Geri Git   İnsan Kaynakları Akademisi > PAYLAŞIM ARŞİVİ > ÖDEVLER

Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Bu Konuda Ara Görünüm Modları
  #1 (permalink)  
Eski 04-06-2006, 06:07 PM
Aysun Şahan Aysun Şahan  çevrimdışı
Moderator
 
Giriş: Mar 2006
Mesaj: 96
Varsayılan ÖrgÜt Kuram Ve İlkelerİ Ödevİ

KONU : NEOKLASİK ÖRGÜT TEORİSİ

ÖĞRETİM ÜYESİ : DOÇ. DR. GÖKSEL ATAMAN

HAZIRLAYAN : BAŞAK KARACAN

NEOKLASİK YÖNETİM
GİRİŞ
1900’lerin başlarında Amerika’da bir yönetim akımı işletmelere ve yöneticilere yol gösterici olmuş ve klasik yönetim teorisi olarak adlandırılmıştır. Klasik yönetim teorisi bir süre sonra günün şartlarına kifayetsiz kalmış çok geçmeden bilimadamları başka bir yönetim anlayışı ortaya atmışlardır. Ancak bu yeni anlayış klasik teoriden çok farklı bir mahiyette değildir. Bu anlayış klasik teoriye birşeyler ilave etmiş, onu değiştirmiş ve bazı yönlerden de genişletmiştir. Bu nedenle söz konusu anlayış yeni klasik anlamına gelen neoklasik yönetim olarak adlandırılmıştır. Yani neoklasik yönetim anlayışı klasik yönetimden apayrı bir anlayış olmayıp, mevcut boşlukları doldurmuş ve geliştirmiştir. Bu nedenle neoklasik teoriyi kavrayabilmek için ilk önce temeli olan klasik teoriye değinmek gerekmektedir.

Klasik teori Frederick Taylor’un bilimsel yönetimi, Henri Fayol’un yönetsel teorisi ve Max Weber’in bürokratik yaklaşımının bileşiminden oluşan üç kanalda gelişen bir yönetim anlayışıdır.

Çalışmamda neoklasik yönetiminin de temelleri kabul edebileceğimiz bu fikirlere özet olarak değineceğim. Ardından neoklasik örgüt teorisini anlayabilmek için örgütün ne olduğunu ve araştırmacıların yeni bir isim verdikleri örgütü nasıl keşfettiklerini göreceğiz. Hemen sonrasında da neoklasik teori ile klasik teori karşılaştırılarak neoklasik anlayışın klasik anlayışa ne katıp neleri aynen kabul ettini göreceğiz. Son olarak da neoklasik teoriye yapılan eleştirilere değineceğim.





NEOKLASİK ÖNCESİ KLASİK YÖNETİM YAKLAŞIMLARI



Sanayi devrimi ile başlayan süreç içinde yönetim biliminde ilk olarak klasik yönetim teorileriyle karşılaşmaktayız. Üç ayrı fikirsel yaklaşımı içeren klasik teorinin, üç yaklaşımda da mevcut temel noktalarıyla özetleyecek olursak, klasik yönetim teorisi ;

Organizasyonlarda insan unsuru dışındaki faktörler üzerinde durmuştur. İnsan unsuru daima ikinci planda ele alınmıştır. Maddi faktörler düzenlendikten sonra insanların öngörülen şekil ve doğrultu ve şekilde davranacağı varsayılmıştır. Bu yönü ile klasik teori mekanik organizasyon yapıları olarak adlandırılan yapıları önermiştir.
Rasyonellik ve mekanik süreçler klasik teorinin hareket noktaları olmuştur. Makine-insan ilişkilerinde rasyonellik, işlerin dizayn ve birleştirilmesinde rasyonellik, ilkelerin amaçladığı rasyonellik ana hareket noktalarıdır. Mekanik rasyonelliği bozacak insan unsuruna ilişkin faktörler modele dahil edilerek ayrıntılı olarak incelenmemiştir. Ekonomik rasyonellik anlayışının organizasyona uygulanmasını ifade eden bu yaklaşım insanı kendine söyleneni yapan, rasyonel olduğuna inanılan sisteme uyan, pasif bir unsur olarak varsaymıştır.



Klasik teori, esas itibariyle kapalı sistem anlayışı ile organizasyonları ele almıştır. Bunun sonucu olarak da, bütün yaklaşımlar organizasyon içi etkinliğin nasıl sağlanabileceği üzerinde durmuş, bunu sağlamak için uyulması gereken ilkeleri üniversal kabul etmiş fakat dış çevre şartlarına organizasyonların değişen şartlara nasıl uyabilecekleri üzerinde durmamıştır.



KLASİK TEORİNİN OLUŞTURAN ÜÇ YAKLAŞIM



BİLİMSEL YÖNETİM YAKLAŞIMI :

1900’lü yılların başlarında Frederick Winslow Taylor öncülüğünde gündeme gelen bilimsel yaklaşım yönetimde devrim yaratmıştır. Yazdığı Bilimsel Yönetimin İlkeleri ( The Principles of Scientific Management ) adlı kitap işletme literatürünün klasikleri arasındadır. İleri sürdüğü fikirler zamanının işletme sorunlarının çözümünde büyük bir başarı sağlamış ve kısa zamanda dünyaya yayılmıştır. Bilimsel yönetimin unsurları kısaca aşağıda olduğu gibidir;

- Gerekli etüdler yapıldıktan sonra işin usullerini, araç-gereçlerini, yapım yöntemlerini standartlaştırmak ,

- Fonksiyonel ustabaşılık ,

Yapılan işin takibi ve olabilecek problemlerin yine bilimsel esaslara dayanarak çözülmesi,
- Planlama ile yürütmenin ayrılması ,
Yoğun iş bölümü ile işin basitleştirilmesi ve uzmanlaşma ,
Taylor temelde üretim sorunlarıyla ilgilenmiş , genel yönetimden çok günümüzde üretim
yönetimi olarak adlandırılan dalda yoğunlaşmıştır. Yüksek kademe yönetimi hakkında katkıları fazla değildir. Ancak bir başka isim, Henri Fayol klasik teoride bu açığı kapatacaktır.




YÖNETİM SÜRECİ YAKLAŞIMI :

Fransız maden mühendisi Henri Fayol tarafından öne sürülmüş yönetim ilkeleridir. Bilimsel yaklaşımın öncüsü Taylor ile aynı zamanda faaliyet gösterdiği halde kitabının İngilizceye geç çevrilmesi geç tanınmasına neden olmuştur. Fayol’ da Taylor’ ı tamamlayıcı fikirler ve ilkeler ortaya koymuştur. Ancak Taylor iş hayatına işçi olarak başladığı için daha çok üretim yönetimiyle ilgilenmiş ; ilkelerini de atölye düzeyinde yaptığı çalışma ve deneylerle aşağıdan yukarıya doğru geliştirmiştir. Buna karşılık Fayol ise işe alt kademe yönetici olarak başlamış, üretimden ziyade genel yönetim olaylarıyla ilgilenmiş ; ilkelerini yönetim düzeyinden yani yukardan aşağıya doğru saptamıştır.

Fayol yönetimi fonksiyonlarına ayırmış ve bu fonksiyonları ;

Planlama
Örgütleme
Yöneltme
Koordinasyon
Denetim olarak belirlemiştir . Günümüzde de aynı sınıflandırmayı ; planlama ,
organizasyon, liderlik, koordinasyon, denetim şekliyle halen kullanmaktayız. Fayol ayrıca işletmelerde ki faaliyetleri başlıca altı grupta toplamıştır ;
Teknik ( üretim faaliyetleri ) ,
Ticari ( alım ,satım ) ,
Finansal ( para temin etme ) ,
Muhasebe ( kayıtların tutulması ) ,
Yönetim ,
Güvenlik ,
Günümüzde de işletmenin fonksiyonlarını üretim, pazarlama, yönetim, satınalma, finansman, muhasebe, insan kaynakları, ar-ge olarak sınıflandırabilmekteyiz. Bundan da anlaşılacağı üzere Fayol uzun soluklu tanımlamalarda bulunmuştur. Fayol’ un ifade ettiği yönetim ilkeleri özetle şunlardır :
- İş bölümü; İşin parçalara ayrılması,

Yetki ve sorumluluk ; Sorumluluk verilen asta yetki de verilmeli,
Yönetim birliği ; Aynı amaca hizmet eden faaliyetler tek yönetici tarafından yürütülmeli ,
Hiyerarşi ; İletişim ve diğer ilişkiler de bu yol izlenmelidir ,
Merkezcil yönetim ,
Kumanda birliği ; Bir ast bir üsten emir almalı ,
Genel çıkarların kişisel çıkarlardan üstünlüğü ,
Çalışanların ödüllendirilmesi ve ücretler ,
Eşitlik ; Aynı işi yapana aynı para, aynı suçu işleyene aynı ceza ,
Düzen ; Her şey yerli yerinde, her kesin konumu mevkii belli ,
Girişim ,
Takım ruhu ,
Görüldüğü gibi Fayol ilkelerini makro düzeyde koymuştur. Fayol’un başarılı bir yönetici
olduğuna şüphe yoktur. İşletmeyi ve yönetimi ayırdığı fonksiyonlar günümüzde de ufak değişikliklerle halen kullanılmaktadır ve yönetsel seviyedeki ilkelerin bir çoğu güncelliğini yitirmemiştir.




BÜROKRASİ YAKLAŞIMI :

Klasik teorinin üçüncü yaklaşımı Taylor ve Fayol ile aynı zamanda yaşayan Alman sosyoloğu Max Weber tarafından geliştirilen bürokrasi yaklaşımıdır. Bürokrasi, günlük dilde kullanılan işlerin yokuşa sürülmesi, geciktirilmesi anlamının tam aksine etkinlik açısından ideal bir organizasyon yapısını göstermektedir. Sosyal açıdan bürokratik yapıların neden gerekli olduğu , bunların nasıl









çalışmaları gerektiği gibi tartışmalara girmeden, mikro bir model olarak geliştirilen bürokratik organizasyon yapısının başlıca özellikleri şöyle özetlenebilir :

Fonksiyonel uzmanlaşmaya dayanan iş bölümü ,
Açık ve seçik bir şekilde belirlenmiş hiyerarşik bir yapı ; böylece her kademe bir üst kademe tarafından kontrol edilecektir.
İlke ve yöntemler ; her kademede işlerin nasıl yapılacağı ile ilgili olarak ayrıntılı ve soyut ilkeler ve yöntemler geliştirilecektir.
Gayrişahsi ( impersonal ) ilişkiler ; Weber’e göre personel kişisel, duygusal olmayan, hissi herhangi bir bağ geliştirmeden davranmalıdır.
Teknik yetenek esasına dayanan bir personel seçim ve terfi sistemi
Yasal yetkinin uygulanması ; Organizasyon birimleri yasal yetki ile birbirlerine bağlanacaktır. Organizasyon mensuplarının kullandığı yetkinin kaynağı bulundukları organizasyon kademesi ve pozisyondur. Organizasyona dahil olan bir kişi bu anlamda yasal yetkiyi kabul eder.
Görüldüğü üzere bürokratik yaklaşımın ilkeleri de klasik teoriyi oluşturan daha önceki
yaklaşımlara benzemektedir. Bürokratik yaklaşımla işletmelerde kişilere göre değişmeyen bir yönetim geliştirilecektir.
Klasik teoriyi oluşturan yaklaşımları ortak yönleriyle özetleyecek olursak en çok değinilen klasik teori ilkeleri ;

İleri derecede uzmanlaşmış personel ,
Yoğun bir iş bölümü ,
İşi standartlaştırma ,
İnsanı makinanın bir parçası olarak gören anlayış ,
Tek tip, duygulardan yoksun, ekonomik insan anlayışı ,
Verimliliğin kaynakların iyi kullanımıyla artacağı inancı ,
İşletmenin kapalı bir sistem oluşu ,
Yönetim fonksiyonlarının evrenselliği ,
Yoğun hiyerarşi ,
Merkezcil yönetim ,
Klasik yönetim anlayışından sonra işletmelerin literatüründe neoklasik ( yeni klasik
dediğimiz yeni bir anlayış görülmektedir. Bundan sonraki bölümlerde klasik anlayışı tamamlayıp geliştiren neoklasik yönetime değineceğiz.




NEOKLASİK TEORİNİN DOĞUŞU : MEVCUT ORTAM



Klasik anlayış döneminde çokça eleştirilmişse de 1930’ lara kadar işletmelere yol gösteren tek anlayış olarak kalmıştır. Ancak o yıllarda ekonomik değişimler ve teknolojik gelişmeler işletmelerin boyutlarının artmasına sebep olmuştur. Bu durum işletmeler arası birleşmelerinde artmasına yol açmıştır. İşletmeler büyüdükçe yönetimde daha komplike bir hal almış merkezcil yönetim anlayışı yetersiz kalmaya başlamış yöneticiler bir kaos içine düşmüşlerdir. Bu yönde gelişmeler sürürken insanlarda daha bilinçlenmiş ve seviyeleri artmıştır. Artık klasik teori tıkanmış sorunlara cevap veremez olmuştur. 1929’ da yaşanan ekonomik krizle iyice çöken işletmeler yeni yönetim arayışlarına girmişlerdir. Durum böyleyken yeni bir yönetim anlayışı ortaya çıkmış ve döneme hakim olmuştur. Bu anlayışa Neo-klasik ( Yeni Klasik ) Yönetim Anlayışı denmiştir. Neoklasik yaklaşım, yönetime yepyeni ilkeler koymaktan ziyade klasik yönetimin boşluk ve eksikliklerini tamamlayıcı mahiyette bir anlayıştır. Klasik yönetimde eksik olan insanın duygu ve düşünceleri doğrultusunda hareket ettiği gerçeği neoklasik yönetimin başlıca dayanağıdır. Neoklasizmin öncüsü kabul edilen Elton MAYO işçilere daha fazla anlayış gösterildiği taktirde endüstriyel işletmelerin daha çok kazanç sağlayacağını savunarak, o dönem için devrim sayılacak bir insan yaklaşımı ortaya koymuştur.

Neoklasik teorinin gelişmesine katkıda bulunan yazarlar psikoloji, sosyoloji, antropoloji, sosyal-psikoloji ... gibi çok değişik alanlardan gelmişlerdir. Dolayısıyla neoklasik yaklaşımın organizasyon konusunda yapmış olduğu en önemli katkı, organizasyon yapısı içinde insanın nasıl davrandığı, neden o şekilde davrandığı ve yapı ile davranışları arasındaki ilişkileri açıklamak olmuştur. Klasik teori insan unsurunu pasif saymasına karşılık, neoklasik teori bir organizasyonda etkinliği belirleyen unsurun insan olduğunu göstermiştir. Klasikten neoklasiğe geçişte bilimsel açıdan köprüyü Hugo Munsterberg adlı bilim adamı sağlamıştır.



Hugo Munsterberg

Endüstriyel Psikolojinin kurucusudur. Wundt Leipzig Laboratuarında eğitim görmüş, eğitimi sonrasında Harvard Üniversitesi tarafından Amerika’ya çağrılmış ve orada kendi laboratuarını kurmuştur. 1913 yılında " Psikoloji ve Endüstriyel Verimlilik " adlı eserini yayınlamış ve bu eser klasikten neoklasiğe bilimsel köprü vazifesi görmüştür. Söz konusu kitap üç ana bölümden oluşmaktadır:

a) en iyi işçi

b) en iyi iş

c) en iyi etki

Ayrıca Munsterberg işin bizzat kendini de inceleyerek onun insan karakteri ve yetenekleri ile en iyi şekilde uyabileceği biçimi bulmaya çalışmış, iş görmede monotonluğu , yorgunluğu, psikolojik uyumu ve diğer faktörleri, işçiye ve işçinin performansına yaptığı etki bakımından incelemiştir.

Musterberg kendi yaklaşımının insan kaynaklarının hemen hemen sınırsız olan israf ve kayıplarını azaltacağını ve hem şirketlere hem de çalışanlara büyük ekonomik kazançlar sağlayacağını ileri sürmüş, kişinin iç dünyası ile işinin uyum içinde bulunmasının gerekli olduğunu savunmuştur. Ne ilginçtir ki klasik teorinin en büyük savunucularından olan Munsterberg’in kişiler arasındaki farklılıklara değindiği ve sosyal faktörleri dikkate aldığı çalışmaları, daha sonralarda neoklasik teori denilecek yönetim anlayışına büyük yarar sağlamıştır.














KAYNAKLAR

A. WREN Daniel, The Evolution of Management Thought, The Ronland Press Company,

Newyork,1972

ANDERSON R.Carl, The Nature of Management Theory, Management Skills Functions and

Organization Performance, Second Edition, Boston, 1988

BARANSEL Atilla, Çağdaş Yönetim Düşüncesinin Evrimi, Cilt1, 2. Baskı, İşletme İktisadı

Enstitüsü 30.Yıl Yayınları No: 9, İstanbul

DERELİ Toker, Organizasyonlarda Davranış, 1.Cilt, Fakülteler Matbaası, İstanbul 1976
EREN Erol, Yönetim ve Organizasyon, 4. Basım, Beta basım dağıtım, İstanbul, 1998
HICKS Herbert G., GULLETT C. Ray, Organizasyonlar : Teori ve Davranış, İ.İ.T.İ.A İşletme

Bilimleri Enstitüsü, İstanbul, 1981

HODGETTS Rıchard M., Yönetim, Teori, Süreç ve Uygulama , Der Yayınları, İstanbul, 1997
KOÇEL Tamer, İşletme Yöneticiliği, Yönetim ve Organizasyon, Organizasyonlarda Davranış,
Klasik- Modern – Çağdaş Yaklaşımlar, 6. Baskı, Beta Yayınevi, İstanbul, 1998
9. MAYO Elton, The Human Problems of An Endustrial Civilization, The MacMillan Company, Cambrige, Massachustts, 1993

10. McGREGOR Douglas, The Human Side of Enterprise, Mcgraw-Hill Book Company Inc., Newyork, 1960

11. MUCUK İsmet, Modern İşletmecilik, Türkmen Kitabevi, İstanbul, 1997

12. YOZGAT Osman, İşletme Yönetimi, 4. Baskı, Nihad Sayar Yayın ve Yardım Vakfı İşletmesi Yayınları No: 375-608 , İstanbul, 1983

YOZGAT Uğur, Yönetim Bileşim Sistemleri, Beta Yayınları, İstanbul, 1998

__________________
Aysun Şahan
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi
İnsan Kaynakları Yönetimi Programı
Yüksek Lisans Öğrencisi
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Saat 05:15 PM.


Powered by vBulletin Version 3.0.7
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by 3.0.0