Geri Git   İnsan Kaynakları Akademisi > iNSAN KAYNAKLARI > ÜCRET YÖNETİMİ

Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Bu Konuda Ara Görünüm Modları
  #1 (permalink)  
Eski 04-02-2006, 02:42 PM
Bilgen Hündür Bilgen Hündür  çevrimdışı
Moderator
 
Giriş: Mar 2006
Mesaj: 506
Varsayılan Ülkemİz AÇisindan GÜmrÜk BİrlİĞİ SÜrecİnde Ücret Sevİyesİnİn Önemİ Ve Sosyal Dampİng

Araş. Gör. Aysu SERDAR
Uludağ Ü. İİBF Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü

GİRİŞ
Ülkelerin ekonomik gelişmelerini hızlandıran önemli unsurlardan biri, uluslararası sistemle bütünleşmedir. Ticaretin serbestleştiği, ulusal pazarların genişlediği günümüzde uluslararası sistemle bütünleşmenin en iyi yolu, ekonomik bloklardan birine entegreolmaktır. İthal ikameci içe dönük bir ekonomi, uluslararası sistemde varlığını sürdüremez. Dünyanın serbest ticarete yöneldiği bir dönemde ülkemizin de güçlü entegrasyon biçimlerinden biri olan Avrupa Birliği’ne üye olması, ekonomik ve sosyal yönden pek çok avantajı da beraberinde getirecektir. Özellikle uluslararası sistemdeki değişimi ve hareketliliği yakalayıp buna uygun ekonomik ve sosyal düzen oluşturduğumuz taktirde gelişme sürecinde önemli bir aşama kaydetmiş oluruz.

Bu gerçeği gözönüne alan Türkiye, başlangıcından beri Avrupa’da oluşturulan bu bütünleşme hareketine kayıtsız kalmamıştır(1). Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye arasındaki ilişkiler, 36 yıllık bir geçmişi kapsamaktadır. Son dönemdeki gelişmeler ise AB ile Türkiye arasındaki ilişkilerin en hareketli dönemini oluşturmaktır. Özellikle 13 Aralık 1995 tarihinde, Avrupa parlamentosu oylaması ile ülkemiz resmen AB üyeleri ile Gümrük Birliğine (GB) kabul edilmiştir. Bu gelişme ülkemizin AB’ne üye olması yolunda önemli bir adımdır. Çünkü AB’ni kuranRoma Antlaşması’na göre bu hareketin ilk aşaması GB’nin kurulmasıdır. Ayrıca Avrupa parlamentosunun onayı, Ülkemizin sadece Avrupa ekonomisi ile değil aynı zamanda dünya ekonomisi ile bütünleşmesi yolunda da büyük önem arzeder.

Bu kararın alınmasıyla birlikte ekonomik uyum çalışmaları hızlanmış ve GB hemen hemen her yönüyle ülkemizin en tartışılan konularından biri haline gelmiştir.


GÜMRÜK BİRLİĞİ TANIMI VE KAPSAMI
GB, ülkeler arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerde yaşanan beş aşamalı entegrasyon biçiminden biridir(2). Bu aşamada iki ya da daha çok ülkenin karşılıklı mal ihracat ve ithalatındaki gümrük vergilerini ortadan kaldırmayı amaçlayan bir sözleşmedir. Bu sözleşmeyle söz konusu ülkeler birliğe üye olmayan ülkeler karşısında, her mal için o malın Birlik üyesi bir ülkeye girişinde benzer bir korunma düzeyi sağlayan Ortak Gümrük Tarifesi (OGT) benimsemeyi kabul eder.

Bu aşamada temel amaç, Milli ekonomi potansiyellerini birbirine yakınlaştırmak suretiyle yaratılacak daha büyük bir ekonomik potansiyelden faydalanmaktır(3).
Gümrük Birliği konusuna daha da açıklık getirmek için(4);
  1. Ortak gümrük alanları sınırlarına uygulanabilir, ortak bir gümrük tarifesinin kurulması,
  2. Ortak bir gümrük tarifesinin hazırlanıp uygulanması,
  3. Üye devletler arasındaki alış verişlerde gümrük vergilerinin ya da eşdeğerdeki vergilerin ve sınırlayıcı her türlü mevzuatın yasaklanmasını ve böylece üye devletlerin gümrük alanları yerine tek bir gümrük geliştirilmesi.
  4. Ortak gümrük tarifesi gereğince alınan gümrük vergilerinin paylaşılmasının zorunlu kılındığını belirtmek gerekir.
Bu amaçlara ulaşmak için, Birliğin iki aracı vardır. Birincisi; 1968 yılında saptanan “Ortak Gümrük Tarifesi” ikincisi ise , Ortak Tarifenin benzer biçimde uygulanmasını sağlayan ve aslında bunun bir çeşit kullanış şekli sayılabilecek olan “Gümrük Mevzuatı” dır. Bu süreç içinde, ayrıca önemle belirtilmesi gereken GB yalnızca üye ülkelerin karşılıklı olarak uyguladıkları gümrük vergileri, eş etkili vergiler ve miktar kısıtlamalarını kaldırmaları ve OGT'ni üçüncü ülkelere yaptıkları ihracata uyguladıkları bir sistem olmanın ötesinde , AB'nin bir dizi politikalarının da zorunlu kılan bir yapı olduğudur. Ülkemizin GB'ne kabulü ile birlikte 1 Ocak 1996 tarihinden itibaren karşılaştığı yükümlülüklerin bir kısmını şöyle sıralayabiliriz(5).
  1. Miktar kısıtlamalarını bırakmak
  2. Ortak Gümrük Tarifesine uyum,
  3. Topluluğun dış ticaret politikasının kabulü
  4. Gümrük mevzuatının kabulü
  5. Rekabet hukuku kabulü
  6. Standart uygulama usulleri kabulü
  7. GATT Müzakeresinde kabul edilen AB çizgisini kabul etmek
Yukarıda belirtilen yükümlülükler, özellikle Topluluğun Dış Ticaret Politikası, Rekabet Hukuku Kabulü, haksız rekabet ortamının ortaya çıkmasının uygulamasını da gerekli kılmaktadır. Bu zorunluluk, Birliğin bir uyum içersinde olması için ekonomik ve sosyal politikaların yürütülmesiyle ilgilidir. AB ekonomik amaçları ile sosyal amaçlarının birbirleriyle çelişmemesi için bu alanlardaki politikaların topluluğun sosyal politikasıyla uyum içinde olmasını gerekli görmektedir.

GB bir ekonomik entegrasyon biçimi olarak henüz tarafların hangisine daha faydalı olacağı net olarak ortaya çıkmamakla birlikte, ülkemiz gibi gelişmekte olan ülkeler için bu tip ekonomik birliklerin ihracatın gelişmesine, sermaye ve yatırımların artmasına olumlu etkileri olacağı açıktır. Fakat bu gelişmelerin kaydedilebilmesi rekabet gücünün artmasıyla da direkt ilişkilidir. Bu nedenle rekabet gücünün artması da bir anlamda üretim sürecinde ve çalışma ilişkilerinde uyum ve çıkar birliğini de gerektirmektedir.


ÜLKEMİZ AÇISINDAN, GÜMRÜK BİRLİĞİ SÜRECİNDE ÜCRETİN ÖNEMİ
VE SOSYAL DAMPİNG
Şu açıktır ki GB'nin hiçbir aşaması, sosyal mevzuatın değişmesiyle ilgili herhangi bir yasal zorunluluk getirmemektedir. Ancak, yukarıda belirttiğimiz ve 1 Ocak 1996 tarihinden itibaren geçerli bazı yükümlülüklerin, GB anlaşmasında yer almasa da çalışma hayatına yönelik düzenlemeleri gündeme getirmesi kaçınılmaz olacaktır. Örneğin yasal bir zorunluluk olmasa da bu dönem içinde esasları iyi belirlenmiş, tarafların istek ve beklentilerini hesaba katmış ve dolayısıyla desteğini almış ulusal bir ücret politikası uygulaması ihtiyacı söz konusudur(6). Çünkü AB ülkeleriyle rekabet için üretim verimliliğinin artırılması, verimlilik-ücret-işgücü dengesinin kurulması, ayrıca toplu pazarlıklarda performansa ve verimliliğe dayalı farklılaştırmalara(7) gitmek, bu süreçte başarılı olmamız ve diğer üye ülkelerle rekabet edebilmemiz için şarttır. Bu nedenle ücret artışlarında verimlilik, performans değerleme, liyakat gibi objektif kriterleri göz önünde tutan ücret politikalarının oluşturulması gereklidir. Ülkemizde ise henüz etkin bir ücret politikasından bahsetmek mümkün değildir. Ayrıca bir çok konuda görülen yetersiz teknoloji kullanımı ve kalite düşüklüğünün yanı sıra, yüksek enflasyona bağlı olarak girdi maliyetlerinin rekabet edilebilir düzeyin üstünde olması gibi etkiler de ülkemizin Birlik üyesi ülkeler karşısındaki rekabet gücünü olumsuz yönde etkilemektedir.

Bu çerçevede, GB sürecinde ücret belirlemede emek, verim ve performansın daha da önem kazandığını söyleyebiliriz. Çünkü, genellikle bu tip ekonomik birliklerin ön plana çıkardığı rekabetin, doğrudan doğruya verimlilik artışına bağlı olduğu genellikle kabul edilmiştir. Oysa yapılan araştırmalar, ülkemizde emek verimliliğinin AB ülkeler arasında 1/5 kadar olduğunu göstermektedir(8). Bir birim çıktı elde edebilmek için ne kadar girdinin kullanılacağına ilişkin verimlilik analizlerini hem miktar hem de değer olarak ciddi anlamda ele almamız gereklidir. AB ülkeleriyle rekabet etmek ve birim başınaverimliliği arttırmak istiyorsak teknolojiyi yenilememiz, işletmelerin yönetim ve organizasyon yapılarını değiştirerek yeni değerlendirme sistemleri kurmamız, insan kaynağını geliştirmemiz şarttır. Tüm bu gelişmeleri sağlamak için özellikle, mesleki ve teknik eğitimi ön plana çıkaran, bilgiye yapılan yatırımın artması gereklidir. Ayrıca GB’nde ihracat yapan bir ülke konumunda olmak, AB ülkeleriyle aynı kalitede mal üretmek, yeni tüketim kalıpları yaratmak için, her firmanın AR-GE çalışmalarına gereken önemi vermesi gereklidir. Ancak bu şekliyle GB’nden uzun dönemde ihracatı arttırıp fayda sağlayabiliriz. Bu doğrultuda, hem verimlilik artışı sağlanacak hem de ücret artışları sağlanacaktır.

Gümrük Birliği'ne üye olunduğunda, ücretlerin nasıl etkileneceği sorusunun cevabı net olmamakla birlikte yapılan araştırmalar bu konuya ışık tutmaktadır. Masstrcicht Limburg Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre; brüt saat başı ücreti, saat başı işgücü maliyeti, cari kurlarla değil de satın alma gücü kriterlerini esas alan ECU kurlarıyla hesaplanırsa, beş kurucu ülkede (Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda, İtalya) birbirine yaklaşma eğilimi göstermektedir. Ekonomik entegrasyon ücretleri, daha faktör gelirlerini birbirine yaklaştırmaktadır. Bu yaklaşma, ortalama ücret düzeyinin altında bulunan ülkelerin ücretlerinin yükselmesi, ortalama ücret düzeyinin üstünde bulunan ülkelerin ücret düzeylerinin de ortalamaya doğru düşmesi şeklinde karşımıza çıkmaktadır(9). Geçen üç yıl içinde, bu konu çerçevesinde net bir gelişme olmamasına rağmen uzun dönemde ülkemizdeki işgücünün ücret açısından GB’nden karlı çıkması söz konusudur. Zaten GB gibi ekonomik entegrasyon biçimlerinde, Birliğe dahil olan ülkelerin ücret düzeylerinin uyumlaştırılmasının önemi büyüktür. Çünkü, farklı gelişme ve ücret düzeylerinde ekonomik entegrasyona gidildiğinde, sermaye işgücünün ucuz olduğu, sosyal haklarının ve özellikle çalışma koşullarının kötü olduğu üye ülkelere doğru akması mümkündür. Bu durumda, sosyal standartları ve ücret düzeyleri yüksek olan ülkelerin zarar görmeleri rekabet edebilmek için üretim maliyetlerini ve sosyal standartlarını düşürmek zorunda kalmaları kaçınılmaz olacaktır.
Ülkemizde GB’ne giriş ile özellikle işveren kesimi, AB ülkeleriyle rekabet konusundaki en büyük avantajımız ucuz işgücü kullanımı olduğunu, böylece, işgücü maliyetleri açısından GB’ne üye diğer ülkelere göre, bir adım önde olacağımızı savunmakta ve AB’ne çalışma hayatını düzenleyen standartların bir bütün olarak Birliğin uluslararası rekabet gücünü azalttığı, bu nedenle de ne pahasına olursa olsun bu standartları ülkemize getirme çabamızın, GB’nin ölü doğmasına neden olacağını ileri sürmektedirler. İşçi kesimi ise genel olarak AB olumlu yaklaşırken, GB’ne ihtiyatlı yaklaşmakta, AB üyeliği olmadan GB’ne geçilmesinin kısa vadede rekabet gücü olmayan ya da göreceli olarak yetersiz olan sektörlerde önemli düzeyde istihdam kaybı olacağını, Türkiye’nin işgücü maliyetlerine dayalı bir rekabet politikası izlemesinin yanlış olacağını belirtmektedirler. AB yolunda çalışanlar açısından rekabetin olumsuzluklarını giderici önlemlerin alınmasını, AB’nin çalışma yaşamına ilişkin ILO standartları düzenlemelerinin ülkemizde de ele alınarak gerçekleşmesini ve böylece uzun dönemde çalışma hayatındaki şartların yükseleceğini, dayanışma ve işbirliğinin güçleneceği inancını taşımakta ve ülkemizin AB içinde ucuz işgücü cenneti olarak görülmesine kesinlikle karşı çıkmaktadırlar.

AB ile ekonomik entegrasyona giren ülkemizin amacı, başta AB ülkeleriyle ve daha sonra dünyadaki tüm ülkelerle ticareti geliştirmek ve bu ticari ilişkilerde ihracat yapan bir ülke konumuna gelmektir. Çünkü ,bu tip ekonomik entegrasyonlarda başarılı olmak büyük oranda ihracat yapmakla doğru orantılıdır. Ayrıca şu da bir gerçektir ki; rekabet etmek ve ihracat yapmak için tek başına ucuz işgücü kullanımı yeterli olmamaktadır. Bu süreçte, İhracat yapan bir ülke olmak , aşağıda belirtilen hususlara dikkat edilmesiyle doğrudan ilişkilidir(10).
  1. Rekabet edilebilecek ucuz malı,
  2. Tüketicinin beğenebileceği malı,
  3. Uluslararası pazarda rekabet edebilecek kaliteli malı üretmek.
Görüldüğü gibi, bir ülkenin ihracat yapabilmesi; ürettiği malın ucuzluğu ile beraber, tüketicinin beğenebileceği bir kalitede bir mal üretmesiyle de bağlantılıdır. Yani, üretimde rekabet, üretimde kaliteyi de beraberinde getiriyor. Uluslararası pazarda mal ihracat ve ithalatında belirli bir kalite seviyesinin korunması şarttır. Bu durum, GB’ne giriş ile ülkemiz için de söz konusudur. Özellikle ekonomik entegrasyon içinde yer almak isteyen şirketlerin üretimde asgari bir kaliteyi koruması şarttır. Çünkü, ihracat yaptığımız ülkeler, yani; tüketiciler, üretim koşullarımızı, standartlarımızı çalışma koşullarımızı yakından izlemeye başlayacaklar ve kendi standartlarını arayacaklardır. İthal edilen malların hangi koşullarda üretildiği önemli bir konudur. Bu durum GB ile ortaya çıkması beklenen ucuz işgücü kullanımını ve kötü çalışma koşullarını engelleyecektir. Ayrıca uluslararası pazarda, pek çok gelişmiş ülke, olumsuz çalışma şartları, işçilere temel hakların verilmemesi ve mevcut yasaların yetersizliği karşısında bazı inisiyatifler hem özel hem de devlet tarafından ortaya atılmıştır. Böylece üretimde, ülkeler arasında farklılıkları giderecek haksız rekabeti önleyecek uygulamalar geliştirilmiştir. Örneğin, özel inisiyatifler arasında, Almanya’da satın alınan veya ithal edilen her halının üstüne etiket konması ve bu halının çocuklar tarafından örülmediğinin belirtilmesi isteniyor. ABD’de ise 1983 yılından beri Amerika yatırım ve ticaret sistemi uygulanırken, bu sistem içinde minimum iş yasalarına saygı gerektiren bir uygulamayı benimsemiş durumdadır. Buna göre devlet, herhangi bir ülkeye tercihli ticaret sistemi uygularken, o ülke içerisinde bir takım mevcut işçi haklarının bulunması gerekli kılıyor(11). Görüldüğü gibi uluslararası ticarette yasal olarak karşılıklı gümrük ve tarifelerde düşüş sağlansa da enformel yollarla, özellikle üretim aşamasında haksız rekabeti önleyecek yapılanmalar mevcuttur.

Bu durum hem üretim hem de tüketimde kaliteyi getirecek aynı zamanda kötü çalışma koşullarında ucuz işgücü çalıştırmayı da engelleyecektir. Bu çerçevede şunu açık olarak belirtebiliriz: Ülkemizin GB’ne üye olması diğer AB üyesi ülkeler için bir sosyal damping tehlikesi oluşturmamaktadır. Zaten Türkiye AB’ne tam üye olursa, AT Sosyal şart, üye ülkeler arasındaki ticaretin Sosyal Damping’e dayanmaması ilkesini içerdiği için bu tip bir tehlike de kesin olarak ortadan kalkacaktır.

D İ P N O T L A R
(1) KAZGAN, Gülten, "AET ve Türkiye İlişkileri", Cumhuriyet Dönemi Türkiye Ansiklopedisi , İletişim Yayınları, Cilt: I , İstanbul 1993, s: 98
(2) ERKAN, Hüsnü, "Gümrük Birliği Sürecinde Türkiye", Ekonomik Vizyon, İzmir Ticaret Odası Dergisi, Sayı: 13 , 1994 , s: 22-24
(3) DEMİREL, Vedat, Ekonomik Entegrasyonun Politik Harmonizasyonu, Gümrük Birlikleri Teori ve Tatbikatı, Araştırma Planlama Koordinasyon Kurulu Yayınları, Ankara 1985, s: 25
(4) Avrupa Birliğinde Gümrük Birliği, Avrupa Topluluğu Basın ve Enformasyon Bürosu Yayınları, Ankara 1978, s: 7-8,
(5) ESİN, Arif, "500 Günden Daha Önemli ..." , Capital, Sayı: 3 , Mayıs 1993, s: 68-71
(6) TÖRE, Nahit, "Gümrük Birliği Öncesi Enflasyon Mutlaka Aşağı Çekilmeli ve Verimlilik Artışı Sağlanmalıdır" , İşveren, Sayı: 11 , Ağustos 1995 , s: 27-28
(7) DERELİ, Toker, "İstihdam ve Endüstri İlişkilerindeki Olası Etkileri Açısından Gümrük Birliği", BASİSEN, Sayı: 52 , Nisan 1994, s:18-20
(8) KILIÇ, Salih, "Gümrük Birliği'ne Giderken Endüstri İlişkileri", TÜRK-İŞ Dergisi, Sayı: 303 , Temmuz 1995, s: 15-16
(9) MOURIK, Aod von, Wages and European Integration'den alan Nahit TÖRE, "Gümrük Birliği, Çalışma Hayatı ve Ücretler", Ücret Sistemimiz, Sorunları ve Çözüm Önerileri Semineri, 16-17 Kasım 1994 , İstanbul
(10) EKİN, Nusret , "Türkiye'de Enformel Sektör ve Çocuk İşgücü", II. Uluslararası Endüstri İlişkileri Kongresi, 30 Kasım- 1 Aralık 1995, İstanbul, Yayımlanmamış Seminer Notları
(11) LEMT, Gijsbert von, "Küreselleşen Dünya Ticareti, Enformel İstihdam ve Sosyal Damping", II. Uluslararası Endüstri İlişkileri Kongresi, 30 Kasım- 1 Aralık 1995, İstanbul, Yayımlanmamış Seminer Notları

www.gencbilim.com


__________________
Bilgen Hündür
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi
İnsan Kaynakları Yönetimi Programı
Yüksek Lisans Öğrencisi
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Saat 11:59 PM.


Powered by vBulletin Version 3.0.7
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by 3.0.0