Geri Git   İnsan Kaynakları Akademisi > iNSAN KAYNAKLARI > ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ

Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Bu Konuda Ara Görünüm Modları
  #1 (permalink)  
Eski 04-01-2006, 12:56 PM
Taha Yasin Türker Taha Yasin Türker  çevrimdışı
Moderator
 
Giriş: Mar 2006
Konum: İstanbul
Mesaj: 58
Varsayılan 4857 Sayılı İş Yasası'nın Türk İş Hukuku'nda Meydana Getirdiği Yenilikler III

Yard.Doç.Dr. Pir Ali KAYA
Uludağ Üniversitesi, İİBF, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü


9. İşçi Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili yapılan değişiklikler


• İşçi Sağlığı ve Güvenliği Kurulu ile ilgili yapılan değişiklikler; 1475 sayılı yasada İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kurulu, Çalışma Bakanlığı'nın gerekli gördüğü işyerlerinde kurulan, işçi sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalar yapması öngörülmüştür. Çalışma esasları ise Çalışma Bakanlığı'nın çıkardığı bir tüzükle düzenlenmiştir. Yeni yasada İşçi Sağlığı ve Güvenliği Kurulu'nun oluşturulması teknik gereklere dayandırılmış ve kararları işveren için bağlayıcı olan zorunlu bir kurum haline getirilmiştir. Yasaya göre İşçi Sağlığı ve Güvenliği Kurulu, "Bu Kanuna göre sanayiden sayılan, devamlı olarak en az elli işçi çalıştıran ve altı aydan fazla sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde her işveren bir İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu kurmakla yükümlüdür.


İşverenler iş sağlığı ve güvenliği kurullarınca iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun olarak verilen kararları uygulamakla yükümlüdürler.


İş Sağlığı Ve Güvenliği Kurulları'nın oluşumu, çalışma yöntemleri, ödev, yetki ve yükümlülükleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikte gösterilir." şeklinde etkinliği olan ve önümüzdeki dönemde insan kaynakları yönetiminde yeri olan bir kurum olarak karşımıza çıkacaktır. (md.80)


• İşyeri hekimi ile ilgili getirilen yeni düzenleme; 1475 sayılı yasada düzenlenmeyen sadece tüzükle düzenlenen işyeri hekimi, yeni yasada Tabipler Birliği ile Çalışma Bakanlığı arasındaki tartışmaları sona erdirecek bir yasal zemine oturtulmuştur. Yeni yasaya göre "Devamlı olarak en az elli işçi çalıştıran işverenler, Sosyal Sigortalar Kurumunca sağlanan tedavi hizmetleri dışında kalan, işçilerin sağlık durumunun ve alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin sağlanması, ilk yardım ve acil tedavi ile koruyucu sağlık hizmetlerini yürütmek üzere işyerindeki işçi sayısına ve işin tehlike derecesine göre bir veya daha fazla işyeri hekimi çalıştırmak ve bir işyeri sağlık birimi oluşturmakla yükümlüdür.


İşyeri hekimlerinin nitelikleri, sayısı, işe alınmaları, görev, yetki ve sorumlulukları, eğitimleri, çalışma şartları, görevlerini nasıl yürütecekleri ile işyeri sağlık birimleri, Sağlık Bakanlığı ve Türk Tabipleri Birliğinin görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılacak bir yönetmelikte düzenlenir." denilerek açıkça yasa hükmüyle elliden fazla işçi çalıştıran işyerleri için işyeri hekimi çalıştırma zorunluluğu getirmektedir.


• İş Güvenliği ile ilgili Görevle Mühendis veya Teknik Eleman Bulundurma Zorunluluğu ile ilgili getirilen yenilikler; 1475 sayılı yasada düzenlenmeyen 4857 sayılı yasayla getirilen yeni düzenlemeye göre elliden fazla işçinin çalıştığı sanayiye ait işyerleri için iş kazası ve meslek hastalıklarını önlemek ve işçi sağlığı ve güvenliğini korumak amacıyla işin tehlike derecesine göre bir veya daha fazla mühendis veya teknik eleman görevlendirme zorunluluğu getirilmiştir. Yasa hükmü şu şekilde düzenlenmiştir: "Bu Kanuna göre sanayiden sayılan, devamlı olarak en az elli işçi çalıştıran ve altı aydan fazla sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde işverenler, işyerinin iş güvenliği önlemlerinin sağlanması, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesi için alınacak önlemlerin belirlenmesi ve uygulanmasının izlenmesi hizmetlerini yürütmek üzere işyerindeki işçi sayısına, işyerinin niteliğini ve tehlikelilik derecesine göre bir veya daha fazla mühendis veya teknik elemanı görevlendirmekle yükümlüdürler.


İş güvenliği ile görevli mühendis veya teknik elemanların nitelikleri, sayısı, görev, yetki ve sorumlulukları, eğitimleri, çalışma şartları, görevlerini nasıl yürütecekleri, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinin görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir." (md.82)


• İşçi sağlığı ve güvenliği hakkında tedbir isteme hakkı ile ilgili getirilen yeni düzenleme; 4857 sayılı yasa, işyerinde işçinin sağlığı ve güvenliğini tehdit eden bir durumun ortaya çıkması halinde İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu'na başvurarak tespit isteme ve gerekli önlemlerin alınmasını isteme hakkını düzenlemektedir. Yasanın bu hükmü, Avrupa Birliği normları paralelinde Türk İş Hukuku'na taşınan bir durumdur. İşçi sağlığı ve güvenliği ile ilgili önlemlerin alınmaması durumunda işçinin işi ifadan kaçınma hakkını teminat altına almaktadır. Ayrıca işçi sağlığı ve güvenliği konusunda yargıya intikal eden sorunlarla ilgili olarak yeni bir dönem başlamaktadır. Bu maksatla İşçi Sağlığı ve Güvenliği Kurulu aktif hale getirilmektedir. Yasa hükmüne göre; "İşyerinde iş sağlığı ve güvenliği açısından işçinin sağlığını bozacak veya vücut bütünlüğünü tehlikeye sokacak yakın, acil ve hayati bir tehlike ile karşı karşıya kalan işçi, iş sağlığı ve güvenliği kuruluna başvurarak durumun tespit edilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep edebilir. Kurul aynı gün acilen toplanarak kararını verir ve durumu tutanakla tespit eder. Karar işçiye yazılı olarak bildirilir.


İş sağlığı ve güvenliği kurulunun bulunmadığı işyerlerinde talep, işveren veya işveren vekiline yapılır. İşçi tespitin yapılmasını ve durumun yazılı olarak kendisine bildirilmesini isteyebilir. İşveren veya vekili yazılı cevap vermek zorundadır.


Kurulun işçinin talebi yönünde karar vermesi halinde işçi, gerekli iş sağlığı ve güvenliği tedbiri alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınabilir.
İşçinin çalışmaktan kaçındığı dönem içinde ücreti ve diğer hakları saklıdır.


İş sağlığı ve güvenliği kurulunun kararına ve işçinin talebine rağmen gerekli tedbirin alınmadığı işyerlerinde işçiler altı iş günü içinde, bu Kanunun 24 üncü maddesinin (I) numaralı bendine uygun olarak belirli veya belirsiz süreli hizmet akitlerini derhal feshedebilir.
Bu Kanunun 79 uncu maddesine göre işyerinde işin durdurulması veya işyerinin kapatılması halinde bu madde hükümleri uygulanmaz." (md.83)


• Ağır ve Tehlikeli İşlerde Çalışanların Rapor Almaları ile ilgili yapılan değişiklik; 4857 sayılı yasa, ağır ve tehlikeli işlerde çalışacak işçilerin işe girişinde ve işin devamı süresince en az yılda bir, bedence bu işlere elverişli olduklarını gösterir rapor istemektedir. Ayrıca ilk işe girişlerde, sigortalı olmaksızın Sosyal Sigortalar Kurumu'nun yeni işe girenlerin muayenelerini yapması zorunlu hale getirilmiştir. (md.86)

10.Diğer bazı değişiklikler


• Sakat ve hükümlü çalıştırma ile ilgili getirilen yeni düzenlemeye göre; özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru çalıştırma durumu birlikte değerlendirilmiştir.50' den fazla işçi çalıştıran işyerleri için söz konusu işçilerin tespitinde her 3 grubu dikkate alacak şekilde toplam %6 oranı ile sınırlı tutulmuştur.


• Yıllık ücretle izin süreleri eski yasaya göre ikişer gün arttırılarak işçinin kıdemine göre 14,20 ve 26 gün olarak yeniden düzenlenmiştir. Yasada yeni bir değişikliğe gidilerek 18 yaşından küçük işçiler ile 50'den büyük işçilere kıdem süresine bakılmaksızın izin süresinin 20 günden az olmaması öngörülmüştür. Ayrıca yıllık izin süresinin işyerinin bulunduğu yerden başka bir yerde kullanılması durumunda 1475 sayılı yasadaki bir haftalık ücretsiz izin süresi 4 güne indirilmiştir.


• İdari para cezaları güncelleştirilmiş ve idari para cezalarına itirazın idare mahkemelerine yapılması uygun görülmüştür.

Sonuç


4857 sayılı yasa,başta iş yasasının temel kavramları olmak üzere,Türk İş Hukuk'unda çok ciddi değişiklikler yapmıştır. İş güvencesi ve esnek çalışma iş hukukuna taşınmıştır. Bu çerçevede ,işin düzenlenmesi,fazla çalışma ve işin denetimi gibi iş hukukunun temel kurumları yeni bir düzenlemeye tabi tutulmuştur. Bireysel çalışma ilişkilerinin en sorunlu konusu olan kıdem tazminatı yeni bir çerçeveye oturtulmuştur. Bir bütün olarak,iş hukukuna taşınan yeni kavramlar açısından, gerekse yasa madde içeriklerinin düzenlenmesinde Avrupa Birliği normlarına uyum perspektifi ortaya konulmuştur.


Dolayısıyla,iş hukukunda yapılan değişiklikler,bir tarafta çağin yeni çalışma ilişkilerini iş hukukunun bünyesine taşırken,aynı zamanda iş ve işçi yönetimini de çağdaş bir insan kaynakları yönetimine zorlamaktadır. Gerçekten,yeni yasa ile geleneksel personel yönetimi anlayışı ile çalışma ilişkilerini sürdürme imkanı tamamıyla ortadan kalkmıştır. Artık çalışanlarla ilgili olarak, her bir işlemin işvereni bağlayan hukuki bir sonucu vardır ve çok ciddi kayıt ve belgeye dayalı bir yönetim anlayışını öngörmektedir.


Bu makale ilk olarak, Bursa Bilanço Dergisi, Yıl 4, Sayı 48'de yayınlanmıştır.

www.isguc.org

__________________
Taha Yasin Türker
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi
İnsan Kaynakları Yönetimi Programı
Yüksek Lisans Öğrencisi
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Saat 05:02 PM.


Powered by vBulletin Version 3.0.7
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by 3.0.0