Selin GÖÇMEN
Eğitim Ve Planlama Uzmanı
Yönetim ve İnsan Kaynakları teorilerinin evrenselliği üzerine hem fikir olunan görüş günümüzde geçerliliğinden şüphe edilir hale gelmiştir. Çünkü araştırmalara konu olan yönetim modelleri ve insan kaynakları yönetimi modelleri uygulama alanı buldukları ülkelerin farklı kültürel özelliklerinden etkilenmekte ve farklılık göstermektedir. Bu durum da, çalışmaları ülkeler arası kültürel farklılaşmanın yönetim alanındaki etkilerine kaydırmıştır.
Bu nedenle kültürler arası farklılaşmanın etkilerinden yola çıkarak özellikle Türk kültürünün İnsan Kaynakları Yönetimine etkisi her geçen gün farklılıklar yaratmakta ve buda araştırılmaktadır.
Bireyin doğduğu anda öncelikle aile ve yakın çevresiyle edinmeye başladığı kültürel değerler ile kişiliğinin gelişimi gerçekleşmeye başlamaktadır. Birey, daha sonraları çevreden, arkadaşlardan, okuldan, yaşadığı ülkeden ve diğer sosyal grupların kültürel özelliklerinden etkilenmekte ve yaşamını edindiği bu kültürel değerler ile devam ettirmektedir.
Örgütlerde de bireylerin sahip olduğu kültürel değerler; işverenler açısından iş görene bakış açısını etkilerken, iş görenler açısından da iş görme anlayışını etkilemektedir.
Eskiden evrensel olarak kabul edilen yönetim ve insan kaynakları yönetimi konusunda evrensel teorilerin kabul edildiği anlayış ile uygulamalardaki farklılıkların tespit edilmesiyle geçerliliğini kaybetmiş, ve bu değişmelerin nedeni araştırılmaya başlanmıştır. Bu nedenle farklı toplumsal kültürlere yönelik yapılan bir çok araştırma bulunmaktadır. Bunlardan en yaygın olarak ilinen ve bir çok araştırma ve çalışmaya da kaynaklık eden Hofstede çalışmasıdır.
Bu çalışmaya göre özellikle Türk kültürünün belirgin özellikleri şunlardır: Türk kültürü ortaklaşa davranışı bireyciliğin önünde tutmaktadır; Türk kültürü sanıldığı gibi, çağdışı sayılabilecek geleneksel erkek değerler sisteminin egemenliği altında değildir; Türk kültüründe belirlenimcilik egemendir. Bu nedenle de belirsizlikten kaçınma eğilimi yüksektir; Türk kültürü denetim noktası dışarıda olan bireyler üretmektedir; Türk toplumunda örgütsel güç mesafesi fazladır; Türk kültürü çatışmadan kaçınmayı ya da çatışmayı bastırmayı öngörür, Uzlaşma ya da yarışmadan kaçınma da Türk kültürü tarafından özendirilir; Türk toplumu geniş bağlamlı bir kültürün içinde yaşamaktadır. Geniş bağlamlılık ile kastedilen, iletişimde sözsüz davranışların, sembollerin, jestlerin ve gönül iletişiminin esas alındığı bir kültürel özelliktir.
Belirlenen bu özelliklerin iş hayatında etkileri görülmektedir. Özellikle küreselleşen dünya şartları nedeniyle çok uluslu şirketlerin sayılarının artması durumu söz konusu olduğundan, bu özelliklerin iyi bilinmesi ve gerekli uygulamaların yerine getirilmesi gerekmektedir.
Dünya’ nın değişik ülkelerinde yapılan araştırmaların Türkiye’ de uygulama alanı bulamayışı, kısmen olsa uygulanan şirketlerde ise istenen verimin elde edilmemesinin sebebi, yukarıda da sayılan kültürel farklılıklar olarak düşünülmektedir.
İş hayatında sağlıklı ve başarılı sonuçların elde edilebilmesi için; Türk Kültürüne uygun yönetim ve insan kaynakları modelleri geliştirilmelidir. Böylece örgütlerde, kendi kültürel yapısına uygun yönetim ve insan kaynakları modellerinin uygulandığını gören iş görenlerin performansları artacak, dolayısıyla da sağlıklı işler bir iş hayatı sayesinde ülke ekonomisine de olumlu açıdan katkıda bulunulmuş olacaktır.
www.is-ge.com