Geri Git   İnsan Kaynakları Akademisi > KARİYER VE İNSAN > KİŞİSEL GELİŞİM

Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Bu Konuda Ara Görünüm Modları
  #1 (permalink)  
Eski 07-24-2006, 10:55 AM
Simge Velipaşalar Simge Velipaşalar  çevrimdışı
Super Moderator
 
Giriş: Mar 2006
Mesaj: 483
Varsayılan İstemek mi? Beklemek mi?

Bir şey istemeden yaşamak mümkün müdür? Yani hayatınızı hiçbir şey istemeden sürdürebilir misiniz? Kastım şu; bazen ellerinizi semaya kaldırıp bir şeyler istersiniz. Hatta bazen ölçü ve dengeyi kaybedip abur cubur isteklerde bile bulunduğumuz zamanlar olur. Ben de bugün bu gerçeği fark ettim. Kendimi dua ederken gözlemleme ihtiyacı duydum. Çok ilginç bir hal üzere olduğumu anladım. Zira hep istediğimi ve bir çok şey istediğimi gördüm. Bu durum ise bana hiç olmadığı kadar tuhaf geldi. İsteyen olmak kimliği beni sıktı. Birden kalbime bir duygu geldi. İsteyen olmak yerine ciddi şükreden biri olmak ihtiyacı hasıl oldu. Bu gerçek birdenbire önümde başka bir ufuk açtı. Anladım ki şükrettiğimizi sanarak geçirdiğimiz onca ömür dakikaları aslında şükretmekten çok ciddi bir zanla geçmektedir. Yapmamız gereken şey bu zandan kurtulmak için gerçekten şükreden olmayı seçebilmemizdir.



Gerçekten şükretmek ise kişinin sahip olduğu ve sayılması mümkün olmayan nimetleri idrak ederek onları elinde tutabilmek için o nimetlerin gerektirdiği şükrü ifa etmesidir. Mesela göz organının şükrünü ifa ederken yapmamız gereken şey gözü akıllı uslu ve terbiyeli bir şekilde kullanmak ve gözü bize veren gücün sanatını tefekkür etmek amacıyla kullanmak olmalıdır. Yoksa Allah’a şükür demek bu işi asla karşılamayacaktır…



Diğer fonksiyonlarımızın tamamı için de bu geçerlidir. Yani düşünebilme,sevebilme, affedebilme ve sayamayacağımız bir çok becerimiz için de yapmamız gereken en önemli şey bu becerilerin tamamını doğru bir istikamette kullanmaktan başka bir şey değildir.



Yaratıcının biz insanlara verdiği özelliklerin hepsini fark edebilme becerisinin de bize verilmiş olması dikkat-i şayandır. Öyle ya elinizde süper yetenekler ve beceriler var fakat bunların ne anlama geldiğini ve değerini bilmediğinizi düşünün hayat ne hale geliyor.



İşte hayatı doğru yaşayabilmenin temelinde önce kendimizi ve kendimizdekileri fark etmek yatar. Bunu gerçekleştiren insan uçsuz bucaksız bir gelişim sürecinde bulur kendisini.



İçinde bulunduğumuz yaşamsal süreç ise sanki kasıtlı bir biçimde bize bizi unutturma gayreti içindeymiş gibidir. İnsanın kendini unutması bu dünyada yaşayabileceği hem en büyük tehlike hem de başına gelebilecek en büyük cezadır.



İnsanın kendisini unutması ile birlikte insan aslında kara bir delik içinde bulur kendini. Uyuşmuş,sarhoş ve gafilce bir yaşam sürer. Ona varlığı ile birlikte tevdi edilen yüksek sorumlulukların tamamından uzaktır. Tabiri caiz ise buna insanın kendini resetlemesi ya da komple bloke etmesi de diyebiliriz.



İnsan bu durumda sahip olduğu otobüs ile bir yerden bir başka yere yolculuk yapmak,bir hedefe ulaşmak yerine o otobüsün içinde tavuk besleyen komik bir adam durumuna düşer.



Ey insan kendini fark et. Bunu hemen yap. Sana ait olmayanları üzerinden ve yaşamından at.



Huzur ve mutluluk yolculuğu ancak kendini fark etmenle başlayabilir. Aksi takdirde saraylar bile sana zindan olacaktır.



“Kendini bilen insan zindan da olsa saraydadır. Kendini bilmeyen ise sarayda bile olsa zindandadır”



Enver Nugay

__________________
Simge Velipaşalar
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Saat 07:53 AM.


Powered by vBulletin Version 3.0.7
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by 3.0.0