Yalnızca yapmak zorunda olduğunuz işler yerine sevdiğiniz işleri yapmaya daha çok zaman ayırmak İstersiniz, değil mi? Peki bunu nasıl yapacaksınız? Hem tutku dolu ve amaca yönelik bir yaşam sürdürüp hem de geçiminizi sağlamayı nasıl başarabilirsiniz? Yaşam kalitenizi yükselterek daha sağlıklı olmanın yolları nelerdir?
Ömrünüzün sonuna yaklaştığınızı ve "Durun bir dakika! Bu yalnızca bir denemeydi. Bir şans daha istiyorum " dediğinizi düşünün. Tüm yaşamınızı ivedi görünüp de aslında hiç de ivedi olmadığını ancak son yıllarınızda anladığınız işlerin peşinde koşarak geçirdiğinizi düşünün. Tüm bir yaşamı, "Ailemle daha çok birlikte olmak istiyorum. Kendi işimi kurmak istiyorum. Maraton koşmak istiyorum. Kitap yazmak istiyorum. " diyerek geçirdiğinizi düşünün.
Bunları düşünmek zor değil. Hepimiz için geçerli bir durum. Hepimiz hafta sonuna kaç gün kaldığını sayarak yıllar geçirdik; üstelik pek çok kişi bu durumu normal kabul ediyor.
İstediğiniz Yaşamı Bulmak İçin Aramalısınız
Ne var ki yaşamın böyle olması gerekmiyor. Olmamalı. Şu üç adımı atarsanız olmayacak da:
1) Nerede olduğunuz konusunda düşünün; 2) Nerede olmak istediğinizi kendinize sorun ve 3) Bir şeyleri gerçekleştirmek için harekete geçin.
Basit bir reçete; ama hayalleriniz üzerinde düşünmek için zaman ayırmanız gerekiyor. Hayallerinizi belirleyin ve gerçekleşmeleri İçin ne yapmanız gerektiğine karar verin.
Yüreğinizin peşinden gidin ve büyük hayaller kurun. Bu yaşam tutku ve amaç dolu olsun. Başkalarının tanımladığı sınırlar içinde değil, sizin kendiniz için çizdiğiniz sınırlar içinde akan bir yaşam sürün, Önem verdiğiniz konularda şansınızı denemek zorundasınız. Kendi geleceğinizi kontrol ettiğinize inanmalı; sevdiğiniz türden bir yaşamın nerede olduğunu ve sizin oraya gitmeye hakkınız olduğunu bilmelisiniz. Peki sizi engelleyen ne? Korku. Bilinmeyene, değişime, başarısızlığa karşı duyulan korku. Ne yaptığınız hakkında bir fikriniz olmadığı korkusu. Oysa bilgi korkunun düşmanıdır. Ne yapmak istediğinizi daha iyi öğrendikçe korkunuzun yerini özgüven ve heyecan alacaktır.
Biz belki de restoran işlettiğimiz için sevdiğiniz yaşamı sürmenin bir tarif gerektirdiğini düşünüyoruz. Bazı malzemelerin başarılı bir şekilde karıştırılması gerekiyor: Tutku. İnsanlar. Yer. Para. Ancak tarifin yalnızca üç aşaması var: Düşünmek, sormak ve harekete geçmek.
İşe, sizin için neyin gerçekten önemli olduğu konusunda düşünerek başlayın. Ruhunuza dokunan ne? Sizi ne heyecanlandırıyor? Neyi gerçekten sevdiğinizi ve gerçek tutkularınızın ne olduğunu biliyor musunuz? Sizi neyin mutlu ettiği konusunda düşünün. Mutsuz olduğunuzda sağlıklı olmanız zordur. Birlikte olduğunuz insanlar, nerede yaşadığınız ve nerede çalıştığınız konularında düşünün. Paranın yaşamınızdaki rolü üzerinde düşünün.
Yaşama Küsmeyin, Arayın Aramazsanız Bulamazsınız
Resmin tamamına bakın, sonra da kendinize nerede olmak istediğinizi sorun. Çevrenizde, birlikte olmaktan keyif duyduğunuz insanlar mı var? Başka bir çevreye taşınmayı mı hayal ediyorsunuz? Açık havada daha fazla zaman geçirmeyi mi istiyorsunuz? Ailenizle mi olmak İstiyorsunuz? Gezilere çıkmak mı? Hayalleriniz tam olarak neler? Sevdiğiniz yaşamı sürmek büyük bir değişiklik, orta derecede bir değişim ya da yalnızca küçük bir ayar gerektirebilir. Bir zamanlar işiniz için duyduğunuz şevki yeniden keşfetmek anlamına da gelebilir. Sevdiğiniz yaşam uzak bir ülkede, sokağın köşesinde ya da ailenizle birlikte olacağınız mutfağınızda olabilir. Asla razı olmamanız gereken bir konu; hayallerinizin, seçtiğiniz yaşamın ulaşamayacağınız kadar uzakta olduğudur. Bu tümüyle yanlış bir düşüncedir. Yapmak istediğiniz işleri yapmaya, önem verdiğiniz insanlarla birlikte olmaya, hoşlandığınız yerlerde olmaya daha fazla zaman ayırın. Düşünün, sorun, sonra da harekete geçin. Sevdiğiniz yaşamı yaşayın; bu sizin seçiminizdir.
Kaynak:Personel Excellence/Haziran/2006
www.sahinlerholding.com.tr