GRUP BİLİNCİ
Hazırlayan: Onur Arabacı
Topluluk çalışması, içinde farklı çalışma dinamiklerini barındırması bakımından bireysel uğraşlara göre daha karmaşık bir yapı taşıyor. Bundan dolayı, öncelikle bu farklı dinamikleri incelememiz uygun olacaktır. Her ne kadar konu, daha çok teorik olarak incelenmiş olsa da uygulamaya dönük düşünüldüğünde daha net anlaşılacaktır. Konunun "Tiyatro" boyutu seminer sunumu sırasında incelenecektir.
Söze, "Grup" kavramını kısaca tanımlayarak başlayalım:
Grup:
"Ortak bir amacı veya düşünceyi benimseyen bireylerin oluşturduğu birlikteliktir."
Peki, bu birlikteliğin başarısını belirleyen nedir? İşte bu soruyla çıkıyoruz yola,önce en küçük parça en büyük güce uzanmalıyız. İnsana, yani bireye...
A)BIREY:
En önemli faktördür. Tüm sorun ve çözümleri kendi iç dünyasında kabullendiği gibi yansıtır. Temel belirleyicidir. Gücün odağıdir. En hassas parçadır,enerjidir.
Bireyin grup içerisinde bu derece önemli olması dolayısıyla ,bireyin sürerli üretkenliği ve enerjisi sekteye uğramamalıdır. Bunun için iç ve dış engellemelerin ortadan kaldırılması gerekir. İnsanın hayata ve yasama uyumudur bu. Uyum, kişinin edineceği bazı hayat ilkeleriyle mümkün olur. Bu ilkelerden biraz söz edelim:
*Kişisel Bütünlük:
Bir varlığın bütünlüğü incindiğinde işlev görmesi zorlaşır .Kanadı kırılmış kuş gibi. Kişinin iç dünyası ,yani özü ile onun düşünce tutum ve davranışları arasında ahenk kaybolduğunda kişinin bütünlüğü zedelenir. Dürüstlük, tutarlılık, güvenilirlik kişisel bütünlükten kaynak alır.
*Denge:
Yasam bir bütündür,birçok boyutları, öğeleri olan bir bütün. Yaşamın tek boyutunu içeren, diğerlerini göz ardı eden bir tutum mutlaka probleme dönüşecektir. Denge; zıtlıkların hayata kattığı anlamdır. (Akil-Ruh, Açlık-Tokluk,Sosyal-Bireysel Uğraşlar vs.)
* Hizmet:
Yasama hizmet edilirse,yasam ürün ve deneyim verir. Düzen içerisinde hizmet eden hizmet bulur. Mutluluk için çalışmak, eninde sonunda mutluluğu getirecektir. Babanın,tanrının, kahramanın ya da bir başkasının varolan problemi çözmesini beklemek , kendini acizleştiren insanin tutumudur.
*Girişimcilik:
Yaşamın tüm sorumluluğunu üstlenerek kolları sıvayıp cesaretle ve kişisel bütünlükle yasayan çabucak öğrenecek ve gelişecektir. Sorumluluğu sürekli başkasına aktaran gittikçe körleşecek ve gelişmesi duracaktır. Risk zorunludur.
*Dayanışma:
Yaşamın her öğesi anlamını diğer öğelerle kurmuş olduğu ilişkiden alır. İlişkileri umursamamak yaşamı tıkar.
*
Birin Değeri:
Birin değeri olmadan , birlerden oluşan bütünün değerini oluşturmak olanaksızdır.
* Onur Eşitliği:
İnsanların psikolojik anlamda varlığını ,tekliğini ve yaşamının bir anlamı olduğunu bilerek, inanarak kurulan ilişkide insanlar onurludur. İnsan onurunun olmadığı ilişkinin temeli zayıftır.
Tüm bunların yanında bireyin gruptaki konumu da önemlidir. Kimin neden sorumlu olacağı sorusu, özenle bireyin kendisi tarafından cevaplandırılmalıdır. Üretkenlik ve enerjinin verimli sağlanımı için, alınacak sorumluluğun kişi tarafından çok iyi saptanması gerekir.
-Birey ve Sorumlulukları (Birey İçi Dinamikler):
a.Amaçlar( Ne İstediğini Bilmek):
Grup üyesinin en çok dikkat etmesi gereken konudur. Ne istediğini bilmeyen, amaçsız kalmış grup üyesi, gruba en büyük zararı verir. Kişi olanakları doğrultusunda kendine en çok katkısı olacak sorumluluğu seçmelidir.
Grup içerisinde, amacın da açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Amacını bilen ve amacı herkesçe bilinen, sorumluluğu belli üyelerden kurulu olan toplulukta "kim yapacak?" sorusu sorulmaz. Herkes neyi yapması gerektiğini bilir.
b.Otokontrol(Kendi Kendine Hükmetmek):
Grupların,sistemlerin en büyük eksiğidir. Insanlarin kendilerine hükmetmeleri hiç basarılamamıştır. Her zaman biri çıkıp hükmedişi eline alır; insanların içindeki bu eksiği çok güzel sömürürler. Krallar,Padişahlar,Şeyhler, Ağalar...Hepsi de insanların kendilerine teslim ettikleri öz gücü kullanmışlardır.
Gruplar gerçek başarılarını bireylerin otokontrol sahibi olmaları ile sağlarlar. Kişilerin kendi kendilerinin liderleri olmaları gerekmektedir. Hiçbir eylemin yapılışı birisinin söylemesini beklememelidir. Ders çalışmak için dürtüklenmek geçmişin görüntüsüdür. Şimdinin gerekliliği ise ; "Dersi neden çalışmak gerektiğini kavramak" tir.
Dıştan kumandalı olmayan , iç sesi ile hareket eden bireylerin oluşturduğu grupta isler hızla biter, birbirinin isine karışan kişiler göze çarpmaz, gelişim ve paylaşım baslar.
c.Evrensel 7 İlke:
İlk sayfalarda bireyin iç yapısından söz edilirken bahsi geçen 7 ilke, bireyin grup sorumluluğu olarak da karşımıza çıkar. Çünkü grup da hayatin minik bir modelidir.
B)GRUP DINAMIKLERI (Bireyler arası üst yapılar):
Su ana kadar bireyden ve iç dinamiklerinden söz edilmişti. Simdi herkesin oluşması için çabalaması gereken ortak sorumluluklardan, sağlıklı bir çalışma ortamının gereklerinden ve dış dinamiklerden söz edelim:
Güven Ortamı:
Bireylerin kendilerini açıkça ve tam verimle ortaya koyabilmeleri için gereklidir. Güven,en temel iç güdüsel ihtiyaçlardandır. İnsan doğası gereği güvenli bir "mekan"a ihtiyaç duymaktadır. Grup içinde onaylanan, olduğu gibi kabul gören birey, kendini güvende hissedecektir.
Güven ortamının yaratımı kişisel bütünlüğün ve onur eşitliğinin varlığıyla mümkün olur. Kişiler arası açıklık, dürüstlük ve tutarlılık, besleyici öğelerdir.
Ekip Ruhu:
Çoğu grup ya da takım!! , bu unsurdan yoksun olduğu için başarıya ulaşamaz. Ekip ruhu, paylaşımcılığı ve bütünleyiciliği içinde barındırır. Ekip olunamamış ise yıldızlaşma,üste çıkma arayışları başlar. Çıkar çatışmaları ve kuyu kazmalar tüm grup enerjisini tüketir. Bireysel başarı isteği, grup başarısının üstüne çıkar.
Ekip, farklı özellikleri olan,bu farklılıkları grubun başarısı için kullanan ve birbirini faklılıklarından dolayı yadsımayan insanlar grubudur. Herkesin kendine has yapabileceği bir is mutlaka vardır.
Sorumluluk alan kişi bütüne olan katkısından dolayı huzur duyar.
İletişim:
Bilgi alışverişidir. Topluluk ilişkisinde en önemli yeri tutar.
İnsan ilişkileri, bu nedenle çok dikkat edilmesi gereken bir konudur. Akıcı ilişkiler, ortak ve kararlı hareketi kolaylaştırır.
İletişimde en çok dikkat edilmesi gereken konu "Dinlemek" tir. Dinlemesini bilmek,konuşmasını bilmekten daha da önemlidir. İyi bir dinleyici ön yargılardan uzak durmalıdır. Anladığını geri bildirmelidir.
Grup içi etkileşim, birliktelikle güçlenir, haberdarlık artar. Grup olma bilinci büyük ölçüde haberdarlıkla sağlanır.
Üretim:
Grubun çalışmalarından sonuç alması motive edici bir unsurdur. Fakat sonuçtan daha da önemlisi "süreç" tir. Çalışma sürecinin verimi en kritik noktayı oluşturur. Sürece katkı sağlayan ise girişimler ve alınan küçük sonuçlardır.
Uzun uğraşlar sabır ister ve motivasyonun uzun süreçlerde yüksek tutulması zordur. Bunun için grup girişimlere destek vermelidir. Girişim, her zaman bir oranda risk içeriyor olsa da, risk almaktan kaçınılmamalıdır. Bir isi becerememek, o isi hiç denememekten çok daha iyidir. Girişimler oluştukça, grup üretir.
Gelişim:
Öğrenme gelişim sürecini başlatır. Öğrenmeye istekli olmanın altında, düşünmeye açık olmak, kendini sonuca değil sürece adamak , yaşamı muhteşem bir macera , muhteşem bir yolculuk olarak algılamak yatar. Bu yolculukta tepkici değil, yaratıcı olarak sorumlulukla "girişimci" olmak gerekir.
Grup da amacı doğrultusunda heyecan duyar , öğrenir ve sürece önem verirse gelişim gelir. Gelişim, paylaşıldığı zaman inanılmaz bir mutluluk verir. En temel gerekliliktir.
Bilginin Hakimiyeti:
Grubun en temel yol göstericisi, tek rehberi "bilgi" dir. Bilgi, grubun geleceğini belirler. Korunması ve aktarılması gerekir. Her girişim bilgide temellendirilmelidir. Bilerek ve üzerine düşünerek eyleme geçmek öğrenmeyi, öğrenme de gelişimi getirir.
Grup içinde başlayan bilgi yarışı çok olumlu bir işarettir. Tümel bir ilerleyiş demektir bu.
C)SORUNLAR:
Bireysel Sorunlar:
En temel sorunlardır. Kişinin iç fırtınalarını, duygularını grup-iş ortamına yansıtması durumudur. Özellikle tiyatro için,ayırdedilmesi gereken iki şey tiyatro ve özel hayattır. Kişiler arası özel ilişkilerin iş ortamına taşınmaması gerekmektedir. Bir kişinin gruba dışarıdan taşıdığı öfke, grup motivasyonunu da olumsuz etkileyecektir.
Fikir Çatışmaları:
Olağandır. Eğer fikirlerdeki faklılıklar anlama çabasına girilirse gelişime nedendir. İki tarafın da birbirini dinlemesi ve fikirleri ön yargısızca değerlendirmesi ile verimli bir sonuç alınabilir. Fakat alt metinlerin ve ön yargıların egemen olduğu bir konuşma SORUN olarak karşımıza çıkar.