AB’de Sosyal Politika ve İstihdam
AB’nin sosyal politikası nedir?
Avrupa Birliği’nde sosyal güvence ve istihdam politikası üye ülkeler arasında farklı olmakla beraber, çalışma şartları, emeklilik, yoksullukla mücadele, sosyal güvenlik, sağlık, yaşlıların bakımı, sosyal yardım, ayırımcılıkla mücadele gibi alanlarda belli standartlara uyulmaktadır.
Avrupa Birliği’nin sosyal politikası, çalışanların yaşam ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi, işçi ve işveren kesimleri arasında bir diyalog ortamı oluşturulması ve üye ülkelerin sosyal politikaları arasında uyum sağlanmasını amaçlamaktadır.
1989 yılında kabul edilen temel sosyal haklara ilişkin Sosyal Şart, daha çok ekonomi yönü üzerinde durulan Tek Pazar’a yeni bir sosyal boyut kazandırmıştır. AB’nin sosyal politikası aslen, Amsterdam Antlaşması ile birlikte Kurucu Antlaşmalar içine alınmıştır ve istihdam politikası ortak bir sorumluluk alanı olarak belirlenmiştir.
İstihdam politikası AB’nin sosyal politikasındaki en önemli başlıklardan birisidir. Kasım 1997 tarihli Lüksemburg Zirvesi’yle işsizlik ile mücadelede Birliğe üye ülkelerin istihdam politikalarının uyumlaştırılması ve Ulusal Eylem Planları haline getirilmesi hedeflenmiştir. Burada, üye ülkelerin istihdam durumunun başka üye ülkelerin işgücü piyasaları ve genel ekonomik gelişimleri üzerinde olumsuz etkiler yaratmaması için önlemler alınmıştır.
1999 yılının Haziran ayında yapılan Köln Zirvesi’nde, Avrupa İstihdam Paktı kabul edilmiştir. Bu çerçevede, makroekonomik politika kapsamında yer alan taraflar arasındaki diyaloğun güçlendirilmesi ile büyüme ve iş yaratılmasına yönelik güvenin artırılmasını hedefleyen Köln süreci başlamıştır.
Lizbon Avrupa Konseyi Zirvesi’nde, Avrupa işsizlik oranının bu oranı en düşük olan ülkeler seviyesine getirilmesine yönelik hedefler açıklanmıştır. İşsizliğin yoksulluk ve sosyal dışlanmanın en önemli nedeni olduğu vurgulanarak, Avrupa toplumu için kabul edilemez bir yük olduğu vurgulanmıştır. AB’nin 2010 yılına kadar dünyanın en rekabetçi bölgesi haline gelmesini ve istihdam sorunun çözülmesini hedefleyen Lizbon Zirvesi bu açıdan önemli bir dönüm noktası olmuştur.
Avrupa Birliği’nin istihdam politikası ile ilgili 22 Temmuz 2003 tarihli son Konsey kararında belirtilen hedef ve yükümlülükler ektedir.
Avrupa Sosyal Fonu nedir?
Avrupa Birliği, Avrupa Sosyal Fonu aracılığıyla üye ülkelerde istihdam olanaklarının artırılması ve iyileştirilmesi için destek vermektedir. Avrupa Sosyal Fonu’nun (ASF), 2000-2006 dönemi için 60 milyar Euro’luk bir bütçesi bulunmaktadır. ASF’nin dört temel hedefi :
• İstihdam oranının artırılması,
• Girişimciliğe destek verilmesi,
• İşgücünün iş koşullarına ve teknolojideki değişimlere uyum sağlayabilme yeteneğinin güçlendirilmesi,
• Fırsat eşitliğinin korunmasıdır.
Avrupa Sosyal Fonu ile üye ülkelerde genç, dışlanmış veya uzun süreli işsizlere iş olanakları yaratılması, fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi, mesleki eğitimin geliştirilmesi ve kadınların iş piyasasına katılımının desteklenmesi ile ilgili konulara destek verilmektedir.
AB’de çalışanlar açısından istihdam politikası nedir?
Avrupa Birliği vatandaşı olan herkes, Birliğe üye ülkelerde herhangi bir hak kaybına uğramaksızın ve ücret, istihdam ve çalışma şartları konusunda ayırım yapılmaksızın çalışma hakkına sahiptir. Buna göre, AB’nin istihdam politikası, vatandaşlarına din, dil, cinsiyet, bedensel özür, sınırlı vasıf, etnik köken ve yaş ayırımı gözetmeksizin istihdam sağlamayı, yeni iş olanakları yaratmayı ve yüksek standartta çalışma şartları ve ortamı sağlamayı hedeflemektedir. Buna karşılık AB üyesi ülkeler arasında çalışma koşulları açısından farklılıklar bulunabilmektedir. Örneğin, Fransa’da çalışan bir işçi ile İtalya’da çalışan bir işçi aynı sosyal haklara sahip değildir. Ancak, Fransa’da çalışan bir Fransız işçi ile İtalyan işçi aynı sosyal haklardan ve çalışma koşullarından yararlanmaktadır.
Avrupa Birliği’nde çalışma şartları ile ilgili kurallardan bazıları şunlardır:
• 15 yaşından küçüklerin çalıştırılması, 18 yaşından küçüklere fazla mesai yaptırılması yasaktır.
• Çalışanlar iki iş günü arasında en az 11 saat dinlenebilmelidir.
• Çalışanlar ücretleri, izinleri ve ihbar süresi konularında sözleşme imzalama hakkına sahiptir.
• Hamile, yeni doğum yapmış veya bebek emziren bayan çalışanlar için özel sağlık ve güvenlik önlemleri alınmaktadır. Bayan çalışanlar sadece hamile oldukları, yeni doğum yaptıkları veya doğum izninde oldukları için işten çıkarılamazlar.
• Avrupa Birliği’nde doğum izni en az üç aydır.
• AB’ye üye iki ülkenin her birinde 150’den fazla çalışanı olan veya toplamda bin çalışanı olan işyerlerinde Avrupa çalışma konseyi kurulması zorunludur.
• Çalışanlar, işyerlerinde olabilecek kazalar, asbest gibi kimyasallar ve biyolojik faktörler karşısında belli kurallar ve standartlar ile güvence altına alınmaktadırlar.
• Emeklilik yaşı genel olarak 55-59 civarıdır. Çalışanlara aşamalı emeklilik imkanı sunulmaktadır.
• Avrupa Birliği’nde işsizler belli bir süre için işsizlik sigortasından faydalanmaktadır.
• Çalışanlar sendikaya üye olma ve toplu sözleşme yapma hakkına sahiptir. Toplu işçi çıkarma gibi durumlarda işveren sendikaya veya işçi temsilcisine bilgi vermekte ve birlikte değerlendirme yapmaktadırlar.
Bu haklar Avrupa Birliği olarak tanınan haklar olup üye devletler vatandaşlarına daha fazla hak sağlayabilmektedir.
AB üyesi bir ülke vatandaşı, diğer bir üye ülkede iş arayabilir mi?
Bir üye ülke işçisi bir başka üye ülkede faaliyet gösteren bir kuruluşun iş teklifini kabul edip o ülkede çalışmaya başlayabilmektedir. AB vatandaşları bir başka AB ülkesinde iş aramak için 3 aydan 6 aya kadar ikamet etme hakkına sahiptirler. İş arayan AB vatandaşının gerçek anlamda iş bulma şansı olduğunu ispatlaması durumunda söz konusu süre uzatılabilmektedir.
Bir üye ülkede çalışmak için ikamet izni alınması gerekir mi?
AB vatandaşlarının AB üyesi bir ülkede çalışmak için ikamet izni alması gerekmemektedir. Ancak üç aydan fazla kalınması durumunda ikamet belgesi verilmesi yoluyla, kişinin çalışmaya devam etmesi sağlanmaktadır. Ayrıca, çalışanın bulunduğu ülkede Avrupa Parlamentosu ve yerel seçimlerde seçme hakkı vardır.
Başka bir AB ülkesinde çalışan kişinin ailesinin hangi hakları bulunuyor?
AB vatandaşlarının herhangi bir AB üyesi ülkede çalışması durumunda, çalışan kişi ve ailesi o ülke vatandaşlarının sahip olduğu istihdam, ücret ve çalışma şartları, sendikal haklar, vergi, sosyal güvenlik vb. konularda aynı haklara sahiptir.
AB vatandaşı olan bir kişi bir başka üye ülkede hangi işlerde çalışabilir?
AB üyesi ülkelerdeki iş kollarının büyük çoğunluğu diğer AB vatandaşlarına açıktır. Ancak, ulusal egemenlik ve kamusal yetkinin kullanılmasına yönelik istihdam hakkı (asker, polis, jandarma, diplomat, bakanlık görevleri, merkez bankası ve maliye bakanlığında çalışma hakkı) başka ülke vatandaşlarına tanınmamaktadır.
Bunlar dışındaki kamusal alandaki işler (kamu sağlığı ve eğitim ile ulaştırma, telekomünikasyon, enerji gibi ticari niteliği bulunan kamusal hizmetler) diğer AB üyesi vatandaşların istihdamına açıktır.
AB’de çalışma saatleri ne şekilde ayarlanmıştır?
Çalışanların aşırı çalışmasından meydana gelebilecek hata ve iş kazalarının azaltılması amacıyla yürürlüğe koyulan Çalışma Saatleri Direktifi günlük ve haftalık dinlenme sürelerini belirlemektedir. Buna göre;
• Yetişkin çalışanların günlük en az aralıksız 11 saat, haftalık ise en az aralıksız 24 saat dinlenme hakları vardır.
• Yetişkinler haftada fazla mesai dahil en çok 48 saat çalışabilmektedir.
• Gece çalışanlar aralıksız olarak 8 saatten fazla çalışamamaktadırlar.
AB içindeki çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik 2002 yılında yapılan anket sonuçlarına göre, AB’de haftalık ortalama çalışma saati 38.2’dir. Ülkelere göre çalışma saatleri ise;
• Yunanistan’da 40 saat,
• Finlandiya, İrlanda, Portekiz, Belçika ve Lüksemburg’da 39 saat,
• İsveç’te 38.8 saat,
• Avusturya ve İspanya’da 38.5 saat,
• İtalya’da 38 saat,
• Almanya’da 37.7 saat,
• İngiltere’de 37.2 saat,
• Hollanda ve Danimarka’da 37 saat,
• Fransa’da ise 35 saattir.
İşçilerin iş sözleşmesi ile ilgili olarak bilgilendirilme hakları var mıdır?
AB mevzuatı, işverenin iş sözleşmesi veya iş ilişkisi hakkında işçileri bilgilendirme yükümlülüğünü vurgulamakta ve hak ihlallerine karşı işçilere güvence vermektedir.
AB mevzuatına göre işverenin, yazılı olarak işçileri en çok iki ay içinde bilgilendirmesi gereken konular: işyeri, iş tanımı, işe başlama tarihi, ücretli izin, ücret, çalışma süresi, ihbar süresi gibi temel konulardır. Koşulların değişmesi durumunda ise, işverenin en geç bir ay içinde işçileri bilgilendirme yükümlülüğü vardır.
AB mevzuatında çalışan gençlere hangi haklar tanınır?
AB mevzuatı, 18 yaşından küçüklerin çalışamayacağı işleri, çalışma saatlerini, çalışma ve dinlenme sürelerini ve işverenin çalışanlara karşı yükümlülüklerini belirlemektedir. Buna göre gençler, yaşı 18’in altında bulunan kişileri; ergenlik çağındaki kişiler 15 ile 18 yaş arasında olan kişileri, çocuklar ise yaşı 15’in altında olanları kapsamaktadır.
Gençlerin, fiziksel veya psikolojik kapasitelerini aşan, kendilerine zarar verecek maddelere maruz kalmalarını gerektiren, insan sağlığını herhangi bir şeklide olumsuz olarak etkileyen, eğitim veya tecrübe eksikliğine bağlı olarak yüksek kaza riski taşıyan işlerde çalışmaları yasaktır.
Çocuklar konusunda ise, iş/eğitim veya çıraklık programı çerçevesinde yapılan işlerde haftada 40 saat çalışma süresi tanınır ve ergenlik çağında çalışanlar için de aynı durum söz konusudur. Genç bir kişinin birden fazla işte çalışmasının söz konusu olduğu durumlarda ise, çalışma süresi toplam olarak değerlendirilmektedir.
AB’de annelere tanınan sosyal haklar nelerdir?
AB üyeleri içinde sosyal güvenlik sistemleri farklılık göstermektedir. Bu çerçevede, annelere yönelik sosyal ve tıbbi korunma konularında da tam bir uyum söz konusu değildir. Bununla birlikte iki önemli konuda uyum sağlanmış bulunmaktadır;
• Anne ve çocuğuna sunulan sosyal hakların ikamet edilen ülkede sağlanması,
• Annenin işten uzak kalmasından kaynaklanan tazminatın kişinin sosyal güvenliğini sağlayan ülke tarafından karşılanması.
AB’nin kadınların mesleki hayatına yönelik ne tip girişimleri bulunuyor?
Avrupa Komisyonu, kadınların mesleki hayatı kapsamında, 2001-2005 yıllarını kapsayan ve kadın-erkek eşitliğine yönelik olan Topluluk stratejisini uygulamaktadır. Üye ülkeler arasında kadın-erkek eşitliğineistihdam konusunda da ağırlık verilmesinin yanı sıra, aile hayatı ile mesleki hayat arasında dengenin sağlanması ve hakların eşit şekilde kullanılmasını mümkün kılan koşulların yaratılmasının altı çizilmektedir.
Avrupa Birliği’nde kadın-erkek çalışan arasında ayırım yapılamaz. Bu çerçevede,
• Kadın ve erkek eşit işe eşit ücret ve yan ödenek almaktadır.
• Kadın çalışanlar da erkek çalışanlarla aynı eğitim ve terfi hakkına sahiptir.
• Kadın ve erkek çalışana eşit şartlarda sosyal güvenlik sağlanmaktadır.
• Kadınlar da erkeklerle aynı şartlarda iş kurma olanağına sahiptirler.
• İş ilanlarında kadın-erkek ayırımı yapılmamaktadır.
• Hem kadın hem de erkek çalışan, çocuk doğduğunda veya evlat edinildiğinde doğum izni hakkına sahiptir. Aileden birisi hastalandığında erkek çalışan da kadın çalışan gibi izne ayrılma hakkına sahiptir.
• Çocuk 8 yaşına gelinceye kadar, çocukların bakımı için anne ve babaya ayrı ayrı 3 ay ücretsiz izin hakkı tanınmaktadır.
• Avrupa Birliği kuralları aynı mesleki vasıflara sahip erkek ve kadın çalışanlar arasında kadınların lehine ayırımcılığa izin vermektedir.
Yeni çıkan kanunla, çalışan kişi işyerinde ayırımcılık yapıldığını ispatlamakla yükümlü değildir. İspat yükümlülüğü işverene aittir.
Avrupa Birliği’nde doğum izni süreleri ülkeden ülkeye değişmektedir. Doğum izni olarak en az 14 hafta tanınmaktadır. 2 yıldan fazla hizmet durumunda söz konusu süre 29 haftayı bulabilmektedir. Doğum izninin en fazla olduğu ülke 96 hafta (2 yıl) ile İsveç’tir. İsveç’in ardından en uzun annelik iznini veren diğer ülkeler ise Danimarka (50 hafta), İtalya (47), Finlandiya (44 hafta) ve İngiltere’dir (40 hafta). AB ülkeleri içinde en kısa annelik izni veren ülkeler ise Almanya (14 hafta) ile Belçika’dır (15 hafta).
2010 yılına kadar hedef, kadın işgücünün yarıdan fazlasına istihdam sağlamaktır.
AB iş hukukunda sözleşmeli çalışma koşulları nasıl tanımlanır?
AB mevzuatında sözleşmeli iş, işveren ve işçi arasında önceden belirlenen bir tarihe kadar sürdürülmesi veya belirli bir işin tamamlanması gibi koşullara bağlı olarak oluşan istihdam ilişkisidir. Buna göre AB, sözleşmeli çalışanlar ile tam süreli çalışanlar arasında herhangi bir ayırımcılık yapılmaması, iş sözleşmelerinin sürekli yenilenmesi yoluyla tam süreli istihdamın engellenmemesi ve sözleşmeli çalışma koşullarının iyileştirilmesini amaçlamaktadır.
AB’de yarı zamanlı (part-time) çalışanların hangi hakları bulunmaktadır?
Avrupa ekonomisinde ve istihdam piyasalarında yarı zamanlı çalışanların sayısı gün geçtikçe artmaktadır. İşveren ve işçiye sağladığı esneklik nedeniyle tercih edilen yarı zamanlı çalışma, kadınların istihdam piyasasında daha fazla yer almalarını da sağlaması açısından önemlidir.
AB iş hukuna göre, istihdam koşulları açısından yarı zamanlı çalışan işçiler ile tam zamanlı çalışan işçiler arasında ayırımcılık yapılamaz. Buna göre, bir işçinin tam zamanlı işten yarı zamanlı bir işe geçişi veya tersine geçişi reddetmesi işten çıkarılma nedeni sayılamaz.
Avrupa Birliği’ndeki emeklilik koşulları nedir?
AB’de emeklilik yaşı ortalama 55-59 arasında değişmektedir. AB üyesi ülkelerin her birinin kendi sosyal güvence sistemi vardır, ancak AB üyesi ülkeler arasındaki zorunlu sosyal güvence sistemlerinin koordinasyonu sayesinde, farklı üye ülkelerde çalışmış olan bir AB vatandaşının toplam çalışma süresi dikkate alınmaktadır.
Emeklilik dönemindeki haklara bakıldığında, İsveç, Finlandiya, Danimarka gibi kuzey ülkeleri ile İrlanda, İngiltere ve Hollanda’da sosyal güvence sistemleri, yoksulluktan koruma amacıyla, temel yaşam ihtiyaçlarını garanti altına almaktadır. Diğer AB üyesi ülkelerde ise, kişinin çalışırken elde ettiği yaşam kalitesinin aynen devamı sağlanmaktadır.
Emeklilik hakkını elde etmiş AB vatandaşı, , istediği herhangi bir üye ülkede, bu ülkede çalışmaması şartıyla, oturma hakkına sahiptir. Bu çerçevede, kişi emeklilik hakkını elde etmiş olduğu ülkeden emeklilik maaşını o ülkenin para birimi ile almaya devam etmektedir.
Emekli olan kişi ikamet ettiği AB üyesi ülkede oy kullanma ve AB Parlamentosu ve belediye seçimlerine katılma hakkını korumaktadır. Ayrıca yerleşmiş olduğu ülkede, emeklilere tanınan haklardan yararlanma ve o ülkenin vatandaşlarıyla aynı koşullarda sağlık imkanlarından faydalanabilmektedir. Eğer kişi, mesleki hayatını bir başka üye ülkede en az bir yıl çalışarak tamamlarsa, emekli olan kişinin ailesiyle birlikte bu ülkede yaşayabilmesi için iki yıllık bir gecikmesi söz konusudur. Yerleşim, sosyal yardım ve çocuklarının eğitimi konularında kazanmış olduğu hakların korunması da bu gecikme süresi kapsamında yer almaktadır.
Avrupa’da sendikalaşma ve toplu sözleşme hakları nasıl düzenlenir?
Avrupa Birliği’nde toplu sözleşme gerçekleştirmenin yasal ve kurumsal çerçevesi ülkeden ülkeye farklıdır. Farklılığın temelinde ise her ülkenin demokratikleşme, sendikalaşma ve toplu sözleşme yapma tarihindeki gelişmeler yatmaktadır. Birçok Avrupa ülkesinde toplu sözleşme hakkını destekleyen yasalar çıkarılmış durumdadır.Belirlenmiş asgari bir sayının üzerinde işçi çalıştıran kurumların, sendikaları kabullenmesini öngören yasalar da sistemin bir parçasıdır. AB’ye üye ülkelerin içinde sendikal örgütlenme düzeyi de büyük farklılıklar göstermektedir. İskandinav ülkeleri ile Belçika, mevcut işgücüne oranla sendikalaşmanın en yüksek olduğu ülkeler olmakla beraber, Fransa, AB içindeki sendikalı işçi sayısının en düşük olduğu ülkedir.Birçok AB üyesi ülkede toplu sözleşme sonucu elde edilen haklar, sendikalı olmayan işçileri de kapsamaktadır. Zira belli bir işyerinde varılan işçi-işveren anlaşması, yasal olarak aynı sektörde çalışan işçilerin tamamına da uygulanmaktadır. Veya henüz sendikalaşmamış işyerleri, ulusal ya da sektörel düzeyde gerçekleştirilen toplu sözleşme anlaşmalarına uymayı centilmence kabullenmektedir.Günümüzde AB ülkelerinde faaliyet gösteren güçlü işçi sendikaları konfederasyonları, belli bir sektörü kapsayan ve tek bir ülkede yapılan toplu sözleşmenin Birliğin tamamında sektörel bazda uygulanması önerisiyle çalışmaktadır.
YARARLANILAN KAYNAKLAR
http://www.europa.eu.int/scadplus/leg/en/cha/c00002.htm
http://www.europa.eu.int/comm/employ...l/index_en.htm
www.info-europe.fr/seb.dir/seb.htm
www.eiro.eurofund.eu.int
http://www.ictu.ie/html/services/eubarg.html (ICTU (Irish Confederation of Trade Unions websitesi)
AB Tam Üyeliğinin Türkiye Vatandaşlarına Sağlayacağı Faydalar, İKV Yayınları No.173, Mayıs 2003
AB’nin Sosyal Politikası ve Türkiye’nin Uyumu, İKV Yayınları, Ekim 2001
Şu AB Neyin Nesi, Yalova Kent Meclisi Yerel Gündem 21 AB İlişkileri Ofisi Yayını, No:3, Kasım 2002
http://www.deltur.cec.eu.int/ABde_So...aIstihdam.html