Geri Git   İnsan Kaynakları Akademisi > iNSAN KAYNAKLARI > İŞ GÜVENLİĞİ - İŞÇİ SAĞLIĞI

Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Bu Konuda Ara Görünüm Modları
  #1 (permalink)  
Eski 03-27-2006, 02:05 PM
Müslüm Doğan Müslüm Doğan  çevrimdışı
Administrator
 
Giriş: Mar 2006
Mesaj: 409
Varsayılan İş Sağlığı ve Güvenliği’ne Evrensel Yaklaşımlar

12. Ulusal İnsan Yönetimi Kongresi’nin “Temel Yapı Taşları” başlığı altında yer verdiği oturumda konuşmayı yapan Prof. Dr. Hilmi Sabuncu, 30 yıldır İş Sağlığı alanında çalışmaktadır. Kendisi halen daha Yeditepe Üniversitesi İş Sağlığı Bölümü’nde öğretim görevlisi olan Hilmi Sabuncu, Meslek Hastalıkları ve İş Kazaları Araştırma ve Önleme Vakfı (MESKA) kurucuları arasındadır.

Neden İş Sağlığı

Prof Dr. Hilmi Sabuncu, konuşmasına mevcut kanunlarda bulunan ve kanunların yapım aşamasında yapılan yanlışlıklar sonucunda birçok problem ortaya çıktığını; bu problemlerin çözülmesindeki zorlukların ise şirket yöneticileri tarafından üstlenilmek zorunda kalındığını vurgulayarak başladı.
10 sene öncesine kadar işçi sağlığı ve güvenliği olarak kullanılan terminolojinin, son yıllarda iş sağlığı olarak kullanılmaya başlandığını, bu sayede alanının genişlediğini söyledi. Sağlığın geniş kapsamlı bir konu olduğunu dile getiren Sabuncu, “Fabrikanın ürünü sağlıksa, bu fabrikanın bir takım girdileri olmalı” dedi. Bu girdiler arasında, iş güvenliği, çalışılan çevre koşulları, eğitim, insanın kendisi, kullanılan malzemeler, yasalar, yönetim sistemleri ve para gibi maddelerin önde gelen maddeler olduğunu söyledi. Sağlığın sadece hekimlerle sınırlı bir şey olarak düşünülmemesi gerektiği ve sağlığın insanın kendisinden, yöneticilere kadar çaba gerektiren bir alan olduğunu vurguladı.

Sağlık sistemi döngüsü

Sağlık sistemini bir döngü olarak tanımlayan Sabuncu, sistemin politikasını saptamakla başlayan sürecin; sistemin planını yapmak, veritabanını hazırlamak, uygulamaya koymak, ölçüm kriterleriyle kontrol etmekle devam ettiğini, sistemi sürekli gözden geçirme ve iyileştirmeyle sonuçlandığını söyledi. Bütün bu döngünün anlaşılmasında sağlığın doğal gelişiminin de önemli olduğunu vurgulayan Sabancu, bu gelişimi üç ana bölüme ayırdı: Primer Koruma, Sekonder Koruma, Tersiyer Koruma.

Primer Koruma, sağlık kapasitelerinin yükseltilmesi ve özgül koruma ile tanımlarken; sekonder korumayı, erken tanı ve uygun tedavi ve işgörmezliğin durdurulması ile açıkladı. Kritik noktanın bu iki koruma aşamasında gerçekleştiğini söyleyen Sabuncu, hastalığın ortaya çıktığı ve klinik evreye girildiği bu anın herşeyin değişme anı olduğunu söyledi. Şirketlere düşen asıl görevin, hastalığın ortaya çıkmasını engellemek olduğunu bu yüzden de primer koruma evresinde tanımlanması gerektiğini söyledi.

Sigorta nedir?

Bütün bu tanımlamalara bağlı olarak bir sigorta tanımı getirmeye çalışan Sabuncu, sigortayı, kişinin kendini güvence altına alması olarak tanımladı. Sigorta kurumu için “kazanma gücümüzde meydana gelen eksikliği gideren, gideremiyorsa tanzim eden bir kurumdur” dedi. Bu bağlamda sigortayı isteyenin, insanın kendisi olduğunu bu yüzden de kendisinin ödemesi gerektiğini söyleyen Sabuncu, problemin temelde bu prensibin yıkılmasından kaynaklandığını söyledi.

Sigorta primlerinin, Türkiye’de işveren tarafından ödenmesinin, Türkiye’nin sigorta sistemini karıştıran bir durum olduğunu vurguladı. İş kazası veya meslek hastalığı gerçekleştiği andan itibaren devreye girmesi gereken sigorta hizmetinin ne yazık ki yanlış işlediğini dile getirdi. İstatistikler açısında zayıf olan sigorta sisteminin, ölçme ve düzeltme yapamadığından dolayı başarısız olduğunu vurguladı.

İş hekimi ne yapmalı?

Prof. Dr. Hilmi Sabuncu, iş yeri hekiminin görevlerini doğru tanımlamanın önemini dile getirdi. İşyeri hekiminin, primer koruma aşamasında rolü olduğunu söyleyen Sabuncu, sigorta sisteminin tekrar başarıya ulaşmasında, sigorta hekimlerinin, şirketlerin içinde görev almalarının önemli etkileri olacağını söyledi. Bunun uzun vadede, geri bildirim, değerlendirme ve düzeltme sürecini hızlandıracağını vurgularken, hastalanan insanların zaman kaybına uğramadan hizmet alabilmeleriyle de sistemi rahatlatacağını dile getirdi. Olumsuz geri bildirimlerin artmasının, primlerin artmasıyla sonuçlanacağını, şirketlerin bunu engellemek için koruyucu hekimlere daha fazla değer vereceklerini, bunun da sistemin problemlerini otomatik olarak çözeceğini vurguladı.

Çözüm ne olabilir?

Sorunlara çözüm olarak, primer ile sekonder koruma ayrımının doğru yapılması; sigorta sistemlerinin finans sistemleri olup hizmeti en iyi verecek olandan satın alma yoluna gidilmesi böylece devletin etkinliğinin azalması; SSK’nın bir veritabanı oluşturması ve doğru takip yapması; kanunların daha açık bir şekilde dile getirilmesi olarak sundu. Sistemin içindeki bireylerin yerinin ve görevinin doğru tayin edilmesinin önemini vurgulayan Sabuncu, acil durum planları hazırlama aşamasında da İnsan Kaynakları Departmanları’na önemli işler düştüğünü söyledi.

Prof. Dr. Hilmi Sabuncu

__________________
Müslüm Doğan
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi
İnsan Kaynakları Yönetimi Programı
Yüksek Lisans Öğrencisi
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Saat 06:57 PM.


Powered by vBulletin Version 3.0.7
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by 3.0.0