Geri Git   İnsan Kaynakları Akademisi > KARİYER VE İNSAN > KARİYER DANIŞMANLIĞI

Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Bu Konuda Ara Görünüm Modları
  #1 (permalink)  
Eski 05-07-2006, 09:33 AM
Simge Velipaşalar Simge Velipaşalar  çevrimdışı
Super Moderator
 
Giriş: Mar 2006
Mesaj: 483
Varsayılan İş Görüşmesi Sözlüğü

Hakan Yaman


İş Görüşmesi Sözlüğü

İş aramaya mı başladınız? Raconu ve lisanı çok farklı olan bir aleme girmeye hazırlanın.

İlk adımda bir özgeçmiş yazmanız gerekecek. Ama hikâyenizi, öyle arkadaşınızla konuşur gibi kağıda aktarabileceğinizi sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz. Özgeçmişin kendine has bir jargonu vardır. Önce onu öğreneceksiniz.

Diyelim ki, iki yıllık uzmansınız. Yaptığınız da faturaları kontrol ederek bilgisayara girmek. Arada sırada da aylık raporlara data sağlamak. Özgeçmişinizde görevinizi şöyle tarif edeceksiniz: “Şirketin mali kayıtlarını tutmak ve finansal stratejilerinin oluşturulmasında rol oynamak.” Vay be! Demek siz ayrılsanız, o şirket iki günde topu atacak…

Sadece iş arayanlar mı? Şirketler de aynı yolun yolcusudur; onlar da kendi raconlarını keserler. Görüşmede şirketlerini ve pozisyonu size öyle bir anlatırlar ki, hayallerinizin işini gökte ararken bir plazada bulduğunuzu zannedersiniz. Ama kazın ayağı öyle değildir.

Ben de adayları bu tür seraplara karşı uyarmak istedim ve yemedim içmedim, iş görüşmelerinde şirketlerin kullandığı klişe cümleleri dilimize tercüme ettim. İşte o süslü cümleler ve Türkçe mealleri.

Size bir pozisyon değil bir kariyer teklif ediyoruz.
Bizde maaşlar oldukça düşüktür. Ama genel müdür olana kadar dişinizi sıkarsanız rahata kavuşursunuz.

Bu şirkette resmi giyinmenize gerek yoktur. Biz, serbestliğin yaratıcılığı kamçıladığına inanırız.
Şirketi üç ay önce kurduk. Henüz yağlı bir müşteri kapamadık. Zaten ofisimize, yani bu apartman dairesine, müşteri gelmez. Bu yüzden saç, sakal, giyim bizim için önemli değildir…

İşe alacağımız yöneticinin liderlik özelliklerine sahip olması gerekiyor.
Müdürlerimizde gür ses ve kalın bilek gibi yetkinlikler ararız. Yönetici dediğin koridorda yürüdü mü şirketi sarsabilmelidir. Biz disipline ve makama değer veririz.

Bu pozisyona alınacak kişi, yazılı ve sözlü iletişimde iyi olmalı.
Yazılı iletişim: Şirkette doğru dürüst İngilizce bilen ve Powerpoint kullanabilen kimse yok. Yazı yazmayı da pek sevmeyiz. Bu yüzden mektup, sunum ve tercüme gibi işlerin tümünden siz sorumlu olacaksınız. Sözlü iletişim: Müdürlerin söylediklerini iyi dinlemenizi ve tekrara gerek duymadan, bir seferde anlamanızı bekliyoruz.

Çok dinamik bir iş ortamımız vardır.
Kimsenin sizi eğitmeye zamanı olmayacak. İlk günden itibaren kendinizi bir cin pazarının ortasında bulacaksınız. Zaten bizde “oryantasyon,” sekreterin size tuvaletin ve yemekhanenin yerini göstermesi anlamına gelir.

Şirket içi rekabeti teşvik ederiz. Böylece performansın artacağına inanıyoruz.
Şirkette herkes birbirinin gözünü oymaya çalışır. Patrona yakın duranlar ve torpil getirenler pozisyonları kapar. Şirket içi entrikalarını iyi bilmiyorsanız burada tutunamazsınız.

Bu şirkette esnek zaman uygulaması vardır.
Bizde ofis zangoçları çok prim yapar. Akşam sekizden önce işten çıkanlar ise terfinin “T”sini bile göremezler. Resmi ve dini bayramlarda, olmadı, hafta sonlarında ofise gelmeniz artı puan kazandırır.

Klâsik organizasyon şemalarının dar kalıplarına sıkışıp kalmayız. Matris yapılanmanın daha verimli olduğunu düşünüyoruz.
Alınacak “elemanın” ne iş yapacağı ve organizasyonda kimin altında olacağı gibi konularda üst yönetim fikir birliğine varamadı. Bütün müdürler, bu kişinin kendisine bağlı olmasını istiyor. İşi kabul ederseniz, herkesin size patronluk taslamasına hazır olun.

Bu pozisyondaki kişinin çok yönlü olmasını bekliyoruz.
Geçen ay, değişik bölümlerden üç kişiyi işten çıkardık. Onların işleri tepeleme birikti. Hepsinin işini öğrenmeniz gerekecek.

Biz, her çalışanın inisiyatif kullanmasını teşvik ederiz.
Bizde iş tanımları yoktur. Her şey günlük politikalarla idare edilir. Bir sorunla karşılaştığınızda “ofiste tek başına” olacaksınız. Risk alır da çuvallarsanız, bunu aleyhinize kullanma hakkımız saklıdır.

Çalışan memnuniyetini ön plânda tutarız. Bizden kimse ayrılmaz.
Piyasada adımız pek iyi anılmaz, bu yüzden de şimdiye kadar hiç kimseye dışarıdan teklif gelmedi.

Bizde hiyerarşi yoktur. Müdür-uzman gibi ayrımlar yapmayız.
Sorumluluklarınız ve çalışma saatleriniz müdür, maaş ve yan gelirleriniz uzman seviyesinde olacak.

Bu pozisyondaki kişinin kendisini müşteri memnuniyetine adaması gerekecek.
Son yıllarda şirkete telefon edip, mektup gönderen müşterilerin sayısı arttı. Onlarla cebelleşmekten kendi işimizi yapamaz olduk. Kıl müşterilerle görüşüp, bizimle muhatap etmeden, şikâyetlerini bir şekilde idare edeceksiniz.

Diğer adaylarla olan görüşmeler sürüyor. Hepsini değerlendirip bir karara varacağız.
Rapor edeceğiniz müdür, toplantısı uzadığı için, bu görüşmeye benim girmemi istedi. Konuyla ilgili en ufak bir fikrim yok. Zaten duyduğuma göre, Genel Müdür Yardımcısı, kankisinin kızını almaya karar vermiş bile...

Referanslarınızı arayabilir miyiz?
Eğer baba bir torpiliniz varsa, açık açık söyleyin de yanlış yapmayalım.

Demem o ki; nasıl mükemmel insan yoksa, mükemmel şirket de yoktur. Beklentilerinizi hayallere değil gerçeklere bağlayın.
Bir iki püf noktasına bakalım mı? Söz, sizi sıkmayacağım…
Görüşmecinin verdiği bilgilerle yetinmeyin. Benzer deneyimleri olan kişilerle görüşün. Varsa, o şirkette çalışan tanıdıklarınıza danışın. Ne demiş Hoca Nasreddin: “Bana hekim değil, damdan düşen birini getirin.”
Şirket ismine, şık bir ofise, etrafta salınan yakışıklı adamlara ve hoş hanımlara kanmayın. İsimler yanıltır, görüntü aldatır. Kendinizi, işe başladıktan iki ay sonra, “İçi beni yakar, dışı başkalarını” özdeyişine konu mankeni yapmayın…
Bilirim, biz utangaç bir ırkın ahvadıyız; ama bu, sıkılganlığın ne yeri ne de zamanı. Aklınıza gelen her şeyi sorun. Hatta, ortamı germeden, görüşmeciyi sıkıştırın. Eğer yakın çalışacağınız kişi, soru soruyorsunuz diye size tepki gösteriyorsa, düşünün işi kabul ettiğinizde neler yapmaz…
Her anlama gelecek, lâf olsun torba dolsun sözleri satın almayın. Bir şeyi anlamadıysanız, görüşmeciden, sözlerini açmasını rica edin. Örnek vermesini isteyin.
Bir Fransız atasözü, “İyi hesap, iyi dostluk sağlar” der (miş) -Ben kim Fransızca kim. Çaldık işte birinden- Bütün ayrıntıları işin başında konuşun ki sonra: “Yapma be! Sen elma mı demek istemiştin, yahu ben onu armut anlamıştım.” olmasın.

Ve unutmayın; mutsuzluk denilen illetin ilacı erken teşhistir…

__________________
Simge Velipaşalar
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
  #2 (permalink)  
Eski 05-07-2006, 10:07 AM
Simge Velipaşalar Simge Velipaşalar  çevrimdışı
Super Moderator
 
Giriş: Mar 2006
Mesaj: 483
Varsayılan İş İlânlarını Kullanma Kılavuzu

Hakan Yaman


İş İlânlarını Kullanma Kılavuzu

Biz adaylar için iş ilânları çok önemlidir. Onları genellikle, pazar kahvaltılarının değişmez çeşnisi İK eklerinden veya internet sitelerinden takip ederiz. İş ilânına başvurmak, üç hafta arka arkaya 6 bileni çıkmamış Sayısal oynamak veya yılbaşında Milli Piyango bileti almak gibidir. Hayal gücümüz aniden fazla mesai yapmaya başlar. Moralimiz, dopingli atlet misali yerinde duramaz coşar, köpürür, kanatlanır…

Oysa, iş ilânları daha çok Kazı-Kazan’a benzer; foyasını hafifçe tırnaklarsanız, altından bambaşka şeyler çıkar. Bazı firmalar ve kelle avcıları, görevleri öyle abartır, gerçekleri öyle saklarlar ki, sarımsak bunların kaleme aldığı bir iş ilânına pozisyon olsaydı, en az kırk gün kokusu çıkmazdı.

Yetmezmiş gibi, bazıları pozisyonu unutup şirketinin reklamını yapar. Bazıları ise ilân altından sopa gösterip, kendi personeline “Bakın minnacık bir genel başvuru çıktım. Binlerce hayranım kapıya üşüştü. Ayağınızı denk alın.” mesajı verir.

Bu şartlarda da adaya düşen, iş ilânlarının kurdu olmak, yazılanları deşifre edip ayakları yere sağlam basmaktır. Öyleyse gelin, en sık kullanılan ilân klişelerini ve onların gerçek anlamlarını öğrenerek işe başlayalım.

28 yaşını aşmamış adayların resimli özgeçmişleriyle başvurmaları...
Bölüm olarak karar verdik, patronu da ikna ettik; bu pozisyona genç ve güzel bir hanım alacağız.

Sabırlı, azimli ve insan ilişkilerinde başarılı…
Suratınızı asmadan ve hastalanmadan, bir kaldırımda günde sekiz saat ayakta durup, gelip geçene kredi kartı pazarlayacaksınız.

Sorumluluk almaya hazır…
Yanlış giden her şeyden bu kişiyi sorumlu tutacağız…

Planlama ve organizasyon becerileri yüksek…
Müdürlerin uçak biletlerini ayarlayıp, otel rezervasyonlarını yapacaksınız.

Gelişmeye ve yeniliğe açık…
Bu kişinin ne yapacağını henüz bilmiyoruz. Patron yeni bir eleman için istediğimiz bütçeyi onaylayınca fırsat kaçmadan birisini alalım dedik. Ne iş olursa yapmaya hazırlanın.

Şirkette çok stratejik bir konuma sahip bu pozisyon...
Masanız tuvaletin hemen yanında olacak.

Erkek adaylar askerlik hizmetlerini tamamlamış olmalıdır.
Harbi konuşmak gerekirse, bu özelliğin yapılacak işle bir ilgisi yok. Ama, askerliğini yapanlar emir almayı ve otoriteye itaat etmeyi daha iyi biliyor. Yapmayanlar ise her şeyi sorguluyor, alınan kararları müdürleriyle tartışmak istiyor. Bu yaklaşım da şirket kültürümüze ters düşüyor…

Takım oyuncusu…
Çıkıntılık yapmayacak, uyumlu ve efendi birisini arıyoruz. At kuyruklu, küpeli metroğlanlar veya dövmeli tiki kızlar boşuna zahmet etmesin.

Ehliyetli ve seyahat engeli olmayan adaylar…
Haftada en az üç bin kilometre direksiyon sallayacaksınız…

İkinci yabancı dil, MBA ve doktora tercih sebebidir.
Aslında bu işi bir lise mezunu da yapabilir. Zaten önerdiğimiz para asgari ücret. Ama millet işsizlikten kırılıyor. Basit bir pozisyona bile MBA’li ve doktoralı kişiler başvuruyor. Almışken elemanın ful aksesuarlısını niye almayalım.

Marka stratejisini yönlendirecek…
Arkadaşımız, sorumluluk bölgesindeki bakkalları dolaşarak, deterjanlarımızın ön raflarda sergilendiğini kontrol edecek. Azalan ürünlere takviye yapacak. Ayrıca, süpermarketlerde standlar kuracak ve ortalıkta aval aval gezen müşterileri bizim markaya yönlendirecek…

Danışmanlığını yaptığımız bilgileri gizli firma, takım arkadaşları arıyor.
Bu müşterinin piyasada çok kötü bir ünü var. İlâna ismini yazınca kimse başvurmuyor. Biz de “şirket bilgileri gizli” ayağına yatıp görüşmeye gelenleri kafalamaya çalışıyoruz.

En “değerli” varlığımız insan kaynaklarımızdır...
Haklısınız, öncekileri biraz üfürdük; ama bu gerçekten doğru. Finansçıların geçen ay yaptıkları hesaba göre, şirkette en yüksek verim personelden sağlanıyormuş. Biliyorsunuz ülkemizde sermaye, makine, arsa-bina gibi üretim faktörleri çok pahalı. Emek ise ucuz; bir koyup on alıyoruz…

Sektör lideri şirketimiz…
Abi, sektörü Çin bitirdi. Piyasada bizden başka aynı işi yapan kalmadı. Diğerleri malı mülkü satıp parayı repoya, borsaya yatırdılar. Eski teknolojiye sahip olduğu için bu fabrika patronun elinde patladı…

Yurt dışında şubeleri olan şirketimiz…
Aldığımız ballı-imtiyazlı devlet kredisindeki şartları yerine getirmek için Viyana’da bir posta kutusu kiraladık, işin aslı budur…

Tamamı yabancı sermayeli firmamız…
Necati abi, yani patron, yirmi sene Köln’de otomobil fabrikasında çalıştıktan sonra kesin dönüş yaptı. Bizim atölyenin, pardon şirketin, kuruluş sermayesi onun emekli ikramiyesidir…

Yoğun başvurulardan dolayı, sadece nitelikleri pozisyona uyan adaylara yanıt verilecektir.
Aslında iki satır “Başvurunuz elimize ulaştı” mesajı göndermek bir dakikamızı bile almaz; ama biz böyle inceliklere pek inanmayız. Kafamız, o mesajı/mektubu otomatik hâle getirecek kadar da çalışmıyor. Özgeçmiş ve kapak yazınızın elimize geçip geçmediğini asla bilemeyeceksiniz…

Kredi kartı pazarlamak, otel rezervasyonu yapmak veya standda durmak gibi işleri küçümsüyor değilim; benim eleştirim asıl, şirketlerin bu görevleri tarif ederken kullandıkları abidik gubidik lâflara. Yazsana kardeşim işin gerçek tanımını. Neden insanların gözünü boyamaya çalışıyorsun?...

Şimdi ilânlarla ilgili kulağa küpe bir iki noktaya bakalım:

• İlâna başvurmadan önce, bütün terim ve ifadeleri doğru anladığınızdan emin olun. Metin içinde bilmediğiniz terimler varsa, büyük bir ihtimalle, o pozisyon size göre değildir.

• Bir yerde çalışıyorsanız, başvuracağınız pozisyonu seçerken çok daha titiz davranın. Ne demişler, “İbadet de gizli, iş başvurusu da.” Bu konuyla ilgili eski bir yazımızı tekrar okuyalım: Çalışırken iş aramanın incelikleri

• Gazetede iş ilânını gördüğünüz şirketin internet sitesine girin ve pozisyonla ilgili ayrıntılı bilgi edinin. Kapak yazınızı ve özgeçmişinizi bu bilgilere göre yeniden düzenleyin.

• İnternet ve gazetedeki ilânlarla yetinmeyin. İlgilendiğiniz sektörlere ait meslek dergilerini karıştırın. Onları daha az kişi okuduğu için şansınız artacaktır.

• İş arama stratejinizi gazete ve internet ilânlarıyla sınırlı tutmayın. Adayların, ne olduğunu iyi bilmedikleri için, torpil ile karıştırdıkları “networking”i öğrenin. Şu yazıya tekrar bakın: Çevrenin Genişliği mi Yoksa İşlevi mi Önemli?

Güllü Hanım’ın, Ünlüler Çiftliği isimli mühim dizide beynime sapladığı “İki türlü turşu vardır; biri yemeklik turşu, biri öteki turşu...” şeklindeki saptamasından aldığım ilhamla konuya son noktayı koymak istiyorum: İki tür iş ilânı vardır; biri, adayın niteliklerine ve deneyimine uygun pozisyona ait olan, diğeri de sırf dostlar alışverişte görsün diye başvurduğu “öteki.”

Bana sorarsanız, şu ötekilere yanıt vermeden önce iyi düşünün. Başvuru listenizi az ve öz tutmanız daha akıllıcadır. Bakarsınız aynı şirket, gelecek ay, size uyan bir başka pozisyonla karşınıza çıkar. Bırakın istediğiniz işi bulmanız biraz geç olsun; ama aday profiliniz “Ne iş olsa yaparım abi” olmasın…

Kaynak:
www.insankaynaklari.com

__________________
Simge Velipaşalar
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Saat 03:10 PM.


Powered by vBulletin Version 3.0.7
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by 3.0.0