Geri Git   İnsan Kaynakları Akademisi > UZMAN GÖZÜYLE > RÖPORTAJLAR

Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Bu Konuda Ara Görünüm Modları
  #1 (permalink)  
Eski 08-01-2006, 10:17 AM
Simge Velipaşalar Simge Velipaşalar  çevrimdışı
Super Moderator
 
Giriş: Mar 2006
Mesaj: 483
Varsayılan "Üyelerimiz Nitelikli Eleman Bulamamaktan Yakınmaktadır"

“ÜYELERİMİZ NİTELİKLİ ELEMAN BULAMAMAKTAN YAKINMAKTADIR”

Ümit ÖZGÜMÜŞ
Adana Sanayi Odası
Yönetim Kurulu Başkanı




"Bugün, diğer bütün parametreleri gözardı ederek, sadece ve sadece enflasyonu düşürmeye yönelik uygulanan para ve maliye politikaları, uzun vadede enflasyonu düşüremeyeceği gibi, ara malı ithal ettiğimiz ülke işçilerine istihdam yaratmaktadır."

İmalat ve hizmetler sektöründe istihdam yaratılmasına rağmen işsizlik oranı artmaya devam etmektedir. Sizce, sanayi sektöründe daha fazla istihdam yaratılması için devletin neler yapması gerekmektedir?

İmalat ve hizmetler sektöründe yaratılan istihdam, nüfus artış oranı ile orantılı olmadığı için yeterli değildir ve buna bağlı olarak her yıl işsizlik oranı artmaktadır. Bunun tek çözümü yatırımdır, ama "ne yatırımı olursa olsun" anlayışı ile yapılan yatırım değil. Orta ve uzun vadeli stratejilerle kısaca "döviz kazandırıcı faaliyet" olarak adlandırılabilecek, ihracata dayalı veya ithalatı ikame edecek yatırım olması şarttır. Yoksa Adana'da yapacağınız mükemmel yatırım Denizli'nin, Kahramanmaraş'ın, Konya'nın pastasından pay alacaksa toplamda istihdam da yaratmaz, Türkiye ekonomisine yararı da olmaz. Bugüne kadar olduğu gibi, ezberci ve toptancı zihniyetle çıkarılan son teşvik yasası tamamen ortadan kaldırılarak yukarıda bahsettiğim amaca yönelik olarak yeniden düzenlenmelidir.

İstihdamın artmasını engelleyen en önemli faktör, yıllardır uygulanmaya çalışılan ve yerli sanayiciyi ucuz ithalat dolayısı ile haksız rekabetle karşı karşıya bırakan " düşük döviz" politikasıdır. Bugün sanayi, ara malı konusunda tamamen dışa bağımlı hale gelmiştir. Ara malı ithalatı toplam ithalatın % 73'ünü bulmuştur. Doğru kur ve doğru teşvik sistemi ile orta/uzun vadede ithal edilen bu ürünlerin büyük kısmı Türkiye'de üretilebilir ve bu da dolayısı ile istihdama çok büyük katkı sağlar.

Zaman zaman ileri sürülen , " ithalatımız yüksek, o nedenle kurlar yükselirse enflasyon yükselir" söylemleri , "sebep-sonuç ilişkisi"ni karıştırmaktır. İthalatımızın yüksek olması sebep değil, yıllardır uygulanan "düşük döviz yüksek faiz" politikasının bir sonucudur. Kurların yükselmesi kısa vadede elbette enflasyonu yükseltecektir ancak orta/uzun vadede yerli üretimi arttıracak, ithalatı azaltacak, cari açığı düşürecek ve diğer yandan istihdam yaratacaktır.

Bugün, diğer bütün parametreleri gözardı ederek, sadece ve sadece enflasyonu düşürmeye yönelik uygulanan para ve maliye politikaları, uzun vadede enflasyonu düşüremeyeceği gibi, ara malı ithal ettiğimiz ülke işçilerine istihdam yaratmaktadır.

Üyelerimize üç ayda bir yaptığımız "ekonomik durum tespit gelecek anketi" sonuçları bizim için çok önemli olan başka bir konudur. Bu sonuçlara göre ortaya çıkan tam kapasite ile çalışmayan üye sayımız oldukça fazladır. Bunun nedenlerini araştırdığımızda, aldığımız cevaplardan % 13'ü "nitelikli eleman bulamamak" olmaktadır.

Biz de pratik olarak bunu her gün görebiliyoruz. Türkiye'de ihtiyaçtan fazla lise ve üniversite mezunu varken ve bunlar iş bulamazken, işletmeler Meslek Lisesi ve Meslek Yüksekokulu mezunu olan, her şeyi az bilen değil, bir şeyi çok iyi bilen ara eleman arayışı içindeler. Milli Eğitim Sisteminde köklü bir değişiklik yapma zamanı çoktan geldi ve geçiyor.

Doğrudan yabancı yatırımları artırmak sizce istihdam artışı için bir çözüm olabilir mi?

Doğrudan yabancı yatırımların arttırılmasının, istihdam artışı için bir çözüm olup olmadığı doğrudan yabancı yatırımın niteliğine bağlıdır. Gelen yabancı sermaye ülkemizde zaten faaliyette bulunan bir bankayı, fabrikayı, oteli, oto kiralama şirketini satın alıyorsa, bu yatırımın istihdama hiçbir katkısı olmayacağı gibi, toplamda ekonomiye de olumlu bir etkisi olmaz.

Ancak yabancı sermaye, Türkiye'ye sermayesi ve teknolojisi ile üretim yapmaya, ürettiğinin bir kısmını ihraç etmeye ve özellikle bu sayede ilave istihdam yaratmaya geliyorsa elbette işsizliğin azalmasında önemli bir etken olur.

Fakat bugün olduğu gibi, örneğin bankaların yabancılara satılışının doğrudan yabancı yatırım rakamlarına dahil edilmesi, düşük döviz ve cari açığın yarattığı tahribatı yüzeysel ve geçici olarak tamir ettiği gibi temelde yatan sorunu daha da ötelemektedir.

Dışbank'ın, Finansbank'ın ve Denizbank'ın yabancılara satılışını doğrudan yabancı yatırım olarak sayacak mıyız? Bunları yatırım olarak görecek miyiz?

Yabancıların Türk Bankacılık sisteminin şimdilik % 31'ini kontrol eder hale gelmesinin ileride yaratacağı ekonomik ve siyasi riskleri göz ardı edersek bile bu satışların istihdama hiçbir katkısı olmayacaktır.

Türk özel sektörünün yabancı sermayeli firmalarla birleşmelerini engelleyen unsurlar arasında işgücü maliyetlerinin sizce rolü var mıdır? Buna ilişkin çözüm önerileriniz nelerdir?

İşgücü maliyetleri, Türk özel sektörünün yabancı sermayeli firmalarla birleşmelerini etkileyen en önemli unsurlardan belki de birincisidir. Artık yazmaktan ve konuşmaktan biz bıktık… İşçilik üzerindeki yükler yerli sanayinin rekabet gücünü azaltmaktadır. Kayıt dışılık çok yüksektir; fakat daha ilginci Hükümet'in de bundan yakınması ama önlenmesi için hiçbir şey yapmamasıdır. Bu konunun, hem AKP Hükümeti’nin programında hem Acil Eylem Planı'nda hem de Bakanların ve Başbakan'ın çeşitli konuşmalarında yer almasına rağmen, geçen üç buçuk yılda, bunu önlemek için hiçbir adım atılmadı.

İşgücü maliyetleri üzerindeki vergi ve SSK yüklerinden dolayı sanayicinin uluslararası rekabet gücünü koruyabilmesi oldukça zorlaşmaktadır. Radikal, cesur ve kararlı adımlarla ciddi bir vergi reformu ile kayıt dışı istihdamı kayıt içine çekip, istihdam üzerindeki yükleri azaltmaktan başka çare yoktur. Ancak o koşulda yabancı şirketlerin, özellikle emek-yoğun sektörlerde Türk firmaları ile birleşip ortak yatırıma gitmeleri cazip hale gelecektir.

Sosyal güvenlik sistemine ilişkin yapılan yeni düzenlemeler istihdamı artırabilir mi?

En büyük kara delik olan Sosyal Güvenlik Sistemi'nde açığı kapatmak üzere çok ciddi ve olumlu adımlar atıldı. Birleşme sürecinde ve aksayan yönlerin düzeltilmesinde hızlı ve kararlı olunması, sistemin oturmasını hızlandıracaktır. Ancak pratikte gördüğümüz kadarı ile bazı konularda iyileşme ve tasarruf sağlanırken, sağlık sisteminin özelleştirilmeye çalışılması, bu sistemin kötüye kullanılması ve denetim mekanizmasında objektif kriter koyabilme zorluğu nedeniyle bu noktada yeni bir kara delik oluşmaktadır.

Sosyal Güvenlik Sistemi’ne bağlı bireylerin, özel hastanelerde gereksiz tahlil, tetkik, tomografi gibi işlemleri engellenebilirse ve vergi konusunda bahsettiğimiz gibi, kayıt dışı çalışma önlenebilirse, bu alanlarda yapılacak tasarrufla SSK primlerinde indirime gidilebilir ve bu da dolayısıyla ilave rekabet gücü, ilave yatırım, ilave ihracat ve ilave istihdam yaratır.

http://www.tisk.org.tr/

__________________
Simge Velipaşalar
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Saat 01:21 AM.


Powered by vBulletin Version 3.0.7
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by 3.0.0