Sayım YORGUN
İnsanların, toplumların ve milletlerin yakınlaşmasını sağlayan, dostluk, barış ve kardeşlik duygularını güçlendiren sportif faaliyetler, sağlıklı bir toplumsal yapının varlığı ve sürdürülebilirliği için vazgeçilmez faaliyetler arasındadır. Amatör faaliyetler olarak görülen spor günümüzde profesyonelleşmiş ve büyük bir sektör ortaya çıkmıştır.
Ülkemizdeki sportif faaliyetler değerlendirildiğinde başta futbol olmak üzere sektörün hızla büyüdüğü ve sporun sadece amatör bir uğraş olmaktan çıkarak, endüstrileştiği görülmektedir. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün internet sayfasındaki bilgiler esas alındığında 42 federasyonun toplam lisanslı sporcu sayısı 254.701, toplam kulüp sayısı ise 5987’dir. Futbol’da ise Türkiye genelinde 179 profesyonel kulüp mevcut olup, bu branşta 5.347 profesyonel lisanslı futbolcu bulunmaktadır. futbol sektörünün 350-400 milyon dolarlık bir mali büyüklüğe ulaştığı tahmin edilmektedir. Dernek, kulüp örgütlenmesinden şirketleşmeye doğru spor sektöründe bir süreç yaşanmakta, futbol şirketlerinin hisseleri borsada işlem görmektedir. Spor işverenlerinde yaşanan kurumsallaşmaya karşılık, bunların çalışanları olan sporcuların yeterince korumaya sahip olmadığı, işverenler karşısında çok az sayıda pazarlık gücü olan popüler sporcu hariç pazarlığın çalışanlar aleyhine işlediği bilinen bir gerçektir. Geneli itibariyle bir değerlendirme yapıldığı taktirde sporcuların vahşi kapitalizm döneminin şartlarına mahkum edildiği görülmektedir.
Pazarlık gücünü artırmak ve geleceğini güvence altına almak isteyen, işverenler tarafından dayatılan şartları kabul etmek zorunda kalmak istemeyen sporcular son günlerde bu yalnızlıklarını “
kendi kendine yardım” örgütü olan sendikal örgütlenme ile çözme arayışına girmişlerdir. Öncelikle bu yönelmenin çağın gereklerine uygun olduğunu, kurumsallaşmış ilişkilerin ortaya çıkabilmesi için bu sürecin kesintiye uğramaması gerektiğini belirtmekte fayda var.
1982 Anayasasının 51. maddesinde sendikal haklarla ilgili hükme göre işçiler ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma hakkına sahiptirler. 2821 sayılı yasanın 3. maddesi incelendiğinde işçi sendikalarının bir işkolunda ve Türkiye çapında faaliyette bulunmak üzere, işkolundaki işçiler tarafından kurulabileceği hükmü ile örgütlenme hakkı tanınmış iken meslek esasına göre sendika kurmak yasaklanmıştır.
Yasal hükümler dikkate alındığında sporcuların mesleki esasa dayalı sporcular sendikası kurmasının yasak olduğu ancak sporcuların işkolu esasına göre Türkiye genelinde faaliyette bulunmak üzere sendika kurabilecekleri anlaşılmaktadır.
2821 sayılı yasanın “Sendika üyeliğinin şartları” başlıklı 20. maddesine göre on altı yaşını doldurmuş olup da bu kanuna göre işçi sayılanlar, işçi sendikalarına üye olabilirler. Sendikalar Kanunu’na göre kimlerin işçi sayılacağı da 2. madde de düzenlenmiştir. Bu maddeye göre bir hizmet akdine dayanarak çalışanlar işçi sayılırlar. Sporcular, İş kanunu’nun 4. maddesinin (g) fıkrası gereğince 4857 sayılı kanunun kapsamı dışında bırakılmış, yani İş Kanunu hükümleri sporcular hakkında uygulanmamaktadır.
Acaba sporcuların İş Kanunu kapsamı dışında bırakılması sendikal haklarını ortadan kaldırmakta mıdır? İş kanunu kapsamına alınmayan sporcular Borçlar kanunu kapsamında iş ilişkilerini düzenlemekte ve haklarını bu kanun çerçevesinde korumaktadırlar. Borçlar Kanunu’nun 313’üncü maddesine göre “Hizmet akdi, bir mukaveledir ki onunla işçi, muayyen veya gayri muayyen bir zamanda hizmet görmeği ve iş sahibi dahi ona bir ücret vermeği taahhüt eder”. Bu hüküm dikkate alındığında ücret karşılığı çalışan sporcular hizmet akdine sahiptirler. Sporcu çalıştıran gerçek veya tüzel kişi ve tüzel kişiliği olmayan kamu kuruluşlarına işveren, çalışanlara da işçi diyebiliriz.
Sporcuların sendikal hakları değerlendirilirken amatör ve profesyonel ayrımının yapılması gerekmektedir. Ücret almayan amatör sporcuları hizmet akdi ile çalışan işçi olarak değerlendirmemiz mevcut mevzuatımız gereğince mümkün değildir. Bu nedenle amatör sporcuların sendika üyeliği hukuken söz konusu olamaz.
Sporcuların sendikalaşmasında işkolunun esas olması, işkolu tartışmalarını gündeme getirmektedir. Bu konuda yapılan tartışmalarda sporcuların “ Konaklama ve Eğlence İşkolu” veya “Genel İşkolu”nda örgütlenebilecekleri yer almaktadır. Sendikalar Kanunu’nun 60. maddesinde işkolları düzenlenmiş ve işyerlerinde yürütülen işlerin hangi işkoluna gireceğine ilişkin karar verme yetkisi 4. madde ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına verilmiştir. Bakanlığın kararına karşılık ilgili tarafların itiraz hakları vardır ve itiraz olmadığı taktirde karar kesinleşir.
Sportif faaliyetlerin yürütüldüğü kulüp, dernek ve şirketlerin yürüttüğü işlerin hangi işkoluna girdiğine ilişkin bir sendika tarafından tespit talebinde bulunulmuş ve Bakanlık bu konu ile ilgili araştırmayı yaparak, tartışmaları sona erdirecek bir kararı açıklamıştır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 02/05/2002 tarih ve 2002/7 sayılı kararı ile Beşiktaş Jimnastik Kulübü Derneği, Galatasaray Spor Kulübü Derneği, Fenerbahçe Spor Kulübü Derneği işyerlerinin 25’nolu “Konaklama ve Eğlence Yerleri” işkolunda yer aldığı tespit edilmiştir. Söz konusu kararda bu tespitin gerekçeleri şöyle açıklanmıştır: “Çeşitli yaş gruplarında sporcu yetiştirmek, amatör ve profesyonel sportif faaliyetleri yürütmek ve yurtiçi ve yurt dışı müsabakalar yapmak, dernek üyelerinin sosyal, kültürel ve sportif ihtiyaçlarını karşılamak, Dernekler Kanunu ve diğer mevzuata uygun olarak mal edinmek, sportif faaliyetler için tesisler kurmak, kiralamak, derneğe gelir temin etmek amacı ile öngörülen ticari faaliyetlerde bulunmak veya katılmak olduğu her üç işyerinin de spor kulübü olduğu, sportif faaliyetlerde bulunulduğu, bu nedenle işyerlerinde yapılan işlerin 25 sıra numaralı ‘Konaklama ve Eğlence Yerleri’ işkolunda yer alması gerektiği tespit edilmiştir.” İş Kolları Tüzüğü’nün, işkollarına giren işler bölümünde açık ve kapalı spor yerlerinde yürütülen işlerin 25 nolu işkolu kapsamında sayıldığını ve Bakanlığın isabetli tespitini esas aldığımızda
spor kulübü, dernek ve şirketler tarafında yürütülen sportif faaliyetler 25 nolu Konaklama ve Eğlence işkoluna girmektedir.
Sporcular Borçlar Kanunu’nun hizmet akdi hükümlerine göre işçidirler, mevcut mevzuatımız dikkate alındığında sendika kurma ve sendikaya üye olma hakları vardır. Sporcuların sendikal hakları yasa, anayasa ve uluslararası sözleşmelerce teminat altındadır.
www.isguc.org