Amaç, hedef, sonuç, strateji gibi kavramlar ve yönetim teknikleri gibi kavramlar hep iş dünyasıyla birlikte anılıp işletmelerin ayakta kalma, rekabet etme, pazarda başarılı olma amaçlarına hizmet etmektedir. İş hayatında kullanılan bütün teknikler bir düşünce biçimini anlatır ve bu teknikler bireylerin kişisel gelişimleri için, kişilerin başarıya ulaşmalarını kolaylaştırıcı teknikler olarak kullanılabilir.
Her işletmenin bir yapısı, kültürü, iş yapış şekli ve iletişimi vardır. İşletmeler bu farklılıklara uygun olarak amaçlar, hedefler, stratejiler, planlar belirlerler ve çeşitli yönetim tekniklerini kullanarak süreci yönetirler. Aynı şekilde bizim de başarılı olmak için öncelikle gerçekçi bir şekilde kendimizi değerlendirmemiz gerekir ki bize özel donelerle yaşamımızı yönetebilelim. Yaşamlarında başarısız olduklarını düşünen insanların %64’ü başkaları tarafından saptanan standartlarla yaşamak zorunda olan kişilerdir. Kendi standartlarımızı ve spesifikasyonlarımızı gerçekçi bir şekilde kendimiz saptadığımızda yaşam kalitemiz artacaktır. Kim olduğumuzu, ne zaman, nerede ve neyi istediğimizi bilmek bizi gerçekçi hedefler ortaya koymaya götürür. Bize hakim olan, kendimizin sahip çıktığı ve sonuna kadar savunduğu hedeflerdir.
Neyi, ne zaman, nerede ve ne kadar istediğimizi bilerek istemeye devam ettiğimiz sürece kaderimiz bize vermeye devam edecektir. Ne amaçlıyorsun? Hangi sonucu almak istiyorsun? Bu sonuca ne zaman ulaşmak istiyorsun? Bu sonuca ulaşmak için ne yapman gerekiyor? Hedefleri yazılı hale getirdiğimizde onların gerçekleşeceğine dair inanç artacaktır. Hedeflerimizi yazmak, kaderimizi yazmak gibidir. Hedeflere göre yaşam yönetimi anlayışını zihnimize yerleştirdiğimizde başarıya ulaşmayı, şansa bağlayamayız. Hedefler anlaşılır, net ve yazılı olmadığında beynimiz birbirinden ilgisiz bir çok konuyla meşgul olacaktır. Beynimize tam olarak ne yapmak istediğimizi, nasıl, nerede, ne zaman yapmak istediğimizi söylemezsek; nasıl yapmamız gerektiğini bize söylemeyecektir.
Gerçekleştirmeyi istediğimiz her amaç için hedefler saptayıp, başarıyı ve geleceği planlayabilmek için hedeflerin eylemlerle desteklenmesi gerekir. Eylemden yoksun olan her hedef bir hayalden ibarettir ve eğer kalıcı değişiklikler istiyorsak yaşamımıza dair etkin stratejilerimizin olması gerekir.
Ve almak istediğimiz sonuca % kaç başarıyla ulaşacağımız, isteğimizle doğru orantılıdır. Beynimizin biz uyurken, uyanıkken, dalgınken, bilinçli iken hedefe çözüm bulma ilgisi ne kadar istediğimize bağlıdır. İstekle birlikte, ısrar ve vazgeçmemek hedeflerin gerçekleşmesine yani başarıya olan inancı gösterir.
Yaşamımızı yönetirken, başarılı olanların kim olduklarına değil, nasıl başarılı olduklarına odaklanmamız gerekir. Bugün atacağımız adımlar gelecekteki başarımızın yolunu açabileceği gibi korkunç sonuçlar da doğurabilir. Ancak başarı ve geleceği planlayarak reaktif değil, proaktif davranabiliriz.
Bireysel değerlerinizin zemininde kendi standartlarınızla oluşturduğunuz, başarı ve mutluluk için sizi farklı kılan hedeflerle ve eylemlerle, yaşam kalitenizi belgelemeniz dileğiyle…
Emel Kordon