Geri Git   İnsan Kaynakları Akademisi > YÖNETİM - ORGANİZASYON > ORGANİZASYON TEORİSİ VE UYGULAMALARI

Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Bu Konuda Ara Görünüm Modları
  #1 (permalink)  
Eski 04-02-2006, 05:05 PM
Taha Yasin Türker Taha Yasin Türker  çevrimdışı
Moderator
 
Giriş: Mar 2006
Konum: İstanbul
Mesaj: 58
Varsayılan Sistem Yaklaşımının Diğer Disiplinlerle İlişkisi

SİSTEM YAKLAŞIMININ DİĞER DİSİPLİNLERLE İLİŞKİSİ

Daha ziyade belirli bir düşünce tarzını ifade eden sistem yaklaşımı, şüphesiz daha önceki yönetim yaklaşımlarını ikame eden bir yaklaşım değildir. Sistem yaklaşımı, yönetim düşünce ve yaklaşımına yeni boyutlar ve özellikler getiren, değişik bir yaklaşım olarak yorumlanmalıdır. Dolayısıyla sistem yaklaşımı ile yöneticinin kullanabileceği kavram ve araçlar sayıca da artmış, kalite yönünden de zenginleşmiş olmaktadır. Bu nedenle sistem yaklaşımını her türlü organizasyona uygulamak mümkündür.

Çeşitli disiplinlerin, sistem yaklaşımı ile ilişkisi aşağıda metin ve şekil ile gösterilmiştir:

1. Yönetim bilimi ve sistem yaklaşımı
Yönetim bilimi, organizasyon amaçlarını ve kaynaklarını dikkate alarak, bilimsel problem çözme teknikleriyle, organizasyonun uzun, orta ve kısa dönemli politika ve kararlarını belirlemektedir.

2. Yöneylem araştırması ve sistem yaklaşımı
Yöneylem araştırması, örgütün bütünleşik amaçlarına en iyi uyum sağlayacak biçimde organize (insan – makine) sistemlerin kontrol edilebilir problemlerinin çözümünde disiplinler arası bir ekiple, bilimsel yöntem uygulamasıdır.Yöneylem araştırması, çözüm aralığı problemi tüm çevresindeki sistemle birlikte ele almakta ve yönetimin elverdiği ölçüde tüm bileşenleri incelemektedir.

3. Endüstri mühendisliği ve sistem mühendisliği
Endüstri mühendisliği, insan – makine ve diğer bileşenlerin oluşturduğu sistemleri bilimsel yaklaşımla ele almaktadır.Bu nedenle sistem teorisiyle yakından ilişkilidir.

4. Sibernetik ve sistem yaklaşımı
Sibernetik sözcüğünün yaratıcısı, ünlü matematikçi Norbert Wiener’dir.Sibernetik, “Tüm hayvanlar ve makinalarla ilgili kontrol ve haberleşme teorisi” anlamına gelmektedir.Norbert Wiener’a göre sibernetik, ikinci endüstri devrimini temsil etmektedir.
Bu yeni gelişimin amacı, sadece insan kaslarının yerini alan makinaların (1.endüstri devrimi), yine makinalar tarafından kontrol edilmesini (2.endüstri devrimi) sağlamaktadır. Sibernetiğin temel uğraş alanı sadece sistem kavramıdır. Sadece, sistemlerde kontrol, haberleşme ve geri besleme kavramlarını derinliğine incelemesi ile genel sistem teorisinden farklılık göstermektedir. Sibernetik kavramında en önemli özellik geri beslemedir.

Sistem yaklaşımını, sistem biliminin yönetim sorunlarına uygulanması olarak kabul edersek, sistem bilimi ilgili disiplinlerin bir elemanı olarak çalışmaktadır.Yukarıdaki şekil, farklı disiplinlerin birbirleriyle karşılıklı bağımlılıklarının , karşılıklı ilişkilerinin vurgulanmasının bir yansımasıdır.

SİSTEM YAKLAŞIMINA GETİRİLEN ELEŞTİRİLER

1970’lerin ortalarında yaşamın anlaşılmasına yönelik moleküler yaklaşımın sınırları barizdi. Biyologlar ufukta yeni bir şey de göremiyorlardı. Sistem teorisi çeşitli makalelerde entellektüel bir başarısızlık olarak görülmeye başlandı. Robert Lilinfeld, 1978’de yazdığı “The Rise of Systems Theory” (Sistem Teorisinin Yükselişi) adlı kitabını şöyle bir eleştiri ile bitiriyordu; “Sistemsel düşünürler tanımların, kavramların cazibesine kapılmışlar, farklı alanlardaki analojileri değerlendiriyorlardı. Ancak hiçbir alanda önemli bir problemin çözülmesinde sistem teorisinin kullanıldığına dair bir kanıt yoktur”.
Son cümlenin gerçek olmadığına dair kanıtlarımız şu anda var, mesela;

1) Yaşayan organizmaların enerji olarak açık, örgütsel olarak kapalı sistemle olduğunun anlaşılması,
2) Dengenin en önemli mekanizmasının geri bildirim olması,
3) Sinirsel (nevral) proseslerin sibernetik modellerinin oluşturulması vbg.

Ancak Lilienfeld, Bogdarov ve Bertalanffy tarafından hayal edilen türde bir sistem teorisinin herhangi bir alanda başarıyla uygulanamaması yönünden haklıydı. Bertalanffy’nin genel sistem teorisinin, çeşitli ampirik birimlere uygulanabilcek, biçimsel bir matmatiksel disiplin olarak geliştirme hedefi hiçbir zaman tam anlamıyla gerçekleştirilemedi.
Bu başarısızlığın ana nedeni, yaşayan sistemlerin karmaşıklığını çözümleyecek matematiksel tekniklerin olmamasıydı. Bogdarov ve Bertalanffy’nin zamanında matematik, lineer denklemlerle sınırlıydı ki, bu denklemler yaşayan sistemlerin fazlasıyla “lineer olmayan” yapısını açıklamaya uygun değildi.
Sibernetik ise, daha sonraları geri bildirim döngüleri ve nevral şebekeler gibi lineer olmayan fenomenlere odaklandılar. Buna karşılık gelen lineer olmayan matematiğin de temellerini attılar. Ancak gerçek sıçrama yıllar sonra güçlü bilgisayarların geliştirilmesi ile gerçekleşti.
Sistem yaklaşımına birçok eleştiri getirilmesine karşın, yönetim bilimine önemli katkıları olmuştur.

www.gencbilim.com

__________________
Taha Yasin Türker
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi
İnsan Kaynakları Yönetimi Programı
Yüksek Lisans Öğrencisi
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Saat 05:59 PM.


Powered by vBulletin Version 3.0.7
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by 3.0.0