3. STRATEJİK İŞBİRLİĞİ TÜRLERİ
Stratejik ittifak iki veya daha fazla sayıdaki bağımsız şirketin, belirli bir stratejik amaç doğrultusunda işbirliği yapmak için bir araya gelmeleriyle oluşan anlaşmalardır. Küresel rekabetin artmasıyla birlikte, giderek artan stratejik ittifaklar, büyüme faaliyetinin yüksek olması, şirketlerin birbirini tamamlayacak kaynaklara sahip olması ve nihayet sinerji yaratması sebebiyle, ulusal işletmeleri küresel boyutta rekabete girme konusunda cesaretlendirmekte; uluslararası işletmelere ise rekabet üstünlüğü sağlamaktadır.
Stratejik ittifaklar aynı pazarda yer alan rakipler arasında olabilir. Video ve telsiz telefon işlerini birleştiren Grundig ve Philips, Honda ile Rover arasındaki işbirlikleri buna örnektir. Üreticiler ile müşteriler arasında (büyük bir satış mağazası kendisine mal üretenlerle) veya aynı pazarda olmamakla birlikte teknolojik güçlerini başka alanda kullanmaya karar veren işletmeler (farklı pazarlarda yer alan iki ayrı ülkenin tele komünikasyon şirketinin uzay araştırmaları ve uydu için ortak olması) arasında da işbirlikleri olabilir.
Stratejik ittifak işletmeler arasinda çeşitli şekillerde ortaya çikan dayanışma ve kaynak birleştirme faaliyetlerinin genel bir adidir, işletmelerin ayni dağıtım kanallarını kullanmaya karar vermeleri, ortak yatırım yapmaları, ortak bilgi bankası veya ar-ge çalışması yürütmeleri, üretme ve satma yetkisi vermeleri, diş kaynaklar! kullanma vb. stratejiler bu tür ittifaklara örnek gösterilebilir. Stratejik ittifak uygulamalar! çeşitli şekillerde gerçekleştirilebilir.
Stratejik ortaklıklar, öncelikle şirketler arasında entegrasyonlar, İşbirlikleri ve stratejik bağların gittikçe artması, ortak girişim, personel mübadelesi, ortak proje, mülkiyet ortaklığı veya ortak üretim gibi yollarla, yakın bağlar kurulması yoluyla, faaliyetlerini yürütmektedirler. Stratejik ortaklıklarda en çok göze çarpan sektör, otomobil sektörüdür. Bu sektördeki ittifaklar, Chrysler, Mitsubishi, Motors'un %24'üne sahiptir. Mitsubishi ise Güney Koreli Hyundai şirketinin ortaklarından birisidir... Ford, Mazda'nın %25'ine sahiptir ve Mazda, ABD'de Ford'a araba Ford'da Mazda'ya kamyon üretmektedir. Bu şirketlerden her biri Kore'nin Kia Motors girişiminde hisse sahibidir. General Motors, Isuzu'nun %41'ine sahiptir. Subaru'nun sahipleri arasında Nıssan'da vardır.
3.1. Birleşmeler
Günümüz rekabet koşullan altında, şirketlerin maliyetleri düşürmek, rekabet avantajı yakalamak, Pazar paylarını büyütmek ve küreselleşen dünyada global bir oyuncu olmak için birleşme yoluna gitmesi zorunludur, işletmecilik açısından ise ; üretim, yönetim, pazarlama ye araştırma-geliştirme faaliyetlerinde zorunlu olarak yeni yöntemler ve yapılanmalar ortaya çıkmıştır.
Son yıllarda dev şirketler bir araya gelmiştir. Bu dönemi piyasalar "mega birleşmeler dönemi" (megamerger wave) olarak adlandırıyor. Bu dönemde hemen hemen her endüstrinin devleri aralarında evlilik sözleşmesi yapmışlardır.
Bunlardan en çarpıcı olanlar, birleşme sonrası toplam değerleri itibariyle şöyle sıralanabilir.
Exxon - Mobil............................................. ............... 86 milyar $
Travelers Group - Citicorp......................................... 73 milyar $
SBC Communications - Ameritech........................... 72 milyar $
Bell Atlantic - GTE............................................... .... 71 milyar $
AT&T - Tele Communications................................ 70 milyar $
Nations Bank - Bank America................................. 62 milyar $
British petroleum - Amoco....................................... 55 milyar $
Daimler Benz - Chrysler.......................................... . 40 milyar $
Şirket birleşmelerindeki bu artışın nedeni Dünya ekonomisindeki devrim niteliğinde meydana gelen gelişmelerdir. Bilgi teknolojisindeki hızlı gelişmeler, özelleştirme, ticari sınırların ortadan kalkması, merkezi düzenlenmelerin azalması, globalleşme ve rekabet anlayışı ve rekabet yapısında kökten değiştirmiştir.
3.2. Müşterek yatırım Ortaklığı (Joint Venture)
Bir işi yalnız başına yapabilme yeteneği bulunmayan bir işletmenin.iki veya daha fazla kuruluşla birlikte kaynaklarını bir araya getirip bir konsorsiyum kurarak
oluşturdukları yeni işletme sayesinde faaliyetlerini geliştirme seçeneğidir. Burada yatırım ortaklığına giren işletmelerden kimisi yetenekli uzman ve işgücüne, kimisi bol finansal kaynağa, kimisi ileri teknolojiye, kimisi de kaliteli ve yeterli hammadde ile doğal kaynaklara sahiptir. Bu taktirde birbirini tamamlayan kaynaklara sahip bu işletmelerin müştereken oluşturdukları yeni kuruluş işbirliğinin sağladığı sinerjik güçten büyük ölçüde yararlanacaktır ve kendi işletmelerinin büyümesini de bu işleme sayesinde dolaylı olarak gerçekleştirmiş olacaklardır.
Müşterek yatırım ortaklıklarına, gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere yapılan teknoloji çabalarında da çokuluslu işletmelerin büyüme stratejisi olarak rastlıyoruz.
Teknoloji transferi amacıyla kurulan müşterek yatırım ortaklıklarında genellikle hammadde, işgücü, fabrika ve arsa gelişmekte olan ülkelerin işletmeleri tarafından sağlanmakta, teknoloji makine ve teçhizat ile uzman ve bazen yönetici personel gelişmiş ülkelerin işletmeleri tarafından sağlanmaktadır. Hatta bazı müşterek yatırım ortaklıkları sanayi politikası izlemek gelişmekte olan ülkelerde bile uygulanmaktadır. Çünkü, bu ülkelerde yabancı sermayeye kontrol imkanı veren yatırımlara hükümet izin vermemektedir.
3.3. Lisans Anlaşmalar
Lisans anlaşması, patent hakki sebebiyle korunan belirli bir mamulün üretilmesine veya pazarlanmasına izin veren bir işbirliğidir. Bu yolla işletme belirli bir teknolojiyi, süreç, bilgi veya yöntemi kullanma hakkini, belirli bir ödeme karşılığı ve belirli bir süre için satın alır. Genellikle uluslararası ve küresel bir nitelik gösterir.
Uluslararası lisans anlaşmaları; bir işletmenin sahibi bulunduğu maddi olmayan varlıklarını ihraç etmesi anlamına gelmektedir. Bu anlamda lisans verme, özellikle patent haklarını, teknolojiyi kullanma haklarını, ticari marka ve firma unvanı haklarını elinde bulunduran firmaların, bunları devrederek dış pazarlarda faaliyette bulunmasıdır. Küresel işletmelerin, yabancı sermaye getirmeden, ev sahibi ülkedeki firmalara teknoloji satmak için yaptıkları lisans anlaşmaları, küresel ölçekteki faaliyetlerinin önemli bir kısmını oluşturur. Gelişmekte olan ülkelere teknoloji transferi, daha çok bu yolla gerçekleştirilmektedir.
3.4. Satış Yetkisi Verme veya Satış Acentalığı
Bir işletmenin, mamullerinin satışını acentelik veya satış yetkisi vererek başka bir işletmeye devretmesidir. Bu tür işbirliği uygulamalar!, oldukça sik görülen bir stratejidir. satış ve dağıtımın çok masraflı veya uzmanlık isteyen bir özellik taşıması halinde işletmenin kârlılığına olumlu yönde katkıda bulunmaktadır.
Ayrıca mal veya hizmeti üretme imtiyazı verme (franchising) stratejisi, son yıllarda ve özellikle parçalı pazarlarda sıklıkla kullanılmaya başlanmıştır.
Franchising, iki taraf arasındaki sözleşmeye dayalı olarak çalışmalarını sürdüren bir işletmedir. İngilizce kökenli "franchise" ve "franchising" kelimelerinin henüz Türkçe karşılıkları olmadığı için dilimizde aynen kullanılmaktadır. Franchising, patent korumasına alınmış bir mal veya hizmetin aynı isim, imaj ve standartlar altında bağımsız işletmeler tarafından tüketiciye ulaştırılmasıdır.
Franchising sisteminde patent hakkını elinde bulunduran işletme (frachiser), belirlediği isim, standartlar ve ticari yöntemler altında belli bir mal veya hizmetin üretim ve satış hakkını bir sözleşmeyle başka işletmelere devir eder. Çoğu durumda, franchiser, sözleşme yaptığı bağımsız işletmeye belli bir bölgedeki tek işletme olma garantisini de verir. Buna karşılık, bağımsız işletme (franchisee), sözleşmede belirlenen franchise ücretini ve çoğu zaman da buna ek olarak satış hasılatı üzerinden belli bir yüzdeyi franchiser'a ödemeyi garanti eder. Satış üzerinden ödenen miktar %1 ile %23 arasında değişmektedir. Mal veya hizmetin üretim hakkının devir edilmesi franchise sistemini acentalık ya da bayilik sistemlerinden ayıran en önemli özelliklerinden biridir.
Uygulamadaki acentalık, bayilik, lisans, temsilcilik gibi anlaşmalar franchising'e benzemekle beraber, franchise anlaşması sayılanlardan daha kapsamlıdır. Franchise anlaşmasının başlıca özellikleri şunlardır.
Franchise iki taraflı bir anlaşmadır ve bu anlaşma tarafları bağlayıcı niteliktedir.
* Franchise bir dağıtım ve pazarlama yöntemidir.
* Ürün veya hizmetin markası her yerde aynıdır.
* Franchiser, üretilecek mal veya hizmetle ilgili olarak eğitim, tanıtım, reklam, malzeme gibi destek hizmetleri sunmaktadır.
www.gencbilim.com