Geri Git   İnsan Kaynakları Akademisi > iNSAN KAYNAKLARI > STRATEJİK İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ

Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Bu Konuda Ara Görünüm Modları
  #1 (permalink)  
Eski 05-06-2006, 09:14 AM
Müslüm Doğan Müslüm Doğan  çevrimdışı
Administrator
 
Giriş: Mar 2006
Mesaj: 409
Varsayılan Küçülürken İK Ne Yapmalı?

Küçülürken İK ne yapmalı?

Oktay Eser

Kurumların çok garip bir yönü vardır. Zaman içinde değişikliğe uğrarlar. Tıpkı insanlar gibi. Kimi zaman büyümeye mecbur kalırlar, kimi zaman ise küçülmeye. Ancak günümüz itibariyle daha çok kurumsal büyüklüğün, küçülme yönünde hareket ettiğini söylemek yanlış olmaz. Aslında bu akıma öyle alışmışız ki, bir teknik isim bile vermişiz: Küçülme (downsizing). Eğer daha iyimser bir yaklaşım olsun istenirse; ‘Doğru büyüme (right sizing)’de denebilir.

Günümüzde birçok firmanın yoğun ekonomik baskılar nedeniyle yeniden kurumsallaşması, satın almaları, birleşmeleri, ortaklıkları artık olağan hale gelmiştir. Bu, büyümek isteyen veya hayatta kalmak isteyen her firmanın karşılaştığı değişikliklerdir.

Bu tür büyük değişiklikler, eski ortamın sistemini derinden sarsmakta ve yeni oluşan ortamla birlikte herkes, yeni taleplerle ve kendilerini zorlayacak meydan okumalarla karşı karşıya kalmaktadır. Bu en üst düzey yöneticiden en aşağıdaki çalışana kadar böyledir. Örgütlerin tüm çalışanları ya savaşmayı öğrenecek ya da ....yok olacaklardır.

Bu ortam değişikliğinin yönü bizi çok yakından ilgilendirmektedir. Çünkü büyük değişikliklerin ardından çalışanlarda aranan nitelikler farklılaşıyor ve çok yeni özelliklerle donanmış yeni işler türüyor. İşte bu konuda insan kaynakları departmanının sorumlulukları neler olmalıdır sorusu önem kazanıyor.

Görüleceği gibi bu kelime, büyüme kelimesinin zıttını ifade eder. Hareket eden, gelişen her şey büyür. Zaten bunun aksini beklemek yanlış olur. Firmalar için bu konu üzerine düşündüğümde, vizyonu doğrultusunda her firma büyüme arzusunda olacaktır. Büyüme kurumun özellikleri, kültürü ve sahip olduğu alt yapısına göre belli bir hızda gerçekleşir. Örgütlerin ölçek (sizing) ayarlama konusu ele alındığında, ister büyüme ister küçülme yönünde hareket edecek olsun, yukarıda belirtilen durumlar çerçevesinde bunun hızı da önemle göz önünde bulundurulmalıdır.

Bu aşamada hız kavramını, insanların sağlıklı yaşam beklentilerine benzerlik kurarak betimlemeye çalışacağım. Yaşamımızın her evresinde gerek genelde gerekse özelde olmak üzere sergilememiz gereken belli bir sağlık performansı vardır. Normal şartlar altında bluğ çağındaki bir insanın aşırı kilolu olması sağlıklı kabul edilmez. Çoğu kez bir rahatsızlığa delalettir. Bir de belirtmekte yarar var, aşırı yiyen bir kimse, fazla kilolu olmaya yönelik başka rahatsızlıklardan da şikayetçi olmaktadır: Kalp rahatsızlıkları gibi. Bazen erken yaşlanma veya erken ölümün nedeni (=bir örgütün iflası) olarak gösterilir.

Bu rahatsızlıklarla karşılaşmamak için kilo vermek gerekliliği ortaya çıktığında, başka bir problem nükseder ve hızla kilo veremezsiniz, çünkü sağlığa zararlıdır. Ayrıca hızlı verilen kilolar, bir o kadar hızlı geri alınırlar. Örgütler küçülürken, acaba bu kural geçerli midir yoksa uygulanabilecek başka yollar mı aranmalıdır?
Dikkat edilmelidir ki, finansal açıdan kilo almak bir risk ise vermek de kolay değildir. Çünkü örgüt büyürken de bir maliyeti vardır, küçülürken de. Bir rahatsızlık iki kat maliyet oluşturur. Kurumda çalışanlarda, çalıştıkları kuruma karşı oluşan sosyo-kültürel yabancılaşma ve nihayetinde de örgütün içinde yer aldığı dış çevre ortamında mimlenmesi ile sonuçlanabilir.

Küçültme

Büyümek arzu edilen bir şeydir. Ancak sağlıklı büyümek, anlaşılması gereken şeydir bu sözle. Aşırı ve dikkatsiz büyüyen veya kimi sosyo-kültürel değişiklikler veya teknolojik nedenlerle dış ortam açısından ters kalan örgüt büyümeleri tıpkı bir insandaki rahatsızlıklar ve kimi zamanda para ile giderilemeyen çözümsüz sorunlarla karşı karşıya kalabilir. Büyümek ayrı bir maliyet oluştururken, küçülerek (downsizing) doğru ölçeğe (rightsizing) ulaşmak, ikinci bir maliyet oluşturur ve bu, büyümek gibi güler yüzle değil, acı ve sabırla gerçekleşir.

Küçülmenin temelinde yatan düşünce ‘nihai ürüne herhangi bir artı değer katkısı olmayan her türlü maliyeti ortadan kaldırmaktır.’ İşgünü küçültmek çok zorlu bir yoldur. Bunun üstesinden gelmek için ihtiyaç duyulan yetenekler, uzmanlık bilgisi ve diğer kaynaklar her an firmada hazır olmayabilir. Küçülme, oldukça maliyetli bir konudur. Bir de bu işi doğru yapamamanın maliyeti ortaya çıkınca hem finansal hem de psikolojik olarak firmanın sonu anlamına gelebilir.
Bu istenmeyen durumla karşılaşmamak için hem işgücü hem de finansman açısından bir yaklaşım sergilemek doğru olacaktır. Yapılacak iyi bir planlama ile;
l Eldeki hizmetler, ihtiyaç duyulduğu ölçüde kullanılacaktır.
l İşgücü ağırlıklı süreçler azaltılacaktır.
l Önemli miktarda para ve zaman tasarrufu yapılacaktır.
l Karmaşık küçülme sorunları, birlikte çalışılarak çözme olanağına kavuşulacaktır.
Burada belirtmek istediğim nokta, sağlıksız büyüme, pazar koşulları, örgüt koşulları ve vizyonu arasındaki ilişkileri doğru kuramayıp, yanlış öngürü ile ortaya çıktığını düşünürsek küçülme buna yönelik bir cezadır. Cezayı kurum büyük bir acıyla çeker eğer ki, hızı ve zamanlaması iyi belirlenemezse.

Küçülme, bir cezanın ödenmesi olabileceği gibi vizyonun bir parçası da olabilir. Böyle bir amaçla hareket edildiğinde küçülmeye geçiş daha ağrısız ve sancısız gerçekleştirilir. Ne var ki, bu durumlar çok enderdir. Küçülmenin hızına ve zamanlanmasına dikkat edilmesi gerekir derken ben de böyle düşünmekteyim. Genel uygulamalar bunun tersini işgal ettiğinden çıkarılan ve işletmede kalan personelin mağdur olmaması ve örgüte yabancılaşmaması için insan kaynakları departmanına neler düşmektedir?

İşten çıkarılan kadar işte tutulan personel de olumsuz etkilenecektir. Çünkü küçülme başladığı andan itibaren nerede duracağı pek belli olmayabilmektedir. İlk çıkarılıştan sonra bir ikinci de beklenmelidir çoğu kez. Bu yüzden kurum çalışanları örgüte karşı güvenleri sarsılmış olarak bunun kendi başlarına da gelebileceğini düşünerek örgüte yabancılaşmaya başlarlar.

Büyüme hangi departmanlarda hangi boyutlarda oluyorsa küçülme de bu departmanlarda o boyutlardan başlayabilir. Bu kurumun satış hacminden pazar payına, üretim kapasitesinden personel sayısına, kârdan aktif toplamına kadar değişen boyutları olduğu ve tek bir boyutta incelenemeyeceği kabul edilmiş; küçülme, örgütlerin zorunlukla ve çeşitli krizlerle karşılaştığı durumlarda ortaya çıkan bir olay olarak görülmüştür. Yani büyüme bir kurum için sağlık göstergesi; küçülme ise hasta olan bir kurumun iyileştirilmesi için uygulanan bir tedavidir. (Koçel, 331)

Burada sayın Koçel’in vurgulaması ile yukarıda bir insanın yaşam evrelerine benzetilen büyüme ve küçülme kavramları oldukça açıklayıcı ve vurgulayıcıdır.
Bununla birlikte, son yıllarda küçülme kavramı, yeni kavramlarla anılmaya başlanmış ve işletmelerin rekabet gücünü artırabilmek için başvurulan bir uygulama olmuştur. Bu politikanın uygulanmasıyla beraber bir örgütte daha az mevki, daha az çalışan ile sonuçlanmıştır. Bu sonuca ulaştıran başka uygulamalar da bulunur. Küçülme kavramı bunlarla çoğu zaman karıştırılmıştır.

Bu uygulamalardan bazıları aşağıdaki gibdir:
1. Yeniden dengeleme (rebalancing)
2. Yeniden yönlendirme (redirecting)
3. Sıkıştırma (compressing)
4. Yeniden yapılandırma (rebuilding)
5. Yeniden şekillendirme (reshaping)
6. Yeniden canlandırma (revitalizing)
7. Süreç yenileme (reengineering)
8. Doğru büyüme (rightsizing)
9. Büzülme (contracting)
10. İncelme (slimming)
11. Eleman çıkarma (RIF= reduction in force)
12. Yeniden ölçekleme (resizing)

Bu başlıklardan dikkati çeken bir konu hepsi bir şeyleri yeniliyor ve büyüklükleri üzerinde oynuyor. Bu oynama küçülme yönünde gerçekleşiyor. Büyümenin tam ters istikameti.

Bu kavramların uygulanması sonucunda örgütler küçülüyor; ancak amaçları farklı, vurgusu ve doğuş nedenleri farklı olmak üzere. Bir kurumun küçülmesi, işletme yönetiminin bilinçli ve dikkatle aldığı kararlar ve uyguladığı stratejiler ile;

l Personel sayısını azaltmak,
l Maliyetleri düşürmek,
l İş ve süreçleri azaltmak,
anlamında kullanılmaktadır.
Böylece küçülmenin amaçları olarak şunlar sayılabilir:
l Maliyetleri düşürmek
l Karar sürecini hızlandırmak
l Rakiplerin davranışlarına daha kısa sürede cevap verebilmek
l İletişim bozukluklarını gidermek
l Daha çok sonuca dönük çalışır hale gelmek
l İşletme içi süreçlerden çok müşteri ihtiyaçlarına odaklanmak
l Güçlendirmeyi hızlandırmak
l Verimliliği artırmak
l Yeni fikirlerin daha kısa sürede uygulanmasını sağlamak
l Sinerjiyi artırmak
l Kişisel sorumlulukları daha kolay izlemek

Bu amaçları gerçekleştirmek için örgütler bilinçli bir tarzda (planlı ve sistemli olarak) yapılmakta olan işleri, bu işleri yapanların sayısını, örgütteki paziston ve hiyerarşik kademeleri azaltmaktır. Bu anlamda küçülme, dış kaynaklardan yararlanma (oustourcing), süreç yenileme (reengineering), kademe azaltmak (delayering), takım bazında örgütleme (team-based organizations) gibi diğer kavram ve uygulamalara çok yakın ilişki içindedir.

Şu da belirtilmelidir ki kurumsal küçülme ile işletme faaliyetlerinin finansal sonuçlarının da bir küçülme ile sonuçlanması olmayabilir. Çünkü amaç, küçülerek büyümektir. Örgütlerin kendi bünyesinde yürütülen faaliyetler azaltılmakta fakat dış kaynaklardan yararlanma artırılarak eskisinden daha fazla iş yapmak suretiyle finansal sonuçları büyütme imkanı bulunmaktadır. Bu, işin gülen yüzüdür. Bir de diğer bir yüzü vardır ki pek yüz yüze gelinmek istenmez. Bu istenmeyen yüz burada bizim konumuz olacaktır.

Personel üzerinde yarattığı stres, gerçekleşecek korkusu, sıkıntı ve verim düşüklüğü gibi daha çok psiko-sosyal konulara yönelmek ve bir çözüm önerisinde bulunmak amacı güdülmektedir. Personelin moralini bozması, işletmeye olan bağlılığın azalması ve kayıtsızlığın ve yabancılaşmanın artması dikkat edilmesi gereken konuların başında gelmektedir.

Ancak örgütler küçülerek daha kolay karar alabilen, daha kıvrak, daha çabuk tepki verebilen, müşteri ilişkilerinde ve gelişmelere daha iyi uyum sağlayabilen birimler haline getirir. Küçülme, her zaman her işletme için geçerli bir kavram olarak ele alınmamalıdır. Her işletmenin içinde bulunduğu durum (çevre) dikkate alınarak küçülme kararlaştırılmalıdır.

İnsan kaynakları yönetiminin sorumlulukları

İnsan kaynakları yönetimi, çalışanların örgüte bağlılık ve iş doyumu konusunda ilk adımı iletişim kanallarını belirlemekle atacaktır. Sosyal bir ilişki kurulurken, sosyal süreçler için iletişim sinir sistemi görevini görmektedir. İnsanlararası ilişkilerde varılan optimum nokta iletişim ağı sayesinde olmaktadır. İyi bir iletişim, uyumlu bir yapının; kötü bir iletişim ise, çatışma içindeki sosyal bir yapının temelidir. (Halis, 529)

Hayatta kalabilmenin temeli, örgütün dış çevresi ile iç çevresi arasında başarılı bir şekilde kurabildiği iletişimde yatar. Düşünceme göre, örgüt nasıl bir vizyon ve misyon belirliyor ve bunu gerçekleştirmek için stratejik planlar yapıyorsa, insan kaynakları yönetimi de örgütsel iletişimin çalışanların yargıları açısından değerlendirilmesi üzerine iletişimin çalışanların tatmini ile ilişkisinin düzeyini belirleyebilmeye yönelik çalışmalar içerisinde olmalıdır. Burada kastedilen durum, çalışanların örgüte bağlılık ve iş doyumu açısından iletişim derecesini ne olarak algıladıkları yöndedir.

Temelde iletişim, bir bilgi paylaşma durumudur. Yine temelde iletişimin iki tarafı vardır ve bir de amacı bulunur. Bu iki tarafın belirledikleri amaç (ileti) doğrultusundaki paylaşımları sonucunda doyum ve/veya doyumsuzluk oluşur. Bu konuda etkin bir iletişim, örgütsel çıktıların optimizasyonu anlamına gelir.
Bunun yüksek bir kalitede olması ise iletişime katılan tarafların iletişim gücüne dayanır.

Acaba anlatan, söylemek istediklerini kendi zihnin de çözümleyip karşı tarafın zihninde nasıl oluştuğunu görebilmekte midir? İletişimin kaliteyi etkileyen en önemli etkenlerden biri olduğunu söylemeye gerek yoktur sanırım.
Konumuzun temelini örgütün küçülme politikası takip ediyor olmasına dayalı olduğundan, burada şunu da belirtmekte yarar vardır. Küçülme öngörüsüz büyümenin acı faturası olduğuna göre ve bunun faturası işten çıkarılan personele de yüklendiğine göre, insan kaynakları yönetimi burada hem kalan çalışanların örgüte bağlılıklarının sarsılmaması için hem de çıkarılan çalışanların çaresiz kalmamalarını düşünerek sorumlulukla hareket etmelidir.

Bunun yapılabilmesi için iletişim altyapısının oluşturulmasında eğitim şarttır. Şeffaflık politikası sayesinde kurum çalışandan, çalışan kurumdan neler bekleyeceğini bilir de güvenle hareket edebilirse çatışmalar mantıkla çözülebilir ve bu sayede de karşılıklı olarak bir krizden çıkabilmenin adımları atılmış olur.

__________________
Müslüm Doğan
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi
İnsan Kaynakları Yönetimi Programı
Yüksek Lisans Öğrencisi
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
  #2 (permalink)  
Eski 05-06-2006, 09:16 AM
Müslüm Doğan Müslüm Doğan  çevrimdışı
Administrator
 
Giriş: Mar 2006
Mesaj: 409
Varsayılan

İnsan kaynakları yönetimi, hem örgütün hem de çalışanların bilinçlilik düzeyini artırmaya çalışmalıdır. İnsan kaynakları yönetimi, çok iyi bir empati yeteneği sergileyebilmeli ve bunu bilinçlilik temeline oturtmalıdır.

Çalışanlar duygu ve düşüncelerini nadiren kelimelere dayanarak anlatırlar. Bunları görebilmek için, söylenmeyen diğer ipuçlarına bakmak gerekir. Bu sözel olmayan iletişim kanalları, çalışanın sesinin tonu, el hareketleri, yüz ifadelerini içerir.

Birçok ülkede 7,000 kişi üzerinde yapılan testlerde sözel olmayan ipuçları sayesinde tarafların birbirini daha iyi anladığı ve daha duyarlı olduğu ortaya çıkmıştır. (Goleman, 110)

Şu nedenle konu buraya geldi: Bir düşünceye göre insanda iki tür zeka bulunur. İlki rasyonel zeka; ikincisi ise duygusal zekadır. Yine aynı düşünceye göre, insanlar kendilerini hayatta mutluluğa ve tatmine götüren tercihi yaparken rasyonel değildir duygusal zekayı kullandıklarında daha başarılı olmaktadırlar.

İnsan kaynakları yönetimi, küçülme politikasından dolayı çalışanlarda oluşan stresle mücadele ederken çalışanın örgüte bağlılığı ve tatmini gibi konuların daha çok duygusal zeka anlayışı kullanılarak buna yönelebilmeli ve çözüm yollarını buna duyarlı olarak bulmalıdır. Buna götüren yolda sözel olmayan davranışları görmenin önemi büyüktür.

Rasyonel zeka nasıl kelimelere önem veriyorsa duygusal zeka da sözel olmayan davranışlara yer verir. Çünkü işletmeye bağlılık ve iş tatmini gibi konuların temeli duygusal zekaya dayanmaktadır.

Bu nedenle insan kaynakları yönetimi, hem kalan çalışanı hem de çıkarılan çalışanı düşünmek zorundadır.

Sonuç

Genel anlamda, küçülme, bir organizasyonun giderleri azaltmak için başvurduğu hareketleri ifade etmektedir. Bu da temelde işgücünde küçülme yoluyla sağlanmaktadır. Ancak, küçülme, daha bütünsel bir etkinliktir. İşten çıkarmalardan, organizasyonel birimlerin birleştirilmesi gibi bir dizi çeşitlilik arzeder.

Çeşitli organizasyon ve personel üzerinde yapılan araştırmalardan elde edilen sonuçlara göre küçülme, pozitif olmaktan uzak daha çok negatif sonuçlar ortaya çıkarır. Bunun kimi nedenleri aşağıdaki gibidir:

1. Karar verme, merkezileşmiştir.
2. Kısa vadeli kriz mentalitesinin benimsenmiş olması
3. Yenilikçilikten uzak olma
4. Değişime direnç gösterme
5. Personeldeki moral bozukluğu, örgüte bağlılık ve iş tatminin azalması
6. Politize özel çıkar gruplarının ve politik iç çekişmenin artması
7. Karar vermede, tutuculuk olması
8. Müşteri ve personelde güven kaybı
9. Kişilerarası çatışmanın artması
10. İletişim akışısın kısıtlanması ve bilgi paylaşımının azalması
11. Takım çalışmasının artması
12. İleriyi düşünen, hırslı liderlerin yokluğu

Azalan fayda, çok yüksek giderler ve fazla kapasite gibi sorunlarla karşı karşıya kalan firmalar için küçülme, bir seçenek olarak hep kalmaktadır. Küçülme politikası uygulayan firmaların 2/3’si, bir sonraki yıl bunu tekrarlamaktadırlar. Firmalar, başladıklarından daha kötü bir durumla karşı karşıya kalmaktadırlar. İKY, katılımcı değil, küçülmenin karşısında yer almaktadır. Beklentiler hiçe sayılır. Verilen vaadler tutulmaz. Uzun vadeli yararlar sarar firmaları.

Sonuç olarak, İKY için çalışanın firmaya bağlılığını koruyacak ve iş tatmini sağlayacak bir reçete sunmak istiyorum. İKY, bu bakış açılarını genel müdür ve üst yönetime anlatabilmeli ve onlara yardımcı olmalıdır.

Yaklaşım

1. Küçülmeye, uzun vadeli bir strateji ile yaklaşılmalı ve tamamlanıp unutulacak tek bir program veya hedef olmaktan ziyade bir yaşam tarzı olarak bakılmalıdır.
2. Küçülmeyi, bir gelişme fırsatı olarak görmeli yoksa bir kriz veya tehdide karşı tepki olarak ele almamalıdır.
3. İnsan Kaynakları Departmanını firmanın bilançosundaki bir aktif kalem olarak bilmeli

Katılım

1. Personele değişime uğrayacak konuların belirlenmesinde ve uygulanmasında yer verip küçülmenin tepeden aşağı yürütülen bir etkinlik olmadığını bilmek
2. Küçülme hedeflerinden herkes sorumlu tutulmalı. Bunun sadece üst yönetimin sorumluluğunda olmadığı gösterilmelidir.
3. Küçülme, sadece şirket iç meselesi değil aynı zamanda müşteri ve tedarikçileri de içine alan bir bütüncül etkinliktir.

Liderlik

1. Küçülme liderleri, küçülme nedeniyle etkilenen personelin kolayca ulaşabildiği, iletişim kurabildiği bir konumda olmalılar.
2. Küçülme ile ulaşılacak organizasyonun gelecekteki vizyonu açık olmalı

İletişim

1. Sadece üst yönetimden ve bilinmesi gerekenlerden ziyade organizasyondaki herkes, küçülme amaçları, takip edilecek stratejiler, oluşacak maliyetler ve zaman dilimi konusunda bilgilendirilmeli.
2. Sadece alınan kararları ve sonuçları bildirmek veya söylenti ve karmaşanın ortaya çıkmasına izin vermek yerine küçülme uygulanmaya geçtiği andan itibaren yaşanacak süreçler ve katedilen ilerleme konusunda bilginin sık sık ve istikrarlı olarak ve samimiyetle tüm çalışanlara fazlasıyla iletmek.
3. Küçülme sürecine katılanlardan süreç (on-going) analizleri ve geri bildirimi (feedback) süreç değerlendirilmesi tamamlanmadan almak.

Hazırlanma

1. Küçülmeye, hayatta kalmak için zorunlu olmadan hazırlanmak. Böylece ileri analiz için zaman yok olmamış olur ve ani bir uygulamanın önüne geçilmiş olur.
2. Organizasyonun gelecekteki misyonunu ve çekirdek(core) yeteneklerini tanımlayın. Bu misyona eldeki çekirdek yeteneklerle ulaşacak bir organizasyon yapısı oluşturmak.
3. Küçülmeyi bir ceza olarak değil bir iyileşme stratejisi olarak görmeye organizasyonu hazırlamak için üst yönetimden dikte ettirilen amaçlardan bağımsız hedefler ve amaçlar belirlemek.

Destek

1. Tüm desteği organizasyondan ayrılanlara yöneltmek yerine, hem ayrılanlara hem de kalanlara eşit derecede vermek.
2. Bir halden diğer bir pozisyona geçiş sürecini en az zararla kapatabilmek için ayrılanlara güvenlik ağları (önceden bildirmek, mali destek, tavsiye, yeniden eğitim ve diğer hizmetler) kurmak.
3. Bireylerin küçülmeye uyum sağlayabilmesi için önceden eğitim, çapraz eğitim ve / veya yeniden eğitim sunmak.

Maliyet Düşürmek

1. Bir dizi maliyet düşürücü etkinlikler (fazla mesai kısıtlaması, ücretsiz izin) oluşturmak.
2. Organizasyonda farkedilmeyen ve ölçülemeyen fazlalıklara (fazla bilgi=data fat, fazla prosüdür=prosedure fat, fazla tepki zamanı= time fat ve fazla program=launch fat) yönelmek
3. Eski süreçleri devam ettirmek yerine etkisiz olan, artı bir değer katamayan adımları elemek için organizasyondaki tüm süreçleri analiz etmek.

Değerlendirme

1. Organizasyondaki hız ve zaman kullanımını değerlendirin.
2. Sadece çıktıları ölçmek yerine iyileştirmeyi nasıl yapacağınıza karar verebilmek için anahtar ürün ve hizmetlerle direkt ilgili tüm etkinlik ve süreçleri ölçecek belirli yöntemler geliştirin.
3. Küçülme ve yeniden yapılanma için personel ve görevlerle ilgili olarak karar verme mekanizmasını iyileştirmek için tüm insan kaynaklarının yetenek ve deneyimlerini değerlendirmek.

Uygulama

1. Yeniden tasarım ve sistem stratejileri (kültürel değişim) dahil küçülme stratejileri oluşturmak.
2. Küçülmeyi sadece yetki sahibi kişileri esas alarak yapmak yerine herkese eşit yönetmek.
3. Övgü, ödül, seçim, gelişme ve iletişim sistemlerinde değişikliğe gitmek.
4. Küçülmeye, çabuk ve kolay değişecek olanlardan başlamak. KF

__________________
Müslüm Doğan
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi
İnsan Kaynakları Yönetimi Programı
Yüksek Lisans Öğrencisi
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
  #3 (permalink)  
Eski 05-06-2006, 09:18 AM
Müslüm Doğan Müslüm Doğan  çevrimdışı
Administrator
 
Giriş: Mar 2006
Mesaj: 409
Varsayılan

Kariyer geçiş programının geliştirilmesi:

Yeni kariyer geçiş düzenlemeleri sonucu, tüm birimler kendi içinde küçülme politikası sonucu etkilenen işten çıkarılmış ve işgücü fazlası durumundaki çalışanına yardımcı olması açısından Kariyer Geçiş Yardım Planı geliştirmek durumundadır.

Personel yönetiminin yardım planını hazırlarken içeriğe dikkat edeceği konular aşağıdaki gibidir:

l Birim politika dokümanlarının oluşturulması
l Yeniden yapılanma sürecinin belirlenmesi
l Birim programının uygulanması
l Yönetime ve genel birim personeline ihtiyaçlar ve görevler konusunda bilgi verilmeli
l Yardım türü kaynaklarının tanımlanması
l Mağdur personelin gerek kamu gerekse özel sektörde iş bulmasına yardım etmek için başvuru sistemlerinin (referral systems) tasarlanması veya ayarlanması
l Mağdur bireyler için işe girme fırsatları belirleyip istihdam bilgi sistemlerinin kullanılması
l İşten çıkarma dış yardım kaynaklarının belirlenmesi
l Etkilenecek çalışanları program gereklerinden haberdar etme
l Meslek geliştirme eğitimi için kaynaklar belirleme
l Geçiş süreci merkezleri oluşturmak
l İşten çıkarma hizmetleri satın almak
Uygulandığında çalışanın işletmeye bağlılığı ve tatmini konusunda tutarlı adımlar atılmış olmaktadır.

İnsan Kaynakları Yönetiminin Sağlayacağı Hizmetler:

l İnsan gücü tahmini
l Yetenek envanteri hazırlamak
l Görev yönetimi
l RIF (Reduction in force=işten çıkarma) kaçınma stratejileri
l RIF planlaması ve uygulaması
l Maliyet analizi ve kıyaslama
l İşgücü fazlası için örgüt içi yerleştirme programının oluşturulması
l İşten çıkarma programının oluşturulması
l Birimlere özgü küçülme programının oluşturulması
Bunlara ek olarak aşağıdakiler de sıralanabilir:
l Zaman ayrıntılı stratejik plan
l İletişim planı
l Bağlılık planı-anahtar kişi veya grupların desteğinin alınması
l Yönetim yapısı-geçiş döneminin yapılması için ihtiyaç duyulacak geçici yapıların oluşturulması

Bireysel kariyer danışmanlığı:

Küçülme politikasından etkilenen çalışanların, başarılı bir geçiş süreci geçirebilmeleri için insan kaynakları yönetimi danışmanlık hizmeti olarak her bir çalışan için şu aşağıdaki hizmetleri verebilir:
l Başarılı iş araştırması için, eldeki imkanların en iyi şekilde kullanımına yönelik olarak bireylerle birebir çalışmak
l Bireylere sistem bilgisini yorumlamada ve iş boşluklarına başvurmada yardım etmek
l Bireysel iş yeteneklerinin ve tercihlerini belirlemek
l İlgili ilgi ve yetenek envantere değerlendirmeleri yapmak
l Olası iş eğitimlerini tanımlamak ve vermek
l Bireyin iş ve eğitim birikimlerini değerlendirip potansiyel işleri belirlemek
l Potansiyel istihdam kaynakları belirlemek
l Eldeki kamu ve özel sektör kaynaklarını belirlemek
l İş araştırma ve iş görüşmesi üzerine bilgilendirmek
l Bir ağ oluşturmak
l Etiket (CV’nin önemi, teşekkür mektupları ve görünüş vs.)
l CV yazma/başvurular
l CV çeşitleri (yeteneğe dayalı veya kronolojik)

Yapılan bu türden planların uygulanması ile örgüt ve çalışanların olumlu iletişimde bulunabilmesi için bir altyapı oluşturulmuş olacaktır.

İşletmecilik alanında önde gelen isimlerden Peter Drucker, takımları bir birey gibi değil de bir iş ünitesi olarak ele almak gerektiğini vurgular. Buradan hareketle, insanların birbirine uyum sağlamasına yardımcı olan yetenekler anlamında kullanılan duygusal zeka önümüzdeki yıllarda bir iş yerinin aktifi olarak görülecek ve değeri her gün daha da artacaktır.

Toplantılar, bir örgütteki takım çalışmasının vazgeçilmez bir öğesidir. Yapılan işlerin paylaşıldığı bir örnek durum. Elektronik ağlar, e-mail gönderme, iş takımları, informal ağlar hep örgüt içindeki yeni işlevsel varlıklar olarak bir çıkış göstermektedir. Örgüt şemasında belirtilen hiyerarşi bir örgütün iskeleti gibidir. İçinde çalışanlar ise merkezi sinir sistemine benzetilebilir.

İşte bu noktada, grup IQ’sundan söz etmek gerekir. Katılanların yetenek ve becerilerinin toplamı anlamında kullanılır. Çünkü takım çalışması, ortak(shared) bir ürüne yönelmek olarak algılanmalıdır. İşin başarı derecesi, IQ’nun yüksekliğine bağlıdır. Ancak grup zekasının tek ve en önemli ögesi, akademik anlamda kullanılan ortalama IQ düzeyi değil, EQ(duygusal zeka)’dır. Bir ürüne yönelmek olarak algılanmalıdır. İşin başarı derecesi, IQ’nun yüksekliğine bağlıdır. Ancak grup zekasının tek ve en önemli ögesi, akademik anlamda kullanılan ortalama IQ düzeyi değil, EQ(duygusal zeka)’dır. Yüksek grup IQ’sunun anahtarı sosyal uyumdur.

Neden bazı grupların diğerlerine kıyasla daha başarılı olduklarına dair yapılan araştırmalarda Robert Sterberg, şu sonuca ulaşmıştır. Bir grup oluşturmak üzere bir araya gelen bireyler, belli bir takım yetenekleri de beraberlerinde getirirler. Örneğin, yüksek bir sözel akıcılık, yaratıcılık, empati veya teknik uzmanlık. Bir grup bu özel güçlerin toplamından daha fazla zeki olamaz belki ancak eğer grubun iç işleyişi bireylerin yeteneklerini paylaşmasına izin vermezse çok daha aptal bir grup izlenme durumu ortaya çıkar.
Örgüt çalışanların da küçülme politikası uygulamasında bir takım gibi ele alacak olursak, aralarında oluşan uyumun iki yöne de çıkacağı aşikardır. Ancak daha çok negatif yönde olmaktadır. Grup zekasında ortaya çıkan uyum sepici bir karaktere sahiptir. Bir kez ağırlık kazanmaya başlayınca performans negatif yönde ilerleyecektir. Bir örgütteki informal ağ, bunun için çalışmaya başlayacaktır. Bu ağı da çalıştıran duygusal zekadır. Bu informal ağın, duygusal zekayı negatif yönde kullanmasına izin verilmemelidir. Aksi takdirde, çalışanların örgüte bağlılığı ve iş tatmini gibi konular hayal olacaktır.

Duygusal Zeka Kullanmanın Anahtar İçeriği:

a-Duygusal yetenekler
l Duyguları tanımlayıp aktarma
l Duyguları ifade etme
l Duyguların yoğunluğunu değerlendirme
l Duyguları yönetme
l Tatmin olma duygusunu geciktirme
l İstemleri kontrol altına alma
l Duygular ile aksiyon arasındaki farkı görebilme
b-Bilişsel Yetenekler
l Kendi benliğinle konuşma- Bir konu veya mücadelenin üstesinden gelmenin veya kendi davranışını pekiştirmenin bir yolu olarak ‘iç dialog’ gerçekleştirme
l Sosyal ipuçlarını okuma ve yorumlama- Örneğin, davranış üzerinde sosyal etkileri bilebilme ve kendine daha geniş bir toplum açısından bakabilme
l Sorun çözme ve karar verme basamaklarını kullanma- Örneğin, istemleri kontrol etmek, hedefleri belirlemek, alternatif planlar hazırlamak, sonuçları tahmin etmek gibi
l Başkalarının bakış açılarını anlamak
l (Ne kabul edilebilir ne edilemez davranıştır gibi) davranışsal normları anlamak
l Hayata olumlu yaklaşmak
l Kendini bilmek- Örneğin, kendi ile ilgili olarak gerçekçi beklentiler oluşturmak
c-Davranışsal Yetenekler
l Sözel olmayan- Göz teması kurmak, yüz ifade yeteneği, ses tonu, beden dili ile iletişim kurma
l Sözel- Açık ifadeler kullanabilme, eleştirilere etkili yanıt verebilme, negatif etkilere karşı koyabilme, başkalarını dinleme, başkalarına yardım etme


Kaynakça:

[1] Halis, Yrd.Doç.Dr.Muhsin (2000) : Örgütsel iletişime ilişkin bir değerlendirme 12.Oturumu. Örgütler ve İnsanlar II. 8.Ulusal Yönetim ve Organizasyon Kongre Bildirileri. S.529-541. Erciyes Üniversitesi. 25-27 Mayıs. Nevşehir.
[2] Goleman, Daniel (1996) : Emotional Intelligenge: Why It can Matter More Than IQ. P.110-111. Ve 345-346. Bantam Export Edition. August.
[3] Koçel,Prof.Dr.Tamer (1999) : İşletme Yöneticiliği 7.Baskı. Beta Basın Yayım A.Ş. s.333-336. Haziran. İstanbul

İnternet Siteleri
[4] http://www.eetimes.com/carer/jobsare27.html
Bellinger, Robert(1997): Payoff After Pain-Downsizgin at’Lowest levels’.AMA Survey. November 3.Issue:979
[5] http://www.opm.gov/employ/html/restruct.htm
Restructuring and Downsizing Services
[6] http://www.siop.org/tip/backissues/t...95/church.html
Church, Allan H. :From Both Sides Now Organizational Downsizing: What is The Role of The Pactitioner?
[7] http://www.techweb.com/wire/news/1997/11/1129. harvard.html
Leibs, Scott and Karen M.Carillo (1997) : Downsizing Only Saves If Done Right. November 29.

__________________
Müslüm Doğan
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi
İnsan Kaynakları Yönetimi Programı
Yüksek Lisans Öğrencisi
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Saat 02:54 AM.


Powered by vBulletin Version 3.0.7
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by 3.0.0