B- Özendirici Ücret sistemleri, Primli Ücret Sistemleri:
Özendirici ücret sistemleri , genellikle ya doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak verimlilik standartlarına ya da işletmenin karlılık durumuna bağlıdır.
Bazı özendirici planlar ücretleri kişilerin verimine, bazıları grupların verimine ve diğer bazıları da bütün örgütün yani işletmenin karlılık verimine bağlıdır.
Özendirici Bireysel Planlar:
Bunun amacı bir işçi yada bir işçi grubunun belirli bir miktarın üstünde ve istenilen kalitede üretimde bulunmasının sağlamak için yapılan parasal bir özendirmedir.Aynı zamanda ana amaç, işletmenin karlılığına katkıda bulunmak için asgari birim maliyetinin elde edilmesine yardımdır.
Özendirici Grup Planları:
Özendirici grup planlarının amacı bireysel planlarınkinin aynısıdır. Bununla beraber, grup planları işbirliğine büyük önem verir. Halen özendirici grup planları, küçük işçi gruplarına uygulana bireysel planlardır ve bunların esası da parça başına ücret sistemine dayanır.
Fabrikanın Tümünü Kapsayan Verimlilik Planları:
Bu planların başlıca amacı, işçilerin üretim komitesine katılmaları yolu ile üretimin etkinliğinin arttırılmasıdır.
Prim sistemlerinde ücret bazı, örneğin, zamana ya da parça başına göre belirlenir ve üretim belirli düzeyleri aştığında, işçiye prim olarak ödenen ek bir ücret ile sistem tamamlanır.
Üretimin belirli düzeyleri aşması durumunda ödenen primin hesaplanmasında birbirlerinden farklı olan çeşitli yöntemler kullanılır. Bu değişik yöntemler çeşitli ücret sistemlerinin doğuşunda başlıca rolü oynamıştır. Bu sistemlerde başlıca rol oynayan prim iki şekilde söz konusu olmaktadır.
a. Bazı işlerin yerine getirilmesi için gereken zamandan yapılan tasarrufa verilen prim,
b. İşçinin etkinliğine verilen prim.
Bu primi kapsayan sistemleri şöyle inceleyebiliriz:
1-Halsey Sistemi: Bu sistem Towne tarafından 1887’de ortaya atılmış ve daha sonra Halsey tarafından geliştirilmiştir. Zamandan yapılan tasarrufa prim veren bu yöntemde belirli bir işin görülmesi için standart bir zaman saptanır. Eğer işçi bu işi standart zaman içinde yaparsa, saat başına ya da gündelik olarak saptanmış olan baz ücretini alır. Buna karşılık iş standart zamandan kısa bir zamanda yapılır ise, o durumda işçi, baz ücretine kefil olarak tasarruf ettiği zamanın sabit bir yüzdesine göre hesaplanmış bir de prim hak kazanır. Ancak tasarruf edilen zaman işçi ile patron arasında %25 ile %50 oranında bölüşülür.
Örneğin; Bir işçi 6 saatlik işi 4 saate Yapmış ise, önce söz konusu iş için saptanmış olan baz ücreti alır. Bundan başka tasarruf ettiği 2 saatin karşılığı olan ücretin %33’üne de prim olarak hak kazanır. Böylece işin ücreti:
Saat başına 800 TL:’den 3200+528=3728 TL. olur
Sistem görüldüğü gibi basittir. Uygulaması külfetsiz ve kolaydır. İşçiler tarafından kolayca anlaşılmaktadır. İşçi alacağı primin ne tutacağını aşağı yukarı doğruca tahmin edebilmektedir. Fakat tasarruf edilen zamanın tamamı işçiye ödendiğinde , patron standart zamanı daha da kısaltarak olduğunca az prim ödemek yoluna gidecektir. Bu da tamamen işçinin aleyhine bir sonuç verir.
Halbuki, Halsey sisteminde tasarruf edilen zaman paylaşıldığı için patron da bu tasarruftan yarar sağlamakta ve böylece prim oranını ve baz ücret miktarını indirmek gereği duymamaktadır.
2- Bedeaux Sistemi: Bedeaux sistem de Halsey sistemine yaklaşmaktadır. Bunu Halsey sisteminden farkı, yapılan tasarrufun bir kısmının işçilere ve diğer kısmının da memur ve hizmetlilere dağıtılmasıdır. Çoğunlukla tasarrufun %75’i işçilere, %25’i memur ve yardımcı işçilere gitmektedir.
Sistemin yararı, çeşitli işlerin ortak bir esasa indirgenmesinin sağlanmasıdır. Böylece büro memuru ile makinistin verimi karşılaştırılabilinir. Sistem zaman araştırmalarını sağlıklı olarak yapılması temeline dayanır. Bu konu tartışılmalıdır. Bunun uygulandığı işletmelerde bile ücretler açıkça ilan edildiği halde gene de grevler patlak vermiştir.
3- Rowan Sistemi: Bu sistem 1901 yılında Glaskow’da Halsey sistemini bazı sakıncalarını ortadan kaldırmak amacı ile Rowan tarafından ortaya atılmıştır. Bu sistem de diğeri gibi zamandan yapılan tasarruf temeline dayanır. Bu nedenle, bunda da işin yapılması için standart bir zaman saptanmakta , buna baz ücreti ödenmekte ve standart zaman üzerinden yapılan tasarruf için de ayrıca bir prim ödenmektedir.
İşçiye saat ücreti olarak S veriliyorsa, T zamanda bitirilmesi gereken bir t zamanda bitirildiyse bu formül sonucu elde edilen miktar işçiye ödenir.
4- Taylor Sistemi: bu sistemde işçiler için farklı ücret tarifesi düzenlenmiştir. Ücret işçilere eriştikleri verime göre, bu verime rastlayan ücret tarifesi üzerinden ödenmektedir. Bu sistemde zaman tasarrufu değil, işçinin etkinliği söz konusudur.
Taylor, işçinin belirli bir zamanda ne kadar iş görebileceğini bilimsel olarak belirlemeye çalışmış ve her parçanın ne kadar zamanda yapıldığını ölçerek, bunlara ait zaman standartlarını saptamıştır.
Uygulamada parça başına iki ücret tarifesi vardır. Standartlara erişen işçiler için yüksek ücret tarifesi ve bu standartlara erişemeyen işçiler için de düşük ücret tarifesi.
Örneğin; standart olarak 20 parça üretimi gerektiğinde, 20 ya da daha fazla üretmeyi başaran işçiye parça başına yüksek tarifedeki örneğin parça başına 300 TL. sı üzerinden ücret ödemekte, buna karşılık 20’den aşağı 17-18 parça üreten işçiye ise, düşük tarifedeki parça başına, örneğin 250 TL. sı üzerinden ücret ödenmektedir.
Taylor sistemi gayet basit ama sert bir sistemdir. İşçiler bu ücret sistemini adil olmayan bir sistem olarak kabul ederler. İşçilerin bu sistemde standartların genellikle liyakatli işçiler dikkate alınarak belirlenmiş olduğunu, bu nedenle sistemin orta düzeydeki işçiye elimine ettiğini öne sürerler. Bu savda büyük bir gerçek payı vardır.
Taylor sistemi, işçiler tarafından hiç de olumlu karşılanmamıştır. Her şey ve bütün hareketler kronometre üzerine hesaplanmış olduğu için işçi bu sistemde tamamen otomat gibi çalışmak zorunluluğunda olup, çoğunluk belirlenen standartlara erişebilmek için de azami çaba harcamak zorunda kalmaktadır.
5- Gannt Sistemi: Taylor’un iş ortağı olan Gantt Taylor sistemini daha ılımlı ve yumuşak bir duruma sokmak çarelerini aramıştır. Bu düşünce ile ortaya koyduğu kendi Gantt sistemi de zaman tasarrufu değil, işçinin etkinliği temeline dayanır.
Gannt da, en iyi koşullar altında belirli bir işin, görevin ne kadar zamanda yapılacağını incelemiş ve bunlara ait standart zamanları saptamıştır.
Bu sistemde her işçiye zamana göre , örneğin saat başına çalışma ücreti garanti edilmiştir. Bundan başka, işçinin verimi standartların %63’üne eriştiğinde, saat başına ödenen ücret belirli bir miktarda artmaktadır.
Eğer verim standardın %100’üne erişir ya da bunu aşarsa o zaman işçiye saat başına ödenen baz ücretin %20 ila 80’ine kadar giden,ayrıca bir prim ödemektedir.
Zamana göre ücretin garanti edilmiş olması bu sistemde işçiye büyük bir güvenlik duygusu verir ve işçi hiçbir baskı altında kalmaksızın rahatça çalışabilmektedir. Böylece işçi arzu ettiğinde ılımlı bir tempo ile çalışarak yanlız baz ücretini almakla yetinmekte ya da daha fazla çaba harcayarak çalışma temposunu hızlandırmakta ev böylece ücretinin de artmasını sağlamaktadır.
Bu sistemin uygulanmasında kullanılan bütün hesaplar işçiler için daima açık seçik olmamakla beraber, bunlar Gantt sistemini Taylor’un çok sert olan sistemine tercih etmektedir. Bunu nedeni,bu sistemin diğerine göre daha insancıl olmasıdır.
Sistemin birçok yararları vardır. Özellikle, sistemin Gantt’ ın kendi kişisel yönetimini altında işletmede uygulanması oldukça başarılı olmuş ve çok olumlu sonuçlar vermiştir. Fakat bu sistemde fabrikada çalışan işçileri iki sınıfa ayırmakta ve bunların arasında bir ayırım yapmaktadır. Bu ayırım, tıpkı Taylor sistemindeki gibi prime hak kazanan işçilerle hak kazanmayan işçiler arasında yapılmaktadır.
6- Emerson Sistemi: Emerson sistemi Halsey ve Gantt sistemleri gibi işçiye gündelik ücretini garanti etmektedir. Üretimin bütün evrelerini dikkatle bilimsel bir incelemeye tabi tutarak işçi için görevlerin tamamı ve yüzdesine ait belirli standartlar saptanmıştır. İşçi bu standartlara eriştiğinde, Gantt sisteminde olduğu gibi, büyük bir prime hak kazanmaktadır. Fakat aksi halde, gene kendisine ufak bir prim verilebilir. Ücret işçinin verimi ne olursa olsun esas olarak zaman üzerinden ödenmektedir. Bununla beraber, bu zaman içinde erişilmesi gereken verim yani yapılması gereken görev için standart belirlenmiş bulunmaktadır.
Bu sistemde üç durum söz konusudur. Bu sistemde E(kazanç, prim), Ha(fiilen çalışma süresi), F(işçinin verimi=Hs/Ha), Hs(yapılan işin saat olarak ifadesi), Rh(saat ücreti) olmak üzere şu şekilde hesaplar yapılmaktadır.
• İşçinin verimi standart verimden yüksek ise:
E = Ha Rh + Rh ( Hs – Ha ) + 0,20 Ha Rh
• İşçinin verimi standart verimin % 66,7-100 arasında ise:
E = Ha Rh + Ha Rh F
• İşçinin verimi standart verimin 2/3 ünden az ise
E = Ha Rh
Bu sistemde primler gündelik değil genellikle haftalık ya da 15 günlük süre üzerinden hesaplanır. Sistemin işçilere açıklaması oldukça güçtür. Sistemin işçilere kendisi de bir hayli uzun ve karışıktır. Bundan başka, özellikle standardın keyfi ve çok yüksek düzeylerde belirlendiği işçiler tarafından iddia edilmekte ve eleştirilmektedir.
Özendirici Sistemlerde Oluşabilecek Sorunlar
Sistemin ilkelerinin zorlanarak bozulması
Çaba, ödül dengesinin bozulması
Çalışanlar arasında ücret farklılıklarının oluşması
İşletme içi iş gruplarının sürtüşmesi
Uyuşmazlıkların ücret üzerine odaklaşması
İşletmeye katkının ölçülüp, değerlendirilmemesi
Kurulların zor çalışması, iletişim eksikliği
Çalışanların motivasyonunun olumlu veya olumsuz etkilenmesi
Ücret Sistemlerine Karşı Sendikaların Durumu ve Genel Bir Değerlendirme
Sendikaların bu sistemlere karşı izledikleri politika bir endüstri kolundan, diğer bir endüstri koluna göre değişmektedir.
Fakat genel olarak sendikalar bu özendirici ücret sistemlerine kuşku ile bakmaktadır. Bunun nedenini biraz olsun bu sistemlerin ilk uygulanmaya başladığı zamanlar amacın, ücretleri kısmak olduğu kanısının egemen olmasında aramak gerekir. Özendirici ücret sistemleri başarı ile ve iyi uygulandığı işletmelerde işçi ve işveren ilişkilerinin düzenlenmesinde önemli rol oynar.
Bunun örneklerini işçiler ve işletme yöneticileri tarafından kabul edilmiş olan özendirici ücret sistemlerinin iyi işlemesi sonucunda yüksek verim ve ücret kazançlarının elde edilmesinde görebiliriz.
Diğer bir yandan , bu sistemlerin iyi uygulanmaması durumunda, birçok anlaşmazlıkların ortaya çıktığı görülür. Örneğin, orta büyüklükte bir fabrikada bu sistemlerin yalnız bir kısmına uygulanması, işçiler arasında bir ayırım yapılması sakıncasını yaratır. Aynı işletmedeki işçilerin bir kısmı bu sistemden yararlanırken (dolayısıyla bunların ücretleri artarken) diğer bir kısmı örneğin, depolama personeli, makine bakım ve kontrol işleri vb… bu sistemde uygulama alanı dışında kaldıklarından daima zamana göre ücret alacakları için bu sistemden hiçbir yarar sağlayamazlar.
Bu nedenle, uygulanacak sistemin iyi işleyebilmesi ve olumlu sonuç vermesi için işletme yöneticileri tarafından büyük bir dikkat ve özen ile hazırlanması gerekir.
Özendirici bireysel ücret sistemlerinin de işçiler tarafından her zaman kabul edilmediği görülür. Buna neden bu tür planların işten çıkarmaları hızlandırmaya ya da ücretleri azaltmaya yol açacağı korkusudur.
Diğer sorunlar şöyle özetlenebilir:
- Standartların belirlenmesindeki güçlükten doğan sorunlar, çünkü standartların belirlenmesi daima değerleme (bir tür kıymet takdiri) ile ilgilidir.
- Makinaların bozulması, arıza yapması, hammadde ve malzemenin kötülüğü ve diğerleri gibi işçinin kendi kontrolü dışındaki nedenlerden doğan sorunlar.
- Standardın kalitenin aleyhine olarak aşılmasından doğan sorunlar
Özendirici ücret sistemlerinin en önemli sorunu, olağanüstü iyi ya da son derece kötü bireysel çalışmaların (performansın) doğrudan doğruya ve gereği gibi ödül ve ceza görmemesi oluşturur.
İŞÇİLERİN KARDAN PAY ALMASI:
İşçilerin kardan pay alması sistemi ilk defa Avrupa’da sanayi devriminden sonra denemiş fakat olumlu sonuç vermemiştir. Sistem ilk olarak 1820 tarihinde Fransa’da uygulanmıştır. Bundan sonra, İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ülkelerde denetlenmiştir.
İşçilerin kardan pay almasını sağlayan bu sistemin de hiç kuşkusuz yarar ve sakıncaları vardır
Sistemin Yarar ve Hedefleri
-İşçi ile işveren arasında bir nevi ortaklığı özendirerek personelin işletmeye karşı olan ilgisini arttırmak,
-Personelin işletmenin karını arttırma yolunda fazla çaba sarf etmeye özendirmek
-Personelin mali güvenliğinin sağlanmasına katkıda bulunmak.
Sistemin Sakıncaları
Personelin işinde harcadığı çabaya doğrudan bağlı değildir çünkü personel daha fazla çalıştığı halde kar sağlanmamışsa hiçbir gelir elde edemez.
Kar payının alınması için bazen altı ay, bazen de daha uzun süre beklenmesi gerekir.
İşletmenin pek ufak bir kar sağlaması ya da hiç bir kar etmemesi ihtimali her zaman vardır.
Genel olarak bu sistem işçileri kardan pay almaya alıştırır. İşletme zarar ettiğinde, işçiler bunun sorumluluğunu işverenin kötü yönetimine yüklerler ve böylece yönetimi kontrole kalkarak işletmedeki iyi ilişkilerin bozulmasına neden olurlar.
İşçiler maliyetlerin hesaplanması kar ve zarar cetvelleriyle bilançoların düzenlenmesi şeklinde memnun olmadıklarında, kendilerinin aldatılmış oldukları kanısına varırlar. Bu tarz bir güvensizliğin işletme topluluğu için çok zararlı olacağı açıktır.
Bu bakımdan, işçilerin kardan pay almalarını sağlayan sistemi uygulayacak olan işletmelerdeki yöneticilerin bu konu üzerindeki büyük bir duyarlılık göstermeleri işletmede kurulmuş olan düzen ve işbirliğinin sürekliliğini sağlamak bakımından pek önemlidir.
İŞLETMELERDE ENDÜSTRİ MÜHENDSLİĞİNİN UYGULAYABİLECEĞİ ÜCRET POLİTİKASI ÖRNEĞİ
Bir işletmede endüstri mühendisinin uygulayabileceği işletmenin ihtiyaçlarına göre çeşitli ücret politikaları olabilir. Bir ücret politikası örneğini ele alırsak ücret politikası işletme dahilinde şu kurallara göre düzenlenecektir.
1- Her kademede çalışanlara işlerinin değerleri ile orantılı olarak ücret ödenecektir. Bu maksatla da ilmi usullerle iş değerlendirme yoluna gidilecektir.
2- Ücret seviyeleri tespit edilerek piyasa ücretlerinden de istifade edilecek bu maksatla her yıl ücret etüdleri yaptırılacaktır.
3- Ayrıca geçim indeksleri takip edilerek artışlara ayak uydurmak için gerekli tashihler yapılacaktır.
4- İş değeri arttıkça daha fazla artan ücret skalası kullanılacaktır.
5- Yıllık terfilerde kıdem ve liyakat aynı derecede rol oynayacaktır.
6- Liyakatin rolünü oynayabilmesi için de ilmi usullerle değerlendirilen liyakat takdiri sistemi kullanılacaktır.
7- İşletmenin yürüyüşünde mühim rol oynayan işçi ve memur elemanların liyakatla geçirdikleri kıdemlerinin karşılığı olan özel ikramiyeler verilecektir.
8- İşletme, elemanlarına piyasadaki emsallerine nispetle en yüksek ücreti vermeyi hedef edinmiştir.
9- Her yıl bütün personelin toplu gayreti ile elde edilen karın, işletme mali bünyesi ile uygun bir kısmı , ilmi esaslar dahilinde personelin liyakat çalışmalarının karşılığı olarak verilecektir.
10- Genellikle zaman etüdlerine dayanan zaman standartları esas kabul edilmek üzere, teşvikli ücret sistemlerinin uygulanmasına gayret edilir.
11- Teşvikli ücret sistemlerinin mümkün olduğu kadar çok elemana uygulanmasına gayret edilir.
ÜCRET SİSTEMLERİ HAKKINDA DEĞERLENDİRME
Başlangıçta belirtildiği gibi ücret sisteminin olumlu veya olumsuz etkileri direk olarak üretimi yapan işçileri ve onların performansının göstergesi olan işletmenin verimini etkilemektedir. Örneğin emeğinin karşılığını alamayan bir işçi yaptığı işten de zevk almamaya başlayacak ve bu da onun motivasyonunun düşmesine sebep olacaktır. Eğer bu işçinin görev aldığı işletmede götürü ücret sistemi mevcutsa bu sistem çalışanların mutsuzluğuna sebep olabilecek, verimi düşürecektir.
Oysa bu işletmede prim esaslı bir ücret sistemi kullanılırsa hem çalışanlar istediklerini yani ücretleriyle ilgili beklentilerini gerçeğe dönüştürebilecek, hem de patron daha doğrusu işveren belli bir oranda kar elde edebilecektir.
Buradan anlaşıldığı gibi tüm ücret sistemleri işletmenin ihtiyacına ve işletmedeki işin özelliğine göre en uygun olanı seçilerek uygulanmalıdır. Bu şekilde kısmen de olsa sistemlere ait sorunlar ortadan kalkar, sistemin performansı artabilir.
Özendirici ücret sistemlerine (Primli ücret sistemleri) bakacak olursak çoğunun arasında bağlantı ve benzerlikler vardır ve birbirlerinin eksik yanlarını kapatmaktadırlar. Bu şekilde daha iyi ve komplike sistemler bulunmuş ve eskilerinin yerine işlerlik kazanmıştırlar.
KAYNAKLAR
Prof. Dr. İ.İlhami KARAYALÇIN, Sanayi Mühendisliğine Giriş
Doç. Dr. İsmail Durak ATAAY, Ücret Tatmini ve Ücret Sistemleri
Doç. Dr. Mehmet TANYAŞ, Endüstri Mühendisliğine Giriş
Doç. Dr. İsmail Durak ATAAY, İş değerlendirme ve Başarı Değerlendirme Yöntemleri
Prof. Dr. Selçuk YALÇIN, Personel Yönetimi
Dr. İsmet S.BARUTÇUOĞLU, Üretim Sistemi ve Yönetim Teknikleri
Prof. Dr. Zeyyat HATİPOĞLU, Fabrika Organizasyonu ve Personel İdaresi
Prof. Dr. İ.İlhami KARAYALÇIN, Sanayi Mühendisliğinin Temelleri
www.gencbilim.com