Geri Git   İnsan Kaynakları Akademisi > KARİYER VE İNSAN > KİŞİSEL GELİŞİM

Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Bu Konuda Ara Görünüm Modları
  #1 (permalink)  
Eski 07-24-2006, 11:12 AM
Simge Velipaşalar Simge Velipaşalar  çevrimdışı
Super Moderator
 
Giriş: Mar 2006
Mesaj: 483
Varsayılan İçimizdeki Güç

Çağımızın insanı artık her zamankinden daha çok tüketiyor, daha az hareket ediyor, daha az boş vakti var, daha şişman, daha mutsuz ve her zamankinden daha fazla borcu var. Worldwatch adlı ABD düşünce kuruluşu “Dünya Durumu 2004”adlı raporunda bu sonuçlara vardı.

Dünya nüfusunun bir milyar yedi yüz milyondan fazlası, yani dörtte birimden fazlası artık tüketici sınıfında yer alıyor. Fakat bu tüketim boyutuna karşı, 1950lere kıyasla kendilerini “mutlu” olarak tanımlayanların oranı da bir hayli düştü.

Hiç düşündünüz mü bir çok şeye sahipken ve sahip olmak bize bir hiper-market uzaklığındaysa niye her geçen gün mutsuzluğumuz artıyor.

Sabahın erken saatlerinden gecenin geç saatlerine kadar çalışıyoruz, para kazanıyoruz, istediğimiz şeylere sahip oluyoruz, kredi kartı limitlerini zorluyoruz (mutlu olmak için). Elde ettiklerimiz arttıkça elde etmek istediklerimizde artıyor. Güzel sofralarda karnımızı doyuruyoruz, güzel ve moda giysilerle vücudumuzu giydiriyoruz, evimizi döşeyip beğenmeyip tekrar yapıyoruz, olmuyor yeniden alıyorsunuz. Başkasını kıskanıp aynısından bizimde olsun istiyoruz. Evler, arabalar, yazlıklar vs alıyoruz. Eee daha niye mutlu olamıyoruz?

UNUTUYORUZ?

Neyi mi? Maddi değil manevi bir varlık olduğumuzu. Etimizin, kemiğimizin değil ruhlarımızın, duygularımızın doyurulmaya ihtiyacı olduğunu…

Hep bitmek tükenmek bilmeyen bir mutluk düşü kurar ve asla o düşü yaşayamayız. Çünkü hiçbir zaman içinde bulunduğumuz durumdan memnun olmadığımız için, mutluluğun bize çok uzak olduğunu düşünürüz. Sonsuz isteklerimizi tüketim çılgınlığıyla karşılamaya çalışır, elimizde olmayana da sonsuz heves ederiz. Aslında bunlar gerçek mutluluğa duyulan özlemin geçici olarak gideren ve mutsuzluğumuzu öğreten şeylerdir.

Dünyada tüketim artarken mutlu insan sayısının azalmasının sebebi, insanın mutluluğu özünde değil kendi dışında kendi yarattığı şeylerde aramasıdır. Dünyaların bizim olmasını isteriz, dünya kadar kalbimiz ve insanların kalbinde dünya kadar yerimiz olmasından daha ziyade.

Mutluluk insanın kalbindedir, içindedir. İnsanı sonsuz bir mutluluk düşü ile var eden yaratıcı, insanın bu isteğini boşa çıkarmayacak gücü de bize vermiştir. İçimizdeki mutluluk yalnız ve yalnızca bize aittir, hiçbir dış etkene bağlı değildir. Eğer eşit olarak yaratıldıysak herkes için aynı oranda mevcut bir mutluluk var demektir. Öyle olmasaydı zenginin gözündeki hüzün ile fakirin gözündeki pırıltıyı ne ile açıklardık? Mutluluğun oranı da bence sonsuzdur.

Unutmayın mutluluk kartlara sığmaz, limitsizdir ve harcadıkça da size hayat kazandırır…

Emel Kordon

__________________
Simge Velipaşalar
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Saat 07:16 AM.


Powered by vBulletin Version 3.0.7
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by 3.0.0