6. Beceriye Dayalı Ücret Sistemi
En basit formunda beceriye dayalı ücret sistemi, bir çalışanın başka bir çalışanın yerini doldurması için geliştirilmiştir. Becerili bir çalışan beceri seviyesini geliştirdiği sürece esnek ve üretken olabilir, bir sonraki yüksek beceri seviyesine ulaşabilir, analitik becerilerini ve takım çalışmasını geliştirebilir.
Yeteneğe dayalı ücretlendirme sistemi pek çok çalışma koşullarındaki verimlilik, kalite, müşteri hizmeti ve diğer organizasyonel performans indikatörleri için geleneksel ücretlendirme sistemi ile bugünkü gelişmeler arasında bağ kuran, birleştiren bir yaklaşım olarak tanımlanabilir.
Sistemin ücret artışına esas aldığı beceri veya yetenek kavramı üzerinde durmak gerekirse; Bu iki kavram arasında aynen bir uyuşma literatürde tanımlanmamakla birlikte her ikisinin de bireysel ve kanıtlanabilir (ölçülebilir) olması gerekmektedir. Beceri ve yetenek arasındaki ilişki tipik olarak aşağıdaki merkez etrafına toplanabilir:
1. Teknik ya da alan becerisi: Özel bir işte başarılı olabilmek için gereken beceri ve bilgidir.
2. Yetki ya da Kişisel Beceriler: Çalışanların işlerinde başarıya ulaşabilmek için kullandıkları iş davranışları ve becerileri.
Beceri kavramı teknik ya da alan becerilerinden, yetenek ise yetki ve kişisel becerilerden söz etmektedir.
Beceriler, çalışanları işsizliğe karşı koruma ölçütü sağlamakla birlikte, onlara yüksek kazançlar elde etme fırsatı yaratır. Bu çerçeve içinde ücretlemeye esas alınacak beceri özelliklerini aşağıdaki gibi örneklendirmek mümkündür (13)
• Rapor Hazırlama
• Bilgi Teknolojilerini Kullanma
• Belirli Bir Amaca Yönelik Okuma
• Literatür Tarama
• Planlama Yapma
• İsabetli Tahminlerde Bulunma
• Çalışmayı Organize Etme
• Verileri Yorumlama
• Mantıksal Düşünme
• Bütçe Hazırlama
• Başkalarını Eğitebilme
• Sözlü İletişim
• Hedef Belirleyebilme
• Karar Verme
Yeteneğe dayalı ücret sistemini adapte etmek için dört önemli neden öne sürülmüştür.
- Artan çıktılar karşısında daha yalın bir iş gücü ve daha az gözetimle üretim verimliliğini artırma ve geliştirme ihtiyacı.
- Devamsızlık, vardiya değişimi ve üretim darboğazını aşabilmek için var olan iş gücünün daha yararlı ve esnek yapılma ihtiyacı.
- Toplam Kalite yöntemi gereği Yeni teknolojiyi destekleme ihtiyacı,
- Çalışanlar için daha geniş olanaklar sağlayan, iş alanını genişleten, grup çalışmasını artıran daha yüksek seviyeli taahhüt ve kapsam kurma ihtiyacı.
Beceriye dayalı ücret yeni ücret modelinin bir parçasıdır. Yeni ücretin temel fikri iş odaklı ve çalışana bağlı olan ücret sistemidir. Yani beceriye dayanan ücret sistemi yapılan işi değil çalışanın sahip olduğu becerileri (işveren açısından sahip olduğu değer) dikkate alan bir sistemdir. Bilgi beceriye dayalı ücretleme sistemi, yönetim ve organizasyon yapılarında yaşanan değişimin doğal bir sonucudur.
Ücret artışları üç çeşit beceriye bağlıdır:
a) Yatay Beceriler: Bir işin yapılabilmesi için gerekli minimum yeteneklerin belirli bir dönem sonunda vazifeye dahil edilmesidir.
b) Düşey Beceriler: Düşey beceriler daha yüksek derecede becerileri kazanmaya dayanır.
c) Derin Beceriler: Derin beceriler de aynı işe bağlı özelleştirilmiş sahalarda yüksek bir beceri elde etmeye dayanır.
Bu model, çalışanları becerisi olmayan, yarı becerili, becerili diye sınıflandıran ve bu beceri farklılıklarını ücret ödemelerine yansıtan bir yapı üstüne kurulmuştur.
Yeteneğe dayalı ücretlendirmenin uygulanmasında bir takım potansiyel risklerle karşılaşılabilir. Genellikle ilk etki artan eğitim giderleridir. Etkili bir sistem ise formel eğitime sistematik ve kapsamlı bir yaklaşım gerektirir ki bu da eğitim giderlerinin açık bir şekilde yükselişi ile sonuçlanır. Bireysel eğitimler izlenince, yeteneklere itibar edilince, ücret karşılaştırılması pazar payına göre yapılınca ücret bordrosu yönetim maliyetleri ile karşı karşıya kalır.
İyi oluşturulmamış yeteneğe dayalı ücretlendirme sistemi, kullanılmayan yeteneklere ya da işle ilgili olmayan yeteneklere ödeme yapmaya götürebilir.
Sisteme karşı yetersiz yönetim kararları; Kısa dönemdeki problemlere katlanmadaki isteksizlik; Organizasyonel faydaları dengeleyerek yarar sağlayamadan iş maliyetlerini artıran zayıf, iyi dizayn edilmemiş sistem planları; Yeteneğe dayalı ücretlendirme sistemine dahil olan ve olmayan işçiler arasındaki çatışmalar; İşçilerin ve gözlemcilerin yetersiz eğitimi; Anlamlı yeteneklerin ücret artışına etkisinde yönetimin etkisiz kalması, önemli sorun alanlarındandır.
Sonuç olarak, beceriye dayalı ücretleme sistemi, işgören motivasyonu açısından önem taşımaktadır. Çünkü bu model, yeni beceriler kazanılmasını ödüllendirmekte ve dolayısıyla işgörenlerin beceri edinmeye yönelik çalışmalarını arttırmaktadır. İnsan kaynaklarının değerini ve esnekliğini arttırarak verimliliği yükseltme, personel sayısını ve işgücü maliyetlerini düşürme rolünü üstlenmektedir. Sürekli gelişimi istenilen teknolojik değişime uyumu kolaylaştırmaktadır. Personelin çok sayıda işte çalışmasını mümkün kıldığı için rotasyonunu kolaylaştırmaktadır.
Bu sistem üstünlükleri ve faydalarının yanında bazı olumsuzlukları da barındırabilmektedir. İşletmenin elde ettiği kazanımlar ile bu sistemin maliyeti arasında bir denge sağlanmaz ise işletmeye mali külfet getirebilmektedir. Çünkü eğitim ve ek ücret maliyetleri yükseltmektedir. Bir işletmede tüm pozisyonlar için kullanılabilir bir sistem olmayabilir. Bu durumda işletme kültürü farklı ücret uygulamalarını tolere edebilecek nitelikte değil ise çatışmalara yol açabilmektedir. İşlerin piyasa ücret düzeyi açısından karşılaştırılması kolay değildir. Çalışanların beceri ve ücret düzeylerinin sıkı şekilde izlenmesini gerektirmektedir.Ücretlemeye esas alınacak becerilerin tam olarak doğru şekilde saptanması ve ölçülmesi çoğu zaman mümkün olamayabilmektedir.
7. Yetkinlik Bazlı Ücret
Yetkinlik, belirli bir iş ortamında (bir görev, rol, fonksiyon ya da organizasyonun tamamı) mükemmel performansı tanımlayan bir davranış setidir. Organizasyonların yetkinlik tanımlarını giderek daha fazla kullanmaya başlamalarının nedeni, bunların aşağıda belirtilen temel problem alanlarında önemli yararlar sağlamalarıdır.
• İşgücü beklentilerinin ve standartlarının netleştirilmesi,
• Bireylerin, takımların ve yöneticilerin, organizasyonun stratejileri ile uyumlandırılması,
• Performansın geliştirilmesinde, yetki ve sorumlulukların yaratılması ile koç-takım üyesi ve çalışanlar arasında uyumun sağlanması.
• Adil ve odaklanmış değerlendirme ve ücretlendirme kararlarının oluşturulması.
Bir yetkinlik modeli, belirli bir rolde mükemmel performans için gerekli olan temel davranışları içeren ve genellikle yetkinlik olarak tanımlanan bir dizi başarı faktörüdür. Bu davranışlar, söz konusu görevde başarılı olan çalışanların, ortalama ya da başarısız çalışanlara oranla, daha istikrarlı bir şekilde sergiledikleri davranışlardır.
Her yetkinlik kısa bir tanım ve bir dizi temel davranış göstergesi ile ifade edilir. Aşağıda bir yetkinlik örneği verilmektedir:
Yetkinlik: Müşteri Hizmetlerine Uygunluk
Tanım ve Davranışlar: Müşterinin beklentilerine artı değer yaratacak şekilde yanıt vermek ve belirgin bir ölçüde müşteri tatmini sağlamak.
• İç ve dış müşteriler ile bunların beklentileri konusunda derin bir algılamaya sahip olmak.
• Müşterinin beklentilerini karşılamak üzere uygun kaynakları harekete geçirmek.
• Müşteri tatmini konusunda bireysel sorumluluk üstlenmek (Örneğin; artı değer yaratacak ilişkilere odaklanmak).
• Açık ve direkt iletişim becerilerini kullanarak, müşterinin güvenini kazanmak
• Müşterileri, kendileri için önemli olan unsurlara en yüksek önceliğin verildiği konusunda ikna etmek.
Diğer taraftan, "temel" beceri ve bilgiler, bir başka anlatımla, verilen görevin tamamlanması, telefona cevap verme, rapor yazma gibi normalde beklenen performans özellikleri, bir işe ait görevler ya da tek bir bireyin başarısına katkı sağlayan kişilik özellikleri; yetkinlik kavramına dahil değildir.
Yetkinlikler, sadece mükemmel performansı ortaya çıkaran davranışlar içerirler. Bu nedenle, yetkinlik kavramı çerçevesinde, bilgi değil de, bilginin başarı yaratacak şekilde "uygulanmasını" sağlayan davranışlar ele alınır. Aynı şekilde becerilerin de başarı sağlamak için nasıl ortaya konulacakları önem kazanır. Diğer taraftan, yetkinlikler her ne kadar kendileri iş motifleri olmasalar da, motiflerle ilgili belirgin davranışları ortaya çıkarırlar.
Yetkinlik, motivasyondan öte, insandaki yaratıcılığı harekete geçiren bir seferberliktir.
Görünüş itibariyle Yetkinlik bazlı yönetim (Compentencies Based Management), çalışanların ücretlendirme, değerlendirme, geliştirme ve ödüllendirmelerini içeren geleneksel toplum yönetimi programlarına benzer. Fakat CBM'ü başkalarından ayırt edilmesini gerektiren şu elementler vardır.
1. Bir organizasyonun tüm hacmini dikkatli tasnif etmiş stratejik yönetim.
2. Yüksek performansı ayırt edilebilen bireysel yetkinliğin açık ifade edilmiş olarak tanımlanması.
3. Basitleştirilmiş yönetim.
CBM'de ilk adım organizasyonel yetenek analizlerini yürütmektir. Bu organizasyonel mükemmellik, gerekli yeteneklerin stratejik gelişmesine yardım eder, organizasyonun stratejik yönetimini sıraya koyar.
Yetkinlik bazlı ücret kavramı yeni oturmaya başlamış bir kavramdır.Yetkinlikler performans potansiyelini göstermektedir. Organizasyonlar, işgörenlerini motive edici olan ücret sistemini belirlerken, performansa dayalı ücret ile, yetkinlik bazlı ücreti birlikte değerlendirmelidir.
Günümüzde bazı organizasyonlar beceriye dayalı ücret yerine yetkinlik bazlı ücreti kullanmaya başlamışlardır. Beceriye dayalı ücret ile karşılaştırıldığında bazı üstünlükleri olduğu açıktır. Bilgi çalışanları için beceriye dayalı ücreti anlamak daha kolaydır ve beceriye dayalı ücret-üretim işçilerini muaf tutmamaktadır.
Yetkinlik bazlı ücret, bir işletmeden diğerine çok önemli farklılıklar taşır. Örneğin, (14)
• Uzay araştırmaları yapan bir şirket, öğrenmeye dayalı yetkinlik bazlı ücret ile işgören istihdam etmektedir. Bu yetkinlikler, performans değerleme kriterleri çerçevesinde 6 ayda bir öğrenme hedeflerine yönelik olarak, öğrenme performansları ile değerlendirilmektedir.
• İmalat sektöründe yer alan bir firma, yetkinlik tanımlarını planlama üzerine yapmışlardır.
Çalışanlar, arasında en iyi, en uygulanabilir planı gerçekleştiren en yüksek ücreti almaktadır.
• Bir elektrik şirketi ise, çalışanlarını 30'dan fazla yetkinliğe tabi tutmaktadır. Ancak burada, her departman listede yer alan yetkinlik tanımlarından kendisine uygun olanı seçmektedir. Ödeme planı ise görülen başarıya bağlı olarak performans değerleme sonrası ilişkilendirilmektedir.
Günümüzde yeni uygulanmaya başlayan bir sistem olması nedeni ile anlaşılamayan ve eksik olduğu düşünülen yönleri de bulunmaktadır. Örneğin, Yetkinlik tanımlarının daha doğru ve eksiksiz yapılabilmesi için, sistemi biraz daha anlamamız gerekmektedir. Yetkinlik eğitimi nasıl yapılacak? Kişilik ve motivasyon yetkinlik tanımlamasında farklılık yaratacak mı? Çalışanların sistemi anlaması ve kabul etmesi süreçleri nasıl işleyecek? Beceri, başarı oranını yükseltmektedir, peki yetkinlik? Hangi faktörler başarıda farklılık yaratacak? Ne tür problemler yetkinlik bazlı sistemde yaşanabilir?
İşte bütün bu sorulara verilecek cevaplar, bilgi çalışanı ile üretim çalışanı arasındaki farklılığı ortaya koyacaktır.
8. Zaman Birimini Esas Alan Ücret Sistemleri
En eski ve en yaygın sistemdir. Üretim miktarı işin süresine göre değişir, ancak verim düzeyi direkt olarak göz önüne alınmaz. Zaman öğesinin, en önemli rol oynadığı bu sistem uygulaması en kolay ücret sistemidir.
Bu sistemde işgören ücretini, saat başına, gündelik haftalık veya aylık şeklinde alır. Ücret miktarı önceden saptanmış olduğundan her işgören alacağı ücret tutarını bilir. Ücret tutarı ile işin niceliği ve verimliliği arasında doğrudan bir ilişki söz konusu değildir. Ücret tutarı sabittir (15).
Aşağıdaki özelliklere sahip işlerde kullanılmaktadır:
a) İş miktarının işçinin çabasına ve müdahalesine bağlı olmadığı işler,
b) İş miktarının sağlıklı biçimde saptanmadığı, saptanmasının zor olduğu veya masraflı olduğu işler,
c) Sürat yerine özen istemeyen işler,
d) İşgörenin veriminin ölçülemediği işler,
e) Çalışma koşullarında önceden kestirilemeyen nedenlerle, fazla gecikmelerin ve duruşların söz konusu olduğu durumlarda.
Ücret geliri (Ü), çalışılan süre (Ç) ile zaman birimi için belirlenen ücret miktarı (m) çarpımı ile elde edilir.
* Ü= ÇxM
Üretim miktarına (n) dersek,
* Ü/n= (ÇxM) / (n) ifadesi bize birim işgücü maliyetini verir.
Zaman esasına dayalı ücret sistemi ile işgöreni işe motive etmek daha zordur. Bu tarz bir sistemde ücret konusu, motivasyon aracı olarak kullanılamaz. Çünkü işgörenlerin daha hızlı ya da daha yavaş çalışmaları, başarı düzeyleri veya kaliteli iş yapmaları ücretlerini değiştirmez.
Bu sistemde, işgörenin, işin yapılması gereken zamanda işinin başında olması ve o işi iyi veya kötü yapması işgörenin ücreti hak etmesi için gerekli olan nedendir. Aynı işte çalışan kaliteli veya kalitesiz işgörenler için ücret farklılığı söz konusu değildir.
Zaman ücretinin başlıca yararlarını ve zararlarını aşağıdaki gibi sıralamamız mümkündür.
Yararları;
1- İşgörene ödenecek ücreti hesaplamak basittir.
2- Sistemin anlaşılması ve uygulanması kolaydır.
3- Sistemin oluşturulması için karmaşık sürelere ihtiyaç yoktur.
4- İşçi-işveren arasında anlaşmazlık yaratacak bir sistem değildir.
5- Çok masraflı bir sistem değildir.
Sakıncaları;
1- Verimlilik sorun olmaktadır. Sorumluluğu da işletmeye verilmiştir.
2- Ücretlerin hesaplanmasında kabiliyet ve başarı göz önüne alınmaz.
3- İşgören denetim masrafları oluşabilir.
4- Birim üretim işçilik maliyetlerinin önceden tespit edilmesi daha zordur.
Bazı kaynaklar, zaman esasına göre ücret sistemini 3'e ayırmışlardır.
1- Temel Zaman Ücret Sistemi: İşgörene ödenecek ücret, bir zaman birimi esas alınarak saptanır.
2- Ölçülmüş İş Miktarına Göre Günlük Ücret: Sistem, bir zaman dilimi içindeki üretim hedeflerinin önceden belirleyerek, bu üretimi geçekleştirebileceği fikrini işgörene kabul ettirmek, öngörülen üretim hedefini psikolojik bir baskı aracı olarak kullanarak işgören çabasını belirli bir üretim miktarını gerçekleştirme çevresinde düzenli tutmak amacına yönelmiştir (16).
3- Değişken Günlük Ücret: Bu sistemde iki ücret seviyesi mevcuttur. Birinci tür ücret, tüm işgörenler için geçerli olan temel ücrettir. İkincisi ise, öngörülen hedeflerin üstüne çıkan işgörenlerin alabileceği yüksek günlük ücrettir. Bu sistemin bir özendirici niteliğinin bulunduğu göz ardı edilemez.
9. Özendirici Ücret Sistemleri
Özendirici ücret sistemleri, işgörenin ücreti ve ücret gelirini doğrudan etkileyen ve özellikle işgörenin ücret tatminine ulaşmasında önemli yeri ve payı bulunan sistemlerdir.
Bir başka görüşe göre, işletmelerde istihdam edilen işgörenin bireysel çalışma sonuçlarını dikkate alarak işgörene ödeme yapan, özendirici ücret sistemleri, işgörenin ücreti ile verimliliği arasında doğrudan ilişki kurarlar (17).
En basit anlatımla, özendirici ücret sistemlerinin temel amacını, üretim maliyetlerini düşürmek, işletme ve işgören verimliliğinin artırılması ile işletme kârlılığına katkıda bulunmak olarak belirtebiliriz.
Özendirici ücret sistemi uygulamaları ile işçileri, normal performansından daha iyi bir performans göstermek için çalışmaya isteklendirme ve üstün performans gösterenleri ödüllendirme olanağı yaratılmaktadır.
Özendirici ücret sistemlerinin Teknolojik açıdan, Örgütsel açıdan, İşgören açısından, Maliyet açısından, Gözetim ve yönetim açısından, Ekonomik kararlar açısından açıdan önemi mevcuttur.
Teşvik edici ücret sistemleri ile ulaşılmak istenen 3 temel amaç vardır (18).
a) Ortalama çalışma hızını ve işçilerin etkenliğini artırma.
b) Çalışma yöntemlerini geliştirmek,
c) İşbirliğini ve ortak çıkar duygusunu geliştirmek.
Uygulamada teşvik edici ücret sistemlerinin işçilerin ortalama çalışma hızlarını ve etkinliklerini artırma amacı ile kullanılmasına rastlanmaktadır. Bu amaçlar iki şekilde sınıflandırılabilir.
A-Maddi Amaçlar:
-Üretimin arttırılması
-Üretim maliyetlerinin azaltılması
-Ürün kalitesinin arttırılması
-Makine ve teçhizattan maksimum yararlanma.
B- Maddi Olmayan Amaçlar:
-İşçinin işe ilgisini çekme
-İşgücü devrini azaltma
-İşe devamı artırma
-Denetim sorumluluğunu azaltma
-Grup çalışmasını artırma.
Bunların dışında, işletme yönetimi tarafından belirlenmiş başka amaçlar da olabilir. Ancak tüm işletmeler için geçerli olan en temel amacı, yüksek verimlilik, düşük maliyet, daha çok kaliteli üretim, yüksek kârdır.
Özendirici ücret sistemlerinin yararları olduğu kadar sakıncaları da mevcuttur. Bunları maddeler halinde şöyle özetlememiz mümkün:
• Yararları:
* Verimi artırır.
* Denetime yardımcı olur.
* Boş zamanı azaltır.
* Çalışma koşullarının gelişmesine yardımcı olur.
* Çalışanı ödüllendirerek, motivasyon sağlar.
• Sakıncaları:
* Ücret farklılıkları yaratır.
* Farklı prim dağıtımı, gerginlik yaratabilir.
* Her işin standardını belirlemek kolay değildir.
* Kişiler arası rekabet, tatsız bir boyut kazanabilir.
SONUÇ
Ücret yönetimi, şirketlerin ve çalışanların en duyarlı olduğu konuların başında gelmektedir. Ücret yönetimini oluştururken taraflar açısından ne ifade ettiği ve düzey olarak beklentisinin bilinmesi önem taşımakla beraber, ücret yapısını etkileyen iç ve dış faktörleri de unutmamak gerekir.
Hem işverenler hem de işgörenler arasında hassas bir konu olması nedeni ile işletmelerin adil bir ücret sistemini kurması, uygulaması ve çalışanlarına bu sistemi anlatmaları gerekmektedir. Zira konuya işletmeler ve onun önemli işlevinden biri "İnsan Kaynakları Yönetimi" açısından bakıldığında ücret, bir maliyet gideri ve işgöreni güdüleme etmenidir.
Konuya emek açısından bakıldığında ücret emeğin değerli olup, işverene sunduğu hizmet karşısında bireyi yaşamını devam ettirmek için gereksinim duyduğu mal ve hizmeti satın alabilme gücüdür.
Buna göre işletmelerde ücret yapısının kurulmasında ve yönetilmesinde temel öğeler olan; İŞ, İŞGÖREN, İŞLETME VE ÜCRET DÜZEYİ arasındaki optimal ilişkiyi sağlayacak birim ise "İnsan Kaynakları Yönetimi" olarak karşımıza çıkmaktadır.
Burada önemli olan, işveren-işgören dengesinin sağlanması ve karşılıklı çıkarların ortak bir noktada kesişmesidir. İşgören emeğinin karşılığı olarak hak ettiği ücreti alabilmeli, işveren ise, adil bir ücret sistemi ile çalışanların tatmini ve işletmenin karlılığını sağlayabilmelidir.
DİPNOTLAR ve YARARLANILAN KAYNAKLAR
1. İlhami FINDIKÇI. İnsan Kaynakları Yönetimi Alfa Yayınları İstanbul, 1999, s.78
2. Ahmet C.ACAR,Ücret Yönetimi,TÜSSİDE,Gebze,Kasım,1995,s.3
3. Ömer AKSU, Ücretler ve Verimlilik,İstanbul,1993,s.71.
4. Zeyyat SABUNCUOĞLU, İnsan Kaynakları Yönetimi, Ezgi Yayınları, Bursa, 2000, sf.209.
5. Doğan CANMAN, Çağdaş Personel Yönetimi, Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü Yayınları, Ankara, 1995, sf. 191.
6. Doğan CANMAN, a.g.e., sf. 207.
7. Ayşe ÜNAL, Performansa Dayalı Ücret, , Kamu-İş Sendikası Yayını,Ankara 1998, sf. 111.
8. Zeyyat SABUNCUOĞLU, a.g.e., sf. 219.
9. Ayşe ÜNAL, a.g.e., s1. 25.
10. Ayşe ÜNAL, a.g.e., sf. 27.
11. Zühal AKAL, Özendirici Ücret Sistemleri- MPM Yayını, Ankara,1980 sf. 63.
12. Ayşe ÜNAL, a.g.e., sf. 33.
13. Zeyyat SABUNCUOĞLU, a.g.e., sf. 214.
14. Jr.Gerald E. LEDFORT "Payıng for Skills, Knowledge and Compentencies of Knowledge Workers" Compensation & Benefits Review, Jul/Aug 95, Ebsco.com
15. Sinan ARTAN, Ücret Yönetimi ve Türkiye' deki Uygulama, Eskişehir Üniversitesi Yayınları, 1981, s. 190.
16. Tuğray KAYNAK, Zeki ARAL , İsmail ATAAY, Cavide UYARGİL, Ömer SADULLAH vd., İnsan Kaynakları Yönetimi, İstanbul İşletme Fakültesi Yayını,1998, , s.810.
17. Nail BERZEK, İşgörenlerin Çalışmaya Güdülenmesinde İşletme Açısından En Uygun Parasal Özendirme Planının Seçimi, İstanbul Marmara Üniversitesi Yayını, 1984, s. 5.
18. Zühal AKAL, a.g.e., s. 23.