Dünya borsaları son üç hafta içinde önce Çin, ardından Japonya ve şimdi de Amerikan kaynaklı dalgalanma ile sallandı.
Geçtiğimiz hafta ucuz yen'le yüksek getirili enstrümanlara yatırım (carry trader) nedeniyle panikleyen borsalar, bu kez ABD'de kredi alamayacak bir çok kişiye verilen değişken faizli (subprime) mortgage kredilerindeki batak nedeniyle korktu.
Yeniden türbülans
ABD'de subprime mortgage kredisi alanların 'önemli ölçüde kredilerini geciktirmeleri ve ödeyememe sorunuyla karşılaşması' nedeniyle piyasalar yeniden bir türbülansa girdi.
ABD Mortgage Bankaları Birliği'nin sektördeki kötü gidişatı gözler önüne seren verileri ve sektörde önde gelen bazı şirketlerin iflasın eşiğine gelmesi piyasalardaki tedirginliği artırdı.
Mortgage kredileriyle ilgili endişeler, ABD'deki durgunluk kaygısını güçlendirmesi nedeniyle borsalarda domino etkisi düşüşlere neden oldu.
ABD'den başladı
Bu korkuyla New York borsasının önceki gün yüzde 1.97, Latin Amerika borsalarının da yüzde 3.5'i aşan düşüşler yaşaması, Asya borsalarının panikle açılmasına neden oldu. Tokyo borsası yen'deki yükselişin de etkisiyle, yüzde 2.9 kayba uğrarken, Çin borsası da yüzde 1.62'lik düşüş gösterdi.
Avrupa borsaları da yüzde 2'ye yakın kayıplar yaşadı. ABD ve Latin Amerika borsaları ise dün kısmen toparlandı.
DALGALANMANIN 2 ÖNEMLİ NEDENİ
1 Riskli mortgage kredileri 1.3 trilyon dolara ulaştı
ABD ekonomisinin belkemiğini oluşturan mortgage (ipotekli konut) piyasasında, geri ödenmeyen kredilerle ilgili kaygılar, dünya piyasalarını etkilemeye devam ediyor.
ABD'deki toplam mortgage kredileri içinde riskli kredilerin oranı yüzde 12.75'e ulaştı. Riskli portföyün toplam hacmi 1.3 trilyon doları aştı.
300 milyar dolarlık batık
Amerika'da ödeme gücü daha düşük kesime verilen subprime mortgage kredilerindeki (kredibilitesi yüksek olmayanlara verilen ve faizleri daha yüksek olan krediler) geri dönüş oranının düşmesi, bu ülke ile ilgili resesyon (durgunluk) kaygılarının güçlenmesine neden oluyor.
ABD'de başta Goldman Sachs ve HSBC'nin Amerika operasyonları yanında New Century Financial gibi bir çok konut finansmanı şirketleri bu tür krediler veriyor. Toplam 10 trilyon dolar civarında bir konut kredisi piyasası bulunan ABD'de bu tür kredilerin miktarı 600 milyar dolar düzeyinde. ABD'li analistler subprime kredilerinde 300 milyar dolar düzeyinde batık olabileceği öngörüsünde bulunuyorlar. Bu görüşün nedeni de bu tür kredileri veren bir çok şirketin zor günler geçirmesi.
Uzmanlar, 600 milyar dolar düzeyindeki bu kredi türünde batık oranının yükselmesinin global fonlarda zincirleme bir etki yaratabileceği görüşünde.
Amerika'da konut piyasasında ortaya çıkabilecek olası olumsuz pozisyonlar dünyadaki risk iştahını bozuyor.
İflaslar başladı
Yüksek riskli kredi verip de tahsilat yapamayan mortgage şirketleri iflas bayrağını çekmeye başladı. Kaliforniya'da faaliyet gösteren ve yüksek riskli ipotekli gayrimenkul kredisi veren 'Ras Mae Mortgage' adlı şirket ocak ayında iflas etti.
2006 yılında 40 milyar dolar risk faizli ipotek kredisi veren New Century Financial adlı mortgage şirketi de iflasın eşiğine geldi. Birkaç ay önce iflas eden Ownit Mortgage Solution ve Mortgage Lenders Network adlı şirketlerin de finans kuruluşlarına yüklü miktarda borcu bulunuyor.
Zincirleme reaksiyon
Esas tehlike, bu alenen riskli kredileri veren firmaların, risklerini paylaşmak için, bu kredileri tahvile çevirerek, mali piyasalarda satıyor olmaları. Böylece, büyük bankaları, ABD borsasını ve dolayısıyla diğer küresel borsaları sarsacak bir zincirleme kriz ihtimali yüksek ve yakın bir tehlike olarak kapıda duruyor.
Bu tür riskli ipotekli kredilere dayanan tahvillerin izlendiği Asset-Based Securities endeksi, şubat ayında bu tahvillerin dörtte birinden fazlasında ödeme sorunu olduğunu gösterdi. Endeks değerinin son bir ayda baş döndürücü düşüşü, bazı gözlemciler tarafından yaklaşan büyük krizin esas ilk tetikleyicisi olarak yorumlandı.
National Association of Business Economics'te yayımlanan bir değerlendirmede, yüksek risk faizli ipotek kredilerinin, 1997-1998 yıllarında Asya krizinin başlamasının birincil sorumlusu olarak addedilen spekülatif fonlardan (hedge funds) daha endişe verici olduğu vurgulandı.
2 Yen'e hücum borsa ve dövizi dalgalandırıyor
Parasına hâlâ sadece yüzde 0.5 faiz isteyen Japonya'da carry trade, (düşük faizli bir borçlanma yaparak yüksek faizli para birimine yatırım yapma) pozisyonların azalması, Türkiye'deki piyasaları da etkiliyor.
Çünkü Japonya'dan yüzde 0.5 faizle borç alıp Türkiye'de yüzde 20 faize yatıran uluslararası büyük yatırımcıların Japon yeni'ndeki pozisyonlarının bir bölümünü kapatmak için Türkiye'deki varlıklarında da da satış yapması, borsa ve dövizde dalgalanmaya neden oluyor.
Uluslararası fonlar pozisyonlarını azaltmak için yen'e yatırım yapınca zaten bir süredir dolar karşısında değerlenen Japon yeni, gelen yeni alımlarla daha da yükseliyor.
Yen, önceki gün dolar karşısında değer kazanarak 116.40'a çıktı.
İstanbul borsası yüzde 2.8 geriledi
İstanbul borsası dış gelişmelerin etkisi altında hareket etti. ABD'de düşük gelirliye verilen yüksek faizli kredilerin geri dönüşünde yaşanan sorunların giderek artması borsaları korkuttu. ABD'den başlayıp Asya borsalarıyla tırmanan sert satışlar, sabah saatlerinde Avrupa borsalarında ve İMKB'de hissedildi.
Endeks açılışta 40.182 puana kadar gerileyerek yüzde 3.5'e varan düşüşler gösterdi. Bu arada dolar bankalararası piyasada 1.4350'ye kadar tırmanırken, bono faizleri de yüzde 20.50'ye dayandı.
Dolar yükseldi
Ancak öğleden sonra dünya borsalarındaki satışların az da olsa hız kesmesiyle birlikte İMKB günü yüzde 2.79'luk kayıpla kaparken, endeks 1164 puanlık düşüşle 40.501'e indi. 19 Şubat'ta 44.252 ile yılın en yüksek değerine çıkan endeksin, dün itibariyle kaybı yüzde 8.4'e ulaştı.
Dolar bankalararası piyasada 1.4250'ye yükselirken, YTL karşısında yüzde 1'e yakın arttı. Bono faizleri de günü 0.24 puanlık artışla yüzde 20.34'ten kapattı.
kaynak: Milliyet