Franchising’in Tanımı:
Franchising özellikle 1970'li yıllardan sonra sözleşmeler yoluyla dünya çapında yaygınlaşmış bir ticari ilişki şeklidir. Hukukçuların ve uluslararası kuruluşların franchising’i değişik şekillerde tanımlamış olmalarına rağmen esasen tüm tanıtımların temelde içerdiği ve ifade ettiği kavram hemen hemen birbirinin aynıdır.
Genel bir ifadeyle franchising, kendini kanıtlamış kuruluşların ürettikleri mal ve hizmetleri, deneyim ve bilgi birikimlerini bir sözleşme karşılığında bağımsız müteşebbislere aktararak hedef tüketicilere ulaştıkları işletmecilik modelidir.
“ Bir ana işletmenin (franchisor), belirli süre ve koşullar altında pazarda denenmiş ve başarıya ulaşmış bir ürünün veya hizmetin, bağımsız bir firmaya (franchisee), isim hakkı ile birlikte bu ürün veya hizmet ile ilgili bilgi, teknoloji, işletme yönetimi ve organizasyonu, dağıtım ve pazarlama teknolojileri gibi konularda tanıdığı imtiyaza franchising denir.”
"Franchising, bir işletme çerçevesinde yapılan satış faaliyetlerinde denenmiş ve kendini ispat etmiş bir markanın desteği ve güvencesi altında iş yapan, birbirinin kopyası, dağıtım müesseselerinin mal ve hizmetlerin dağıtımına yönelik olarak belli bir bedel karşılığında söz konusu isim marka ve sistemin sahibi olan franchisor ile girmiş oldukları bağımsız bir ticari ilişki türüdür."
“ Franchising; ana firmanın, belirli bir bölgede ve belirli bir süre için, belirli ayrıcalıkları kullanma hakkını bir diğer firmaya verdiği; yönetim, organizasyon, eğitim ve tedarik konularında yardım sağladığı bir pazarlama ve dağıtım yöntemidir.”
Franchising, hukuken birbirinden bağımsız iki taraf arasında sözleşme ile yapılır.
Franchisor: Kendi alanında başarılı olmuş, belirli kalite standartlarını tutturmuş, tanınmış bir markadaki ürün yada hizmetin, işletme sisteminin sahibidir. Yani franchisor, anlaşmanın tarafı olan üretici firmadır.
Franchisee: Belirli bir süre ve belirli bir bedel karşılığında franchise verenin ticari yada hizmet markasını, işletme sistemini, diğer sınai ve mülkiyet haklarını kullanma hak ve zorunluluğunu üstlenen bağımsız bir işletmecidir.
Franchising sözleşmesinde ana firma, anlaşmaya konu olan mal yada hizmeti franchise alana sunmasının yanında, ona bazı yönetim, pazarlama ve danışmanlık hizmetleri de sağlar. Karşı taraf yani franchisee ise sermayesini, piyasa bilgisini ve kişisel çabalarını ortaya koyar. Franchisee, yıllık satışların belirli bir yüzdesini ve diğer belirli ücretleri ana firmaya öder ve ana firmanın standartlarını aynen koruyarak faaliyetlerini sürdürür. Franchising türü anlaşmalar, daha çok patente konu olmayan mallarda uygulanmaktadır.
Çok uluslu işletmeler, şube açarak da ülke dışında faaliyet gösterebilirler. Ancak şube açmak işletmeye ek bir maliyet yükleyecektir. Franchising yoluyla yabancı pazarlara girmek isteyen ana işletmeler ise, hiçbir maddi yatırım yapmadan kendi isimlerini taşıyan işyerlerini oluşturabilmektedirler. Dolayısıyla franchising sistemi ile yabancı pazarda faaliyet göstermek daha kolay ve risksizdir.
FRANCISING’İN ÖZELLİKLERİ
Franchising, bir pazarlama ve dağıtım yöntemidir.
Franchisig’in amacı; karşılıklı güven ve sürekli bir iş ilişkisi içinde her iki tarafın birbirinden yararlanmasını sağlamaktır.
Franchising, yasal ve finansal açıdan birbirinden bağımsız en az iki taraf arasında sözleşme ile yapılır ve taraflar arasında sürekli bir ilişki ile kurulur. Taraflar arasında yapılan bu sözleşmede sözleşmenin süresi, tarafların yükümlülükleri, franchisee’in faaliyetini sürdüreceği bölgenin sınırları gibi konular belirtilmelidir. ( Türkiye’de franchising sözleşmesi ile ilgili özel bir kanuni düzenleme yapılmadığından, taraflar arasındaki sözleşme Borçlar Kanununun genel hükümlerine tabidir. )
Franchising sözleşmesinde her ne kadar tarafların bağımsızlığından söz edilse de, franchise alan, ana firmaya bağlıdır. Bu nedenle franchisee açısından hukuken var olan bir bağımsızlık olmasına karşın, fiilen yarı bağımlılık söz konusudur. Franchisee’in bu bağımlılığı da; ana firmanın sisteminin standartlarının korunması için, ana firmanın belirlediği sözleşme şartlarına bütünüyle uymak zorunluluğundan kaynaklanmaktadır.
Franchisor, eşi olmayan bir ürüne yada işletme sistemine sahiptir. Francisor, franchisee ile arasında yapmış olduğu anlaşmaya dayanarak başarılı olmasını sağlayan iş yöntemlerini kullanma hakkını ya da formülü gizli olan ürünün satış hakkını sözleşme ile franchisee alana verir.
Oluşturulan franchising sistemi ile; franchisee, ana firmanın adı ve sözleşmede belirtilen koşullar altında faaliyetini sürdürür. Franchising sisteminin başarılı olabilmesi için, ürün yada hizmetin markası ve adının, bunların kalite standartlarının her bir franchise birimi için aynı olması gerekir. Her bir franchise birimi, görünüş ve hizmet sunma şekliyle birbirinin aynısı olduğu için, franchising sistemi, müşteriler açısından birbirinden farksız işletmelerden oluşan bir bütündür. Her bir franchise biriminin birbiri ile aynı yapı ve özellikte olması için, ana firmanın ürün yada hizmete ilişkin her aşamayı franchise alana ve personeline öğretmesi gerekir. Bu nedenle de, franchise alan kendi mağazasını açmadan önce, kendisine franchise veren firma tarafından belirli sürelerle eğitime tabi tutulur.
Franchise alan, ana firmanın sahip olduğu ürün yada hizmete ilişkin çeşitli hakları kullanması sebebiyle ana firmaya belirli ücretler öder. Bunlar:
_ Başlangıç ücreti: Franchise sistemine girebilmek ve marka adını kullanabilmek için franchisee’in başlangıçta ödediği ücrettir.
_ Royalty : Franchisee’in ana firmanın kendisine verdiği eğitim ve diğer sürekli yardımlar karşılığında ödemiş olduğu ücrettir.
“ Royalty, lisans anlaşmalarında yabancılara ait bir yeniliği kiralayan veya onun patentini satın alanın bunun karşılığında yaptığı ödemedir.”
_ Reklam ücreti
_ Ana firmadan alınan malzeme ücretleri
Franchising sisteminin başarılı olabilmesi için; ana firmanın franchise vermeden önce hedef pazarında ürün yada hizmete olan talebi önce kendi pilot birimlerinde denemesi ve ardından sonuca göre franchise vermesi gerekir.
Franchising sistemi, bu sistemin tarafları olan franchise alan ve veren açısından bazı avantajlar ve dezavantajlar içermektedir.
Ancak öncelikle franchising sisteminin yararları şu şekilde sıralanabilir:
FRANCHİSİNG’İN YARARLARI
Franchising sisteminin önemi, özellikle dünyada global ekonomik bütünleşmeye doğru gidilmesiyle kendini hissettirmiştir.
“Pazarların globalleşmesi ile pazar bölümlendirme, yerel markalar ve küçük ölçekli üretimin yerini standardizasyon, standart mal ve markaların global düzeyde, büyük ölçekli olarak daha düşük maliyetlerle üretilmesi almıştır.”
Franchising sistemi ile ana işletmeler, hiçbir maddi yatırım yapmadan yabancı pazarlarda kendi isimlerini taşıyan işyerlerini oluşturabilmektedirler. Bu nedenle kendi pazarında doygunluğa ulaşmış ve yayılmak isteyen başarılı firmalar için franchising, denetim kolaylığı ve standardizasyon sağlaması gibi özellikleri ile tercih edilmektedir.
“Kendi işini kurmak için gerekli yeteneği ya da güveni kendinde bulamayan, iş tecrübesi olmayan, tasarruflarını kendisine ait bir iş kurarak değerlendirmek isteyen küçük yatırımcıların franchise alarak işe başlamaları, yeni bir iş kurmaya göre daha kolay ve daha az maliyetlidir.”
Franchising, yeni bir iş kurmak için gerekenden daha az nakit yatırımı gerektirdiğinden küçük yatırımcıları destekler. Böylece ana firma da, ürün ya da hizmetlerinin dağıtımını kendi amaçlarına uygun küçük girişimciler aracılığıyla daha az bir maliyetle gerçekleştirir.
Franchising, ekonomiye katkıda bulunan bir araçtır. Franchising, çok farklı iş alanlarında uygulanabildiğinden yeni iş alanlarının açılmasına katkıda bulunur. Bu yolla ülke içinde yan sektörler gelişme gösterir ve istihdam imkanı sağladığı için ekonomik büyümeye yardımcı olur.
“ Franchising sistemi, ana firmanın kalite ve standartlarını aynen sürdüren franchise birimlerinin sayılarının artmasıyla, ürün ve hizmetlerde kalite ve teknoloji düzeyinin yükselmesini sağlar.”
Franchising sistemi sayesinde, uluslararası alanda ünlü olan, kaliteli ürün veya hizmetin taklit edilmesi engellenmiş olur.
Ana firma, franchising zincirindeki her bir birime işyerlerini açmadan önce kendi ürün yada hizmeti hakkında bilgi verir, girişimciye ve personelini belli bir eğitimden geçirir. Böylece, eğitimli bir personel ile, müşterilere kaliteli, güvenilir ve tutarlı hizmet sunulur.
Franchising sayesinde ürün veya hizmetin kalitesi ve standardı yüksek olduğu için, diğer firmalar da sundukları ürün veya hizmetin kalitesini artırmaya çalışırlar.
İsmet MUCUK “ Pazarlama İlkeleri “
Dilber ULAŞ “Franchising Sistemi”
Osman BİLGE “Franchising ve Hizmet Sektörü”
Halil SEYİDOĞLU “ Ekonomik Terimler Sözlüğü”
“www. franchising-tr. com.”
www.gencbilim.com