Fark Edilmek İçin
JAY FORTE
Günümüzde sürekli bir enformasyon ve veri bombardımanı altında yaşıyoruz. O kadar ki artık gelen bilgileri nasıl kullanacağımızdan çok neyin anlamlı neyin anlamsız olduğunu saptamaya çalışıyoruz.
Bu ifade günümüzün kültürel düşünce yapısını doğru bir şekilde ortaya koyuyor. Durup düşünmek için çok az zaman bulabiliyoruz çünkü yaşamın temposu giderek hızlanıyor. Gördüklerimizin büyük bir kısmı da gördüğümüz diğer her şeye çok benziyor.Bu durumda iyi bir kişisel imaj yaratmak için ne yapabiliriz? Profesyonel anlamda fark edilmek neye bağlıdır? Fark edilmek zorundayız,biliyorsunuz.
Geçenlerde insan beyninin nasıl işlediği konusunda çok güzel bir yazı okudum. Anlatıldığına göre beynimizin arka bölümünde bulunan ve yaklaşık küçük parmağımızın ucu büyüklüğünde bir bölge var. Biz bölgeye ‘sekreter’ diyelim. Beynimizin bu bölgesi uyarıcıları değerlendirmek ve gerekli gördüklerini işlemekle, böylece beynin geri kalan bölümünün diğer konularla uğraşmasına fırsat vermekle görevli. Hani evden işe kadar arabanızla gidersiniz de nasıl geldiğinizin farkına bile varmazsınız ya, işte bunu yapabilmenize yardımcı olan beyninizin bu bölgesi. Ancak alışılmadık bir durumda (siren sesi, yola fırlayan bir top ya da kötü hava gibi) sekreter beyni tüm olarak çalışmaya çağırıyor.
O halde işin sırrı şu: Eğer fark edilmek veya dikkat çekmek istiyorsanız sekreteri ‘şoke edecek’ bir şey yapmalısınız; herkesin yaptıklarına benzemeyen bir şey. Bunu yaptığınızda sekreter devreye giriyor ve beynin diğer bölümlerine sizi tanıtıyor. Sekreter, kendisini şaşırtan, zorlayan olayları daha iyi hatırlıyor; bunlar beynin katılımını gerektiren ve daha büyük etki yaratan olaylar.
Peki nasıl fark edileceksiniz? Hepimizin doğuştan gelen yeteneklerimiz vardır; bunlar yalnızca bize verilmiştir. Bu yazma yeteneği ya da özel bir konuşma tarzı ,şarkı söyleme, dans teme ya da bir enstrüman çalma becerisi olabilir. Belki de çok iyi öykü anlatıyor, çok iyi resim yapıyor ya da karşımızdakini çok iyi dinliyoruzdur. Bize ait olan bir yetenek vardır ve bizim görevimiz onu keşfedip geliştirmektir. Yeteneğimizi bilmek ilk adım; geliştirmek ise ‘fark edilir olmaya’ giden yoldur. Kendinizi yalnızca size özgü bir biçimde ortaya koyabildiğiniz zaman kariyerinizde olağanüstü bir sıçrama gerçekleştirirsiniz. Başkaları gibi olmaya çalışmaktan vazgeçtiğiniz ve kendi tarzınızı geliştirmeye başladığınız an ‘dikkatleri çekmeye’ başlarsınız.
Önce hangi konuda fark edilir olabileceğimizi bilmeli, sonra da deneyecek cesareti bulmalıyız. Sekreteri şaşırtın ki, sizi hatırlasın. Unutmayın ki en iyi yaptığınız işle hatırlanacaksınız.