Geri Git   İnsan Kaynakları Akademisi > UZMAN GÖZÜYLE > RÖPORTAJLAR

Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Bu Konuda Ara Görünüm Modları
  #1 (permalink)  
Eski 07-30-2006, 05:33 PM
Simge Velipaşalar Simge Velipaşalar  çevrimdışı
Super Moderator
 
Giriş: Mar 2006
Mesaj: 483
Varsayılan "Aslolan yetenek, tutku ve dürüstlük"

"Aslolan yetenek, tutku ve dürüstlük"

Nissan'ın Türkiye Genel Müdürü Nobuhiro Yoshida, iş görüşmelerinde genç adayların zayıf yönlerini dürüstçe söylemelerini tavsiye ediyor.

* Türkiye'de otomotiv sektörünü değerlendirir misiniz? Geleceği nasıl? Son üç yılda Türkiye'de iyi bir trend yaşandı. Yıllık bir milyon araç satışına erişileceğini tahmin ediyorduk. Bu sayı toplamda 700 bin araç civarında. Son iki ayda gördüğümüz döviz hareketlerine bağlı olarak tahminlerimizin altında gelişecek. Özellikle son bir buçuk ay içerisinde faiz oranları çok arttı. Müşteri üzerindeki etkisi iyi olmadı. Ama inanıyorum ki, bu sadece kısa bir dönem. Kötümser görmüyoruz

* Nissan yatırımlarına devam edecek mi? Biz Türkiye'de araba üretmiyoruz. Servis ile dağıtım hizmeti veriyoruz. Amacımız iyi bir hizmet standardı ile araçların distribütörlüğünü yapmak. Bu nedenle ana yatırım alanı müşterilere hizmet sağlamak. Çok geniş bir lojistik alanımız var. Ve yatırımımızın en önemli kısmı insana ve IT'ye yaptığımız yatırım. Nissan global ortamda yatırım yapan bir firma. Rusya'da 2008'de üretim planı var, Türkiye dahil her yer planlamada yer alıyor. Öncelikli hedefimiz satışlarımızı ikiye katlamak. 2007 başına kadar hedefi iki katı büyümek. O tarihten sonra yeni hedefler konulacak.

* Dünyada bu sektörde işten çıkarmalar oluyor. Üretim Türkiye gibi ülkelere mi bırakılacak? Otomotiv pazarı tekstil gibi değil. Rusya ve Çin'deki gibi iç pazar büyüyor. Bu ülkelerde pazarlarda başarıyı garantilemek için uygun modeller üretiliyor. Üretilen modeller diğer ülkelerin taleplerine uygunsa fabrikalar üretim merkezi olarak seçiliyor. Türkiye'yi büyük bir potansiyel olarak görüyoruz. Sürekli değerlendirilen pazarlardan biri.

* Türkiye'de yönetici olmak kariyer için neler vaat ediyor? Geniş bir bakış açısı, uyum sağlama yeteneği, mücadele heyecanı kazandırıyor. Türkiye'de ekonomi ve otomotiv pazarında belli dalgalanmalar oluyor. Dolayısıyla markaların sürekli büyümelerini sağlamak bu şartlarda mümkün olabiliyor. Uzun vadeli büyüme daha kısa vadede adaptasyon yeteneği ile sağlanabiliyor. Bu nedenle kişisel olarak yeteneğimi geliştiriyor olması, benim için çok değerli. Türkiye'deki zorluklara bu perspektifte bakabilenler, burada yapılanları taktir ediyor olmalılar. Japonlar Türkiye'yi çok seviyor.

* Geliş hikayenizi anlatır mısınız? Üç yıl önce Türkiye'ye geldim. Her şeyden önce bir mücadele fırsatıydı. Duyunca mutlu oldum. Türkiye'de geçmişte bazı krizler yaşandı. Bu tip ülkelerde daha iyi bir marka ve daha iyi bir şirket yaratabilme fırsatı benim için büyük bir motivasyon oldu. Daha önce 4.5 yıl Suudi Arabistan'da kaldım. Üç yıl Avrupa Bölge Müdürü olarak sürekli Avrupa'da seyahat ettim.

* Türkiye'de neleri seviyorsunuz? Türkiye'de yemekleri seviyorum. Zaten dünyada üç ülkenin yemekleri çok güzel; Fransa, Çin ve Türkiye. Doğal kaynaklar açısından burası çok zengin. 70 milyon nüfus var. Avrupa ve Ortadoğu ortasında bir merkez gibi. Tarih çok zengin. Negatif noktası ise istikrarlı değil. İstikrarsızlık, çok hızlı büyümeme gibi bir sonuç doğuyor.

* Türkler'le iş yapmanın kolay yanları neler? Türkiye'de insanları seviyorum. Heyecanlı, sıcakkanlı, nazik ve destek vericiler. İnsanlar kendilerini geliştirmek için çaba sarf ediyor. Bu çok olumlu. Yeni teknolojilere, yeniliklere açıklar. Çok kolay adapte olabiliyorlar. Fırsatları kısa sürede değerlendirmeye çalışıyorlar.

* Türk insanında beğenmediğiniz özellikler neler? Türkler, bazen kendilerini değerlendirirken daha iyimser, başkasını değerlendirirken acımasız olabiliyorlar. Oysa kişisel değerlendirme çok önemli. Bazen bakıyorum karşımdaki kişi dinlemek yerine kendi söyleyeceğini düşünüyor kafasında. İş görüşmelerinde herkes kendine çok güveniyor. Kendine güvenmeyen birine rastlamadım. Dürüst olmalarını beklerim. Eğer zayıf noktalarından söz edebiliyorlar ise bu gelişmeye açık olduklarını gösterir. Diğer yandan İstanbul çok kalabalık. Trafikte bir savaş veriyorsunuz. Sakin sakin gidemiyorsunuz. Trafiğe uyum sağlamak zor, tolerans göstermek gerekiyor.

* İki kültür arasında yakaladığınız benzerlikler var mı? Türkçe ile Japonca'nın dilbilgisi yapısı benziyor. Aileye karşı saygı, iki kültür için de önemli. Halı dokuma gibi el becerileri, detaylı işçilik gerektiren konularda da benzerlikler görüyorum.

* Bir Japon şirketinde kariyer yapmak için ne tür özellikler gerekir? Nissan'da kariyerinde ilerlemek için Japon olmak gerekmiyor. Nissan uluslararası bir şirket, dolayısıyla milliyetin önemi yok. Önemli olan işe karşı duyulan tutku, dürüstlük ve yetenek. Bu üçü zaten uluslararası standartlar. Bizde açık kapı politikası var. Hiyerarşik sorumluluklar iletişime yansımıyor. Neşe MESUTOĞLU nese@sabah.com.tr
n Türkiye'de otomotiv sektörünü değerlendirir misiniz? Geleceği nasıl? Son üç yılda Türkiye'de iyi bir trend yaşandı. Yıllık bir milyon araç satışına erişileceğini tahmin ediyorduk. Bu sayı toplamda 700 bin araç civarında. Son iki ayda gördüğümüz döviz hareketlerine bağlı olarak tahminlerimizin altında gelişecek. Özellikle son bir buçuk ay içerisinde faiz oranları çok arttı. Müşteri üzerindeki etkisi iyi olmadı. Ama inanıyorum ki, bu sadece kısa bir dönem. Kötümser görmüyoruz

* Nissan yatırımlarına devam edecek mi? Biz Türkiye'de araba üretmiyoruz. Servis ile dağıtım hizmeti veriyoruz. Amacımız iyi bir hizmet standardı ile araçların distribütörlüğünü yapmak. Bu nedenle ana yatırım alanı müşterilere hizmet sağlamak. Çok geniş bir lojistik alanımız var. Ve yatırımımızın en önemli kısmı insana ve IT'ye yaptığımız yatırım. Nissan global ortamda yatırım yapan bir firma. Rusya'da 2008'de üretim planı var, Türkiye dahil her yer planlamada yer alıyor. Öncelikli hedefimiz satışlarımızı ikiye katlamak. 2007 başına kadar hedefi iki katı büyümek. O tarihten sonra yeni hedefler konulacak.

* Dünyada bu sektörde işten çıkarmalar oluyor. Üretim Türkiye gibi ülkelere mi bırakılacak? Otomotiv pazarı tekstil gibi değil. Rusya ve Çin'deki gibi iç pazar büyüyor. Bu ülkelerde pazarlarda başarıyı garantilemek için uygun modeller üretiliyor. Üretilen modeller diğer ülkelerin taleplerine uygunsa fabrikalar üretim merkezi olarak seçiliyor. Türkiye'yi büyük bir potansiyel olarak görüyoruz. Sürekli değerlendirilen pazarlardan biri.

* Türkiye'de yönetici olmak kariyer için neler vaat ediyor? Geniş bir bakış açısı, uyum sağlama yeteneği, mücadele heyecanı kazandırıyor. Türkiye'de ekonomi ve otomotiv pazarında belli dalgalanmalar oluyor. Dolayısıyla markaların sürekli büyümelerini sağlamak bu şartlarda mümkün olabiliyor. Uzun vadeli büyüme daha kısa vadede adaptasyon yeteneği ile sağlanabiliyor. Bu nedenle kişisel olarak yeteneğimi geliştiriyor olması, benim için çok değerli. Türkiye'deki zorluklara bu perspektifte bakabilenler, burada yapılanları taktir ediyor olmalılar. Japonlar Türkiye'yi çok seviyor.

* Geliş hikayenizi anlatır mısınız? Üç yıl önce Türkiye'ye geldim. Her şeyden önce bir mücadele fırsatıydı. Duyunca mutlu oldum. Türkiye'de geçmişte bazı krizler yaşandı. Bu tip ülkelerde daha iyi bir marka ve daha iyi bir şirket yaratabilme fırsatı benim için büyük bir motivasyon oldu. Daha önce 4.5 yıl Suudi Arabistan'da kaldım. Üç yıl Avrupa Bölge Müdürü olarak sürekli Avrupa'da seyahat ettim.

* Türkiye'de neleri seviyorsunuz? Türkiye'de yemekleri seviyorum. Zaten dünyada üç ülkenin yemekleri çok güzel; Fransa, Çin ve Türkiye. Doğal kaynaklar açısından burası çok zengin. 70 milyon nüfus var. Avrupa ve Ortadoğu ortasında bir merkez gibi. Tarih çok zengin. Negatif noktası ise istikrarlı değil. İstikrarsızlık, çok hızlı büyümeme gibi bir sonuç doğuyor.

* Türkler'le iş yapmanın kolay yanları neler? Türkiye'de insanları seviyorum. Heyecanlı, sıcakkanlı, nazik ve destek vericiler. İnsanlar kendilerini geliştirmek için çaba sarf ediyor. Bu çok olumlu. Yeni teknolojilere, yeniliklere açıklar. Çok kolay adapte olabiliyorlar. Fırsatları kısa sürede değerlendirmeye çalışıyorlar.

* Türk insanında beğenmediğiniz özellikler neler? Türkler, bazen kendilerini değerlendirirken daha iyimser, başkasını değerlendirirken acımasız olabiliyorlar. Oysa kişisel değerlendirme çok önemli. Bazen bakıyorum karşımdaki kişi dinlemek yerine kendi söyleyeceğini düşünüyor kafasında. İş görüşmelerinde herkes kendine çok güveniyor. Kendine güvenmeyen birine rastlamadım. Dürüst olmalarını beklerim. Eğer zayıf noktalarından söz edebiliyorlar ise bu gelişmeye açık olduklarını gösterir. Diğer yandan İstanbul çok kalabalık. Trafikte bir savaş veriyorsunuz. Sakin sakin gidemiyorsunuz. Trafiğe uyum sağlamak zor, tolerans göstermek gerekiyor.

* İki kültür arasında yakaladığınız benzerlikler var mı? Türkçe ile Japonca'nın dilbilgisi yapısı benziyor. Aileye karşı saygı, iki kültür için de önemli. Halı dokuma gibi el becerileri, detaylı işçilik gerektiren konularda da benzerlikler görüyorum.

* Bir Japon şirketinde kariyer yapmak için ne tür özellikler gerekir? Nissan'da kariyerinde ilerlemek için Japon olmak gerekmiyor. Nissan uluslararası bir şirket, dolayısıyla milliyetin önemi yok. Önemli olan işe karşı duyulan tutku, dürüstlük ve yetenek. Bu üçü zaten uluslararası standartlar. Bizde açık kapı politikası var. Hiyerarşik sorumluluklar iletişime yansımıyor.

Neşe MESUTOĞLU

http://www.isteinsan.com.tr/kar101-20060730.html

__________________
Simge Velipaşalar
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Saat 01:21 AM.


Powered by vBulletin Version 3.0.7
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by 3.0.0