KRİZ YÖNETİMİNDE YAPILMASI GEREKENLER
Öncelikle mevcut durum (gerek dış, gerekse şirket içi faktörler) iyi analiz edilerek şu an neredeyiz sorusu net bir şekilde cevaplanmalıdır. Burada ekonomik faktörler, sektörün durumu, mevcut pazar ve diğer dış faktörler iyi analiz edilmelidir. Ayrıca şirket içi analiz yapılarak şirketin mevcut durum karşısındaki güçlü ve zayıf yönleri ortaya konmalıdır. Bununla birlikte şirket için fırsat ve tehditler ortaya konmalı ve krizi fırsata dönüştürecek tedbirler uygulamaya alınmalıdır. Aslında burada söylemek istediğimiz, stratejinin ve planların gözden geçirilmesi ve gereken revizyonların yapılmasıdır.
Ekonomik değişim ve yaşanan krizlerin bazı müşteri ihtiyaçlarını da değiştirmesi çok doğaldır. Dolayısıyla şirketler mevcut ve potansiyel müşterilerinin ihtiyaçlarını iyi gözlemlemeli ve buna yönelik gerekli değişimleri yapmalıdır. İç pazardaki daralma nedeniyle ihracat imkanları sonuna kadar zorlanmalıdır.
Artan rekabet ortamında "operasyonel verimlilik" çok önemli bir unsur olmakla birlikte, kriz zamanlarında olmazsa olmaz bir koşul haline gelmektedir. Verimliliği artırıp, tasarruf sağlayacak önemler derhal uygulamaya alınmalıdır. Tasarruf deyince sadece eleman çıkarmak akla gelmemelidir. İş süreçleri verimli hale getirilmeli ve teknolojinin daha etkin kullanımı gündeme alınmalıdır. Stok yönetiminde yapılacak iyileşmelerin bile önemli tasarruflar sağladığını gözardı etmemek gerekir.
Kriz ortamında nakit yönetimi daha kritik hale gelecektir. Nakit yönetimi çok daha yakından takip edilip, etkinliğini artırma yoluna gidilmelidir.
Enflasyonun yüksek olduğu durumlarda tarihsel bazda hazırlanan mali tablolar gerçek mali durumu yansıtmamaktadır. Bu da hatalı kararların verilmesine sebep olur. Şirketler mutlaka enflasyon muhasebesi uygulamalıdır. Yüksek enflasyonun önemli sonuçlarından biri de adaletsiz bir vergi yapısının ortaya çıkmasıdır. Dolayısıyla, vergi planlaması yapılması da önemli tedbirlerinden biri olacaktır.
Başarı için insan unsuru ve özellikle ekip çalışması çok önemlidir. İnsanlar işimi kaybeder miyim endişesinde değil, şirket'e nasıl değer katarım konusuna odaklanmalıdır. Motivasyon üst düzeyde tutulmalı, ekip çalışması ve başarı için herkesin efor sarfetmesi gerektiği özellikle vurgulanmalıdır. Fedakarlık gerekirse de bu eşit ve adilane paylaşılmalıdır.
Herşeyin ötesinde unutulmamalıdır ki krizin getirdiği durgunluk yerini mutlaka yükselen bir ekonomiye bırakacaktır. Kriz sonrası duruma hazır olmak ve gelecek talebe cevap verebilmek rekabet avantajı yaratmada en önemli unsurlardan biri olacaktır. Herşeyin tamamını durdurmak yapılacak en büyük hatalardan biri olabilir. Bünyenin kaldırdığı ölçüde yatırım imkanlarını zorlamak veya neye yatırım yapacağını da iyi belirlemek gerekir.
Atıl kapasitenin olduğu sektörlerde birleşmeye giderek krizi atlatmak alınacak en önemli tedbirlerden biridir. Artık Türk işadamları şimdiye kadar çok sıcak bakmadıkları birleşme fikrine daha olumlu yaklaşmak durumundadır.
(http://insankaynaklari.arthuranderse...zyon.asp,2001)