Geri Git   İnsan Kaynakları Akademisi > iNSAN KAYNAKLARI > ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ

Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Bu Konuda Ara Görünüm Modları
  #1 (permalink)  
Eski 04-02-2006, 05:01 AM
Taha Yasin Türker Taha Yasin Türker  çevrimdışı
Moderator
 
Giriş: Mar 2006
Konum: İstanbul
Mesaj: 58
Varsayılan Göçmen Fabrikalar Ve Göçmen İnsanlar

Betül URHAN

Göçerliği insanlara ve kuşlara özgü biliriz. Ama artık fabrikalar da göç ediyor ve bunlara da “kırlangıç fabrikalar” deniyor. Kolayca kurulup sökülebilen, gittiği yere kolayca adapte olan fabrikalardır bunlar. Peki, bir fabrikanın göç etmesi ile bir insanın göç etmesi arasında ne fark var?

Nerdeyse her gün, zavallı yoksul insanların çoluk-çocuk, kadın-erkek göç yolunda, gemilerin ya da bir kamyonun içerisinde bir eşya gibi, sıkış tıkış, insan kaçakçıları tarafından başka bir ülkeye götürülürken yolda havasızlıktan nasıl öldüklerini okuyoruz, izliyoruz. Bir de kendi ülkemizde, mega kentlerin varoşlarını dolduran, yoksulluğun, şiddetin ve suçun kaynağı olarak görülen, ötekileştirilen insanların, asıl sayılmamanın yarattığı hırçınlıklarının ve geleceğe duydukları güvensizliklerin, polisiye önlemlerle nasıl kontrol altına alınmaya çalışıldığını görüyoruz.

Neden insanlar doğdukları yerlerden şehre, şehrin o güvensiz, güvenliksiz, yalnızlaştırılmış, risklerle dolu ortamına gelirler. Kuşkusuz doğdukları kenti terk etmeleri için önemli gerekçeleri olmalıdır. İnsanın bağlarını koparması güçtür, koparmışsa iş-ekmek bulamadığı ve yoksullaştığı içindir. Acaba bunun nedeni, örneğin doğduğu yerde toprağının olmaması, olsa da yetersiz kalması, yeterli olsa da maliyetini kurtarmaması olmasın. Bıçak kemiğe dayanmıştır artık ve insan kendisinin ve varsa ailesinin karnını doyurmak amacıyla toprağını terk eder. Daha iyi bir gelir, daha iyi bir eğitim, daha iyi bir sağlık hizmetini bulacağını umarak düşer yollara. Umar da ne bulur? Kendisini, yine kendisi gibi bin bir umutla yola düşmüş yüz binlerce kişinin arasında bulur. Ve hayatlarının değişeceğini uman yüz binlerce umut yolcusuyla beraber, bir rekabet denizinin içine düşer. Kimi boğulur, kimi yılana sarılır…

Fabrikalar ise bulundukları yerleri, işçi maliyetlerinin yüksek olduğu gerekçesiyle terk ederler; işçi örgütlenmelerinde küçücük bir kıpırtı gördükleri zaman giderler, devletin onlara daha fazla muafiyet ve vergi ayrıcalığı vermediği zaman giderler. Onları kanatlandıran yegâne duygu, “kâr dürtüsü”dür. Önce gitmekle tehdit ederler, sonuç alamazlarsa giderler. İnsan göçerlerin “giderim” tehdidini anaların yürekleri dışında kimse duymaz.

İnsan göçmenler geldikleri yeni yerde istenmeyendir, oysa göçmen fabrikaların yolları dört gözle beklenir. Göçmen insanların tek desteği, akrabasıdır, hemşerisidir, ailesidir. Yani kendisi gibi olandır. Fabrikaların vatanı yoktur, en çok nerede kar edecekse oralara yerleşir. Nedense bu yerler göçmen insanların en yoğun olduğu yerlerdir. Ve fabrikalar, güvencesiz ve çok sınırlı işlerden birine sahip olmak için rekabet eden bu göçmen insanlarla beslenir, semirir. Dolayısıyla da göçmen fabrikaların ve göçmen insanların buluşması göçmen insanlar için aslında bir dramdır. Yeşilçamın zengin kız - fakir oğlan filmlerindeki “mutlu son”, gerçek hayatta karşılığını bulmaz.


www.isguc.org

__________________
Taha Yasin Türker
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi
İnsan Kaynakları Yönetimi Programı
Yüksek Lisans Öğrencisi
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Saat 05:10 PM.


Powered by vBulletin Version 3.0.7
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by 3.0.0