Organizasyonların büyümesi ve küçülmesi olayı veya genel ifadesi ile “ölçek” konusu işletmeciliğin önemli konuların dan birisi olmuştur. Büyüyen bir organizasyonda karşılaşılan sorunlar ayrıntılı olarak incelenmiş ve “büyüklük” (size) organizasyonların tasarım ve işleyiş süreçlerini etkileyen önemli bir faktör olarak ele alınmıştır. Büyüme (growth) nin satış hacminden Pazar payına, üretim kapasitesinden personel sayısına, kar’dan aktif toplamına kadar değişen sayıda boyutları olduğu, tek bir faktöre göre açıklanamayacağı kabul edilmiştir.
Diğer yandan büyüme, organizasyonların yaşamında çok doğal kabul edilmiş; küçülme, organizasyonların zorluklarla ve krizlerle karşılaştığı durumlarda ortaya çıkan bir olay olarak görülmüştür. Yani, bir anlamda, büyüme bir organizasyon için “sağlık” göstergesi; küçülme ise “hasta” olan bir organizasyonun iyileştirilmesi için alınan bir önlem olarak ele alınmıştır.
Ancak son yıllarda, küçülme olayı, diğer pek çok yeni kavram ve uygulamalar gibi, yönetim uygulamalarında yaygın bir şekilde ortaya çıkan bir olay haline gelmiştir. “küçüklük iyidir” (small is beter) adeta bir kural haline gelmiştir. Küçülme (downsizing) olarak ifade edilen olay, işletmelerin rekabet gücünü artırabilmek için başvurdukları bir uygulama olmuştur.
Küçülme sadece örgüt yapısının değil, aynı zamanda işletme faaliyetlerini de gözden geçirerek, temel kabiliyetlerinin dışında kalan faaliyetleri yerine getiren bölüm ve (veya birimleri kapatması, tüm süreçleri gözden geçirerek yeniden şekillendirilmesi demektir. Küçülme sonunda işletme hiyerarşik basamaklarda azalma sağladığı gibi, fonksiyonlarda da küçülmeye gider. Böylece, maliyetleri azaltma, kararlarlı hızlandırma, çevreye çabuk cevap verme, müşteri ihtiyaçlarına odaklanma, yeni fikirleri açığa çıkarma, kişisel sorumlulukları daha kolay izleme gibi sonuçlar elde edilmeye çalışılır. Küçülme stratejisi süreç yenileme, ve yeniden yapılanma gibi çabalardan sonra ortaya çıkabilir ve küçülme sonunda dış kaynakları kullanma gibi sonuçlar doğurabilir
• yeniden dengeleme (rebalancing)
• yeniden yönlendirme (redirecting)
• reorganizasyon
• rasyonalize etme
• sıkıştırma (compressing)
• yeniden yapılandırma (rebuilding)
• yeniden şekillendirme (reshaping)
• yeniden canlandırma (reviktalizing)
• konsolidasyon
• yeniden süreçleme (reengeneering)
• doğru ölçeği bulma (rightsizing)
• büzülme (contracting)
• yeniden tasarlama (redesigning)
• yenilenme (renewing)
• inceleme (slimming)
• eleman çıkarma (reduction-in-force)yeniden ölçekleme (resizing)
Küçülme bir amaca yönelik olarak uygulanan faaliyetler dizisidir. Bu yönüyle, pazar kaybı, gelir kaybı ya da istenmeyen insan kaynakları kaybı gibi özelliklerle tanımlanabilen “gerileme”den farklıdır. Zira gerileme, personel azalmasıyla sonuçlanmayabilen performans kötüleşmesi, durgunluk, çevre koşullarına uyum sağlayamama ve Pazar küçülmesi gibi istem dışı olarak ortaya çıkan durumları ifade eder. Küçülme stratejisi, işletmenin faaliyet sonuçlarının küçülmesi anlamına gelmez. Yönetim, yapısını küçülterek dış kaynakları kullanarak veya büyük bir transatlantik yerine küçük küçük gemilerden oluşan bir filo kurarak, büyümek anlamına gelir. Bu açıdan, buna “küçülerek büyüme” stratejisi demek daha doğru olur.
Küçülmenin Temel Amaçları
• Maliyetleri düşürmek
• Karar sürecini hızlandırmak
• Rakiplerin davranışlarına daha kısa sürede cevap verebilmek
• Haberleşmedeki bozulmaları (distortion) azaltmak
• Daha çok sonuca dönük çalışır hale gelmek.
• İşletme içi süreçlerden çok müşteri ihtiyaçlarına odaklanmak
• Güçlendirmeyi (empowerment) hızlandırmak.
• Verimliliği artırmak.
• Yeni fikirlerin kısa sürede uygulanmasını sağlamak.
• Sinerjiyi artırmak.
• Kişisel sorumlulukları daha kolay izlemek.
Kademe Azaltma
Küçülme olayı ile yakından ilgili bir kavram da kademe azaltma uygulamalarıdır. Kademe azaltma işletmenin en alt kademesi ile en üst kademesi arasındaki mesafeyi kısaltma işlemidir. Bu noktada bir işletmenin sahip olması gereken en uygun kademe sayısı nedir sorusu ortaya çıkmaktadır? Bu konu göreceli olsa da bir görüşe göre dünya çapında en büyük bir işletmenin en alt kademeden en üst kademeye kadar en fazla 7 kademe ile yönetilmesi gerekmektedir.
Kademe azaltması uygulamaları sayesinde işletmenin organizasyon şeması basıklaşmakta ve yönetim alanı genişlemektedir. Kademe azaltmanın asıl felsefesi işletmeyi daha yalın hale getirmek ve karar veren ile işi yapan kişi arasındaki mesafeyi kısaltmaktır. Bu kavram genellikle yeniden süreçleme ve personel güçlendirme kavramı ile birlikte anılmaktadır. Çünkü işletmeler kademe azaltarak daha basık ve yatay hale geldiklerinden yönetim alanları genişlemekte ve yetki devri kavramı yerine personel güçlendirme kavramı ortaya çıkmaktadır. Bir işletme bünyesinde bu 3 uygulamanın bir arada kullanılması sonucunda işletmenin cevap verme süresi azalır, sonuç olarak işletme rakiplerine göre avantaj sağlar. Peter Drucker'a göre işletme bünyesindeki her ilave kademe, bilginin sağlıklı bir şekilde üst kademelere ulaşma ihtimalini düşürmekte ve iletişim kanallarında gürültü (noise) yaratmaktadır.
Sıfır Hiyerarşi
Sıfır Hiyerarşi, bir kavram olarak, daha çok bir ideali temsil ve ifade etmektedir. Sıfır hiyerarşi, organizasyon yapısını hiyerarşik açıdan farklı kademeler yerine, küçük ve kendi içinde yeterli ve aynı düzeydeki gruplardan oluşan bir yapı olarak görmektedir. Davranışsal açıdan, insanlar arasındaki farklılıkların kaldırılıp kaldırılmayacağı tartışılabilir. Yani insanların kendilerini başkalarından farklı görme ve bunu çeşitli şekillerde, açık veya dolaylı olarak ifade etme eğilimlerinin kaldırılamayacağı öne sürülebilir. Sıfır hiyerarşi kavramında söz konusu olan, farklılığın mevki otoritesine dayanan farklılık yerine, başka temele, mesela, bilgi ve yetenek temeline dayandırılmasıdır. Bu anlamda farklılığın temeli, “kazanılmış otorite”dir. Kazanılmış otorite, klasik yaklaşımın “gayrı resmi” otorite kavramına yakındır. Gayr-ı Resmi otorite’de kişilik özellikleri de önemli rol oynarken, kazanılmış otorite büyük ölçüde bilgi ve beceriye dayanmaktadır. Kendi kendini yöneten gruplara dayanan bu organizasyon yapısının özelliği, her grubun küçük bir işletme gibi davranmasıdır. Hatta o kadar ki, aynı işletme içindeki küçük gruplar, birbirlerini ayrı bir işletme gibi görü, Pazar koşulları çerçevesinde birbirleri ile ilişkiler kurabilirler. Bu şekilde kendi kendini yöneten küçük gruplardan oluşan organizasyon yapısı, “organik” yapının bir uygulaması olacaktır.
Yalın Organizasyon
Kademe azaltma, sıfır hiyerarşi ve küçültme gibi kavramlar ile yakından ilişkili ve bunların sonucu olarak ortaya çıkan bir diğer kavram ve uygulama da “yalın organizasyon” (lean organization) olarak bilinen kavramdır. Bu kavram temel olarak şunları ifade etmektedir: Müşterilerin istediği kalite ve standartlara (genel olarak Pazar koşullarına) daha çabuk cevap verebilmek için, organizasyon yapısı basitleştirilmeli, gereksiz ve reengineering deyimi ile katma değer yaratmayan faaliyet ve mevkiler elimine edilmeli ve işi yapan ile karar veren mümkün olduğu kadar birbirine yaklaştırılmalıdır. Bu kavramın vurgulamak istediği husus, “yalın”lıktır. Yani sade, gereksiz detaydan uzak, işleri geciktirmeyen, hemen reaksiyon gösterebilecek bir yapıdır. Bu nedenle organizasyon yapısında yalınlık yanında, mesela, yönetimde yalınlık, üretimde yalınlık vs.den de bahsedilebilir. Bu şekilde yalınlığın sağlanması ile, işletmelerde, haberleşme ve karar almayı geciktiren organizasyon kademeleri azaltılmış, karar verme ile ilgili prosedür ve talimatlar basitleştirilmiş ve bürokratik yapıdan arındırılmış; müşterilerin ve pazarın isteklerine hemen cevap verebilen esnek, küçülmüş ve girişimcilik ruhu kazanmış organizasyonlar ortaya çıkmış olacaktır.
www.gencbilim.com