol edilememe, yaptığı işlerin düzenli bir şekilde gözlemlenememesi problemi büyük bir sorun oluşturuyor. Bunun yanında çalışanı teknik açıdan eğitmek ve iş yeriyle iletişim için yapılacak olan masraflar da işveren tarafından ofis-ev sistemine olumsuz bakılmasının nedenlerindendir.
Görünen o ki esnek çalışma biçimlerinin iş hayatına kazandırdığı alternatif işyerleri ofis-evler, iş dünyasının şu anı ve geleceği için önemli bir yer teşkil ediyor.
Çalışanlara ve işverenlere sağladığı avantajlar göz önüne alındığında ofis-evlerin yeni dünya yönetim anlayışlarında yerlerini genişletecekleri anlaşılıyor.
Bu da demek oluyor ki trafik hiç sıkışmayacak ve işe geç kalınmayacak, sabahları pantolon, ceket, gömlek curcunası yaşanmayacak ve en önemlisi ailevi ve sosyal ihtiyaçlarınız gerçek anlamdaki önceliklerine kavuşacak.