Geri Git   İnsan Kaynakları Akademisi > İKADEMİK PLATFORM > ÜLKEMİZDE KALİFİYE ELEMAN OLMAK

Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Bu Konuda Ara Görünüm Modları
  #1 (permalink)  
Eski 08-22-2007, 10:36 AM
Simge Velipaşalar Simge Velipaşalar  çevrimdışı
Super Moderator
 
Giriş: Mar 2006
Mesaj: 483
Varsayılan Ben nasıl yükseleceğim?

Geçenlerde büyük bir şirkette 6 yıldır orta kademe yöneticisi olarak çalışan bir arkadaşımla sohbetliyoruz. Artık bunaldığını, sürekli değişen yöneticilerine iş öğretmekten sıkıldığını, hak ettiğini düşündüğü bir üst basamak için kendisinin değerlendirilmemesinin ağrına gittiğini anlattı bana.

Hoş bir sohbetti, onun öğle arasıydı ve saat 14:00′deki toplantısına koşarak yetişmesi gerekiyordu. Sonra saat 15:00′de başka, 16:30′da başka ve 17:30′da başka bir toplantı onu bekliyordu. Yarınki ajandasının bugünden de beter olduğunu söylüyordu.

Şikayet eder gibi gözükse de, gözlerinde bu kadar yoğun bir ajandaya sahip olmanın verdiği ilginç bir mutluluk da vardı; öyle ya, bu kadar çok toplantıya davet edilen bir kişi önemli olmalıydı. Ağzından dökülenler sitem kelimeleri olsa da, gerçekte o kadar da şikayetçi değildi bence bu durumdan. Kendi yöneticine iş öğretiyor olmak esasında ona ayrı bir kıvanç veriyor olmalıydı, 6 yıldır aynı prestijli şirkette çalışıyor olmak da.

Peki gerçekte yükselmek istiyor mu, istiyorsa neden? Cevap ‘evet’ ancak onun nedeni daha büyük bir masa değil.

“Tecrübemi şirketin rotasına etki edecek bir koltukta ve yetkilerde kullanmam şirketimin de menfaatine” diyor. Bunda samimi isen, bu hem senin hem de şirketin için kazan-kazan durumu. Ancak neden kimse bunu düşünemiyor, neden üst yöneticim sürekli değiştiği halde bu görev bana teklif edilmiyor hayıflanması bu noktada tekrar başlıyor.

Ta ki “Sen bu istediğini elde etmek için ne yapıyorsun?” sorusuna kadar. Onlar görmüyorsa, sen ne yapıyorsun?

Çok dürüstüm, çok çalışkanım, hiç hastalanmıyorum, bana bağlı çalışanlar dahil herkesle iyi anlaşıyorum, akşam saat 8′den önce çıkmıyorum, çok güzel raporlar hazırlıyor, sunumlar yapıyorum… Yıl sonu performans notum hep çok iyi. Daha ne olsun, bunlar görmeleri için yetmez mi?

Yetebilir de, ancak çoğu kez yetmez.

Her yer için doğru olabilir ancak özellikle büyük kurumsal şirketlerde daha önemli ve geçerli olan;

- Ne yaptığın değil, nasıl yaptığın.
- Ne dediğin değil, nasıl dediğin.
- Kaç kişiyi tanıdığın değil, üst yönetimden kaç kişide kişisel kredin olduğu.

İşte bu yetenleri sayısal ölçüp performans değerlendirmelerin içine koymak hem zor, hem de kimsenin işine gelmez. (Bu meşhur ‘performans değerlendirmeleri’ üzerine de bir gün mutlaka konuşmalıyız!)

Kurumsal hayat bir tiyatro, sahnenin önünde veya arkasında - size biçilen - rolünüzü, iyi oynamanız bekleniyor. Bu bir sonraki ayın maaşını garantiliyor. Ancak olağanüstü oyunculuk ayakta alkışlandığında çekilen video’ları izleyin sonradan. Diğer takım arkadaşlarınızın - en azından çoğunun - gözünün içinde beliren gurur mu, kıskançlık mı?

Dikkat edilmesi gereken diğer bir nokta da yapılan işlerin sorgulanması. (Yaratıcı kişiler için olmazsa olmaz bir tutum şekli. Bir ara “Kurumsal Hayat ve Yaratıcılık” yazısını hatırlamak iyi olabilir.) Bu her nekadar çoğu firmanın kendi şirket kültürünü deklare ettiği kağıda girse de, gerçekte istenmeyen bir tutumdur!

Kimse (özellikle sizden yukarıda olanlar) yaptıkları işin derinlemesine sorgulanmasını istemez. Çünkü o zaman olası eksiklikler su yüzüne çıkacaktır. Başka kişilerin de görüş belirtmesi için kapı açacak, konu uzayacaktır. O kişi de işini çok iyi yapmıyor gözükecektir. Bu sorgulama temelde şirketin menfaatine olsa da… Bunu herkes bilse de.

Çünkü büyük şirketlerde koltuklar kolay kazanılmaz, kazanılan da öyle kolay kolay bırakılmak istenmez. Dolayısıyla bunu riske sokabilecek insanlardan uzak durmak en akıllıca olandır!

Bu gerçekleri bilmek olumsuz duygular yaratmasın. Aksine oyunu kuralına göre oynama adına fırsatlar yakalanmalı.

Örneğin benim arkadaşıma önerdiğim başka bir bölüme ‘yatay geçiş‘ gibi. Çünkü o hem şirketini seviyor, hem de sektörünü. Onun asıl sıkıntısı 2 üstteki müdürü. Kendi tabiri ile iş bilmez müdür orada durduğu sürece ona şans yok. O zaman büyük şirketin büyüklüğü senin işine yarasın. Israr etme aynı yerde, zaman akıyor su gibi. Öğreneceğin konular da azalmış, motivasyonun da.

Başka (ancak severek iş yapacağın, yeni şeyler öğreneceğin) bir departmanı seç ve buraya geçmek için başlat satranç oyununu. Yatay geçişler bazen dikey geçişlerden daha çok şey kazandırır kişiye. Hem de kolaylaştırır sonraki dikey hareketleri.

Bu isteği İnsan Kaynakları’na - bir arkadaşım İnsan Kaymakları der o departmana - söylemek akla ilk gelen. Hayır, eğer iyi bir satranç oyuncusu iseniz, gitmek istediğiniz bölümden kendinize teklif getirtmektir bence başarı. İnsan Kaynakları daha sonra gerekli idari ve yönetsel konularda destek olur. Önemli olan transfer olmak istediğiniz takımın size transfer teklifinde bulunmasını sağlamak.

Yukarıda saydığımız üç maddelik stratejinin uygulanacağı asıl savaş alanı da, etki alanına giren kişiler de artık belli. Size de doğru zamanda doğru hamleleri yapmak kalıyor.

Arkadaşımı bugün aradığımda - yine - toplantıdaydı, konuşamadık!


fikiratolyesi.com / Tunç Kılınç

__________________
Simge Velipaşalar
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
  #2 (permalink)  
Eski 08-22-2007, 11:23 AM
Simge Velipaşalar Simge Velipaşalar  çevrimdışı
Super Moderator
 
Giriş: Mar 2006
Mesaj: 483
Varsayılan Kurumsal Hayat ve Yaratıcılık

Pek örtüşmüyor!

Kurumsal hayatta yaratıcılık olmaz değil, ama zor.

İşin ilginç tarafı her şirket farklı düşünen ve yaratıcı beyinlere ihtiyacı olduğunu söyler. Hatta işe de alırlar nadiren. Ancak karşılıklı “uyum süreci” bir türlü bitmez. Sonrasında ya siz (ortama ayak uydurursunuz), ya da onlar (size başka pozisyonlar önerirler!) pes eder.

Her iki sonuçta da sonuç aynı esasında, değil mi?

* Büyük kurumsal şirketler var olduklarına inandıkları, üzerine kitapçıklar bastırıp çalışanlarına dağıttıkları “kültür” ve “etik değerler” gibi kalıplardan sıyrılamadıkları için… [İnsan Kaynakları bu işe çok kafa yorar, gece gündüz toplantılar yapar. Sonuç ise çok vahimdir; çalışanlar bırakın değerleri bilmeyi, çoğu kendi şirketlerinin vizyon ve misyonunu bile kalpten, ezbere bilmezler.. Çünkü bunlar ezberletilmez; yaşatılarak öğretilir ve hayata geçer. Doğal yollarla.]

* Yöneticilerin kendi koltuklarına sımsıkı sarılıp onu tehdit edebilecek her unsuru daha ilk dakikalarda keşf edip, yok etme becerisi en gelişmiş yetkinlikleri olmasından… [Yaratıcılık değişim getirir, bu da içinde risk barındırır. Siz değil ama “onlar” bunu tehdit olarak görürler ve bunu da asla itiraf etmezler.. Oysa sahiplenilse, herkesin - sen, ben, o, şirket, vs - kazanma ihtimali var mı?]

* Onların yeni fikirlere ihtiyacı yoktur, olursa da kendileri bulur zaten.. [Senin getirdiklerin her nedense hep geçmişte düşünülmüş ve çoğu kez hatırlanılmayan bir nedenden de rafa kaldırılmıştır. Şimdi bu fikri alıp çalışmaya ve sonrasında yukarıya götürmeye ne zamanımız, ne de kaynağımız var. Bırak herşey bugünkü gibi devam etsin, ne gerek var - risk almaya - ortalığı karıştırmaya!]

Peki; çalışanlarıyla, yöneticileriyle, değerleriyle ve en önemlisi yaptıklarıyla, yaratıcılık ve sürekli değişimi gerçekten benimsemiş ve yaşatan “kurumsal” şirketler yok mu? Var, ancak sayıları çok değil. Bulmak beceri istiyor, hele bizim ülkemizde…

Orta yol bulunmaya çalışılıyor hep… Oysa var mı “köyün delisi” olmanın ama az tarafından imkanı? Feragat etmek midir, orta yol bulmak mıdır, uyum sağlamak mıdır? Bilmiyorum…

Bildiğim tek şey; orta yol bulayim derken kendinizden çok şey yitirdiğiniz. Fark etmek bile yıllar alıyor. Sonrası için de “değer” diyorsanız, o zaman sorun da yok demek oluyor.


fikiratolyesi.com / Tunç Kılınç

__________________
Simge Velipaşalar
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
  #3 (permalink)  
Eski 05-14-2012, 10:00 AM
Enjoygc90 Enjoygc90  çevrimdışı
Junior Member
 
Giriş: May 2012
Mesaj: 1
Varsayılan


Gong as looked at the crowd went on to say; Fertilizer loyalty pressing said; into a brother in the end what the situation ah you on directly with us speak we do not understand. Gong into their way to their seats, Bamboo grove near the white house can still be seen Exhausted Yan groggy in the elderly back asleep, Chinese medicine, but to live to know? so now only in the back door waiting for them. the robbers did not encounter, found that the longer the handsome, The restaurant sub-staff restaurant and high-level restaurant. and say hello to play with He Zi went to bed. Boats happy and bad, said: An red looked the wavelet pitiful look and said: Pidianpidian walked behind along with safety red The instructor shook his head and looked at the water inside the strong training. then, and do not to say that in the past few get out. Although the Chinese style of music in China is already the most popular type, Apparently Pukui Li studied hard in this song. went to the dormitory area, but I can not help vanity, Remember awareness Liu Ruoqi the Yong her this cousin was introduced three years ago when. It should be said, Palace must not drag the time he even suspect that the remaining two now, He can? Is a young generation, have you tried? Green top hat fiercely with him. This Su Mu-yun anxious to, Su Mu-yun, but you have parked. until people began to applaud, Words off the shallow heart chuckle, They discuss. suits and ties. the same sadness. Infractions also have physical contact body Bryant? then that would be uglier than cry, me not pleased you, shallow I know the young of a girl dead. spotless, Wavelet has a crying impulse pitiful looking at safety and Red Road: closed the essentials of Qigong I basically have all been mastered.

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Saat 08:26 AM.


Powered by vBulletin Version 3.0.7
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by 3.0.0