Geri Git   İnsan Kaynakları Akademisi > GÜNCEL HABERLER > ETKİNLİKLER

Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Bu Konuda Ara Görünüm Modları
  #1 (permalink)  
Eski 04-03-2006, 09:47 PM
Ömer Faruk Tüfekçi Ömer Faruk Tüfekçi  çevrimdışı
Moderator
 
Giriş: Mar 2006
Mesaj: 16
Ömer Faruk Tüfekçi kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Varsayılan 4. Kalİte Ve BaŞari Sempozyumu

SEMPOZYUM TEMASI

ANA OTURUM

GELECEĞİMİZ İÇİN DEĞİŞİM VE İYİ YÖNETİŞİM

Belirli bir zaman dilimi içerisinde mevcut ortamda ve koşullarda oluşan farklılıkların bütünü olarak ifade edilen “Değişim” , küreselleşme ve ekonomik sınırların kalkması ile birlikte var olmanın anahtarı haline gelmiştir. Tek taraflı, yöneticiler ve yönetilenlerin kesin bir şekilde birbirinden ayrıldığı bir süreçten, karşılıklı etkileşimi ve katılımcılığı içeren bir sürece geçişi ifade eden “ İyi Yönetişim ” ise kaynağını bireylerin ve grupların kendi gelecekleri üzerinde daha fazla söz sahibi olma arzusundan almıştır.

Ana oturumda sıklıkla yapıldığı gibi yalnızca ülkenin yönetiminden başlayarak tüm alanlarda değişimin gerekli olduğunu tartışmak yerine; değişimin yönetimine odaklanmak diğer bir deyişle, hedeflerimizi nasıl daha iyi belirleyebileceğimizi ve hedeflerin belirlenmesinden sonra değişimi nasıl yönlendirebileceğimizi tartışmaya açmak istiyoruz.

Kemikleşmiş kanılardan yola çıkmak bir çok kez çözüm olasılıklarını kısıtlamaktadır. Bunun yerine yaratıcılığı ortaya çıkarmak, yeni seçenekler için sentezler oluşturmak amacıyla müzakere ve tartışma yöntemlerimizi köklü değişikliklere uğratabilir miyiz? Bu amaçla müzakere etme konusunda yeni bir kültür ve farklı bir gelenek ortaya çıkartılabilir ve müzakere süreci bilimsel bir yöntemle desteklenebilir mi?

Oturum, geleceğimizi yönetmek için bilimsel bir yaklaşım getirmek amacıyla tartışma yaratmayı ve yukarıdaki sorulara yanıt bulmayı hedefliyor.


• PARALEL OTURUM

LİDERLİK VE ÇALIŞANLARIN KATILIMI
Oturumda aşağıdaki soruların yanıtları aranacak: “Sabah 9 akşam 5” çalışanları neden şirketlerinin geleceği ile ilgili projelere kişisel beklentilerin ötesinde katılım sağlarlar? Şirket hedefleriyle kendilerini özdeşleştirmeye yol açan ortamların özellikleri nelerdir? Katılımın değişimi hızlandırıcı etkisi kendiliğinden sağlanabilir mi? Toplumsal bir unsur olarak katılım durağanlığı destekleyici etkiye sahip olabilir mi? Bu bağlamda toplumsal hareketlerle, şirket yönetimlerini birbirinden ayırabilen veya benzer kılan özellikler nelerdir?

• PARALEL OTURUM

KURUMSAL DEĞER YARATMA
Bir günlük yoğun çalışmanın sonunda bu çalışmadan şirketin ne elde ettiğini kim her gün izliyor? Görevimizi yapmış olmanın gönül rahatlığı ile eve giderken, büroda, işyerinde geriye kalan boşa çalışılmış süreler mi oluyor? Yoksa, çalışma saatlerinden geriye değer oluşmasını sağlayan ürün ve hizmetler mi kalıyor?

Kaynak yönetimi ve kurumsallaşma gibi değer yaratılması sürecini izlememize ve yönetmemize yardımcı olan unsurlar kolayca tanınabilmektedir; bir de etik yönetimi, sosyal sorumluluk, itibar yönetimi gibi etkilerini daha uzun sürede ve farklı biçimlerde ortaya koyan, bu nedenle yönetim aracı olarak yararlarının algılanması zor unsurlar var. Elle tutulması güç, ancak etkileri güçlü olan bu kavramların günlük yaşantıda izlenebilir, ölçülebilir kılınması nasıl sağlanabilir?

Oturum değer yaratımını nasıl tanıyabileceğimizi, nasıl ölçebileceğimizi ve katma değer oluşturmayan faaliyetleri belirleme ve azaltmaya yönelik neler yapılabileceğini ele alan bir platform oluşturacak.


• PARALEL OTURUM

YENİLİKÇİLİK VE YARATICILIK YÖNETİMİ
Yeniden üretim ve dönüşüm teknolojilerinin daha kolay elde edilebilir olması nedeniyle, rekabetin temel gücü başkalarında olmayanın ortaya konmasında yatıyor. İleri teknoloji için hiç görülmemiş çözümler düşünme ve uygulamalar yaratma gibi bir dizi farklı alan, yaratıcılığın yönetilmesiyle rekabet gücü haline geliyor.

Oturumda; Yaratıcılığı ortaya çıkartan, besleyen ve sonuçlarını somut projelere döndüren ortamlar nasıl sağlanıyor? Yaratıcılık gibi normların ve standart uygulamaların dışına taşmayı hedefleyen bir kavramı temel alan organizasyonlar yönetilebilir mi? gibi sorular tartışılacak.

• PARALEL OTURUM

KÜRESEL REKABET İÇİN STRATEJİDEN UYGULAMAYA
Strateji tanımlaması; hala biraz kişisel özelliklere bağımlı ve tümüyle bilimsel yöntemlerle tanımlı bir süreç değil. Strateji belirlemeyi, düzenli bir süreç haline getirmek üzere çok çaba sarf ediliyor.Bunu başaranlar var, ama süreç tanımı her zaman başarılı sonuçlar vermiyor; planlama adı altında kağıt yığınından daha fazla anlamı olmayan ne kadar çok belge üretilebiliyor.

Başarının ne kadarı sratejinin iyi tanımlanmasından kaynaklanıyor? Yoksa esas olan uygulama mı? Strateji tanımlaması için kullandığımız yöntemler uygulamayı ne derecede şekillendiriyor? Tanımlanan stratejilerin günlük hayata geçişinde diğer bir deyişle iş planlarına yansımasında başarı nasıl sağlanıyor? Her gün değişen koşulları dikkate alarak, hem belirsizlik yaratmadan hem de gelişmelere uyum sağlayan bir uygulama nasıl gerçekleştirilebilir?

Belki de önceden kestirilemeyen gelişmelere göre günlük olarak yön değiştirenler daha fazla başarılı olabiliyorlardır? Bu soruların yanıtlarını bulmak için oturum katılımcıları deneyim ve düşüncelerini paylaşacaklar.


• PARALEL OTURUM

DEĞİŞİM VE BAŞARI HİKAYELERİ

Bir insan, ya da bir şirket, durup dururken daha önce denenmemiş bir yolu seçer ya da daha önce denenmemiş bir alanda faaliyet göstermeyi, kurulmamış işbirlikleri kurmayı göze alır mı?

Oturumda; Girişimcilik ruhu, yalnızca kendi şirketlerini yaratmayı bilen kişilerde mi bulunur? Yoksa, şirketler çalışanlarını kendi alanlarında girişimciliklerini ön plana çıkartan bireyler halinde organize edebilir mi? Böyle bir organizasyonun kurulması ve çalışması için nelere ihtiyaç duyulur? gibi sorulara uygulamadan örnekler ile yanıtlar aranacaktır.

• PARALEL OTURUM

EĞİTİMDE DEĞİŞİM VE İYİ YÖNETİŞİM
Birlikte, aynı yöne doğru hareket etme becerisi, ortak tavır ve yaklaşımların yaygınlaşmasını öngörür. Değişim kişilerin davranışlarını ve onları güdüleyen değerlerini, bakış açılarını farklı hale getirmeleriyle ortaya çıkar. Bu iki hususu yan yana getirmeksizin, ne değişim ne de iyi yönetişimden söz etmek olası. Her ikisini de ortaya çıkaran eğitim ve tekrar eğitimdir.

Ama, eğitimin amacına ulaşması için yeniden tasarlanması gerekir: Fiziksel ortamın, eğitim materyalinin ve bilgileri verme yönteminin , eğitici ve eğitilen ilişkilerinin...

Bu bakış, eğitimin kendisinin de değişim ve farklı yönetişim yaklaşımlarının bir nesnesi olduğunu bizlere hatırlatır. Oturum, eğitimin kendisindeki değişikliği ele alıyor ve onu amaca uygun hale getirmenin yollarını tartışmaya açıyor.

• PARALEL OTURUM

KAMUDA DEĞİŞİM VE İYİ YÖNETİŞİM
Kamu yönetimi yalnızca Avrupa Birliği üyeliği için yürütülmekte olan reformların yanı sıra, uzunca bir süredir kendi içinde de yavaş bile olsa, kökten bir değişimin işaretlerini vermektedir. Kısıtlayıcı, cezalandırıcı yaklaşımlardan, yönlendirici, teşvik ve disipline edici bir role doğru geçiş için yapılan çalışmalar pek çok kamu kuruluşunda hayata geçirilmeye çalışıyor.

Girişimler, yönetmeliklerin sınırlamaları, zorlayıcı maddi imkansızlıklar ve yerleşik kültürün etkisi ile başarısızlığa uğrama riskini taşıyorlar. En önemlisi de kamu kuruluşlarının genel yönlendirmesini sağlayan yönetim vizyonunun etkilerinin sürekli olarak gelişmeyi ne dereceye kadar ve hangi yöne doğru desteklediği.

Oturum, bu sınırlamaları aşabilen kuruluşların gelişimi destekleyici enerjilerinin nasıl ortaya çıktığını ve devamını sağlamak için hangi önlemlerin alındığını ortaya koymaya amaçlıyor. Özellikle başarılı uygulama ve yaklaşımların tanıtılarak, yaygınlaştırılmasını hedefliyor.


8. PARALEL OTURUM

KALİTE VE BAŞARI İÇİN SÜREKLİ İYİLEŞTİRME
Eğer AKYV / EFQM ( Avrupa Kalite Yönetim Vakfı) Kalite ödülünü kazanmış olmak bir ölçüt ise, Türkiye, Mükemmellik modelinin uygulanması açısından bir çok başarıya imza atmış bir konumda bulunmaktadır.

Oturumda; Başarıyı, uluslararası kuruluş ve büyük grupların özel başarıları olarak mı nitelenmek gerekir? Yoksa, Türkiye ekonomisinin, uluslararası rekabet ortamında kendine yer açma çabasının sonucu olan, daha yaygın bir kalite hareketinin etkisiyle mi bu başarılar ortaya çıkmış bulunmaktadır? Şirketlerimizin bu başarıyı yakalaması için rekabet gücünü nasıl artırabilir ve onları birinci sınıf iş yapan şirketler haline getirebiliriz? Bu yöndeki çabalarımız, sürdürdüğümüz projeler, geçirdiğimiz değişim bizi hangi sisteme doğru götürüyor veya götürmeli? sorularına başarılı şirket uygulamaları ile yanıt aranacaktır.

YAŞAM KALİTESİ PANELİ

İnsanoğlu varolduğundan beri daha iyi yaşamak için çaba harcamıştır. Mağara duvarlarına yazı yazan neolitik insandan bu yana baktığımız zaman, bunun izlerini görebiliriz. Ama yazının bulunmasından sonra bu sürecin düzenli olarak takip edilmesi söz konusudur. Tarım toplumundan sanayi toplumuna ve şimdi de bilgi toplumuna geçişin nedenleri arasında daha iyi yaşam isteğinin başrol oynadığını görürüz. Bugün yaşadığımız bilginin mutlak iktidar olduğu çağda yaşam kalitesi kavramı göze çarpıyor. Baş döndürücü bir hızda yaşanan teknolojik atılımlar, insanların daha kaliteli bir yaşama sahip olma isteklerini gerçek kılıyor. Telekomünikasyon alanında yaşanan hızlı gelişmeler, ve iletişimin hızlanmasıyla dünya artık eskisinden daha küçük ve sanki yaşamımız eskisine göre daha hızlanmış gibi…

Yaşam kalitesi kavramı da bilgi toplumuyla birlikte tanıştığımız bir kavram. Gerçekten de, bir toplumdaki yaşam kalitesi ortalamasını ölçmenin kimi yolları var. O toplumdaki toplam intihar sayısına, bebek ölümlerine, o ülkedeki telefon hattı, TV alıcısı sayısına, buzdolabı- çamaşır makinesi sayısına vs. bakarak, toplumdaki gelir dağılımı dengesini görerek bir ortalama bulmak, o ortalamaya bakarak da o toplumdaki yaşam kalitesini 'ölçmek' mümkün. Kalite sınai üretime dair endüstriyel bir süreç gibi gözükmekle birlikte insanların yaşamı içindeki bütün süreçlerde kalite arayışı belirginleşmeye başladı. Ekonomik gelir düzeyi ne olursa olsun insanlar eskisinden daha kaliteli yaşamak istiyor. Daha kaliteli bir hava solumak, daha kaliteli su içmek, yani kısaca yaşamın her alanında koşulsuz bir kalite arayışı… Bu arayışlar ise yaşam kalitesi denen kavramın önemini artırıyor. Bu nedenle sempozyumda “Yaşam Kalitesi”ne özel bir oturum düzenlendi.

14-15 Nisan 2006
Bursa Almira Otel


DÜZENLEYEN : KalDer Türkiye Kalite Derneği Bursa Şubesi

İŞBİRLİĞİ : BUSİAD

DESTEKLEYEN KURUMLAR : T.C. Bursa


Valiliği, Uludağ Üniversitesi, AIESEC

KATILIM ÜCRETLERİ
10 Nisan 2006 Tarihine Kadar 10 Nisan 2006 Tarihinden Sonra Genel Katılım 250 YTL 350 YTL

KalDer ÜYELERİ/KAMU TMMOB ÜYELERİ/ STK 200 YTL 300 YTL

ÖĞRENCİLER 50 YTL 75 YTL




ÖDEME ŞEKLİ :

Sempozyum kayıt bedeli olarak yatırılan tutarın banka havale makbuzunu kayıt formu ile birlikte 0224 241 58 70 nolu faksa göndermeleri gerekmektedir. Fatura isteyenlerin %18 KDV ödemeleri gerekmektedir.

KalDer Bursa Şubesi Hesap Numaraları:

Denizbank Çekirge Şubesi Şube Kodu : 9890
Hesap No: 1356000-401

KATILIM ÜCRETİNE DAHİL OLAN HİZMETLER :

Sempozyum Çantası
Sempozyum Basılı Malzemeleri
Bildiri CD'si
14-15 Nisan 2006 Tarihlerinde Öğle Yemekleri
14-15 Nisan 2006 Tarihlerinde Çay/Kahve Servisleri
4. Kalite ve Başarı Fuarı'na Ücretsiz Giriş
Katılım Sertifikası

ayrıntılı bilgi ve kayıt işlemleri için http://bursa.kalder.org/4sempozyumkayit.htm

__________________
Ömer Faruk Tüfekçi
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi
İnsan Kaynakları Yönetimi Programı
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Saat 06:06 PM.


Powered by vBulletin Version 3.0.7
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by 3.0.0