İşyerinde taciz, bugüne kadar çoğu kez fiziksel ya da cinsel kapsamda ele alındı. Oysa tacizin en yaygın ve en çok tahribat yapanı, psikolojik olanı ve bu kavram, dünyada iş yönetimi literatürüne gireli çok kısa bir sure oldu. Ancak 'mobbing' (işyerinde psikolojik taciz) kavramı sanıldığından çok daha yaygın.
Marmara Üniversitesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Pınar Tınaz, işyerlerinde yaşanan psikolojik taciz olaylarının hem çalışanları hem de yöneticileri etkilediğini belirtiyor. "Doğal gibi gözüken birçok olay, aslında taciz kapsamına giriyor. Bir kişiye iş vermemek ya da yeteneğinin altında işler vermek, kişisel yakınlık nedeniyle bir kişiyi yönetici olarak atamak bunlardan yalnızca bir kaçı" diyen Tınaz, yöneticilere de bir uyarı yapıyor:
"Psikolojik tacizi tanıyabilmek için Önce ne olduğunu öğrenmek ve bunun hukuki sonuçlarını bilmek gerekir. Bu nedenle tüm yöneticilere bu konudaki farkındalıklarını geliştirmelerini tavsiye ediyorum."
En önemli taciz, kayırımcılık
Marmara Üniversitesi yönetim ve çalışma psikolojisi uzmanı Doç. Dr. Pınar Tınaz, piyasaya yeni çıkardığı kitabı 'Mobbing'de yönetim literatürüne yeni giren 'psikolojik taciz' kavramını ayrıntılarıyla ele almış. Birçok gerçek iş öyküsüne de yer verilen kitap, hem çalışanlara hem de yöneticilere yönelik mesajlarla dolu. Pınar Tınaz, işyerinde nelerin taciz kapsamına girdiğini sorduğumuzda şu yanıtı veriyor:
“Türkiye’de en yaygın olan psikolojik taviz ‘kaydırma’ ile ortaya çıkıyor.Bir kişi,yöneticiye ya da patrona yakınlığı nedeniyle bir pozisyona atandığında bu kişiye bağlı olan çalışanlara yönelik bir tacizin de önü açılmış oluyor. Zira kayrılan kişinin genel eğilimi, yönetimi altında olan kişilere baskı uygulayarak üstünlüğünü kabul ettirmek. Orta kademe yöneticilerinin altında çalışanlara yönelik birçok uygulaması, aslında birer psikolojik taciz, Kişiye iş vermeme, bir çalışanın elinden önemli projelerin alınıp yeteneğinin çok altında projeler verilmesi gibi."
Kitapta gerçek öyküler var
Kitabında birçok gerçek psikolojik taciz öyküsüne yer veren Tınaz, özellikle bir şirkette uzun yıllar çalışmış insanların emeklilik sürecinde önemli taciz vakalarının yaşandığını belirtiyor. Fransa'da ünlü Arlette vakası olarak literatüre geçen olay, derslerle dolu.
Bir lüks giyim mağazasında 16 yıl süreyle çalışan Arlette, yönetim tarafından işten ayrılmaya zorlanmaya başlıyor. İşten ayrılmak istemeyince de 'örgütsel taciz'e maruz kalıyor.
Sekreteri görevden almıyor, işyeri tarafından verilen arabası geri alınarak daha düşük bir otomobil veriliyor, satış dokümanlarında oynamalar yapılıyor. Çareyi mahkemeye başvurmakta bulan Arlette'in şirketine, Fransız makamları 15 bin Euro para cezası ve şirket yetkilisine de bir yıl hapis cezası veriyor.
Taciz 6 ay izlenmeli
Doç. Dr. Pınar Tınaz, "Tacizi tek bir seferde gerçekleşen bir olgu olarak düşünmeyin. Bu, aynı zamanda bir süreç işi. Örneğin İsveç'te söz konusu psikolojik tacizin gerçekleşmesi için altı ay süresince uygulanmış olması gerekiyor" diyor.
Tınaz, iş hayatında gerçekleşen ve taciz kapsamına giren birçok olaydan yöneticilerin haberdar olmadığına da dikkat çekiyor. Ona göre, yöneticiler bu konuda kendilerini geliştirmeli. İşyerinde psikolojik tacizle İlgili seminerler düzenlemeli.
"Yönetici, psikolojik tacizin ne olduğunun ve bunun yasal sonuçlarının farkında olduğunda, işyerinde gerçekleşen olayları daha iyi yönetebilme kabiliyetine de sahip olacaktır" vurgusunu yapıyor Tınaz.
Ancak ilk aşamada yöneticilerin işyerlerinde bir psikolojik taciz gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamaları için basit yöntemler yok değil. İşte Tınaz'ın bazı önerileri:
"Bir işyerinde bir çalışana verilen görevde, o kişini sorumluluğunda ya da yaptığı projelerde ani bir değişim oluyorsa orada bir durmak gerekiyor. Bu kişinin iş tanımının hangi nedenle değiştiğini sorgulamak gerekiyor. Çünkü bu değişim, belki de orta kademe yöneticisinin altında çalışan kişiye uyguladığı bir psikolojik baskı sebebiyle de gerçekleşmiş olabilir.
Genellikle baskıya uğrayan çalışanlarda bazı davranışsal değişimler oluyor. Bu değişimlere dikkat etmek gerekiyor. Örneğin sık sık doktora gitmek, uykusuzluk, iştahsızlık, panik ataklar, motivasyonsuzluk ve sık sık izin alma, bunlardan bazıları."
Aşağıdan taciz
Tınaz'ın üzerinde durduğu bir taviz türü de yöneticilere yönelik.’Aşağıdan yukarıya taciz’ olarak adlandırılan bu yönetimin dinamikleri de hayli farklı.Doç. Dr. Pınar Tınaz,yöneticilerin maruz kaldığı psikolojik tacizi şöyle anlatıyor:
“Aşağıdan yukarıya doğru yapılan psikolojik tacizde, tacizciler genellikle birden fazla kişiden oluşuyor. Hatta bazen bir işyerinin bir departmanında çalışanlar İstemedikleri yöneticilerine karşı adeta bir ayaklanma gibi taciz yapıyorlar. Amaç; kurbanı, yani yönetici-yi,örgütün üst yönetimi karşısında zor duruma düşürmek. Bu da dışlama stratejisi ve sabote etme stratejisiyle birlikte gerçekleşiyor." Peki astlar, üstlerine karşı birleşerek nasıl organize olarak bu tacizi gerçekleştiriyor? İşte Tınaz’ın yanıtı:
"Yöneticinin talimatlarına uymama ve bile bile yanlış yaparak yöneticinin üstlerinin bu hataları fark etmelerini sağlamanın yanı sıra yöneticiyle ilgili söylentiler çıkarabiliyorlar. Ayrıca talimatların alınmasının, istek ve bilgilerin verilmesinin gerekli olduğu durumlarda hiyerarşik kademeye uymazlar. Yöneticinin yetersizliğini hissettirmek amacıyla onu atlayarak bir üste ulaşırlar."
Kaynak:Ekonomist/Haziran/2006
www.sahinlerholding.com.tr