Geri Git   İnsan Kaynakları Akademisi > KARİYER VE İNSAN > KİŞİSEL GELİŞİM

Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Bu Konuda Ara Görünüm Modları
  #1 (permalink)  
Eski 07-24-2006, 09:42 AM
Müslüm Doğan Müslüm Doğan  çevrimdışı
Administrator
 
Giriş: Mar 2006
Mesaj: 409
Varsayılan Sancısız Doğum Olmaz

Geçmişte, günümüzde ve gelecekte insanların isteklerinin hep mutlu olmak ve başarılı olmak hedefi üzerine kurulduğunu söyleyebiliriz. Yani eylemlerimiz sonucunda mutlu olmayı ve başarılı olmayı bekleriz, ümit ederiz.

Mutlu ve başarılı olmak konusunda çalışan kişisel gelişim sektörü de, bu sonuçları elde etmek için insanların neler yapması gerektiğini her açıdan ele alarak inceledi. Fakat başarılı olmak konusunda benim öylesine inandığım bir tanım var ki, kesinlikle gerek çalışma yaşamımda ve gerekse sosyal yaşamımda ulaşmaya çalıştığım bir tanım olarak karşıma çıkıyor. Başarı için yapılan tanım da şu: “Başarı yalan söylemeye ihtiyaç duymamaktır”. Bu tanımı ilk duyduğumda başarı ile yalan söylemeyi bağdaştıramamıştım. Ama tanımın ve hayatımızdaki yansımaları üzerine düşündüğümde hayatımın her anının bu tanıma uyması için bilinçli bir çaba gösteriyorum artık.

Belki tanımı ilk okuduğunuzda ben hiç yalan söylemiyorum demek ki başarılıyım dediniz. Ben de demiştim. Hiç kimse kendine yalancı gibi çirkin bir sıfatı yakıştırmaz. Ama bir düşünün bakalım, kimseye zarar vermeyen fakat üzerinde düşündüğümüzde yalan olan o kadar çok şey var ki hayatımızda. Nedense durumu kurtarmaya yönelik beyaz yalanları pek de yalandan saymayız. Fakat her ne kadar birilerine zarar vermese de onlar hayatımızın yalanları, kandırmacaları olarak yerlerini alırlar.

Üstelik yalan söylemek dediğimizde karşımızda birlerinin olduğu durumları düşünürüz hep. Peki yanınızda yörenizde kimse yokken, tek başınıza kaldığınızda veya kalabalıklar içinde düşüncelerinizi kimselerin okuyamadığının vermiş olduğu rahatlıkla zihninizde parende atıp duran, kendi kendinize söylediğiniz yalanlar yalan değil mi? Diğer insanlara yalan söyleyebilmek için öncelikle kendi kendinize yalan alıştırmaları yapmanız gerekmiyor mu?

İşte o başarıya ulaşmanın yolu öncelikle kendi kendimize yalan söylememeyi öğrenmekten veya buna ihtiyaç duymamaktan geçiyor. Şöyle ki, kendi kendimize söylediğimiz yalanlar bizim başarısızlıklarımızı, mutsuzluğumuzu kendi kendimize açıklamak için bulduğumuz can simitleri olarak hep alarmda beklerler. Bilgi, beceri ve yeteneklerin yaptığı işi gerçekleştirmek için yeterli olmaması nedeniyle çıkarılan, işini kaybetmiş ve artık işsiz olan birini düşünün. Bu durumu önce kendine açıklaması gerekir ki daha sonra başkalarına aktarsın. Zihin çalışmaya başlar. Gerçek sebebi kabullenmek ve gerçekle yüzleşmek kişiye zor gelir. O nedenle kendisi dışındaki kişileri suçlamaya yönelir. Müdürüm beni sevmiyordu, ben çok başarılıydım başarım kıskanıldı, ayağım kaydırıldı gibi cevaplar bulmaya başlar ve bu cevaplar kişiyi tatmin etmeye başlar. Kendi kendine söylemiş olduğu yalana inandığı gün niçin işten ayrıldığını soran kişilere, inanmış olduğu yalanları sıralar ve hatta çıkarıldığını değil karalama çalışmasına girerek, kendini üstün göstererek kendisinin işten ayrıldığını söylemeye başlar. Öncelikle kendisine sonra da etrafındaki insanlara aslında iş hayatında başarılı olduğuna inandırır. Başarı, yalan söylemeye ihtiyaç duymamaktır tanımıyla tamamen zıt bir başarı örneği ortaya çıkar, görünürde.

Oysa ki, kendisine belirtilen sebeplerle işten çıkarılmış olan kişinin, bu sebepleri irdelemesi, üzerinde kafa yorması kişinin gerçek başarı yolunda atacağı ilk adımlar olmalıydı. Başarısını ve mutluluğunu zedeleyen olayı kamufle etmek için yalana başvurmak yerine, huzurunu daha da kaçırma pahasına gerçekle yüzleşmesi daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Bu kişi eğer huzurunu daha da kaçırmayı göze alabilseydi, işten çıkarılma nedeni olan bilgi, beceri ve yeteneklerini geliştirmeye ve talep edilen seviyeye çıkarmaya çalışabilirdi. Kendisini olduğu gibi kabullenip, bilgi, beceri ve yeteneklerine uygun bir firmada iş bulmaya çalışabilirdi. Fakat bu ikisini de yapmak için biraz rahattan ödün vermek gerekiyor sanırım. Yalan kadar basit ve emeksiz çabalar değil.

Yukarıda konuyu gerçekçi hale getirmek için verdiğim örnek yalanlardan yalnızca biriydi. Bir düşünün ne yalanlar söylüyoruz daha. Sınavı kazanamayan öğrencinin, iş bulamayan gencin, evlilik hayatında mutluluğu yakalayamayan çiftlerin, ailesiyle sorunları olan kişinin, iflas eden iş adamının söylediği yalanları düşünün.

Kişinin başta kendisine yalan söylememesi zorlu bir süreçtir. Emek, çaba, ter gerektirir, kişinin kendi kendisiyle çatışmasına, kavga etmesine ve huzurunun kaçmasına neden olur. Fakat unutmamalı ki hiçbir doğum sancısız olmaz.

Yalan söylemeye ihtiyaç duymamanız dileğiyle

Güzel günlere

Emel Kordon

__________________
Müslüm Doğan
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi
İnsan Kaynakları Yönetimi Programı
Yüksek Lisans Öğrencisi
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Saat 07:36 AM.


Powered by vBulletin Version 3.0.7
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by 3.0.0