BÖLÜM- IV
ÜLKEMİZ SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN SORUNLARININ ÇÖZÜMÜNE İLİŞKİN ÖNERİLER(*)
1- Sistemin adı “Sosyal Güvenlik” olarak muhafaza edilmelidir.
2- Sosyal güvenlik sistemimizin sorunları mevcut yapı korunarak çözümlenmelidir.
3- Mevcut sistem ülke koşullarına uygun olarak doğru kurgulanmıştır. Önemli olan sistemi bozan, sistemin yapısına uymayan uygulamaların ve ödemelerin sisteme uyarlanması ve bir daha dışardan müdahale edilemeyecek bir yapıya kavuşturulmasıdır.
4- Sağlıkta reform toplumun ihtiyacı ve ülke koşulları göz önünde bulundurularak gerçekleştirilmelidir.
• Devlet ülkemizde yaşan herkese adil erişilebilir yeterli sağlık hizmetini sunmalıdır. Dolayısıyla mevcut sistemin kapsam dışı bırakıldığı nüfus mutlaka kapsama alınmalıdır. Sosyal Sigortalar Kanunundaki Topluluk Sigortası yolu ile kapsam dışı nüfusun prim ödeyerek kapsama alınması sağlanmalıdır. Yoksulların primleri ise devlet tarafından karşılanmalıdır.
(*) Önerilerimize ilişkin gerekçeler III.Bölümde açıklanmıştır.
• Farklı gelişmişlik ve gelir düzeyine sahip, sağlık yönetimi konusunda yeterli bilgi birikimi ve alt yapısı olmayan yerel yönetimlere hastaneler devredilmemelidir.
• Sağlık hizmetleri kamusal niteliktedir. Bu nedenle devlet sağlık üretiminden vazgeçmemelidir.
• Sosyal Sigortalar Kurumu kaynaklarını en uygun şekilde kullanarak daha etkin sağlık hizmeti (kısa sürede ulaşılabilen, yeterli, tüm sigortalıları memnun eden) sunabilmesi için hastane işletmeciliğine devam etmelidir. Dolayısıyla Sosyal Sigortalar Kurumu Hastanelerinin Sağlık Bakanlığına devrini ön gören Tasarı Taslağı geri çekilmelidir.
• Sağlık Bakanlığına ve Sosyal Sigortalar Kurumuna ülke ihtiyaçlarına göre sağlık yatırımı yapması imkanı tanınarak, yeterli kaynak tahsis edilmelidir. Kaynakların uygun şekilde kullanılması için yatırımlar Sağlık Bakanlığı ile Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından birlikte planlanmalıdır.
• Mevcut hastanelerin kaliteli ve etkin sağlık hizmeti üretebilmeleri için insan gücü, tıbbi donanım ve fiziki mekan ihtiyaçları uygun bir program çerçevesinde karşılanmalıdır. Özellikle Sosyal Sigortalar Kurumu hastanelerinin sağlık ve yardımcı sağlık personeli ihtiyaçları süratle karşılanmalıdır.
• İnsan kaynaklarının uygun dağılımını olumsuz etkileyecek müdahalelere izin verilmeyecek yasal düzenleme yapılmalıdır.
• Hastane yönetimleri yetkilendirilerek, konunun uzmanı profesyonel yöneticilere verilmelidir.
• Hiç kuşkusuz sağlık ayağının bir bölümünü kamu nitelikli sağlık hizmeti sunan özel sektör oluşturmaktadır. Özel hastanelerden satın alınacak sağlık hizmetlerin de kamu kurumların büyük zarara uğratacak, dürüst yatırımcıların aleyhlerine olacak olası yolsuzlukların önlenmesi için satın almada standartlar ve etkin denetim oluşturulmalıdır. Bilgi teknolojilerine dayalı geniş kapsamlı denetim araçları geliştirilmelidir.
• Satın almalarda sözleşme dışı hastalardan da ayrıca para alınması mutlaka önlenmelidir.
• Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalıların ilaç almalarını kolaylaştıracak şekilde büyük illerde değişik semtlerde 24 saat süre ile ilaç veren eczaneler kurulmalıdır.
• Akıllı ilaç kullanımı için gerekenler mutlaka yapılmalı, verilen ilaçların dozu bilgisayar ortamında provizyon yöntemi ile kontrol edilmelidir.
• Sosyal Sigortalar Kurumunun ilaç fabrikasının üretim çeşidi ile miktarını artırıcı yatırımlar ivedilikle yapılmalıdır.
• Koruyucu sağlık hizmetleri devlet tarafından karşılanmalıdır.
• Kırsal kesimlerin sağlık hizmetlerine ulaşabilmeleri için Sağlık Ocakları etkin hizmet sunacak yapıya kavuşturulmalıdır. Gerekli personel ve tıbbi donanımları sağlanmalıdır.
• Yataklı sağlık tesislerinin yüklerinin azaltılıp, optimum kullanımlarına imkan sağlanarak israfın önlenmesi için Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Sigortalar Kurumu ülke ihtiyaçlarına uygun Sağlık Ocağı ve Sağlık istasyonları yatırımlarını gerçekleştirmelidir.
• Bilgisayar ortamında yapılıp, takip ve kontrol edilebilen etkin bir sevk zinciri kurulmalıdır.
• Tüm tıbbi sarf malzemeleri kodlanarak standart hale getirilip bilgisayar ortamında takip edilmelidir.
• Sağlık yardımı kişinin fiziksel, ruhsal ve sosyal iyilik hali olarak tanımlanmalıdır. Özel sigortacılık sisteminin kavramı olan “Teminat Paketi” kavramları ile kısıtlanmamalıdır. Sağlık yardımının tanımı ve kapsamı asla yönetmelikle düzenlenmemelidir.
5- Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ-Kur ve T.C Emekli Sandığı tarafından farklı normlarda sunulan sosyal sigorta yardım ve şartlarında birliktelik için kurumların kendi içindeki farklılıkların giderilmelidir.
• Çalışanların statülerinin, hak ve yükümlülüklerin belirlenmesinde mutlaka sosyal taraflar ile görüş birliği sağlanmalıdır.
• Ülkemizin sosyal ve çalışma hayatının şartları ile bağdaşmayacak şekilde emeklilik için ön görülen prim ödeme gün sayısı ile yaşın yükseltilmesi, aylık bağlama oranının düşürülmesi ve maluliyet aylığının zorlaştırılması gibi öneriler asla kabul edilemez. Dolayısıyla bu tür düzenlemelerden vazgeçilmelidir.
• 1980’li yıllardan bugüne kadar çıkartılan kanunlar ve kararnameler ile Sosyal Sigortalar Kurumu emekli dul ve yetimleri arasında oluşturulan farklılıklar en kısa süre içinde giderilmelidir.
• Riskli işlerde çalışan sigortalılara sağlanan özel haklarda eşitlik sağlanmalıdır.
• T.C Emekli Sandığı Kanununda sadelik ve statülere uygun eşitlik sağlanmalıdır.
6- Kamu kaynaklarını adil ölçülerde kullanıma sunabilen, ulaşılabilir ve çağdaş hizmet verebilen, sosyal yardım ve sosyal hizmetler sistemi ivedilikle oluşturulmalıdır.
• Vakıflar, dinsel inançlar ve acıma duygusu ile dağınık halde verilen sosyal yardım ve hizmetlerin toplanarak, çağdaş ölçütlerde devlet tarafından verilmesine imkan sağlayacak kanun ivedilikle çıkartılmalıdır.
• Bu yasada, yoksulluk tanımı bölgelerin özellikleri de dikkate alınarak somut ölçütlerle yapılmalıdır. Sistemden yararlanma şartları herkes için eşit ve somut ölçütlere dayandırılmalıdır.
• Kurumun temel işlevi yoksulluğu ortadan kaldıracak projeler üretip uygulama olmalıdır.
• Kanunla oluşturulacak fon kapsamına mutlak suretle Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvik fonuda alınmalıdır.
• Yapılan hizmet ve yardımların bilgisayar ortamında ve manuel yöntemler ile denetlenmesi yapılmalıdır.
• Sosyal Tanzim Kanunları da sadeleştirilip herkese eşit haklar sağlayacak yapıya dönüştürülerek, bu hizmetlerin Sosyal Yardım ve Sosyal Hizmet Kurumu tarafından verilmesi sağlanmalıdır.
7- Sosyal güvenlik kurumları sosyal tarafların eşit olarak temsil edildiği özerk yönetime sahip kurumlar olarak yeniden yapılandırılmalıdır.
• Genel Kurulları Kurum Başkan veya Genel Müdürünü seçme, Yönetimi denetleyip ibra etme, Bütçe, Kadro ve yatırımları onama yetkisine sahip olmalıdır.
• Yönetim Kurulları tarafların eşit temsilinden oluşmalı, kararları başka bir makam tarafından onaylanmadan uygulanmalıdır.
• Üst düzey yöneticilerin atamaları kanunla belirlenecek niteliklere uygun olarak Yönetim kurulu tarafından yapılmalıdır.
• T.C Emekli Sandığının prim ve aylık ödeyeni Devlet olduğundan yönetimin tarafları eşit sayıda Devlet temsilcileri ile memurlardan oluşmalıdır.
• Bağ-Kur meslek örgütlerine dayalı biçimde yeniden yapılandırılmalıdır.
• Tüm Sosyal Güvenlik Kurumları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının özerk yapıda ilgili kuruluşu olmalı, devlet adına denetimleri bu bakanlıkça yapılmalıdır.
• Kendi kendine yönetimden hedeflenen sonucun alınması için merkezi yapıdan uzak daha demokratik yönetim oluşturulmalıdır.
8- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanan Reform Önerileri metninde projelendirilen BİLTOM (Bilgi Teknolojileri ve Operasyon Merkezi) üç sosyal güvenlik kuruluşunun (SSK, Bağ-Kur, E.Sandığı) ve Sosyal Hizmet ve Yardım Kurumunun kayıtlarını içerecek şekilde en kısa sürede hayata geçirilmelidir.
• Sanal ortamda oluşturulacak bu veriler giderek T.C Kimlik numaraları bazında tüm nüfusu kapsamalıdır.
• Provizyon yöntemi ile tüm hizmetlerin özellikle sağlık hizmetlerinin bilgisayar ortamında kontrol edilmesine olanak sağlanmalıdır.
• Vergi ve prim takip ve tahsilatının çapraz kontrolü sağlanmalıdır.
• Tüm satın almalar kodlanarak bilgisayar ortamında takip ve kontrol edilmelidir.
• Kayıt dışının önlenmesi için sanal ortam veri tabanında tüm tüzel ve gerçek kişiler bazındaki kayıtlar tutulmalı ve denetlenmelidir.
9- Mevcut işçi ve işverene dayalı primli sistem devleti de kapsayacak şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Genel Bütçeden yapılan mevcut transfer uygulaması devam ettirilmelidir.
• Sistemin aktüreyal dengesinin kalıcı olması için aktif pasif dengeleri sağlanmalıdır. Aktüreyal dengeyi sağlamak adına hak ve yükümlülüklerin ağırlaştırılması uygulamalarına başvurulmamalıdır.
• Aktüreyal dengenin sağlanması için; kayıt dışı istihdam ile etkin mücadele edilmelidir.
• Sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılarak teşvik edilmelidir.
• İşçi çıkışlarına neden olan, istihdam temelli olmayan özelleştirme uygulamalarından vazgeçilmelidir.
• Prim kaçaklarını önleyecek etkin denetim sağlanmalıdır.
• Prim ödemeyi özendirecek uygulamalar geliştirilmelidir.
• Sigorta müfettişlerinin sayıları artırılarak, tüm işyerlerinde asgari işçilik tespit etme yetkisi verilmelidir.
• Aktüreyal dengenin bozulmaması için kayıt dışı istihdam engellenip sistem içine alınıncaya kadar, prim oranlarının düşürülmesi kesinlikle gündeme alınmamalıdır.