ESNEK ÇALIŞMA UYGULAMALARINDA ELEKTRONİK İLETİŞİM SİSTEMLERİ
Savaş Mutlu
1. GİRİŞ
İşgörenlerin kendilerine ve ailelerine daha fazla zaman ayırmak istemeleri, genel işgücü yapısında kadın, genç, yaşlı ve özürlü oranının giderek artması, insanların bir yandan çalışırken diğer yandan mesleki ve genel eğitim ihtiyaçlarını karşılama istekleri, esnek çalışma uygulamalarının işgörenler tarafından kabul görmesi ve yaygınlaşmasının temelindeki sosyal, demografik ve ekonomik faktörlerden bazılarıdır. [i]
İşyeri işletme maliyetlerinin (kira, ofis malzemeleri, ısınma, aydınlatma v.b.) azaltılması, nitelikli işgören istihdamının sağlanması, işgörenlerin iş tatmininin ve verimliliğinin arttırılması gibi faktörler esnek çalışmayı işletmeler açısından da çekici hale getirmektedir. [ii]
Ayrıca, iletişim ve bilgisayar teknolojilerindeki gelişmeler ile internetin yaygınlaşması, işgörenlerin ofisleri ile aralarındaki fiziksel mesafeleri ortadan kaldırarak esnek çalışma uygulamalarının kapsam ve boyutlarını değiştirmektedir.
Günümüzde esnek çalışma uygulamalarının popülerliği ve giderek yaygınlaşması, elektronik iletişim sistemlerinin bu uygulamalardaki yerinin her geçen gün artması, bu çalışmanın yapılmasına yol açan ana unsurlardır.
Literatürde her bir esnek çalışma uygulamasının avantaj ve dezavantajlarına ilişkin geniş kaynak bulunmasına rağmen, çalışmada temel amaç bunları irdelemek olmadığından, bu hususlara kısaca değinilmiştir.
2. ESNEK ÇALIŞMA UYGULAMALARI
Geleneksel olarak kabul edilen “dokuzdan beşe, pazartesiden cumaya” veya “belirli bir yerde, belirli gün ve saatlerde” çalışma düzenine bağlı kalmaksızın çalışmanın öngörüldüğü yeni çalışma biçimleri; esnek çalışma, atipik istihdam [iii] veya alternatif çalışma programları [iv] olarak adlandırılmaktadır.
İş sürelerini çeşitli ihtiyaçlara cevap verebilmek üzere değişik şekilde düzenleyebilme olanağı tanıyan açık bir sistemin oluşturulması olarak da tanımlanan [v] esnek çalışma uygulamalarının çoğunluğu 1970’li yılların sonlarında başlamış ve bu uygulamalar son yıllarda literatürde iş dizaynı teknikleri arasında yer almıştır. [vi]
Uluslararası İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Derneği (International Society for Labour Law and Social Security)’nin Eylül 1985’de yapılan 11 nci Kongresine sunulan bir raporda 30 değişik esnek çalışma şeklinden bahsedilmektedir. [vii]
Buna karşılık kullanımı yaygınlık gösteren esnek çalışma uygulamaları; kısmi süreli çalışma, iş paylaşımı, çağrı üzerine çalışma, sıkıştırılmış çalışma haftası, evde çalışma ve tele çalışmadır. [viii]
Bir diğer kaynakta ise alternatif çalışma programları; esnek çalışma saatleri, sıkıştırılmış iş haftaları, yarı zamanlı çalışma, iş paylaşımı ve uzaktan çalışma olarak sınıflandırılmaktadır. [ix]
Bu çalışmamızda her iki sınıflandırmada ortak olan uygulamalar bir araya getirilerek; esnek çalışma saatleri, kısmi süreli (yarı zamanlı) çalışma, iş paylaşımı, çağrı üzerine çalışma, sıkıştırılmış çalışma haftaları, evde çalışma ve uzaktan (tele) çalışma uygulamaları ele alınacaktır.
a. ESNEK ÇALIŞMA SAATLERİ
Bu uygulamada işgörenler bir iş gününü ne zaman başlatıp ne zaman sona erdireceklerini belirli sınırlar içinde kendileri belirlemektedirler. Genellikle tüm işgörenlerin iş başında olmasını gerektiren temel bir süre vardır. Bu temel süre “asıl, sabit veya çekirdek zaman” olarak da adlandırılmaktadır. [x]
Çok sayıda firma 10' dan 15' e gibi ana saatlerde işgörenin firmada olmasını zorunlu kılmakta ancak işe geliş ve gidiş saatlerini esnek bırakmaktadır. [xi] . Asıl zaman aralığı dışına düşen çalışma saatleri “esnek zaman” olarak da adlandırılmaktadır. [xii] Bu programda haftalık toplam çalışma süresinde bir değişiklik olmamaktadır. [xiii]
Esnek çalışma saatleri uygulamasının avantajları arasında işe geç gelme ve devamsızlıkların azaltılması, işgörenlerin en verimli zamanlarında çalışacak şekilde kendilerini ayarlayabilmeleri, işe geliş gidiş saatlerindeki farklılaşma nedeniyle trafik sorunun azaltılması sayılabilir. Dezavantajları arasında ise işletmenin uzun süre açık olması nedeniyle enerji giderlerinin artması, üstlerin astlarıyla haberleşmesi ve onları yetiştirmesi konusunda doğabilecek sorunlardır. [xiv]
b. KISMİ SÜRELİ (YARI ZAMANLI) ÇALIŞMA
Esnek çalışmanın en yaygın şekillerinden birisi kısmi süreli (yarı zamanlı) çalışmadır. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)’nün kabul ettiği tanıma göre “Normal çalışma sürelerinden az, sürekli ve düzenli olan ve gönüllü olarak yapılan çalışmaya” kısmi süreli çalışma denilmektedir. [xv]
Kısmi süreli çalışmanın normal çalışma süresinden ne kadar az olacağı ülkeden ülkeye değişmektedir. Ayrıca, iş tanımında yer alan süreklilik ve düzenlilik unsuru nedeniyle “kısa süreli çalışma”,”mevsimlik çalışma” ve “geçici çalışma” dan ayırt edilmektedir. [xvi]
Hizmet sektörü için uygun ve yaygın bir istihdam şekli olduğundan, temizlik, otel, sağlık, yiyecek gibi hizmetlerin yaygınlaşması ile artmaktadır. Özellikle öğrenciler, emekliler, özürlüler ve ailelerine vakit ayırmak isteyen kadınlar tarafından rağbet görmektedir. [xvii]
Ancak bu şekilde çalışanların profesyonel yaşamlarında yükselme olanakları da büyük ölçüde sınırlanabilmektedir. [xviii] .
c. İŞ PAYLAŞIMI
İş paylaşımı programında iki işgören, düzenli bir tam zamanlı işin sorumluluğunu paylaşmaktadır. İş paylaşımında çalışma saatleri ve sorumluluk yarı yarıya bölünebileceği gibi, bir işgören diğerinden daha fazla saat çalışabilmekte veya daha fazla sorumluluğa sahip olabilmektedir. [xix]
İş paylaşımının değişik şekilleri mevcuttur. Yaygın olarak dört tip iş paylaşımından bahsedilmektedir. Bunlar bölünmüş gün (split day), bölünmüş hafta (split week), değişimli hafta (alternate week) ve sabit olmayan takvim (no fixed schedule) olarak sıralanmaktadır [xx]
Bölünmüş günde, iş paylaşımında bulunanlar her gün yarım gün çalışmakta, bir işgören öğleden önce diğer işgören öğleden sonra işbaşı yapmaktadır. Bölünmüş haftada çalışma süresi gün olarak değil hafta olarak bölünmektedir. İş paylaşımında bulunan bir işgören haftanın ilk yarısı, diğer işgören haftanın son yarısı çalışmaktadır. Değişimli hafta modelinde çalışanlar haftayı bölmeden bir hafta boyunca çalışmaktadırlar. Bir işgören ilk hafta diğeri ikinci hafta işbaşı yapmaktadır. Sabit olmayan takvim modelinde çalışma süresinin nasıl paylaşılacağı belli bir takvime bağlı değildir. İşletmenin durumuna ve çalışanların şahsi ihtiyaçlarına göre çalışma süreleri belirlenmekte ve paylaşılmaktadır. [xxi]
Özellikle aynı çalışma stillerini ve benzer kişilik özelliklerini paylaşan çalışanlar tarafından bu yöntem kolaylıkla kullanılabilmektedir. Uygulama sırasında iki çalışanın birbiriyle sıkı bir iletişim içinde olmaları şarttır. Bunun için de iki çalışanın birbirlerine elektronik posta (e-posta) göndermeleri, aynı masa ve telefonu kullanmaları, birbirlerinin dokümanlarına erişebilmeleri ve en az haftada bir ikisinin de işyerine gelmesi gerekmektedir. [xxii]
İş paylaşımının en önemli faydası, işsizliğin azaltılması ve istihdamın arttırılmasına olan katkısıdır. Diğer faydaları evli kadınların aile sorumluluklarını kolaylıkla yerine getirebilmesinin ve yaşlı işgörenlerin emekliliğe kademeli geçmesinin sağlanmasıdır. Buna karşılık en olumsuz yanı tam gün süreli istihdama göre ücretinin az olmasıdır. Ayrıca çalışanların yükselme olanaklarının daha az olması da bir diğer sakıncasıdır. [xxiii]
d. ÇAĞRI ÜZERİNE ÇALIŞMA
Önceden yapılan hizmet akdi gereğince, işgörenin işveren tarafından çağrıldığında işyerine gelerek çalışmasıdır. Bu çalışma iki şekilde olabilmektedir. [xxiv]
Birinci şekilde, taraflar önceden çalışılacak süreyi (haftalık, aylık veya yıllık) anlaşarak birlikte belirlemektedirler. Çalışmanın ne zaman yapılacağı belli değildir. İkinci şekilde ise, çalışılacak sürenin tespiti tek taraflı olarak işverene bağlıdır. İşveren ne zaman çalışılacağına karar vereceği gibi ne kadar süre çalışılacağını da belirlemektedir. İşgörenin çalışılan süreyi belirlemede bir işlevi olmamaktadır. [xxv]
Bu çalışma türünün avantajı işletmelere esneklik sağlayarak, işletmenin talep değişikliklerine uyumunu temin etmektir. Ayrıca ekonomik durgunluk dönemlerinde talebin ve üretimin azalması halinde çalışma süreleri azaltılarak, işgörenlerin işten çıkartılması önlenebilmektedir.
Ancak çağrı üzerine çalışma uygulamalarında; işgörenin günlük, haftalık, aylık veya yıllık olarak çalışacağı sürenin belirlenmesinde, işçiye ne kadar zaman önceden haber verileceği ve işgörenin her seferinde ne kadar süre çalışacağı konularında sorunlar yaşanmaktadır. [xxvi]
e. SIKIŞTIRILMIŞ ÇALIŞMA HAFTALARI
Bu program haftada beş günden daha az çalışmak isteyen işgörenler tarafından rağbet görmektedir. Kısaca işe daha az gelip daha uzun saatler boyunca çalışma yöntemi olarak tanımlanabilir. Programda, standart iş haftasındaki 5 günde toplam 40 saatlik çalışma süresi üç veya dört güne indirilmektedir. Yapılan sıkıştırma işlemi işgörenlerin belli bir gündeki çalışma saatlerini değiştirerek iş günü süresini uzatmaktadır. [xxvii]
Bu çalışma programının avantajları; işyerinin açık olduğu gün sayısı azaltıldığından enerji masraflarının azalması, işgörenlerin daha fazla boş zamana sahip olmaları, işgörenlerin yolda geçen zamanlarının ve ulaşım masraflarının azalmasıdır. Dezavantajları ise uzun çalışma sürelerinden dolayı işgörenlerin dikkat ve enerjisinin azalması ve bunun sonucunda iş güvenliğinin tehlikeye girmesi ile verimliliğin azalması olarak özetlenebilir. [xxviii]
f. EVDE ÇALIŞMA
İşgören klasik çalışma modellerinin aksine iş görme edimini işyerinde değil evinde ifa etmektedir. Bu modelde çalışma, zaman esasına göre değil parça başına gerçekleştirilmektedir. [xxix]
Evde çalışma ile ilgili en yaygın olan ve çoğu tanımı içine alan tanım Uluslararası Çalışma örgütü (ILO)’nün yapmış olduğu tanımdır. ILO’ya göre evde çalışma, “Bir işveren veya aracı için işçinin seçtiği bir yerde, genellikle işçinin kendi evinde, işveren veya aracının denetimi olmaksızın, bir sözleşme gereğince bir malın üretilmesi veya hizmetin sağlanması” şeklinde tanımlanmaktadır. [xxx]
Ayrıca, Avrupa Konseyi’nin hazırlamış olduğu bir raporda da evde çalışmanın benzer bir tanımı yapılmıştır. Bu tanımda, evde çalışmanın üç unsuru olduğu belirtilmiştir. [xxxi] Bunlar şöyle sıralanmaktadır:
1 ) İşgörenin çalışma yerinin işyeri dışında, genellikle kendi evinde olması,
2 ) Bir veya birden fazla işverene bağlı olarak ücret karşılığı çalışılması,
3 ) İşgörenin meydana getirdiği mallar için ayrı bir mal piyasasına sahip olmamasıdır.
Evde çalışma özellikle basit el aletlerinin ve makinelerin kullanıldığı endüstrilerde yaygınlık göstermektedir. Son yıllarda hizmet sektöründe de zarf doldurma, daktilo yazma, çevirmenlik, editörlük gibi evde çalışma örnekleri görülmektedir. [xxxii]
Evde çalışmanın işgören açısından olumlu yanları kendi evinde istediği saatte ve süreyle çalışabilmek, işe gidiş gelişlerde yollarda vakit kaybetmemek ve yol masrafından kurtulmak, ev kadınlarının aile sorumlulukları ve ev işlerini yerine getirebilmeleri, evden çıkmaları olanaksız olan özürlülerin çalışma hayatına katılmasıdır. En olumsuz yanı ise ücretin düşük olmasıdır. Ayrıca kişileri toplumdan izole etmesi, istihdam güvencesinin olmaması, kişinin çalışabilmesi için yüksek bir iç disiplinine sahip olmasının gerekliliği diğer olumsuz yönleridir. [xxxiii]
g. UZAKTAN (TELE) ÇALIŞMA
Uzaktan çalışmanın tanımı üzerinde literatürde ulaşılmış bir fikir birliği yoktur. Bir tanıma göre “İşin ofis/işyeri dışında yapıldığı ve sonuçların ofis/işyerine elektronik ortamda aktarıldığı bir çalışma biçimidir”. [xxxiv]
Bir diğer tanıma göre ise, “İşletme merkezi dışında genellikle evde yapılan, bilgisayar ve/veya haberleşme ağı ile işletmeyle bağlantı kurulan, işçinin işyerine bağımlılığının ve işverenin denetiminin az olduğu bir çalışma şeklidir”. [xxxv]
Uzaktan çalışma, işgörenlerin işlerini geleneksel “ofis” dışında yerine getirmeleri olarak da tanımlanmaktadır. İletişim teknolojisi ile desteklenmektedir. Uzaktan çalışmayı mümkün kılan ilk araçlar telefonlar, faks makineleri ve ev bilgisayarlarıdır. Internet kullanımı uzaktan çalışmayı daha da kolay hale getirmiştir. [xxxvi]
Uzaktan çalışmanın karakteristik özellikleri şu şekilde sıralanmaktadır [xxxvii] :
1 ) İşin, işyeri dışında ayrı bir yerde görülmesi,
2 ) Bu yer ile esas işyeri arasında elektronik iletişim sistemleri ile kurulmuş bir bağın olması,
3 ) İşin programlanabilir bir araç vasıtası ile ifa edilmesidir.
Literatürde uzaktan çalışma (telework) yerine, “tele haberleşme-(telecommuting)“, “elektronik ev çalışması (electronic homework)” gibi terimler de kullanılmaktadır. [xxxviii] .
Genel olarak uzaktan çalışma programlarının avantajları; trafik yoğunluğunu ve buna bağlı hava kirliliğinin azaltılması, işyeri harcamaları ve kişilerin işe gidiş geliş maliyetlerinin düşürülmesi, işgörenlerin bakmakla yükümlü oldukları çocuklarına veya yaşlılara zaman ayırabilmeleridir. Dezavantajları ise işgörenlerin sosyal izolasyonu, işgörenin performansının izlenmesi ve ölçülmesindeki zorluklardır. [xxxix]