Geri Git   İnsan Kaynakları Akademisi > iNSAN KAYNAKLARI > İNSAN KAYNAKLARI PLANLAMA

Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Bu Konuda Ara Görünüm Modları
  #1 (permalink)  
Eski 05-19-2006, 10:03 AM
Müslüm Doğan Müslüm Doğan  çevrimdışı
Administrator
 
Giriş: Mar 2006
Mesaj: 409
Varsayılan İşletmenin Hayat Kaynağı Olarak İnsan

İşletmenin Hayat Kaynağı Olarak İnsan

Nuran Öze

Bu yazımızda, geçen yazımızdan kaldığımız yerden devam ederek, insan kaynakları yönetiminin tüm işletmeler için neden önemli olduğu konusu üzerine yoğunlaşacağız. İnsan kaynakları yönetimi bir disiplin bir bilim dalıdır ancak İnsan sosyal bir varlıktır ve insan topluluklarının hareketleri, toplumların her türlü değişikliklerine sebep olan unsurdur. Bu yüzden, insan kaynakları yönetiminin işletmeler için önemine geçmeden önce, insan unsurunun tüm örgütler açısından neden bu derecede önemli olduğu üzerine düşünülmesi gerektiğine inanmaktayım.

Örgütler kendi içerisinde, kar amacı güden (işletmeler) ve kar amacı güdmeyenler olarak ikiye ayrılırlar. Kar amacı güdenlere işletme kavramını kullanırken, geriye kalanların örgüt olarak algılamaktayız. Burada bilinmesi gereken; ister büyük olsun ister küçük, ister yasal olsun ister gayri yasal, ister siyasi olsun ister askeri, ister kar amacı gütsün ister gütmesin, belli bir amaç etrafında birden fazla kişi toplanarak bu amacı gerçekleştirmek için çaba sarfediyorsa burada örgüt kavramından sözedebiliriz.

Toplum içerisinde en küçük birim olan aile de bir ögüttür, devlet tarafından sağlık hizmeti sağlamak için kurulan hastanede bir örgüttür, siyasi görüşler ve ideolojiler etrafında toplanarak bir parti oluştıranlar da bir örgüttür, herhangi bir dernek veya yardım kuruluşu da örgüttür. Burada temel nokta belli amaçlar etrafında toplanarak, bu amaca hepbirlikte ulaşma çabasının olmasıdır. İnsan kaynaklarının önemi konusunu işlerken neden örgütlerin tümünü ele almalıyız?

Az önce bahsettiğimiz, farklı yapılara sahip örgütlerin tümünün faaliyete geçebilmesi için ve ortak amaca ulaşabilmeleri için gerekli çabaları ortaya koyabilmeleri için hepsinin ortak noktası olan insan unsuru tüm örgütler için en önemli ve en değerli varlıklarıdır. Bu kısa açıklamadan sonra insan kaynakları yönetiminin işletmeler için öneminden bahsedebiliriz. Bir işletmenin faaliyete geçebilmesi için üretim faktörleri diye bildiğimiz 5M’nin yani “Machine: makina, Money: kapital, Material: malzeme, Management: yönetim ve Man: insan” bir araya getirilerek uyumlu bir şekilde kullanılma veya çalıştırılmaları gerekmektedir.

Üretim faktörlerinin tümü bir işletmenin faaileyete geçebilmesi için şart olan unsurlardır ancak bunların tümüne sahip olan bir işletmenin başarılı olacağı kesin değildir. Bu faktörlerden hangisine ne şekilde sahip olduğu çok önemlidir. Bir örnek kullanacak olursak daha ne demek istediğimin daha iyi anlaşılacağını sanıyorum. İki tane ayrı işletme düşünelim, ve bu işletmelerin her ikisininde aynı makinelere, aynı kapital düzeyine ve aynı malzemelere sahip olduklarını düşünelim. Ve unutmayalım ki gerçek hayatta da bu üretim faktörlerinin tıpa tıp aynısını bir araya getirmek mümkündür. Ancak bu iki işyerindeki personellerin farklı kişiler olduklarını unutmayalım. Burada dikkatimizi çekmesi gereken esas nokta ise işletmenin esas işini yapan ve onu faaliyete geçiren insan unsurunun nasıl ve kimlerden oluşturulduğudur.

Bu noktadan itibaren bir işletmenin verimli olup olamayacağı sorgulanabilir. En önemlisi ise, bu noktadan itibaren insan kaynakları yönetiminin üzerine çok büyük görevler düşmesidir. Az önce verdiğimiz örneğe devam ederek, bu işletmelerden birisinin çok ciddi çalışmayan bir yapıya sahip olduğunu ve insan kaynakları departmanının her hareketine diğer birimler tarafından bilhassa da üst-yönetim tarafınadan müdahale edildiğini, diğer işletmenin ise çok sistemli çalışan bir yapıya sahip olduğunu ve profesyonelce düşünen bir insan kaynakları yönetimi departmanı olduğunu farzedelm.

Her iki işletmede de yeni kurulma aşamasındadırlar ve bu işletmelerin kısa dönem içerisinde faaliyete geçme zorunlulukları vardır. Bu dönem içerisinde tüm personel ihtyaçlarını karşılamak için dış kaynaklara başvurmak durumdadırlar. Bu işletmelerden, ciddi bir yapıya sahip olmayanın, her boş kadro için işe alımlarda, belli kıstasları çok ön plana çıkartmadan (Kıbrıs genelinde yapıldığı gibi) falanın tanıdığı, filanın akrabası veya diğer başvuranlardan, konuyla ilgisi ve bilgisi olmasına rağmen, daha az yetenekli veya daha az bilgili olmasının farkını görünüş itibarıyla kapatan (daha güzel, daha yakışıklı gibi) birilerinin alınması gibi yöntemlerle tüm kadroları doldurduğunu ve faaliyete geçtiğini düşünelim.

Diğer yanda ise belli bi sistemi benimseyen, işe alma sürecinden tutun, 3D ilkesi dediğimiz; doğru işe, doğru adamın ,doğru zamanda alınmasının gerçekleştirilmesiyle oluşturulan bir kadronun iş başı yaptığını düşünelim. Bunlardan hangisinin daha verimli olacağını düşünmek bile gerekmemektedir çünkü durum açıktır. Eğer ki siz işe personel alırken, o işin hakkını verebilecek birilerini yetenekleri ve kabiliyetleri doğrultusunda işe alır ve ona iyi bir çalışma ortamı sağlarsanız, o personelin işletme için ne kadar faydalı olabileceğini hayal bile edemezsiniz.

Bu kişinin hem işletme içinde hem de işletme dışında, o firma için birçok faydalar sağladığını görürsünüz. Diğer taraftaki işletmede ise her ne yapılırsa yapılsın, personel işinin ehli olmadığından bu personelden fayda alınması, verimliliği yükseltmesi gibi performanslar beklenmemelidir, zaten en baştan yine işletmenin karar mekanizmasını oluşturan yönetimdeki insanlar tarafından hata yapılmıştır. İnsan Kaynakları yönetimi bir işletmenin faaliyete geçebilmesi için gerekli olan üretim faktörlerinden birisi ama en değerlisi olan insan unsurunun işe alınmasından başlayarak, yerleştirilmesine, görevinin kapsamının belirlenmesine, motivasyonunun sağlanmasına, eğitim ihtiyacının giderilerek kariyerinin önünün açılmasına, performans ölçümünden, ücretlendirilmesine, ve işten çıkarılmasına kadar daha birçok konuda söz sahibidir.

Aslında İnsan kaynakları bölümünün üzerine çok büyük görevler düşmektedir, bir insana nasıl kanı, can katıyorsa, bir işletmeye de can katan, personelidir. İşte insan kaynakları da bu unsurla, yani işletmenin rakiplerinin karşısında sahip olabileceği en güçlü rekabet avantajı olabilecek, insan faktörünün yönetimiyle ilgilenir. Unutmayalım ki, diğer üretim faktörleri kopyalanabilir (aynı miktarda sermaye sahipliği, aynı makineler ve aynı malzemeler) ancak hiçbir işletme içinde insan unsuru olan yönetim kademesindeki kadroları ve işyerinin insangücünün, yani toplamda bir işletmenin personelinin aynısını bulamaz.

__________________
Müslüm Doğan
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi
İnsan Kaynakları Yönetimi Programı
Yüksek Lisans Öğrencisi

Bu mesaj en son " 05-19-2006 " tarihinde saat 10:08 AM itibariyle Müslüm Doğan tarafından düzenlenmiştir....
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Saat 11:01 AM.


Powered by vBulletin Version 3.0.7
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by 3.0.0