Ahlak Nirengi Nokta
İŞGED tarafından düzenlenen “İş ahlakı ve Sosyal Sorumluluk” konulu konferansta konuşan Prof. Dr. Nurullah Genç, “Yükselişlerin nirengi noktası topyekün ahlaklı olmaktan geçiyor.” dedi.
Nakiboğlu Koleji Konferans salonunda gerçekleştirilen konferansta konuşan iktisatçı Prof. Dr. Nurullah Genç, kalkınmada iş ahlakının önemine dikkati çekerek; iş dünyasında iş ahlakının önemini anlattı.”Aslında ahlaki sorumlulukların birçoğunu biliyoruz; ama sorunumuz uygulamada. Sırtında mücevher taşıyıp içindekini bilmeyen iki aşık gencin hikayesindeki gibi, aradığımız mücevherler sırtımızdaki sandıkta.Yükselişlerin mihengi noktası topyekün ahlaklı olabilmekten geçiyor.” Diyerek konuşmasına başlayan Prof. Dr. Genç, İbn-i Haldun’un devletin kuruluş yükseliş ve gelişme dönemlerini anlatırken ahlaki değerlerin kaybedilmesiyle gerileme gelir ve yıkılır tespitinden bahsetti. Prof. Dr. Genç konuşmasını şöyle sürdürdü:” Özellikle şu dört insan grubu bozulmaz ise devletteki refah ve gelişmişlik devam eder. Alimler,amirler,askerler ve yargıçlar. Bu dört zümre bozulursa, barış bozulur,israf başlar ve borçlar artar. Devletin yıkılışa başlaması engellenemez olur. Buna en güzel örnek Osmanlı’dır. Kurtuluş bu dört zümrenin kendisini yenilemesi ve ahlaklı olmasıyla sağlanabilir.Ahlak mekanizmasın zedelendiği bir toplumda hiçbir mekanizma ile yıkılış engellenemez. Ahlakın temelinde yatan cümle, kendiniz için istediğinizi başkaları için de isteyebilmektir. Problemlerimiz kendi içimizde başlıyor, işimize hatta aile ilişkilerimize bile uzanıyor.“
Konuşmasında yalan ve adalet konusuna da temas eden Prof. Dr. Nurullah Genç, konuşmasını şöyle sürdürdü: “En büyük ahlaksızlıklardan biri yalandır. Yalanın büyüğü küçüğü olmaz. Bilgiye saygı bilene saygı. Çevreyle uyumsuzluk, başarıya değer vermek. İyi yönetici insan yetiştiren yöneticidir. Eşit ve adil davranmak, teşvik etmek, motivasyon güzel ahlaki değerlerdir. Bu ülkede bin kişilik devlet dairelerinde 8000 kişi çalışıyor. Bu adil davranmamanın sonucu. Ülkemizin en büyük sorunlarından biri de, bir kısmımız ahlakı tesis etmeye çalışırken diğer bir kısmımız; ahlaksızlığı yaygınlaştırmaya çalışıyor. Ahlak kuralları evrenseldir. Evrensel değerlerde bile ortak bir noktada buluşamıyoruz.
Prof. Dr. Genç, sevgi ve saygının evde başladığını belirttiği konuşmasını şöyle tamamladı.: “Ahlaki sorumluluklarımıza gelince kendimizi eleştirmiyoruz. Birinci yükümlülüğümüz budur. Herkes başkasını yargılayınca kimse kendini düzeltmeyi düşünmüyor ve bir türlü işe başlayamıyoruz. Açık fikirli olmak, karşımızdakine güven telkin etmek, ve çevremizin bizden emin olacağı şekilde davranışlar sergilemeliyiz. Saygıyı yaygınlaştırmak ve iş yerinde moralli olmak çalışanların durumunu da etkiler. İşyerine moralli gelmek de evden moralle çıkmayı gerektirir. Yani saygı evde başlar. Evden moralli ayrılıp, işyerindekilere pozitif enerji verebiliriz. Karşımızdakileri iyi anlamalı ve anlamadan hüküm vermemeliyiz. Herkese yardım edin bir gün size mutlaka geri döner.”dedi.