Geri Git   İnsan Kaynakları Akademisi > KARİYER VE İNSAN > KİŞİSEL GELİŞİM

Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Bu Konuda Ara Görünüm Modları
  #1 (permalink)  
Eski 07-24-2006, 11:02 AM
Simge Velipaşalar Simge Velipaşalar  çevrimdışı
Super Moderator
 
Giriş: Mar 2006
Mesaj: 483
Varsayılan Farkı Yaratan İnsanın Farkı Nedir?

Günümüzde hemen hemen her kurumu kendini anlatırken, “ Farkı yaratan insandır”, “En değerli varlığımız insandır”, “Çalışanlarımızın mutluluğu bizim için çok önemlidir” gibi jan janlı sözler ederken görürüz, duyarız, okuruz. Peki ne oldu da insana verilen değer bu kadar vurgulanmaya başlandı? Aslında şunu sormalıyız hakikaten insana bu allı pullu cümlelerdeki kadar değer veriliyor mu? Veya bize bu cümleleri söyleten farkı yaratan insanın, farkı nedir diye sormak daha mı doğru olur?



Geçmişten Günümüze İnsan Kaynağı



Geçmişten günümüze iş yapma şekillerinde teknolojiden kaynaklanan değişimler insana verilen önemi olmasa bile insanın çalışma hayatındaki konumlanmasını, yine geçmişten günümüze değiştirmiştir. Önemini demiyorum çünkü, insana özgü gereksinmeler veya motivasyonlar günümüzde olduğu kadar geçmişte de önemliydi. Fakat öncelik sıralaması farklıydı. Geçmişte Frederick Taylor’un, işlerde uzmanlaşma ile ilgili çalışmalarında, işler parçalara bölünmüş ve çalışanların uzmanlaşmasıyla birlikte verimlilik artmıştır. Fakat işlerin parçalara bölünmesiyle çalışanlar yalnızca vida sıkar hale gelmiştir. Bu yıllarda verimlilik çalışmaları genellikle makineler üzerineydi. Bir süre uzmanlaşmanın getirdiği verimlilik artışının karşısında, motivasyon kaybının oluşturduğu verimlilik kaybı problemi ortaya çıkmıştır. Bu ise insanın bir makine gibi ele alınamayacağını göstermiştir. 1950’lerden sonra ise insan-makine sistemlerinde insan öncelik sırasında en önemli yeri almıştır. Çünkü insan psikolojik ve bilişsel özellikleri ile verimliliği sağlama noktasında iyi yönetildiğinde diğer kaynaklardan kat be kat fazla katma değer sağlayabilmekte, kötü yönetildiğinde ise kurumların başlıca sorun ve maliyet kaynağı olarak ortaya çıkmaktadır.



Bol ve Sınırsız Bir Kaynak: Bilgi



Bu noktadan hareketle günümüzde farkı yaratan insandır, farkı yaratan insanın farkı ise, bilgiyi üretmesidir. Her an hayatımıza bir yenisi eklenen teknolojik yenilikler bilginin yayılmasını, kullanılmasını, paylaşımını kolaylaştırmıştır. Fakat bu bilgiyi en başta üreten, sonrasında kullanan, analiz eden, muhakeme eden, karar veren ve tekrar üretme sürecine giren insandır. Gelişen teknolojinin hakim olduğu fabrikalarda insan gücünün kullanılmadığını göreceğiz. Bu demek değildir ki teknoloji, kurumlara insan sayısında azaltma yapma imkanı sağlayacaktır. Fiziksel çabanın azalması iş yükünün azalması anlamına gelmeyecektir. Çünkü değişen sistemin arkasında bu sistemi tasarlayan, kuran, yöneten, veri toplayan, analiz eden ve tekrar tasarlayan çalışanlar olacaktır. Aynı sayıda çalışanla daha fazla üretim yapılacaktır. İnsanın değişen konumu bu noktada ortaya çıkmaktadır. Fiziksel çaba yerini zihinsel çabaya bırakmaya başlamıştır. Emek yoğun çalışma ortamından zihin (bilgi) yoğun bir çalışma ortamına geçilecektir. İktisat teorisinin temellerinden olan kıt kaynakların da etkin kullanılması yerini, bol ve sınırsız bir kaynağın, insanın ürettiği bilginin, etkin yönetilmesine bırakmıştır



Verimliliği Sağlayan Kurumlar Ayakta Kalacaktır



Günümüzde iş dünyası ciddi sorunlarla karşı karşıyadır. Genç nüfusun hızla artması, artan sosyal sorunlar, ekonomik sistemin olumsuz etkileri, her alanda verimliliği arttırma çabaları ve bunlardan kaynaklanan kalifiye iş gücü eksiklikleri, sermaye yetersizlikleri bu sorunların yalnızca bir kısmını oluşturmaktadır. Yapılan araştırmalara göre günümüzde kurumlar 3 temel sorun yaşamaktadır. 1) Sistemden kaynaklanan sorunlar 2) İnsandan kaynaklanan sorunlar 3) Finansal sorunlar. Yine yapılan araştırmalara göre yönetim için harcanan zamanın %60’ı insanla ilgili sorunları aşmak için kullanılmaktadır, kurumların giderlerinin %50’si insanla ilgili maliyetlere gitmekte ve bu oran bazı kurumlarda %80’lere kadar çıkabilmektedir. İnsan dışındaki faktörlerden kaynaklanan sorunları somut olarak görebilmekteyken, insandan kaynaklanan sorunları çoğu zaman ölçmemekte ve yönetememekteyiz. İnsanla ilgili sorunları çözdüğümüzde ve etkin olarak yönetebildiğimizde diğerlerinin de büyük oranda azaldığını da söyleyebiliriz. İnsan kaynağı kurumların en az verimli olarak kullandığı kaynaktır. Oysa ki yukarıda da belirtildiği gibi verimliliği arttırmada hele hele şu sıralarda yaşadığımız ekonomik sorunların üstesinden gelebilmek için en önemli güç insandır. Geçenlerde Maliye Bakanımız Kemal Unakıtan’ın da belirttiği gibi artık kur farkından kaynaklanan kazançlar geride kalmıştır. Yani artık gerçek anlamda verimliliği sağlayan kurumlar ayakta kalacaktır.



Bu konuların iyi ve doğru anlaşılması en başta belirttiğim cümlelerin içinin doldurulmasını ve jan janlı sözler olarak kalmamasını sağlayacaktır. Farkı yaratan insanın farkını ortaya koyabilmesine izin veren, insan bizim en değerli varlığımız sözünü yaşatan, çalışanların mutluluğunun sloganlarda değil, çalışanların yüzünde ve kurumun verimlilik hanesinde gösteren bir yönetim anlayışının egemen olması dileğiyle.



Emel Kordon

__________________
Simge Velipaşalar
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Saat 07:54 AM.


Powered by vBulletin Version 3.0.7
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by 3.0.0