Geri Git   İnsan Kaynakları Akademisi > DAVRANIŞ BİLİMLERİ > ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ

Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Bu Konuda Ara Görünüm Modları
  #1 (permalink)  
Eski 07-28-2006, 12:57 PM
Bilgen Hündür Bilgen Hündür  çevrimdışı
Moderator
 
Giriş: Mar 2006
Mesaj: 506
Varsayılan Örgütsel İmaj ve Üye Bütünleşmesi I

Jane E.Dutton, Janet M. Dukerich, Celia V.Harquail,
Administrative Science Quarterly


Örgüt imajının bireyin örgütle bütünleşmesinin derecesini nasıl etkilediğini anlatan bir model geliştirilmiştir. Bu modelde iki kilit imaj üzerinde durulmuştur: Bireyin, örgütün taşıdığına inandığı merkezi, kalıcı ve farklı özellikler; diğeri ise bireyin örgüt dışındakilerinin örgüt hakkında ne düşündüğüne dair olan inançlarıdır. Modele göre, örgüt üyeleri imajın çekiciliğini değerlendirirken, kendileriyle ilgili tanımların devam etmesine, farklılık sağlamasına ve kendilerine olan güveni artırıp artırmadığına dikkat ederler.

Çalışanlar, örgütleriyle bütünleşme derecelerine göre farklılaşırlar. Örgütleriyle güçlü bir şekilde bütünleşme gösteren çalışanların, örgütlerini tanımlamak için kullandıkları kavramlar aynı zamanda kendilerini tanımlar.

Çalışanların örgütlerine olan bağlılıkları, her üyenin örgütleri hakkında edindikleri imajdan doğar. Bu imajlardan ilki, çalışanların örgüt hakkında inandıkları kalıcı, farklı, ve merkezi özelliklerle ilgilidir ve bu imaj türü algılanan örgütsel kimlik (perceived organizational identity) olarak tanımlanır. İkinci imaj ise, örgüt dışındakilerinin örgütü nasıl gördüğüne dair çalışanların zihinlerinde oluşandır ve bu imaj türü yapılanmış dışsal imaj (construed organizational image) olarak tanımlanır. Modele göre, bu iki tür örgütsel imaj, üyelerin örgütü ile yarattığı bağlılığı ve sergileyecekleri davranışları etkilemektedir.

Çalışanların kendileri hakkında kullandıkları kavramlar, algılanan örgütsel kimlik ile benzer özellikler taşıdığı sürece kurulan iletişime örgütsel bütünleşme denilebilir. Örgütsel bütünleşme, bireyin kendini tanımlarken kullandığı kavramlarla, örgütü tanımladığına inandığı kavramlar arasındaki benzerliğin bir derecesidir. Birey;

- örgüt üyesi olarak kimliğinin, diğer alternatif kimliklere kıyasla daha ön planda olduğu zaman,

- sosyal bir grup olan örgütü tanımlayan kavramlar ile kendini tanımlayan özellikler arasında benzerlik olduğunda örgütle güçlü bir bütünleşme sağlayabilir.

Buradaki tartışma noktası, bireyin sosyal bir grup olan örgütteki üyeliğinin kendisiyle ilgili tanımları nasıl etkilediğidir. Acaba spesifik bir örgütün üyesi olmak, bireyin kendisiyle ilgili tanımlarını nasıl etkileyecektir?

Üyelerin örgütleri hakkında zihinlerinde yarattıkları imajlar, her üye için farklıdır. Örgüt hakkında kalıcı, farklı ve merkezi olan paylaşılmış inançlar örgüt kimliğini yansıtır. Fakat, tek bir bireyin örgüt hakkındaki düşünceleri, örgütün genel kimliği ile aynı olmayabilir. Buna ek olarak, bireyin örgüt hakkında edindiği dışsal imaj, örgüt dışındakilerinin kafasında oluşan örgüt ünü ile uyuşabileceği gibi uyuşamama olasılığı da söz konusudur. Bu çalışmanın amacı, bireylerin sosyal bir grup olan örgüt hakkındaki kişisel imajları ve bu imajların örgütsel bütünleşme ve üye davranışı üzerindeki etkilerini incelemektir.

BİREYLERİN KENDİLERİ İÇİN KULLANDIKLARI KAVRAMLARLA ÖRGÜTSEL İMAJIN İLİŞKİSİ

Bireylerin olumlu davranışları, hem kendilerine yakıştırdıkları hem de başkalarının örgüt üyeliğinin sonucu olarak bireylerin taşıdıklarına inandıkları tutumlardan etkilenir. Üyeler, dışarıdakilerinin örgütü olumlu yönde değerlendirdiklerine inanırlarsa örgütle bütünleşmeleri kolaylaşır. Kuvvetli örgütsel bütünleşme beraberinde örgüt içi işbirliği veya örgütsel vatandaşlık gibi olumlu davranışları getirebilir.

Örgütsel üyelik, bireylere olumsuz anlamlar da yükleyebilir. Üyeler, dışsal örgüt imajını olduğundan farklı yorumlarlarsa, depresyon ve stres gibi olumsuz birey davranışları görülebilir. Bu tür olumsuz birey davranışları, arzu edilmeyen örgütsel davranışları da beraberinde getirir. Bireyler arasında rekabetin artması veya uzun dönemlerde görevlerde gösterilen çabanın azalması bu tür olumsuz davranışlara örnek gösterilebilir. Bir süre sonra da, birey örgütsel rollerinden uzaklaşır veya örgütü terk eder.

ÖRGÜTSEL BÜTÜNLEŞME

Üyeler, örgüte atfettikleri özellikleri, kendilerini tanımlamak için kullanmaya başladıklarında örgütle bütünleşmiş olduklarını söyleyebiliriz. Bir kimsenin kendisiyle ilgili tanımları, örneğin ırk, cinsiyet ve çalışma süresine dayalı olan çeşitli sosyal gruplardaki üyeliklerinden kaynaklanan çok çeşitli kimliklerden oluşabilir. Fakat, üyelerin kendileriyle ilgili tanımlamaları, aynı zamanda üyelerin örgütsel bütünleşme gösterebileceği sosyal gruplardan, yani üyelerin çalıştığı örgütten etkilenebileceğini söyleyebiliriz. Bağlılık sürecinin bir parçası olarak, örgütle bütünleşme seviyesi üyelerin kendilerini örgütün bir parçası olarak hissetme derecesini gösterir. Üyeler, örgütü tanımlayan özellikleri, kendilerini tanımlayan özellikler olarak kabul ettiklerinde psikolojik bir bağlılık olan örgütsel bütünleşme gerçekleşir.

Örgütsel bütünleşme kuvvetli olduğu sürece bireyin örgütsel kimliği ön plana çıkar ve bireyin kendini tanımlamasında merkezi bir özellik taşır. Kuvvetli bir örgütsel bütünleşme sonucu, bireyin örgüt için merkezi, kalıcı ve farklı olduğuna inandığı özellikler, aynı zamanda kendisinin taşıdığına inandığı merkezi, kalıcı ve farklı olan özellikler ile aynı olur.

Bir çok araştırmacı, üyelerin örgütsel bütünleşme süreci ile ilgilenir. Asfort ve Moel, örgütsel bütünleşmeyi “kendini tanımlama” (self-categorization) olarak isimlendirir. Örgütsel bütünleşme, bireylerin kendilerini sosyal bir sınıfa ait hissettiklerinde gerçekleşir. Bütünleşmenin, kendini tanımlamadan doğacağı varsayımı örgütsel bütünleşme ile ilgili modelin temelini oluşturacaktır.

ÜYE BÜTÜNLEŞMESİYLE İLGİLİ BİR MODEL

Örgütler, üyelerin farklı, merkezi ve kalıcı olarak paylaştıkları inançlardan oluşan ortak kimliklere sahiptirler. Bu noktada, örgüt üyelerinin yapmaları gereken, örgütleri hakkında kalıcı, farklı ve merkezi özellikleri saptamaktır. Örgütlerin sahip oldukları seremoniler, hikayeler, dinsel törenler ortak örgüt kimliğini örgüt üyelerine bildirirler.

Örgütün ortak kimliği sorgulanana kadar veya aniden meydana gelen olaylar performansı ve örgütsel eylemleri sorgulayana kadar farklı örgütsel özellikler saklı kalabilir. Bazen çıkar gruplarının eylemleri veya örgüt çevresinde meydana gelen düzenli değişiklikler veya rekabetçi hareketler örgüt kimliğinin su üstüne çıkmasına neden olabilir. Örgüt kimliği ile örgüt eylemleri arasında tutarsızlık olduğuna inanılması sonucunda da örgüt kimliği dikkatleri üstüne çeker. Örneğin, herhangi bir sosyal hizmet kuruluşunda çalışan herkese cep telefonu alınması gibi. Ya da örgüt üyelerinin ortak örgütsel kimliğe ters düşecek bir eylemde bulunması da örgüt kimliğinin göz önüne serilmesine neden olur. Öğretmenlerin öğrencileri arasında ayrımcılık yapması da buna örnek verilebilir. Bu tür olaylar karşısında örgüt ve birey eylemleri, örgütün rutin akışının önüne geçer ve örgütlerin gelecekte ne ile ilgili olduğunu sorgulamaya başlarlar. Bu eylemler, bireylerin örgüt için kafalarında oluşturdukları inançları yeniden düşünmelerine neden olur ve bu da bireylerin örgüte bağlılığının derecesini etkiler.

Algılanan Örgüt Kimliği

Örgütün ortak kimliği, üyelerin paylaştığı bir dizi inançları temsil etse de; algılanan örgüt kimliği, örgüt üyesi olan tek bir kimsenin inançlarını yansıtır. Örgütlerin eksiksiz bir biçimde üyelerin ortak bir görüş etrafında sosyalleştirmeleri mümkün olmadığı için algılanan örgüt kimliği örgütün ortak kimliğinden farklı olabilir. Algılanan örgüt kimliği, yani üyelerin örgütün taşıdığına inandıkları farklı, kalıcı ve merkezi özellikler üyelerin örgütle bütünleşmesini etkileyen güçlü bir imaj hizmeti görebilir.

Algılanan Örgüt Kimliği ve Bütünleşme

Algılanan örgüt kimliğinin, bireyin örgütle bütünleşme derecesini ne kadar etkileyeceği, subjektif bir değerleme içeren bu imajın bireye çekici gelme derecesi ile ilgilidir. Algılanan örgüt kimliğinin çekici olması üyenin bütünleşmesini güçlendirir.

Durum 1: Algılanan örgüt kimliği daha çekici olduğu sürece, bireyin örgütle bütünleşmesi de o kadar güçlü olur.

Kendini tanımlama (self-definition), bireysel süreklilik (self-continuity), bireysel farklılık (self-distinctiveness) ve kendini yükseltme (self-enhancement) örgüt imajının çekiciliği ve bütünleşmeyi neden güçlendirdiğini açıklamaktadır.

Bireysel Süreklilik ve Algılanan Örgüt Kimliğinin Çekiciliği

İnsanlar zaman geç tikçe ve farklı durumlar içinde kendi tanımlamalarının sürekliliğini korumak isterler. Bu başlık altında iki farklı tartışma vardır: Birincisi, kendi tanımlamaları ve algılanan örgüt kimliği arasındaki benzerlik sürekliliği artırır. İkincisi ise, kendi tanımlamalarının sürekliliğinin devam etmesi, algılanan örgüt kimliğini daha çekici yaparak üyenin bütünleşmesini güçlendirir.

İlk olarak, insanlar kim olduklarıyla ilgili geliştirdikleri tanılarla, algılanan örgüt kimliğinin uyuştuğunu gördüklerinde kimliğin çekiciliği artar. Çünkü, bu tip bir bilgiyi sürece dökmek ve anlamak kolaydır. Genel kanı, bireyin kendisini ilgilendiren bir bilgi üzerinde daha kolay yoğunlaştığıdır. Yani birey kendisiyle uyuşan bir örgüt kimliğini, kendisiyle uyuşmayan bir kimliğe göre daha çekici bulur. Çünkü bununla ilgili bilgiyi daha kolay anlar, sürece döker ve tanır.

İkinci olarak, bireyin kendi tanımları ve algılanan örgüt kimliği benzer olduğunda, bireyin örgüte bağlanması sağlanır, çünkü örgüt, bireyin kendisini ifade etmesi için kolay fırsatları kendisine sunar. İnsanlar, kendileri hakkında çok şey sergileyebilecekleri ve kendi tanımlarındaki değerler ve özellikler doğrultusunda hareket edebilecekleri örgütleri tercih ederler.

Chatman, örgüt değerleri ile üyelerin değerlerinin uyuşmasının üye tatminini artırdığını ve bireyin örgütte kalma süresini uzattığını saptamıştır. Birey ve örgüt arasındaki uyum arttığı sürece, algılanan örgüt kimliği ve bireyin kendi tanımları arasındaki benzerlik artacaktır.

Durum 2: Bireylerin kendilerini tanımlamak için kullandıkları özellikler ile örgüt imajını tanımlamak için kullandıkları özellikler arasındaki uyum ne kadar çok ise, bireyin örgütle bütünleşmesi de o kadar güçlü olur.

Bireysel Farklılık ve Algılanan Örgüt Kimliğinin Çekiciliği

Üyeler, sosyal kimliklerinin farklı olabileceği örgütleri daha çekici bulurlar. Kültürlerinin, değerlerinin, stratejilerinin diğer örgütlere göre daha farklı olduğuna inanan üyelerin örgütle bütünleşmesi daha kolay olur.

Durum 3: Diğer örgütlere nispeten, örgüt imajının (örnek: algılanan örgütsel kimlik) farklılığının daha çok olması, bireyin örgütle bütünleşmesini kuvvetlendirir.

Kendini Yükseltme ve Algılanan Örgüt Kimliğinin Çekiciliği

Üyeler, çekici kimli olan bir örgütte çalışmaya başladıklarında, bu aynı zamanda onların kendilerine olan güvenini artıracaktır; çünkü kendileri hakkında daha olumlu değerlendirmeleri olacaktır. Örneğin, bireyler örgütün güç, yetenek, etkinlik, ahlak, dürüstlük gibi kavramlarla anıldığına inandığında, örgütün kimliğini daha çekici bulurlar. Bu özelliklere sahip bir örgütte çalışmak, bireyin kendisini de bu özelliklere göre tanımlamasına neden olur ve böylelikle kendine olan güveni artar.

Durum 4: Örgüt imajı (örnek:algılanan örgüt kimliği) bireyin kendine güvenini ne kadar çok artırırsa, bireyin örgütle bütünleşmesi de o kadar kuvvetli olur.

Etkileşim Düzeyi ve Algılanan Örgüt Kimliğinin Çekiciliği

Üyenin kıdemine göre algılanan kimlik çekiciliği artar. Bireylerin örgütteki çalışma süreleri arttıkça, kendilerini örgütün bir parçası olarak görürler. Etkileşim arttıkça, sosyal bir grubun üyesi olduklarını algılamaya başlarlar. Böylelikle örgüt üyelikleri diğer üyeliklerin önüne geçer.

O’Reilly ve Chatman, üniversitedeki çalışma süresi ve örgütten duyulan gurur ve kendini örgüte ait hissetme arasında olumlu bir ilişki bulmuşlardır. O zaman diyebiliriz ki, güven ve aidiyet hissi, algılanan kimliğin çekiciliği ile ilişkilidir. Bu ilişki de doğal olarak bütünleşmeyi kuvvetlendirir.

Durum 5: Üyenin örgütle etkileşimi (dahil edilme ve süre anlamında) ne kadar artarsa, algılanan örgüt kimliğinin çekiciliği artar ve sonuçta da örgütsel bütünleşme kuvvetlenir.

www.ugurzel.com

__________________
Bilgen Hündür
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi
İnsan Kaynakları Yönetimi Programı
Yüksek Lisans Öğrencisi
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Saat 04:24 AM.


Powered by vBulletin Version 3.0.7
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by 3.0.0