İşçinin İşverene Karşı Yükümlülükleri Nelerdir?
İki tarafa borç yükleyen bir akit niteliğinde olan hizmet sözleşmesinde başlıca işçinin borcu “iş yapma” borcudur. Kısaca işçinin yükümlülükleri;
İş yapma borcu İşverenin talimatına uyma borcu Sadakat borcu Rekabet etmeme borcudur.
İşçi’nin İş Görme Borcunun Kapsamı Nedir?
İşgörme borcunun kapsamına; işçi tarafından yapılacak işin türü ve ayrıntıları ile işçiden iş gücünün tamamını bir işverene bağlı tutulması girmektedir. Bu unsurların birbirinden ayrı bir şekilde açıklanması gerekmektedir.
İşçinin yerine getirmek zorunda olduğu işin türü ve ayrıntıları genel olarak bireysel hizmet sözleşmeleri ile toplu iş sözleşmeleri ve işyeri iç yönetmeliklerinde açık olarak gösterilir. Bu sebepledir ki; işçinin iş görme borcunun kapsamı tespit edilirken sözkonusu düzenlemeler gözönünde tutulur. Şayet hizmet ilişkisinde yapılacak işin türü ve ayrıntıları bu şekilde tayin edilmemişse işveren yapılacak işin türünü ve ayrıntılarını yönetim hakkına dayanarak tek taraflı tespit edebilir. Ancak bu yetki herhalde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 2 hükmünün sınırlamasına tabidir.
Kural olarak bir işçiden işgücünün tamamını bir işverene bağlı tutması beklenemez. İşçi işverene bağlı olduğu çalışma saatleri dışında başka bir işverene bağlı olarak çalışabilir ama bunun sınırını ya da şartlarını taraflar aralarındaki sözleşmeye dayanarak belirleyebilirler. İşçi çalışma saatleri içinde işgücünü işverenin sevk ve idaresine amade tuttuğundan bu zamana rastlayan anlarda başka bir işte çalışması mümkün değildir. Aksi takdirde işveren hizmet sözleşmesini haklı nedenle feshetme yetkisini kazanmış olur.
İşçinin Sadakat Borcunun Kapsamı Nedir?
Günümüz İş Hukuku anlayışında işçi ile işveren arasında borçlar hukukuna dayalı sözleşmesel ilişkiden ziyade daha sıkı, daha yakın bir kişisel ilişkinin var olduğu kabul edilmektedir. Sadakat borcu da işçi ile işveren arasındaki bu bağ sebebiyle ortaya çıkmaktadır. Sadakat borcunun kapsamına genel olarak işçinin yapması ve yapmaması gereken hareketler girmektedir.
İşçinin yapması gereken davranışlar, işverenin menfaatleri doğrultusunda bazı olumlu davranışlarda (işini titizlikle yapması, güveni kötüye kullanmaması vb.) bulunmak oluştururken yapmaması gereken davranışlar işçinin işveren ve işyerine zarar verebilecek her çeşit davranıştan kaçınması hali teşkil etmektedir. İşçinin yapmama borcu Yeni İş Kanunu madde 25/bend “II-b-d-e” hükümlerinde sayılmıştır.
İşçi ile işveren arasında Sadakat borcunun ekonomik olarak en önemli şekli sır saklama borcudur. Sır saklama borcu işçinin işverenin işyerinde çalışırken öğrendiği yada işin niteliği gereği öğrenmek durumunda kaldığı her türlü bilgi ve tekniği dışarıya sızdırmamasıdır. Yeni İş Kanunu madde 25/bend “II-e” hükmünde yer alan cümleden de anlaşıldığına göre sır saklama borcundan söz edebilmek için işçinin işverenin mesleki sırlarını ortaya atması hali gerekli ve yeterli bulunmaktadır. Kanunun lafzında herhangi bir kısıtlama olmadığı için mesleki sırrın ticari olup olmaması ve bunun öğrenilme şekli önem taşımamaktadır.
Sır saklama borcunun kapsamı. İşçinin mesleki olmayan, işverenin ticari hayattaki kimliğine herhangi bir zarar vermeyen hukuken korunmaya değer olmayan bilgilerin sınırına kadardır. Diğer bütün hallerde işverenin yaptığı yada yaptırdığı mesleğin tarzına ilişkin tüm bilgi ve teknik deneyimler mesleki sırdır ve sadakat borcu kapsamında değerlendirilip hukuki ve cezai sorumluluğu gerektirir.
İşçinin İşverenin Talimatlarına Uyma Borcunun Kapsamı Nedir?
İşçi, işverenle birlikte, işveren adına işin ve işyerinin sevk ve idaresinden sorumlu olan işveren vekillerinin de emir ve talimatlarına itaat etmekle yükümlüdür.
İtaat borcu kural olarak işin görülmesi ve işçinin işyerindeki davranışlarına yönelik olmak üzere mevzuat, bireysel hizmet sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi ve mahalli örf ve adet ile sınırlıdır. Bu sınırların aşılması veya iş ilişkisinin özellikleri ile bağdaşmayan talimatların verilmesi halinde işçinin verilen emir ve talimatlara itaat yükümlülüğü ortadan kalkar. Unutulmamalıdır ki, işçi, yerine getirmekle yükümlü olduğu iş görme borcu çerçevesinde işverene karşı sorumludur.
İşçinin Rekabet Etmeme Yükümlülüğünün Kapsamı Nedir?
İşçinin bu yükümlülüğü çalışırken ve işten ayrıldıktan sonra olmak üzere iki şekilde kendini gösterir. İş mevzuatında hizmet sözleşmesinin başladığı ve sona erdiği dönem içinde işçinin rekabet etmeme borcuna ilişkin olarak doğrudan açık bir hüküm bulunmamaktadır. Sadece Yeni İş Kanunu madde 25 hükmünde yer alan işçinin sır saklama borcuna rekabet etmeme yükümlülüğünü de dahil edebileceğimiz geniş bir yorum yapılması mümkündür. Bu tür bir yorumla kendisi ile rekabet edilen işveren işçiye ait hizmet akdini haklı nedenle feshetme hakkını kazanacaktır.
İşçinin mesai saatleri dışında diğer bir deyişle işi görüldüğü esnada olmayan kendi nam ve hesabına iş yapması sadakat borcuna uygun iken bu faaliyetlerin işveren ile rekabet edecek düzeyde gerçekleştirilmesi rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırılık teşkil edecektir.
Bununla birlikte rekabet etmeme yükümlülüğünün kapsamına, işçinin kendi işvereni ile rekabet edebileceği bir iş yapmaması, rakip bir kuruluşta çalışmaması ve ortak olmaması bunların yanında her ne sıfatla olursa olsun rakip bir kuruluşla ilgisi olmaması da girmektedir. Genel olarak hizmet akitlerinde tüm bu şartlar maddeler halinde ayrıntılı olarak düzenlenir.
Rekabet etmeme yükümlülüğü Yeni İş Kanunu hükümleri haricinde başkaca kanunlarla da düzenlenmiş ve bu kapsamda yasaklamalar getirilmiştir. Buna örnek olarak; Ticari Mümessilin rekabet etmeme borcu, Türk Ticaret Kanununa göre kollektif ortağın, komandite ortağın, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin de şirketle rekabet etmeme yasakları mevcuttur.
İş sözleşmesinin bitiminden sonra işçi ve işveren arasında rekabet yasağı sözleşmesi yapılabilir. Hizmet akdinin sona ermesinden sonra işçinin işverene karşı rekabet etmeme borcu ancak tarafların serbest iradeleri ile yazılı olarak anlaşmaları sonucu mümkün bulunmaktadır. Hizmet akdinin sona ermesinden sonraki dönem için rekabet etmeme yasağı getiren bu tür sözleşmelere ilişkin hükümler 818 sayılı Borçlar Kanununun “Rekabet Memnuniyeti” başlıklı 348-352. maddelerindeki düzenlemelere tabidirler.
Kaynak: Yeditepe Hukuk Bürosu